Neler yeni

Mustafa Kemal Atatürk

kalliope

Yeni üye
Katılım
23 Ara 2008
Mesajlar
735
Puanları
0
Yaş
48
Hayat Serenadı

Hayat kısadır
Biraz hayal
Biraz aşk
Ve sonra Allah'a ısmarladık.

Hayat boştur
Biraz kin
Biraz ümit
Ve sonra Allah'a ısmarladık.

(Verlaine'den Çeviri - Salih Bozok'a Sofya'dan gönderilen mektup)


İnsan

Gelenler adamdı, buldukları insandı
İnsan yalnız Tanrının yarattığı mâhluk
İnsan mahluktan, adam insandan çıktı.
Tanrının insanı yer ve içer.
İnsanın adamı düşünür ve yaratır.

Mustafa Kemal Atatürk


Not: Atatürk'ün bu Fransızca şiir çevirisini, Sofya'da bulunduğu sıralarda, arkadaşı Salih Bozok'a yazdığı bir mektupla göndermiştir. Şiirin aslı, Velaine'nin "Serenad" adlı parçasına aittir.
Kaynak: Hacı Angı, Çocuk Gözüyle Atatürk, 4. Baskı, Angı Yayınları

KAYNAKÇA:TEK ADAM DEVRİMİ


 

Phi

Aktif üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,799
Puanları
36
Yaş
38
Web sitesi
www.felsefe.net

telrunya

Yeni üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
574
Puanları
0
Yaş
28
"Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır."

Mustafa Kemal Atatürk
 

rainbow64

Yeni üye
Katılım
6 Şub 2010
Mesajlar
340
Puanları
0
Yaş
31
YENİ HARFLERİN KABULÜ
1 Kasım 1928'de Latin esasından alınan harfler, (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) "Türk harfleri" adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır. Arap harflerinin Türkler tarafından kullanılması, İslamiyet'in kabulünden sonra başlamış ancak bu harfler, Türk diline hiç bir zaman uyamamıştır. Türkçe, Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Harf İnkılabının hedefi, okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak, modern öğretim ve eğitimin gerçekleşmesini sağlamaktı. Harf İnkılabının ilk adımı, 20 Mayıs 1928'de 1288 sayılı kanunla, Arap rakamlarının kullanılmasına son verilerek, uluslararası rakamların kabulü ile başlamıştı.
Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul'da Sarayburnu Parkı'nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka duyurmuştur; "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli, zengin lisanımız (dilimiz) yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyiz. Lisanımızı muhakkak anlamak istiyoruz. Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir. Vatandaşlar, yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Bütün millete, kadına, erkeğe, köylüye, çobana, hamala, sandalcıya öğretiniz" demiştir. Harf Devrimi, büyük bir tarihi olaydır. Çünkü, sosyal, kültürel ve siyasi alanda geniş yankıları olmuştur.
1 Kasım 1928'de Latin alfabesine dayalı yeni Türk Alfabesinin kabulünden sonra, 24 Kasım 1928'de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun her köşesinde Millet Mektepleri açılmış, halka yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir. Atatürk bu çalışmalara "Millet Mektepleri Başöğretmeni" sıfatıyla katılmıştır.

 

glsezinrs

Yeni üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,427
Puanları
0
Yaş
57
"Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür.Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek, anlama yeteneğini eğitmektir." (1936, Mustafa Kemal ATATÜRK)
 

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,768
Puanları
38
Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye; görüşme ile, münakaşa ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milleti'nin egemenlik ve saltanatına el koymuşlardı; bu musallat olmalarını altı asırdan beri devam ettirmişlerdi. Şimdi de, Türk Milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, egemenlik ve saltanatını, isyan ederek kendi eline açıkça almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti haline gelmiş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir. (1922)

Saltanatın kaldırılmasını tartışan Meclis komisyonunda yaptığı konuşma. Bu konuşmanın son cümlesini söylerken elini komisyon başkanının boynu hizasından geçirerek kafa kesme işareti yapmıştır.

https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk/Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1k
 

true blue

Üye
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
450
Puanları
18
Yaş
30
Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye; görüşme ile, münakaşa ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milleti'nin egemenlik ve saltanatına el koymuşlardı; bu musallat olmalarını altı asırdan beri devam ettirmişlerdi. Şimdi de, Türk Milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, egemenlik ve saltanatını, isyan ederek kendi eline açıkça almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti haline gelmiş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir. (1922)

Saltanatın kaldırılmasını tartışan Meclis komisyonunda yaptığı konuşma. Bu konuşmanın son cümlesini söylerken elini komisyon başkanının boynu hizasından geçirerek kafa kesme işareti yapmıştır.

https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk/Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1k
Sakarya meydan muharebesini kazanmış, ardında da büyük taarruz ile düşmanı yurttan atmış olan bir liderin bu kadar kendine güvenmesi gayet normal değil mi :rolleyes::)

Atatürk zaferler ile mümtaz olan bir komutan olmasının yanında; Gaipten gelen tüm bilinmezliklere ve tehditlere rağmen, Türk milletini; toplumların her yönden geliştiği, insan arzularının her zamankinden daha da fazla arttığı modern çağa hazırlayan inkılapları/yasaları tesis etmiş fedakar bir komutandır.
 
Son düzenleme:

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,768
Puanları
38
Sakarya meydan muharebesini kazanmış, ardında da büyük taarruz ile düşmanı yurttan atmış olan bir liderin bu kadar kendine güvenmesi gayet normal değil mi :rolleyes::)

Atatürk zaferler ile mümtaz olan bir komutan olmasının yanında; Gaipten gelen tüm bilinmezliklere ve tehditlere rağmen, Türk milletini; toplumların her yönden geliştiği, insan arzularının her zamankinden daha da fazla arttığı modern çağa hazırlayan inkılapları/yasaları tesis etmiş fedakar bir komutandır.
Osmanlı torunuyuz diye ortada dolanan şuursuzlar okurlarsa biraz düşünürler belki diye bu sözlerini seçtimti :) Allah'tan mhp ile ittifak yaptılarda türk düşmanlığını biraz düşürdüler.

Atatürk halkını eğitmeye, aydınlatmaya, yükseltmeye çalışan belkide tek liderdir. sonrasında olanları/ gelenleri görüyoruz işte..

Sevgi, saygı ve minnetle anıyorum kendisini..
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
"Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen bunda karşı koyuşları yok eden olacaksın. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra da sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere gülüp geçeceksin..."

Mustafa Kemal Atatürk
 

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,768
Puanları
38
Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Atatürk.

**

Türkler islamla şereflendi,islam nuru ile aydınlandı gibi masum görünen laflarının bile nasıl bir zihin istilası olduğunu şimdilerde anlıyorum. önceden şerefsiz miydik, karanlık mıydık saygısız herifler!
 

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,768
Puanları
38
Atatürk olmasaydı, Türk belki Özbekistan’da olurdu, ama Trakya ve Anadolu’da kalmazdı. 100 yılda tüm civar büyük coğrafyadan sürülmüş ve katledilmiş Türklerin Konya Ovası’ndan sürülmeleri ve atılmaları ne kadar sürerdi sanıyorsunuz?

Prof. Justin McCarthy
 
Son düzenleme: