Ölüm Üzerine

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
Ölüm üzerine çok düşünen ve sorgulayan biri olarak bir nevi sonsuz bir melankoli içerisinde olduğumu hissediyorum.

Ölüm fikri yaşamı gözümde anlamsızlaştırıyor, ortalama 70 yıllık bir ömür için bu kadar uğraşmak mantıksız geliyor bana.
Bu düşüncelerin fazla pesimist olduğunun farkındayım lakin ölüm fikrini zihnimden atamıyorum, bir tür zehir gibi zihnime yayılmış durumda.

Ve insanoğlunun ölüm karşısındaki acizliği yüzünden dünyaya bir sürü yeni birey getirebilmelerinin çok acımasızca olduğunu düşünüyorum.
Schophenhauer'un dediği gibi çocuklarıma verebileceğim en güzel hediye onları hiç dünyaya getirmemektir.

Peki siz ölüm ve yaşam hakkında neler düşünüyorsunuz?
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
Insan nasil doguyor dusundunuz mu hic? Yada insanoglu nasil yaratiliyor yaratilmis?
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
Insan nasil doguyor dusundunuz mu hic? Yada insanoglu nasil yaratiliyor yaratilmis?
Doğum üzerine çokça düşündüm, düşünmeye de devam ediyorum. Lakin varlığımızda bir yaratımın olduğu fikrine katılmıyorum.

Elbette yaşam; doğum ve ölümün birlikteliğinden oluşuyor fakat ölümün varlığı tüm çabalarımızı boşa çıkarıyor gibi geliyor bana. Başı ve sonu belli olan bir oyunun heyecan verici olması beklenemez sonuçta.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
@telrunya olsa bu konuda size guzel cumleler kurabilirdi diye dusunuyorum.

yasamdan beklediginiz sey sadece heyecan mi? bir seylerin bitmesi sizi mutsuz mu eder?
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
@telrunya olsa bu konuda size guzel cumleler kurabilirdi diye dusunuyorum.

yasamdan beklediginiz sey sadece heyecan mi? bir seylerin bitmesi sizi mutsuz mu eder?
Yaşamdan pek birşey beklemiyorum artık aslında, hayat benim için bir nevi enerji döngüsü. Böyle düşünmemin nedeni de zaten ölüm.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
peki olumun otesini dusundunuz mu hic?
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
peki olumun otesini dusundunuz mu hic?
Ölümün ötesinde birşeyler olduğunu (örneğin ahiret gibi) pek düşünmüyorum, bana göre fazla mistisizme kaçıyor.
Ölümün arkasında bir ölümsüzlük, sonsuz yaşam gibi arzularım yok.
Lakin kim bilebilir ki? Sonuçta hiçbirimiz ölümün farkındalığını henüz tatmadık,
tadanlar da çoktan öldü zaten.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
ben ahirete inandigim icin sormamistim o soruyu, siz diyorsunuz ya olum herseyin sonu ve yasamin ne anlami var. peki olumun son oldugunu nerden biliyoruz? belki olumden sonra yeni bir baslangic vardir ve olum sadece ona gecistir ve yasam devam ediyordur?

tikandiginiz nokta olum oldugu icin onun onunu ve arkasini sorguluyorum suan.
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
ben ahirete inandigim icin sormamistim o soruyu, siz diyorsunuz ya olum herseyin sonu ve yasamin ne anlami var. peki olumun son oldugunu nerden biliyoruz? belki olumden sonra yeni bir baslangic vardir ve olum sadece ona gecistir ve yasam devam ediyordur?

tikandiginiz nokta olum oldugu icin onun onunu ve arkasini sorguluyorum suan.
Haklısınız, elbette ölümden sonra ne olacağı hakkında kesin bir kanıya varmak mümkün değil, sadece bana bu ölümden sonraki hayat küçük bir ihtimal gibi geliyor.
Yine de hiçbir konuyu kestirip atmış değilim, halen sorgulamaya devam ediyorum.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
peki o halde karamsarliga kapilmanin anlami yok, sonucta olum her ne kadar yasam diye nitelendirdigimiz bu monologun sonu gibi gorunsede belki baska bir boyuta gecisin, daha farkli bir monologun baslangici da olabilir.
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
peki o halde karamsarliga kapilmanin anlami yok, sonucta olum her ne kadar yasam diye nitelendirdigimiz bu monologun sonu gibi gorunsede belki baska bir boyuta gecisin, daha farkli bir monologun baslangici da olabilir.
Belki de öyledir, lakin bu karamsarlık artık benim karakterime işlemiş olan bir durum.
Bu başlığı açmamdaki neden karamsarlığımı yenmekten çok sizinkiler gibi değerli fikirleri anlamaktı.
Fikirleriniz için çok teşekkür ederim, esenlikler.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
karakter 6-7 yaslarda tamamlaniyor insanda.

bu sebeple karaktere isleme durumu biraz agir olabilir, ruh halinizi etkilemis olabilir, bunun icinde dedigim gibi kilit noktada takili kalmaktan ziyade onun onu ve arkasini sorgulamanizi oneririm.

Ayrica insanlar aliskanliklarindan olusan bir yaratiktir bu sebeple ruhsal depresyon ve bu benzeri durumlardan uzaklasmak icin aliskanliklarinizi degistirmenizi farkli aliskanliklar edinmenizi, farkli dusunceler ve isteklere yonelmeniz dunyaya ve yasama olan bakisinizi degistirecektir :)

Ben tesekkur ederim.
 

ÜstünKişi

Moderatör
Moderatör
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
732
Tepkime puanı
99
Puanları
28
Kaçınılmaz yok oluş için umutsuzluğa kapılmak mantıksız. Çünkü bu yok oluşu engellemek mümkün değil. Yapılabilecek tek şey yok oluşa kadar var olmak.
 

okur-yazar

Moderatör
Moderatör
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
1,098
Tepkime puanı
14
Puanları
38
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Görsel İletişim Tasarımı
Ölümü düşünmek, sorgulamak felsefi bir problem. Felsefi eylem zihinde kavramlara çıkmakla mümkün olur. Durur ve düşünürüz. Sorgularız. Ölüm ya da başka bir şey üzerine. Bu bizi heyecanlandırabilir, bunalıma sokabilir. Ya da çözümlemeye sebep olabilir. Ama en nihayetinde kavramlar değil, duyular dünyasında yaşıyoruz. Kavramları düşünmek sadece zihinde olup biten bir eylem. Anlamak için. Ölüm vardır. Ancak günlük yaşamda bizim moralimizi düşürüp yükselten unsurlar genelde yaşantılardır. Karnımız doyarsa, bir sorunu çözersek, başarılı olursak, istediğimizi elde edersek mutlu oluruz. Başarısız olursak mutsuz. Ölümün var olup olmaması bizi etkilemez. Çünkü o gelince yaşanır. Benim düşüncem şu şekilde, o gelmeden onu düşünerek bunalıma giriyorsak aslında başka nedenlerin üstesinden gelememiş olma ihtimalimiz var. Bu yüzden de ölümü düşünürken bunalıma giriyorsak belki de yaşadığımızı gerçekten hissedemiyoruzdur. Felsefe bir kültürdür. Bir gelenek doğmuşsa orada filozoflar çiçeklenir. Yunan'da ve Almanya'da olduğu gibi. Ama dikkat edersek dertli insan düşünmeye başlar. Bu dertler de doğaüstü dertler değildir. Basit insanın basit dertleridir. Bu insanlar da bir şeyleri yıkmaya başlar. Yıkarken özgürleşir, farklı yaşam yolları keşif ederler ve bir bakmışsınız kültür ve toplumu da etkilemeye başlamış.

