Neler yeni

Recep Tayyip Erdoğan

Varun

Yeni üye
Katılım
7 Kas 2008
Mesajlar
26
Puanları
0
Yaş
31
Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954 yılında İstanbul’un Kasımpaşa semtinde doğdu. Erdoğan, ilkokulu Piyale Paşa İlkokulu’nda okudu. 1965 yılında ilokulu bitirip İmam Hatip Lisesi’ne kayıt oldu ve 1973 yılında buradan mezun oldu. Daha sonra yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nde yaptı. Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl futbol oynadı ve 12 Eylül 1980 sonrasında futbolu bıraktı. Milli Türk Talebe Birliğindeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Millî Selâmet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığına seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı Emine Hanım’la 4 Temmuz 1978’de evlendi. Evliliklerinden Ahmet Burak ve Necmeddin Bilal adında iki oğlu, Esra ve Sümeyye adında da iki kız çocuğu oldu.

12 Eylül 1980’de İ.E.T.T’den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı ve bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1982 yılında askere gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla’da yapan Erdoğan, Karargâh subayı olarak askerliğini tamamladı. Askerden döndükten sonra yine aynı şirkette yaklaşık birbuçuk sene çalıştı. Bir sonraki çalışma hayatına başka bir şirkette genel müdür olarak devam etti.


12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Ardından 1989 yılında da Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu ve 1989 seçimlerinden Refah Partisi 2. parti olarak çıktı. 1991 yılında tekrar milletvekili adayı oldu ve parti barajı geçince milletvekili oldu. Tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu milletvekilliğini iptal etti. 27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdüren Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Başkanı seçildi.

12 Aralık 1997 yılında davet üzerine gittiği Siirt’te, miting sırasında okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM’de yargılanmaya başlandı. Yargılama sonucu Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu işlediği gerekçesiyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı bu cezasını 24 Temmuz 1999 günü tamamladı.


Fazilet Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmasının ardından, bağımsız kalan milletvekilleri, yeni parti kurma çalışmalarını "gelenekçiler" ve "yenilikçiler" olarak adlandırılan iki kanattan sürdürdü. "Gelenekçi" olarak adlandırılan kanat, Recai Kutan'ın genel başkanlığında 20 Temmuz 2001'de Saadet Partisi'ni kurarken, "yenilikçi" kanat da, Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu ve Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığına seçildi. Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 3 Kasım 2002 seçimlerinde oyların büyük bir çoğunlunu alarak tek başına iktidar oldu. 3 Kasım seçimlerinde adaylığı kabul edilmeyen Erdoğan yenilenen Siirt seçimlerinde milletvekili olarak Meclis'e girdi ve Abdullah Gül'ün Başbakanlığı'ndaki 58. hükümetin istifasını sunması üzerine 59. Hükümeti kurarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu.

 

objektif

Yeni üye
Katılım
6 Eyl 2010
Mesajlar
44
Puanları
0
Yaş
29
ADAM gibi ADAM. 10 yıl öncesi Türkiye'yle şimdi ki Türkiye arasında baya bir fark var. Bunun mimarı Recep tayyip ERDOĞAN'dır.
 

Preatorian

Yeni üye
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
338
Puanları
0
Yaş
39
10 yıllık Türkiye gerçeği

Bunun mimarı Recep Tayyip Erdoğan değil, Amerikanın kendidir. Tabii bunu küresel olarak iyi analiz etmek lazım. Lakin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bakarsanız Recep Tayyip Erdoğanı görmeniz gayet doğal(maalesef küresel bir gözlüğümüz yok). Bu yüzden özellikle 1990 sonrası NSA raporlarını incelemenizi öneririm. Aynı zamanda Rusya FBS raporlarınıda inceleyebilirsiniz.
 

alpine

Yeni üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
571
Puanları
0
Yaş
39
Ne gibi farklar varmis? Aciklayabilirseniz bizde aydinlanmis oluruz.

