Neler yeni

manastır nedir ?

5N1K

Yeni üye
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
67,705
Puanları
0
Yaş
39
Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane
 

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49
Bir haftalığına Mardin'deki Deyrulzaferan Süryani Ortodoks Manastırı'nda kalmıştım, üç dört sene oluyor sanırım.

Manastır hayatı çok güzeldir. Hele hele kendisini tanrıya adasın ya da adamasın düşünür insanlar için ideal bir ortamdır. Bir de o kişi komünal hayatı tarzını seviyorsa tadından yenmez. Keyfi ve huzur bir başkadır.

Saat 5 gibi gün doğarken manastırın büyük çanı çalar ve herkes o çanın sesi ile uyanarak kendi keşişhanelerinden çıkar. İhtiyaçlarınızı giderirsiniz. Sonra direk olarak, kaldığım manastıra göre söylüyorum, alt kata avluya inersiniz, oradan da manastırın kilisesine inip sabah karanlığında ulvi sesle ilahi okuyan papazın sesi ile ruhunuzu doyurursunuz. İbadet sonrası topluca yemek odasına gidersiniz, uzun masalara oturursunuz ve karnınızı doyurursunuz. Bir ara başpapaz gelir giderse ayağa kalkarsınız. Yemek öncesi ve sonrası hep bir ağızdan dualar okunur uzun uzun. Bunu İslami tarikatların tekkelerinde de tecrübe ettim. Bu usuller gerçekten çok güzel. Okunan ilahiler adeta yenecek olan yemeğe, ortama bir kutsallık katar ve daha bir değerli hale gelir o yemek yeme işi psikolojikman. Adeta bir ibadet halini alır. Bu mantıkla hayata bakan için çalışmak, yemek, sevişmek, vs. her iş ibadet halini alır zaten.

Ayin ve yemek saatleri dışında avluda plastik sandalyelere oturulup sohbet edilir. Birkaç kara cüppeli ve uzun sakallı keşiş hatırlıyorum. Bir iki tane de Avrupa'dan gelmiş rahibe vardı. Avrupa'da yaşayan Süryanilerin uğrak yeri imiş bu manastır. Eskiden Süryani Ortodoksluğunun da merkez patrikliği imiş fakat şimdi sanırım merkezleri Şam'da.

Issız manastır tepelerinde gezdik. 2. yüzyıldan kalma manastırlar da vardı orada. Dağ başında rastladığımız çobanlar neredeyse 4 dil biliyorlardı; Türkçe, Arapça, Kürtçe, Almanca.

Yalnızlığı, inzivayı sevenler için bu tür bir hayat tarzı çok huzurludur. Manastırın çatısına çıkarsınız uçsuz bucaksız mezapotamya manzarasına bakar, dalarsınız uzaklara.

Hatırladığım kadarıyla bir de suyu çok güzeldi oranın. Dağ suyu olduğundan olsa gerek.

Manastır hayatı düzenli bir hayat, bir ibadet hayatı, kendi kendine yetme hayatıdır. Bahçe ile uğraşılır. Kendi besinini kendin hazırlarsın.

Manastır hayatı bizde pek yoktur. Bizde en fazla Halvetî Tarikatı vardır fakat o da manastır hayatını tasvip etmez, 40 günlük halvethaneler dışında dervişlerin dergâh hayatı keşişler gibi münzevi bir hayat değildir. Dergâhlar halka açıktır, dervişler de dışarıya açıktır. Manastırlar ise dışarıya kapalıdır, keşişler de dışarıya çıkamaz, bazı manastırlarda kurallar değişimli olsa da.

Gelecekte gidip görmeyi istediğim bir yer de şurası: http://www.felsefe.net/cografya/75020-aynoroz.html#post122192