Mutluluk Peşinde Koşan Bilgeler: Stoacılar

senecca

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Ara 2020
Mesajlar
3
Tepkime puanı
2
Puanları
3
Konum
izmir
Üniversite Bölümü
Genetik ve Biyomühendislik
Hepimiz felsefe kitaplarında karşılaşmışızdır bu Stoa adına, iki göz gezdirip unutulur genelde. Hatırlayan olursa da, ben görmüştüm onu ya, Antik Yunan'da sütuna diyorlardı değil mi, deyip konuyu noktalıyor. Oysa Stoa Felsefesi, gözden kaçırılmaması gereken, belki de hepimizin hayatında yer edinmesi gereken bir felsefe akımı. Bu yazıda konuyu kısa ve anlaşılabilir bir şekilde anlatmaya çalışacağım. İleride ilginiz dahilinde daha detaylı bir şekilde incelemek isterim.
Stoa, Platon'un öğrencilerinden biri olan Kıbrıslı Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe okuludur. Stoacılar için hayatın tek amacı vardır, mutluluğu bulabilmek ve onun için çabalamak. Bunu başarmakta doğayla uyum içinde yaşamaktan geçer. Onlara göre, ilahi, kutsal bir yaratıcı kendisini evrenin her parçasına ayırmıştır(Panteizm). Bu yüzden evren bir bütündür, her şey birbiriyle bağlantılıdır. İnsanlar bu konuda istisnadır, çünkü yaratıcı insanlığa ek olarak akıl da vermiştir, böylelikle insan 'tanrısal varlık' kavramını da içerir. Bu insanlara seçim olanağı sunar, toplum kavramını oluşturmalarını, ve erdem anlayışının ortaya çıkmasını sağlar. Yaratıcı, her insana eşit şekilde dağıldığı için Stoacılara göre her insan eşittir, bu da o zamanın köle anlayışına karşı çıkar.

Bu felsefede karşımıza çıkan diğer en önemli unsur ise hayatı olduğu gibi kabul etmektir. Hayatta başımıza gelenler bizim seçimimiz değildir. İyi veya kötü olaylar bizim kontrolümüzde değildir, ama onlara vereceğimiz tepki öyledir. Aynı şekilde olayın bizi etkileyip etkilememesi de olaya değil bizim vereceğimiz tepkiye bağlıdır.
Stoa'nın önde giden filozoflarından Epiktetos "İnsanı üzen şey olay değil, ona yaklaşım biçimidir' der. Bu durumda başımıza gelen olayların bize zarar vermekten çok tecrübe edindirmesi sadece bize aittir.

İnsan, tabii ki başına gelebilecek bazı kötü olaylardan kendini koruyabilir. Stoa filozofları, insanın hazzın çekiciliğinden kendini korumasını en büyük örnek olarak sunar. Zevk arzusu tarafından kontrol edilmemizi yanlış görür. Bu insana kısa bir mutluluk yaşatmak dışında bir şey kazandırmaz. Onlara göre insan erdeme yönelmeli ve hayatı ona göre yaşamalıdır. İnsan erdemle mutlu olur, toplumun bir parçası olarak yaşayabilir. Erdemli olabilmek ive mutluluğa ulaşabilmek için de haz için yaşamamalısın. Haz sana gelirse de kısa bir mutluluk olduğu bilincinde olmalı, geçici bir hediye olarak görmelisin. Seneca, şöyle der; Senin de paran var, benim de. Ben yaptıklarıma ek olarak para kazandım, sen para kazanmak için yaptın. Ben bu parayı kaybedersem üzülmem, çünkü erdemi param olmadan da koruyabilir, ahlakımı sürdürebilirim. Ama sen bu parayı kaybedersen ağır bir çöküntüye girer ve aklını yitirirsin.

Ayrıca Seneca'ya göre bu zevkler için harcanan vakit sadece 'zaman' dır, yaşam değildir. Bu yüzden emeklilik hayalleriyle yanıp biten insanı sevmez. Çünkü bu insan sadece hazları için çabalamıştır ve hayatı yaşamayı başlamayı en sona bırakmıştır ve bu insan hayatın ne kadar kısa olduğunu tartışıp durur. Oysa Seneca hayatın yeterince uzun olduğunu, insanın yaşama şeklinin onu kısalttığını söyler. Ki bu da günümüzün en büyük sorunlarından biridir. Şimdi bir etrafımıza baksak, hepimiz koşuşturma içerisindeyiz. Pandemi dönemi hepimize hayatı tekrar sorgulatıp duruyor. Belki biz de bu akımdan yararlanmalı, hayatı olduğu gibi kabul etmeli, doğanın, tabiatın kendi planında üstümüze düşeni yapmalıyız. Kim bilir, belki böylece hem kendimize, hem yaşadığımız topluma, hem de doğaya yararımız dokunabilir.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,888
Tepkime puanı
41
Puanları
48
Kelime olarak aslinda aci ve zevk karisinda kayitsiz kalmak demek fakat Seneca bunu farkli yorumluyor.

Kaldi ki Zenon intihar etmistir, zamanini doldurdugunu dusunenler yada bitmeyen aci cekenlerin bir tercihi olan intihar stoacilar icin normal bir secimdi.

Zenon asil hocasi da Caretes'tir ve saglam suphecidir.
 

senecca

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Ara 2020
Mesajlar
3
Tepkime puanı
2
Puanları
3
Konum
izmir
Üniversite Bölümü
Genetik ve Biyomühendislik
Kelime olarak aslinda aci ve zevk karisinda kayitsiz kalmak demek fakat Seneca bunu farkli yorumluyor.

Kaldi ki Zenon intihar etmistir, zamanini doldurdugunu dusunenler yada bitmeyen aci cekenlerin bir tercihi olan intihar stoacilar icin normal bir secimdi.

Zenon asil hocasi da Caretes'tir ve saglam suphecidir.
Evet haklısınız, Seneca olsa da olur olmasa da boyutunda. Ben bu görüşe daha yakın hissediyorum kendimi, hepimizin zevke ve acıya ihtiyacı vardır bence :)
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,888
Tepkime puanı
41
Puanları
48
İste Seneca dedigin gibi insan zevkleri icin yasamamali bu onun yasam suresini azaltir demektedir.
 

Slash

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,229
Tepkime puanı
303
Puanları
83
Stoa'nın önde giden filozoflarından Epiktetos "İnsanı üzen şey olay değil, ona yaklaşım biçimidir' der. Bu durumda başımıza gelen olayların bize zarar vermekten çok tecrübe edindirmesi sadece bize aittir.

Oysa Seneca hayatın yeterince uzun olduğunu, insanın yaşama şeklinin onu kısalttığını söyler. Ki bu da günümüzün en büyük sorunlarından biridir. Şimdi bir etrafımıza baksak, hepimiz koşuşturma içerisindeyiz. Pandemi dönemi hepimize hayatı tekrar sorgulatıp duruyor. Belki biz de bu akımdan yararlanmalı, hayatı olduğu gibi kabul etmeli, doğanın, tabiatın kendi planında üstümüze düşeni yapmalıyız. Kim bilir, belki böylece hem kendimize, hem yaşadığımız topluma, hem de doğaya yararımız dokunabilir.
Doğayı katleden ve vahşi yaşama müdahale eden insanlık, şu aşamada gerek salgın gerek susuzluk gerekse iklim değişimi gibi ağır bedeller ödemeye başladı oysaki yıllardır bu günlerin geleceği hep söylenmiş fakat kimse dikkate almamıştı. Dünya üzerinde yaşam şartları her geçen gün daha da zorlaşmaya başladı ve dilerim tüm ülkeler gerekliı adımları atmakta gecikmezler.

Her insanın her olaya tepkisi aynı değildir ve kimisi çok küçük şeyleri dert ederken kimisi de sürekli çözüm odaklı yaşamaya çalışır ve işte yaşam kalitemizi belirleyen de bu seçimlerdir fakat koşulların zorlayıcılığı karşısında sakin kalmak da her zaman kolay olmayabiliyor.
 

Nejdet Evren

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,785
Tepkime puanı
161
Puanları
63
Yaş
56
"...hayatı olduğu gibi kabule etmeli.." şeklindeki belirleme on-bin-yıllık sömürü düzenlerinin benimsenmesine neden olur ki insanların eşitliğini savunduğunu bildirdiğiniz stoa felsefesi-ne de aykırı düşer. covid-19 her hal ve şartta "insan" mahsulüdür. bu virüs de sömürü düzenine her yönüyle hizmet etmektedir; en basit örneği ile öğrenimdeki yaratılan devasa eşitsizlik gelecekte söz sahibi olacak, üretime katılacak genç bireylerin büyük bir çoğunluğunu peşinen sefalete sürüklemiş bulunmaktadır. ret etmek, kabul etmemek özneleşen bireyin ayırt edici özelliğidir, salt kabul tartışmalı da olsa özgür bireyle örtüşmez.