Benim aklima gelen icraatler arasinda mesela bir Darwin'e sansur uygulanmasi var. Devletin butun imkanlari ile bilim dusmanligina soyunarak pozitif dusunceyi bir kasik suda bogma cabalari var. Once yerden yere vurdugu, sonra elini atinca tadindan yemeye doyamadigi, bu ulkede dusuncenin ve bilimin onundeki en buyuk engel olan YOK'u 10 senede ortadan kaldirmayip birde uzerine kendi adina calismaya basladiginda dusunceye baski araci olarak kullanmasi var.

Buraya kadar onemli icraatlari siraladik. Birde onem derecesi daha dusuk olanlari var. Bunlar sirasi ile; ulkede darbe yapacaklar diye ortada dusunur ve bilim adami birakmamak, hepsini hapislerde curutmek, sagliklarindan ve bazen yasamlarindan etmek, Turkiye'yi fikirlerin rahatca tartisilamayacagi bol gubreli bir otlak haline getirmek, ammmmmmmmaaaaaaa gel gor ki iste "darbe yapacaklar" diye ne idugu belirsiz bir mektup yuzunden mahserin atlilari gibi savci-polis-hakimi zinciri kirilmis zebani misali dalga dalga dusunur bilim adami tayfasinin uzerine salan zihniyet, devletin emniyet mudurlugunu yapmis bir sahis bas bas "Cemmat artik elden cikti, kanunusuzluklari diz boyu" dedigi zaman suklum puklum olmak, giki cikmamak ve daha acisi aklamaya calismak. Bunlarda kayda deger icraatlerdir diye dusunuyorum.

Tabi bunlarin yaninda, duble yollar var, hmmmm ozellestirme var unutmamak lazim, su 1 e sattigimiz ve alanlarin 9 ay sonra 3 e sattiklari kurumlar var, yine 1 satmaya calistiklarinda ve bazilari mahkemeden dondugunde "yargi bize kostek oluyor" sizlanmalari var, ayni kuruma ikinci ihalede bu sefer 3 veren cikinca yine suklum puklum olmak var, Araplarin petrol gibi akan dolarlari var.

Benim bildiklerim asagi yukari bu kadar. Sizin eklemek istedikleriniz varsa bizde ogrenmis oluruz.

-Nasil unuttuysam, aklimdan cikivermis birden, e normal uzerinden 9 sene gecti. Amerika Irak'a saldiracagi zaman Amerikalara kadar gidip kan pazarligi yapildigini insan unutmak istiyor sanirim. Bush gibi bir adam cikip "Bunlar at pazarligi yapiyor" dediginde yine giki cikmamak da guzel bir icraat buna ek olarak.-
 

ufuk8307

Yeni üye
Katılım
5 Ocak 2010
Mesajlar
55
Puanları
0
Yaş
35
Allah aşkına söyle objektif recep tayyip 8 yıldır bu ülkeye duble yol yapmaktan başka ne somut katkı yaptı 1 tane söyleyin yahu olumlu bi katkısını çiftçi emekli perişan halde esnaf siftah yapmadan evine gidiyo patatesi bile dışarıdan ithal eder olduk milli eğitim sistemi çökmüş durumda yolsuzluk rüşvet almış başını gitmiş cumhuriyet kazanımı onca değerli kurum yok pahasına yabancılara satılmış recep in ağzından düşürmediği demokrasi ayaklar altında işte buna son örnek ''bitaraf olanlar bertaraf olurlar'' gibi tehditler objektif sen hala ne recep inden ne tayyibinden bahsediyosun ya mahvetti ülkeyi !!!!!!!!!!!!!
 