En sessiz sözcüklerdir fırtınayı getiren. Güvercin adımlarıyla gelen düşünceler yönlendirir dünyayı - Nietzsche / Also Sprach Zarathustra
 

elbisss

Kategori Yöneticisi
Kategori Yöneticisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
784
Tepkime puanı
204
Puanları
43
Aslında düşünmek irdelemek cok güzel bir olgu hayatımda bir çok konuyu bu açıdan ele almaya özen gösteren biriyim aslında oldukça detayciyimda ama buna rağmen herşeyim mükemmel değil mutlak eksik noktam yada atladigim olgular hatta düşünceler bile olabiliyor

Ama felsefem hiç değişmedi sürekli daha iyi olmak ve sürekli en iyi üretmek bu her konuda olabilir ta bi kime göre en iyi sorusu şekil degistirebilir ama gerçek cevap bana göre yani kendime göre en iyi olmak aslında başkalarıyla degil sürekli kendimle yarisiyorum çünkü en eski beni en iyi bana rakip görüyorum

Bazen cevapları çok uzaklarda ararız bazen cevaplar o kadar yakınımızda olur ki göremeyiz

Tüm bunları neden bahsettigimi açıklamak gerekirse yanıtlamak isterim

Aslında bizler dünyaya hayata gözlerimizi açmadan evvel bu dünyada hiç yoktuk ve var olacağımızı dahi bilmiyorduk

Hatta annemizi ve babamızin kim olacagini dahi bilmiyorduk ama bu gördüğümuz hayat sebepler dairesinde ilerliyor bazen hiç beklenmedik bir sebep hayata farklı yön verebiliyor

Aslında yokluktan varlığa geldik ve bir şekilde bu hayat içerisinde mücadeleye başladık aslinda mücadele ederken yeni şeyler öğrendik

Ölümden sonraki süreci tarif edebilmek çok zor çünkü bilinmeyen bir yolculuğa çıkar gibi nasıl bu dünyaya gelmeden evvel bir tünelde beklediysek öldükten sonrada bir tunelden gececegimize inanıyorum belkide bu dünya bizim gecis kapimizdir bilinmez

Hayata karamsar bakmamak gerek eğer bu dünyada yaşıyorsak baskalari içinde nefes alanı oluşturmak gerek zorluklar yaşarken kolaylıkları da sunabilmek gerek elbette her insanın dusuncesi iradesi mutlak farklılık gosterecek ama bilmemiz gereken birşey var kendini ne kadar iyi tanirsan kendini ne kadar iyi seversen hayata bakışında artı değerin olacak

Elbette hayatta yorulduk elbette zorlu süreçler yaşadık ama bu hayat mücadeleyi sever ve güçlü insanlar mücadeleden çekinmezler bu hayat bir oyun havuzu gibidir ne kadar iyi etken olursan o kadar adım atarsın

Konuyu dini sureclerden ele almak istemedim o yuzden deginmedim ama eski seni yenemezsen yeni seni hayatta tutamazsın bazen hayat adil davranmaz bunu bilmek gerek ama sunuda anlamak gerek hayatta sen ne kadar adil olursan senle bir çok şey yeşerir sen bazen farketmesende bu süreç sebepler dahilinde olur

Ölümden sonra bir surec mutlak var tıpkı bu dünyada doğumdan sonra gerçekleşen bir süreç gibi sadece denklem var ama çözümü yok diye düşünüyorum

Asher

Böyle
 
Son düzenleme:

elbisss

Kategori Yöneticisi
Kategori Yöneticisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
784
Tepkime puanı
204
Puanları
43
Şu dunyada birşeyi çok iyi öğrendim oda her canlı mutlak ve sonsuz yaşamak istediği

En ufak canlı olan karıncayı elinize aldığınızda yaşamak için herşeyi yaptığinin farkına varıriz küçükken karıncalar yuvalarına rahat gitsin diye onlara yol yapardim ama onlar o yolu kullanmazlardi

Anladım ki aslında her canlı kendi yaşam çemberinin yolunu takip ediyor

Biz insanlar olarak diğer canlılarda olmayan düşünme ve üretme yeteneğine sahibiz bu yetenek ki oluşabilecek en güzel hazine

Belki yıllar sonra çok özel teknolojilere sahip olduk ama daha fazlasına da mutlak sahip olacağız

Doğa sürekli kendini nasıl yeniliyorsa insanogluda gelişim ve değişim ile kendini surekli yeniliyor

Her yüzyil sürekli bir değişim ve yenilik çağı oluyor onumuzdeki çağın yapay zeka ile gelişip yenilenmesiyle robotic bir çağa başlangıçlar yapıp ilerleyeceğiz