Azadî

Yeni üye
Katılım
9 Ağu 2009
Mesajlar
154
Puanları
0
Yaş
29
Allah aşkına söyle objektif recep tayyip 8 yıldır bu ülkeye duble yol yapmaktan başka ne somut katkı yaptı 1 tane söyleyin yahu olumlu bi katkısını çiftçi emekli perişan halde esnaf siftah yapmadan evine gidiyo patatesi bile dışarıdan ithal eder olduk milli eğitim sistemi çökmüş durumda yolsuzluk rüşvet almış başını gitmiş cumhuriyet kazanımı onca değerli kurum yok pahasına yabancılara satılmış recep in ağzından düşürmediği demokrasi ayaklar altında işte buna son örnek ''bitaraf olanlar bertaraf olurlar'' gibi tehditler objektif sen hala ne recep inden ne tayyibinden bahsediyosun ya mahvetti ülkeyi !!!!!!!!!!!!!
Recep Tayyip Erdoğanı pek sevmem . Ama ülkeyi mahvetti deyimin çok yanlış.Ülke zaten mahvolmuştu RTE başa geldiği zaman.

Ayrıca ülkeyi daha oy kullanmayı beceremeyenler mi düzeltecek ?
 

mavimor

Aktif üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,585
Puanları
36
Yaş
39
Web sitesi
www.tekiner.org
Ufuk, sen yakın bir zamanda hastaneye gittin mi? Bir de bundan 5 sene önce hastaneye gittin mi? Bu kadar salt düşünme bence. Yapılan iyi şeyleri "yolla" sınırlamak o yola at gözlüğü ile bakmaktan öte değil. Yapılan kötü şeyler vasr tabiki ama iyi şeyleri yolla sınırlamak bence oldukça yanlış.
 

Preatorian

Yeni üye
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
338
Puanları
0
Yaş
39
demokrasi demokrasi dedikleri....

Ufuk, sen yakın bir zamanda hastaneye gittin mi? Bir de bundan 5 sene önce hastaneye gittin mi? Bu kadar salt düşünme bence. Yapılan iyi şeyleri "yolla" sınırlamak o yola at gözlüğü ile bakmaktan öte değil. Yapılan kötü şeyler vasr tabiki ama iyi şeyleri yolla sınırlamak bence oldukça yanlış.
Tabii canım hastanelere bak. mesela medical park. kimin bu medical park? yahu bu yolları hengi firma yapıyor? kimin cebine gidiyor bu paralar? istanbul büyükşehir belediyesinin 5 milyon dolarlık asfalt danışmanı nerede?, karayollarında, demiryollarında neler dönüyor?, vs...,vs... saymak istersek çok sayarız. Kendi yararınıza olan yalanları, global bir gözle görmeme isteği, gerçekleri geriye itme hevesi, ülkenin sonunu zaten getirmiştir.
Demokrasi demokrasi diye yeri göğü inleten bir ses, usta yazarların gazetelerinden kovulmasına yol açarken çıkan bağırışmaların gücünü bastırırken, bir de yalanlara kanıp kulaklarını tıkayanlar olunca daha çooookkk bencilleşir bu memleket.
Fakat tarih açıkça göstermektedir ki bu tür gerçeklere kulaklarını kapatanların meydana getirdikleri ülkelerin bekası uzun soluklu olmamıştır. Bu bizim büyüklerimiz içinde geçerlidir ki mevcut durum bunun açık bir göstergesidir.
 

mavimor

Aktif üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,585
Puanları
36
Yaş
39
Web sitesi
www.tekiner.org
Peki doğrusu nedir? Kimdir adam gibi adam bu ülkede? bir örnek verin bize. Eleştirme yerine çözüm üretin? Ayar vermeye benziyor mu bakalım...

Tabii canım hastanelere bak. mesela medical park. kimin bu medical park? yahu bu yolları hengi firma yapıyor? kimin cebine gidiyor bu paralar? istanbul büyükşehir belediyesinin 5 milyon dolarlık asfalt danışmanı nerede?, karayollarında, demiryollarında neler dönüyor?, vs...,vs... saymak istersek çok sayarız. Kendi yararınıza olan yalanları, global bir gözle görmeme isteği, gerçekleri geriye itme hevesi, ülkenin sonunu zaten getirmiştir.
Demokrasi demokrasi diye yeri göğü inleten bir ses, usta yazarların gazetelerinden kovulmasına yol açarken çıkan bağırışmaların gücünü bastırırken, bir de yalanlara kanıp kulaklarını tıkayanlar olunca daha çooookkk bencilleşir bu memleket.
Fakat tarih açıkça göstermektedir ki bu tür gerçeklere kulaklarını kapatanların meydana getirdikleri ülkelerin bekası uzun soluklu olmamıştır. Bu bizim büyüklerimiz içinde geçerlidir ki mevcut durum bunun açık bir göstergesidir.
 

Turgut Saka

Yeni üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
538
Puanları
0
Yaş
36
sade bir vatandaşım...
arada bir mahkemelere, hastaneye ya da karakola(ya da çeşitli devlet dairelereine) düşer yolum..
henüz eskisinden kötü bir tavır ya da oluşum görmedim... bir vatandaş olarak görmedim, göreni de görmedim... öyle ki bazen hayretler içerisinde kalıyorum gelişimi gördüğümde.
doğuya da batıya da gittiğimde aynı şeylerle karşılaşıyorum...
aklım almıyor buna karşı gelebilecek birini. gözlerimle görüyorum çünkü düzelen anlayışı ya da hizmeti.
elbet daha iyi olabilirdi. ama daha kötü değil eskisine nazaran..
başkalarının laflarıyla ve, sanki her deliğe girip çıkmış, tüm devlet sırlarını bilen edasıyla konuşanları anlamak çok zor...!
 

Preatorian

Yeni üye
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
338
Puanları
0
Yaş
39
Peki doğrusu nedir? Kimdir adam gibi adam bu ülkede? bir örnek verin bize. Eleştirme yerine çözüm üretin? Ayar vermeye benziyor mu bakalım...
Eleştiri yapmadık fakat görünen ile görmek istedikleriniz arasındaki farkı gösterdik. Bu ülkede adam gibi adam kimdir bilmem ama bir ülke için adam gibi adam :

En azından, ülkesinin ve ülkeyi oluşturan milletini kendinden çok seven, bu nedenlerdir ki bir zümreye ya da bir düşünceye bağlı olmayan, gelişimin her safhasında mükemmelliği yakalamak için mevcudu red edip onu geliştirebilen, milletin ve ülkenin çıkarlarını en üstte tutan ve bunu dünyanın gelişimine yansıtabilen, cebine düşkün olmayan, global ve hatta evrensel bir gözlüğe sahip, vs., vs. biri olmalıdır.

Böyle bir siyasetçi, lider bu ülkede ben tanımıyorum. Fakat tanımıyor olmam, şu sıralar bir çok insanın yaptığı "bundan iyisi yok kardeşim" mantığına sürüklenme neden olamaz!
Bir ülkenin bekasını, milletin kararları belirler. Bu vasıflara sahip olmadığını bile bile bu insanları başa getiren bu millet, "bundan daha iyisi yok" aralığından sıkışıp kalmıştır. Fakat bu yine milletin kendi hatasıdır. Millet bu hatanın ceremesini çekecektir ve çekmektedir. Hani sorun değil çözüm üretin diyorsunuz ya(ki haklısınız); işte esas sorun milletin bu kararıdır!
William Shakespare'in dediği gibi "Büyük taşları, küçük taşlar yerinde tutar".

Çözüm; UNESCO'ya göre okuma-yazma oranının %92 lerde gezdiği bu ülkede, ortaokul ve lise bitirme oranınada bakarsanız, göreceksiniz ki, bir çok gelişmiş ülkenin çok çok gerisindeyiz. Bilgiye sağlıklı bir şekilde ulaşmakta da ciddi problemler yaşıyoruz. Bir çok bilgi çarpıtılıyor ya da hiç yok. (haber kanallarına bakın mesela, biri yandaş, öbürü değil, birinin dediği öbürününkini tutmuyor, hangisi doğru hangisi yanlış belli değil, vs..) Bilgiye sağlıklı bir şekilde ulaşamayan, belkide bilgiden yoksun bırakılmış bir toplumun sağlıklı kararlar vermesi elbette beklenemez. Dolayısıyla;

Bilgiye sağlıklı, hızlı, güvenilir bir şekilde ulaşabilen, baskı altında olmayan aksine kendini yönetenlere baskı kurabilen bir toplum ancak doğru seçimleri yapabilir, doğru kararlar verebilir.

Selamlar.

Sayın enkaz,

Ben size gelişimden bahsedeyim kısaca :

Mesela bir hızlı tren projesi vardır, bilirsiniz eskişehir-ankara arası. Bu proje eski demiryolunun hemen yanına yapılmıştır, ilk açıldığında eskişehir ve ankara yeni garları henüz tamamlanmadığından (fakat buna rağmen proje bitmiş denip açılmıştır ki bir çok projenin durumu aynıdır), yeni raylar eski garlara makaslanmıştır. Hatırlarsınız kısa zaman önce ciddi bir kaza yaşandı, tamda makas bölgesinde. Elbetteki suçlu makinistti!!!!
Yeni rayları eski raylara bağladıkları noktanın öncesinde trenin hızını kesen bir "balise(iletişim kutusu)" bulunur, yeni garlar bitmediğinden bu "balise" iptal edilmiş ve makiniste elle kumanda bu noktadan sonra verilmiştir. Bunun suçlusu kimdir? Göz boyamak için bitmemiş hattı bitmiş diye gösteren ve bu hattı kullancak insanların canını hiçe sayan hükümet mi? yoksa hiç bir psikoanaliz testinden geçmeyen, bir gün 1950den kalma treni, bir gün hızlı tren kullanmak zorunda bırakılan makinist mi?

Size bunun gibi binlerce örnek verebilirim.
Bu arada bende sade bir vatandaşım, fakat görünenin göründüğü gibi olmadığını, bu ülkede her işin arkasında başka bir iş olduğunu bilen ve bunu sonuna kadar araştıran biriyim.
Sayın mt'ye de belirttiğim gibi; "Bir ülkenin bekasını, milletin kararları belirler". Şayet araştırıp doğrusunu öğrenmez isek, ileride oluşacak her problemde en az bunu icra edenler kadar suçlu olacağız.

Selamlar.
 

metin.

Yeni üye
Katılım
22 Eyl 2010
Mesajlar
1
Puanları
0
Yaş
49
Eleştirme yerine çözüm!!?

Öncelikle,eleştiriyel bakabildiğimiz nisbette çözüme! gidilebilir ,

Preatorian arkadaş da belli ki hepimizin olması gerektiği gibi eleştiriye açık,toplumsal ve bireysel hak-görev-sorumluluklar ve olmadığında/istismarı halinde görünenlere değinmiş.

87 yılın faturasının tamamını mevcut hükümete kesmeden -bunun ayırdında- ve/fakat devlet idaresine talip olan, hükümet edenlerden ve onların denetimindeki devlet kurumlarının işlerliğinden, yapı bozum/inşaasındaki yetkinliklerinin ehliyetini sorgulamak da vatandaş hak ve sorumluluğudur.

Ancak yüzyılların geliştirdiği, yanlış eğitim ve ekonomi politikalarının çoğunluğu heralanda -mecburen!- duyarsızlaştırdığı günümüzde, Devleti yönetenlerin vizyonu-misyonu da; öncelikle yeterli bilgi-birikim ve vicdani-ahlaki sorumluluk bilinciyle toplumu birleştiren,yönetmekle hizmet etmenin ayırdını hazmedebilmiş kadro çatısını kurabilmeyi gerektirir. Bu da meydanlarda hamasi nutuklarla, (taraf-bertaraf) toplumu bölerek olmaz.

Devletin, istihdam ettiği/ kadro-maaş verdiği her bireyin yaptığı-yapamadığı hizmetten-denetiminden, yetkilendirilmiş hükümet edenlerin sorumlu olması kaçınılmazdır. Vatandaşı şikayet mercii yaparak payelendirilmiş yanılgısına düşürterek /takım tutarcasına : ) taraftar yaratarak Devlet- Halk idare edilmez!.

Neye/kime hizmet ediliyor -gidişat nereye...İç-Dış politik/siyasi haritasına tarafsız eleştiri getirmek-eleştiriyi bertaraf etmeden kendi iç dinamikleri içinde değerlendirebilmek T.C. vatandaşı sorumluluklarının bilincinde herkesin birincil görevidir.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Bazı insanlar olayları görmek istedikleri gibi görürler. Yani objektif bakamazlar. Bazıları başarabilir bunu. İnsanları şu,şu..şu özelliklerinden dolayı aynı kategorilere koyamayız değil mi? Örneğin inançlı bir insan olmama rağmen ve mevcut hükümet de inançlı insanlardan oluşuyor görünümünü vermesine rağmen ben kendi adıma söylüyorum; körü körüne destekleme yada körü körüne köstekleme huyum olmadığından başka bir deyişle; objektif bakabilme yeteneğim sayesinde ve iyi bildiğim gerçekler doğrultusunda bu hükümet ile ilgili bazı eleştirilere maalesef gülüyorum.
Örneğin; kadrolaşma yönündeki iddialar. Külliyen yalan...Hiç bir dönemde her kesimin işinin bu kadar rahat yürüdüğünü, yani her isteyenin bildiği ve istediği gibi at oynatabildiği başka bir hükümete tanık olmadım.
Bardağın boş tarafı kadar dolu tarafını, dolu tarafı kadar boş tarafını da görmek marifettir.
Hiç bir siyasi görüşün tam yandaşı olmamama rağmen Rahmetli Bülent Ecevit' ten sonra en taktir ettiğim siyasetçi Recep Tayyip ERDOĞAN...dır.
Ne yazık ki; karşısında akıllı başlı bir muhalefet yok... Bence bu konuyu tartışmak daha mantıklı ve verimli olurdu. Siyasi olayları Kişilere indirgemekle sağlıklı bir yere varılacağına inanmıyorum açıkçası.
 

Preatorian

Yeni üye
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
338
Puanları
0
Yaş
39
Bazı insanlar olayları görmek istedikleri gibi görürler. Yani objektif bakamazlar. Bazıları başarabilir bunu. İnsanları şu,şu..şu özelliklerinden dolayı aynı kategorilere koyamayız değil mi? Örneğin inançlı bir insan olmama rağmen ve mevcut hükümet de inançlı insanlardan oluşuyor görünümünü vermesine rağmen ben kendi adıma söylüyorum; körü körüne destekleme yada körü körüne köstekleme huyum olmadığından başka bir deyişle; objektif bakabilme yeteneğim sayesinde ve iyi bildiğim gerçekler doğrultusunda bu hükümet ile ilgili bazı eleştirilere maalesef gülüyorum.
Örneğin; kadrolaşma yönündeki iddialar. Külliyen yalan...Hiç bir dönemde her kesimin işinin bu kadar rahat yürüdüğünü, yani her isteyenin bildiği ve istediği gibi at oynatabildiği başka bir hükümete tanık olmadım.
Bardağın boş tarafı kadar dolu tarafını, dolu tarafı kadar boş tarafını da görmek marifettir.
Hiç bir siyasi görüşün tam yandaşı olmamama rağmen Rahmetli Bülent Ecevit' ten sonra en taktir ettiğim siyasetçi Recep Tayyip ERDOĞAN...dır.
Ne yazık ki; karşısında akıllı başlı bir muhalefet yok... Bence bu konuyu tartışmak daha mantıklı ve verimli olurdu. Siyasi olayları Kişilere indirgemekle sağlıklı bir yere varılacağına inanmıyorum açıkçası.
O zaman buyurun sizi AYEDAŞ'a alayım, ya da TCDD'ye, ya da Çevre Orman Bakanlığına, ya da vs.., vs... Objektif baktığınız halde bu kurumlardaki kadrolaşmayı, hukuksal bozunumları, hadi hukuku geçtim, kendi iç tüzüklerine olan aykırılıkları bile görememişseniz ki zaten görmemişsiniz, ki zaten bir taraf olduğunuzu belli ettiniz, ki bir taraf olan objektif olamaz. Yine dediğim gibi belki işleriniz çabuk görülüyordur ama işler sizin işleriniz...
Muhalefet konusunda da daha önce belirttiğim gibi bu ülkenin muhalefetten ya da mevcut hükümetten çok; adam gibi adamlara ihtiyacı var. Liderlik vasıflarına sahip insanlara ihtiyacı var. Hatta sadece bu ülkenin değil, bu dünyanın bu tür insanlara ihtiyacı var. Yine belirttiğim gibi bu vasıflara sahip bir siyasetçi ben bilmiyorum.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Hiç iyi okumamışsınız Sn. Preat... Önce dikkatli okumayı öğrenmenizi öneriyorum))))))
Objektif olmayı...Objektif olamasanız bile yiğidi öldürseniz de hakkını vermeyi ancak öyle öğrenebilirsiniz.
Sevgiler.
 

mazruf

Yeni üye
Katılım
7 Eyl 2010
Mesajlar
132
Puanları
0
Yaş
60
öyle bir başbakan seçsek ki gitse hep camiye
benimle meyhaneye gelse demlesek kafaları
sarhoş olup kurtarsak memleketi yeter ya diye
ortalık gül gülistan foss sönse sağ-solun tafraları

ama nerdee sizde o gaabiliyet
 

takara

Yeni üye
Katılım
23 Eyl 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
41
RTE bu ülkenin gerçeklerini, daha doğrusu muhafazakar yapısını ve bu kitleyi iyi çözmüştür..Çok daha doğrusu o kadar zeki(bence) olmamasına rağmen danışmanlarının biçtiği rolü çok güzel oynamaktadır..Asla ve asla o gerçek değil..(gene bence)
Mal varlığını "oğlumun düğününde takılan altınlar" diye açıklaması biçilen senorya dışına çıkmasının basit bir örneği mesela..Para hırsı ile bir anlık, kontrolsüz ve sahipsiz cevaplar..
Tayyip bu ülke halkının anladığı dilden konuşuyor..Yapısı da buna musait; Kaba ve saba..Alınmaca olmasın ama öle..Başka biri bunun dilinden konuşsa yerden yere vurulurdur ama o iktidar..Kimse bişi diyemez..Hatta Faruk Nazif Çamlıbel'in şiirini karıştıtıp yanlış okur, Koca Cumhurbaşkanı'nın oldğu ortamda (Noter makamı) gene de kimse bişey diyemez..
İşte o Recep Tayyip Erdeğon'dır..
İşin ekonomik sahtekarlık boyutundan ayrı..
 

takara

Yeni üye
Katılım
23 Eyl 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
41
İşin farklı bir boyutu ama;

Bugüne kadar tüm devlet dairelerine yolum düştü, hepsinde de devlete vergi ödeyen ve devletten hizmet almayı hak eden bir vatandaş olarak vergi, resim, har. v.s ödeyerek çıktım..Hatta vergi+SGK ödememe rağmen hastahaneden bile..
Geçenlerde suçlu olmadığım halde suçlu pozisyonunda karakola gitmek zorunda kaldım.En az yarım deste dosya kağıdı büyüklüğünde evrak imzaladım.Yakalama tutanağı, iade tutanağı, üst araması v.s..Dedim ki içimden bu kadar evrağın acısı benden çıkar, okadar para var mı diye ihtiyarı cebimi kontrol ettim..Sonuç;
Benden 5 kuruş almadan beni serbest buraktılar..İlk defa bir devlet kurumunda para ödemedim..İnancım artmaya başladı:)
 

Preatorian

Yeni üye
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
338
Puanları
0
Yaş
39
Hiç iyi okumamışsınız Sn. Preat... Önce dikkatli okumayı öğrenmenizi öneriyorum))))))
Objektif olmayı...Objektif olamasanız bile yiğidi öldürseniz de hakkını vermeyi ancak öyle öğrenebilirsiniz.
Sevgiler.
Okudum ve hala okuyorum.. ve yazdıklarımın arkasındayım. Birde siz benim yazdıklarıma aynı şekilde bakın isterseniz. Ya da anlayışımın kıtlığına verin ve dediklerinizi biraz daha açın lütfen.
Selamlar.
 

rainbow64

Yeni üye
Katılım
6 Şub 2010
Mesajlar
340
Puanları
0
Yaş
31
Bir başbakanda olması gereken özelliklerden sadece hitap konusundaki başarısı ile dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra ülkesine fayda sağladığı söylenemez. yaptığı icraatlerin başında genellikle fiziki ortamların düzeltimesi ve bunun yanında yenilerinin yapılmasıdır. Bu yapıyı oluşturmak için gereken ekonomik gücü ise maalesef ülkenin gücünden değil oy gücünü artırma çabasından elde etmiştir. Ülkede ki madenlerin bir çoğunu yabancı işletmelerin eline vererek onlardan alınan değerlerinin çok altındaki miktarlarla , ülkenin görünür yerlerine yol hastane yapımı sayesinde kör olmaya mahkum edilmiş olan halkı kandırmaya çalışmaktadır. Ancak ülkesini seven bir başbakan bunun yerine kendi yer altı zenginliklerini devlet sayesinde işleterrek hem ülkesinin ihtiyacı olan kaynağı sağlar hem de bu konuda istihdam yaratarak aç olan halkın doymasına yardımcı olur. Hasta olan halkın neden hasta olduğunu araştırıp hastalığı yenmek yerine hastane kurmak yani sorunu çözerek yeni sorunların çıkmasına engel olmak yerine sadece sorunun verdiği zararı karşılamaya çalışmak akıl ve mantık çerçevesinde değerlendirilemez. Ancak hasta olan kişi sadece o an için hastalığı geçtiği için başbakana oy veriyor. Ama iyileştiğinde neden ben hasta oldum demiyor ve başbakandan bu şekilde rant sağlamış oluyor.
Bunların yanı sıra bir başbakan kendi kimliiği kişiliği ille hesap verilebilirliği ile yönettiği halka örnek olmalı en azından soru sorulduğunda cevap verebilecek kadar temiz olma durumuna ulaşmalıdır. RTE kendisine bir çiftçinin dert yanmasını ailesi ve annesi için herhangi bir çözüm bulamaması üzerine çıkıp karşısına haklı olarak şikayette bulunmasını çok ağır sözlerle karşılayarak kendi kişiliğinin kalitesini göstermiştir. ancak iyi bir lider her şeyden önce nezaket gereği karşısındakini dinlemesini bilir.
İyi bir lider bunun yanında ülkesi için söylediği sözlerin arkasında duru yaptığı açıklamarın sadece sözde kalmasını engeller ve uygulamada bunu halkına gösterir. Bir basın toplantısında hak edene gerekli cevabı vermesini bilmiştir bu sayede inançları gereği aynı kitleye mensup kişlerce iç ve dış destek almıştır. Fakat uygulamada ne bir ambargo ne bir kınama ne de bir yaptırım uygulanmış aksine halkımıza yapılan kıyıma ses çıkarmayarak ne kadar sözünün adamı olduüunu göstermiştir. Ölen vatandaşlarımızın üzerinden ne yazık ki mazlum edebiyatı yaparak yandaş toplamış ama şu an ölen yakınlarının ne durumda olduğu ailelerinin neden şu an çıkıp karşı çıkılan devlete isyan edilmesi ve gereken yaptırmın uygulanmadığı gibi bir soru sorduğunda ise cevabı bulunmamaktadır.
Tüm bunların önemle incelenmesi ve içi boş üniversite açmanın bir tek üniversitenin içini doldurmaktan daha iyi bir durum olmadığını anlatmalıdır.
Anlayana.