Bunları neden anlattım biliyormusun

Bazen düşünceler öyle siklasirki akan bir nehir gibi olur sürekli gelir böyle sürecde insan irdeleme yetisini kaybederse çıkmaz bir girdap içerisinde olur

O yüzden ölümü düşün ama kalan ömrümde neler başarmak istediğini iyi irdelemen gerekir

İnsan hayatini bir pınara benzetirim ve bu pınar içerisinde bir çok etmen olur işte bu etmende neler koyabildigin önemli aslında uzun uzadıya çok şey yazmak istiyorum ama kisa kesicem

Umut hayatının bir parçası olmalı zamanı gelince hayatında olmasi gereken herşey oluyor zaten önemli olan olanı anlamak değil olmayanı farkedebilmeye çalışmaktır

Bazen hayalimizi yıllar sonra gerçekleştirebiliyoruz yada olmuyor ama aradan geçen bir süreç oluyor acaba bu süreçte neler kazanabildik diye sormak gerek

Kendini sorgula ama kendini üzme hayatı düşün ama kendini yorma kendini iyi tanı ama kendini ezme

Nasıl elma tohumken büyüyüp yeserdiyse sende öyle ol elma toplanır ve tekrar çiçek açıp yeni bir elma verir hayatta böyle ölümde böyle önce dogarsin sonra yeserirsin sonrasında olursun bakmissin yine tohum olup çiçek acmissin ortada denklem var ama çözüm filmin sonunda oluyor bunun için filmin sonunu beklemek gerek

Böyle
 

taedium vitae

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
8
Puanları
3
Şu dunyada birşeyi çok iyi öğrendim oda her canlı mutlak ve sonsuz yaşamak istediği

En ufak canlı olan karıncayı elinize aldığınızda yaşamak için herşeyi yaptığinin farkına varıriz küçükken karıncalar yuvalarına rahat gitsin diye onlara yol yapardim ama onlar o yolu kullanmazlardi

Anladım ki aslında her canlı kendi yaşam çemberinin yolunu takip ediyor

Biz insanlar olarak diğer canlılarda olmayan düşünme ve üretme yeteneğine sahibiz bu yetenek ki oluşabilecek en güzel hazine

Belki yıllar sonra çok özel teknolojilere sahip olduk ama daha fazlasına da mutlak sahip olacağız

Doğa sürekli kendini nasıl yeniliyorsa insanogluda gelişim ve değişim ile kendini surekli yeniliyor

Her yüzyil sürekli bir değişim ve yenilik çağı oluyor onumuzdeki çağın yapay zeka ile gelişip yenilenmesiyle robotic bir çağa başlangıçlar yapıp ilerleyeceğiz

Bunları neden anlattım biliyormusun

Bazen düşünceler öyle siklasirki akan bir nehir gibi olur sürekli gelir böyle sürecde insan irdeleme yetisini kaybederse çıkmaz bir girdap içerisinde olur

O yüzden ölümü düşün ama kalan ömrümde neler başarmak istediğini iyi irdelemen gerekir

İnsan hayatini bir pınara benzetirim ve bu pınar içerisinde bir çok etmen olur işte bu etmende neler koyabildigin önemli aslında uzun uzadıya çok şey yazmak istiyorum ama kisa kesicem

Umut hayatının bir parçası olmalı zamanı gelince hayatında olmasi gereken herşey oluyor zaten önemli olan olanı anlamak değil olmayanı farkedebilmeye çalışmaktır

Bazen hayalimizi yıllar sonra gerçekleştirebiliyoruz yada olmuyor ama aradan geçen bir süreç oluyor acaba bu süreçte neler kazanabildik diye sormak gerek

Kendini sorgula ama kendini üzme hayatı düşün ama kendini yorma kendini iyi tanı ama kendini ezme

Nasıl elma tohumken büyüyüp yeserdiyse sende öyle ol elma toplanır ve tekrar çiçek açıp yeni bir elma verir hayatta böyle ölümde böyle önce dogarsin sonra yeserirsin sonrasında olursun bakmissin yine tohum olup çiçek acmissin ortada denklem var ama çözüm filmin sonunda oluyor bunun için filmin sonunu beklemek gerek

Böyle
Tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim.