Küçük Şeyler...

Konu İstatistikleri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde odun tarafından oluşturulan Küçük Şeyler... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 1,114 kez görüntülenmiş, 31 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Küçük Şeyler...
Konbuyu başlatan odun
Başlangıç tarihi
Cevaplar

Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan odun

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
Saĝlıklı doĝanların hiçkimseye borcu olmadıĝı gibi, saĝlıksız doĝanların da birilerini suçlamasının bir anlamı yoktur. Çünkü doĝmak kendi elmizde olmayan bir durum. Doĝanın kanunu bu ve tüm canlılar için geçerli denilebilir.

Diĝer yandan saĝlıklı doĝan birisi tüm hayatı boyunca saĝlıĝına dikkat etmesine raĝmen, elinde olmayan nedenlerden ötürü bugünden yarına her bakımdan sakat kalabilir. Bugün bir trafik kazası olabilir, yarın bir savaş olabilir, öbürgün bir afet olabilir veya salgın bir hastalık olabilir. Hayatımız her an yaşanmaz hale gelebilir.

Ancak ölüm için aynısı iddia edilemez. Her canlı eninde sonunda ölecek olsa da, insan istedikten sonra kendi hayatına son verme iradesine sahiptir. Her ne kadar zor olsa da, başka çıkar yol görmeyenler hayatlarına bir şekilde kıyabilmişlerdir. Yani mümkündür ölmek, istedikten sonra.

Her hâlükârda şansı gözardı etmemek lazım. Kiminin başından ömür boyu eksik olmazken, kiminin yanına bile uĝramaz. Canlılar eşit şartlarda ve ortamlarda doĝmuyor. Hayat tam olarak bundan ibaret aslında. Ancak bazılarımız bu durumdan hoşnut ol(a)madıĝı için, kendimizi avutmak veya içinde olduĝumuz durumu hafifletmek adına, hayallar kurmaya başlıyoruz.

Hayallerimizin sınırı yok elbette.
 

dragon

Üye
Yeni Üye
Katılım
14 Eki 2022
Mesajlar
182
Tepkime puanı
16
Puanları
18
Konum
dünya
Üniversite Bölümü
Sosyoloji
Ünvan
dünyalı
Karıncayı veya bir sineĝi ezerken kılımız hiç kıpırdamazken, bir kedinin, kuşun veya köpeĝin kötü muamele görmesine tahammul edemiyoruz. Hemen yaygarayı basıyoruz.
Karınca' ya kötü muamele ettiğim söylenemez. Ama sinek, haşere v.s. için aynısını söyleyemeyeceğim. :) Sanırım ses/soluk çıkıp çıkmaması ile bunu açıklayamayız. Karınca veya örümceğe dokunmuyorum. Ayrımcılık yapıyorum.

Bunu ben, kendimi, sağlığımı içgüdüsel koruma amaçlı olarak açıklıyorum. Haşereler sağlığa tehdit. Doğada yaşamayı seçeceğine gelip betonarme yapıların içinde fink atıryorlarsa sanırım bunu hak ediyorlar. :)
 

dragon

Üye
Yeni Üye
Katılım
14 Eki 2022
Mesajlar
182
Tepkime puanı
16
Puanları
18
Konum
dünya
Üniversite Bölümü
Sosyoloji
Ünvan
dünyalı
Saĝlıklı doĝanların hiçkimseye borcu olmadıĝı gibi,

Türkiye' de durumlar ters biraz. Sağlıklı doğduğunda kucağında borcu buluyorsun. Sağlıksız sakat doğanı etkilemiyor pek. Ama borclu doğmak sakat doğmaktan, tazminatsız sakat kalmaktan elbette zibilyın kat iyidir elbet.

Diĝer yandan saĝlıklı doĝan birisi tüm hayatı boyunca saĝlıĝına dikkat etmesine raĝmen, elinde olmayan nedenlerden ötürü bugünden yarına her bakımdan sakat kalabilir. Bugün bir trafik kazası olabilir, yarın bir savaş olabilir, öbürgün bir afet olabilir veya salgın bir hastalık olabilir. Hayatımız her an yaşanmaz hale gelebilir.

İşte burada nerede doğduğuna göre şanslı veya şanssızsındır. Amerika' da, batıda tazminat milyoneri olarak iyi, kaliteli bir yaşam sürebilirken, hukuk sistemi, insan haklarının sözde kaldığı ülkelerde durumun cehenneme dönebilir. Türkiye' de bunlardan biridir. Bugün hakkdan haberdar olup, başvuruabilseniz dahi anayasa mahkemesinin insan hayatına biçtiği değerleri görünce insanın insanlığından, vatandaşlığından utanası geliyor. :(

Ancak bazılarımız bu durumdan hoşnut ol(a)madıĝı için, kendimizi avutmak veya içinde olduĝumuz durumu hafifletmek adına, hayallar kurmaya başlıyoruz.

Hayallerimizin sınırı yok elbette.

O avunuların başında gelen ve sizi manipüle etme araçlarından biride din oluyor. Kendi/leri hayal kursa iyi. Sizide doğar doğmaz aynı zırva ile manipüle ediyorlar. "Öte dünyada alacakmışsınız hakkınızı." Yapanın yanına kar kalsın/bıraksınlar, diyorlar yani. E o zaman başörtüsü için miting de yapmayın, öbür dünyada alın hakkınızı. Laik hukuk devletinde o ne hakkıysa artık? İnsanın canının, bedeninin değeri yok. Ama başörtüsünün kamusal alana girmesinin değeri insan canından öte(kadermiş, fıtratmış, mış iş can'a gelince) bu toplumda. Yahu ben dinsizim. Misal, Bana bir iftira atıldı. Bir başörtülü savcı/hakim bana tarafsız nasıl bakacak? "Kabataş yalancısı" örneğini görmedik mi? Şakamısınız siz?

-----------*---------*---------

Böyle sizin düşünceleriniz arasına kendi düşüncelerimi, editörcülüğümü(!) de katıyorum. Ama ne olur kusurama bakmayın. Uygunsuz görüyorsanız, silebilirim. Saygılarımla, değerli paylaşımlarınız için teşekkürler.
 
Son düzenleme:

dragon

Üye
Yeni Üye
Katılım
14 Eki 2022
Mesajlar
182
Tepkime puanı
16
Puanları
18
Konum
dünya
Üniversite Bölümü
Sosyoloji
Ünvan
dünyalı
İnsanlar, farkındalıklarının farkına vardıklarından beri epeyi bir zaman geçmesine rağmen, hălă birbirini kesmeye, tecavüz etmeye, öldürmeye, kendi dini inançlarını ve yaşam tarzını başkalarına dikte etmeye devam ediyor.

İhtiyara merhaba verdik, saygı gösterdik, o başladı hemen din satmaya. Ben dinsizim dedim. Başladı düşman görmüş gibi bakmaya, düşmanca konuşmaya. Kalkdım gidiyorum; rahatsız eder şekil, gözlerini ayırmadan kötü kötü bakarak, tacizine devam etti. Sanki ben onunla aynı şeyleri /hayali varlamak zorundaymışım gibi. İnancsız olmamıza rağmen; vergisini ödüyoruz, imamının maaşını ödüyoruz, dolduramadığın lüks cami inşaatının parasını ödüyoruz. Ama o bile yetmiyor. Dini de bilseler, anlasalar, hayatlarına tatbik etseler gam yemeyeceğim...
 
Son düzenleme:

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
imamının maaşını ödüyoruz,
Oh olsun size; dinsiz imansız oldunuz diye kaytaracaĝınızı mı zannediyorsunuz?:D

Aslında dini vecibeler için gerekli olan tüm harcamaların (diyanet kurumu, imam, cami, imam hatip okulları vb.) kendini Sünni müslüman olarak tanımlayanlardan tahsil edilmeli, çünkü sadece Sünni müslümanların dinsel ihtiyaçları dikkate alınıyor.
Aleviler komşu dindar olmalarına râgmen onlar bile görmezden geliniyor.

Avrupa´da klise vergisi var ve bu vergiyi isteyen veriyor, istemeyen dilekçe verip ödemekten kurtuluyor. Yani ödeme zorunluĝu yok. Doĝrusu bu.

İsteyen yakılıyor, isteyen gömülüyor. Belediyeler her inanca sahip vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Dinsizmiş, Müslümanmış, Hrıstiyanmış, Museviymiş... Pek fazla önemli deĝil. Her dinin mezarlıĝı var; hatta bazıları aynı mezarlıĝı beraberce paylaşıyor.
 
Son düzenleme:

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
Bir memleketteki sorunlar ne zaman içinden çıkılamaz bir hâl alır, işte o zaman aĝzı olan olmayan ve bilhassa siyasetçiler topu taca atmaya kalkarlar. Vatana ve millete hizmet etmek iddiası ile ortada gezenler, ilk etapta öz eleştiri yapmaları gerekirken, burunların hiç kıldırmıyorlar nedense. Sanki her eylemleri doĝru, her eylemleri düzgün. Keşke böyle olsa ki böyle olsaydı zaten bu memleket çok daha ileride olurdu ve adaletin olduĝu daha çaĝdaş bir konuma gelirdi.

Hasılı...ahhh şu dış güçler yok mu, hepsi bu zındıkların altından çıkıyor. Sıkıntı var mı, sorunlar büyüyor mu, at suçu dış güçlere. Nasılsa işin aslını gerçek sorumlulardan hesap sormak vatandaşın aklına hiç gelmiyor. İlĝinçtir, halbuki dış güçlerin olan bitenden sorumlu olup olmadıĝı hiç önemli deĝil.

Gerçek sorumlular kim diyenler olacaktır. Gerçek sorumlular, vatana ve vatandaşlara hizmet vermek iddiasında olanlardır ilk etapta. Bu gerçek, nedense hep görmezden geliniyor.
 

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
Hayat kutsal olarak görülmesine raĝmen, hayata ait ne varsa yakıp yıkıp tahrip ediyoruz. Yapıcı olmaktan ziyade yıkıcı tarafımız daha aĝır basıyor nedense. Paylaşamıyoruz; daha doĝrusu bunu bir türlü düzgünce öĝrenemedik. Kimbilir, bizleri biz yapan, belki bu özelliĝimizdir.
 

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
Memleketimin insanlarının en büyük zaafının umursamazlık olduĝunu düşünüyorum, çünkü senelerden beri süregelen negatif gelişmeleri başka türlü açıklamak mümkün deĝil. Bu umursamazlıĝın çeşitli sebeplerinin olduĝu muhakkak. Bunların başında tarafgirlik, cahillik, bencillik, çaresizlik, yozlaşma ve en önemlisi korkaklık geliyor.

Yurdum memleketinin güzel bir özetini gösteren bir resim:
1670750680352.png
 
Son düzenleme:

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
"Her çocuk her türlü kötülüklerden korunmaya muhtaçtır" edebiyatı yapmak istemiyorum, çünkü aklı başındaki insanlar bunun böyle olduĝunu bilir ve bilmeli. Ama gel gör ki, bilhassa çocuklar, eskiden beri her toplumda en çok zarar görenlerin başında geliyor maalesef. Yetişkinler yeri geldi mi utanmadan sıkılmadan yalan söyleyebiliyorlar, iftira atabiliyorlar ve her türlü kötülüĝü yapabiliyorlar.

Halbuki hepimiz bir zamanlar çocuktuk, saftık, güler yüzlüydük, yalan nedir bilmezdik. Nedendir bilmiyorum; büyüdükçe bir haller oluyor bazılarına.
 
Son düzenleme:

de spinoza

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
18 Ara 2022
Mesajlar
2
Tepkime puanı
1
Puanları
3
Yaş
24
Konum
İzmir
Hangi Felsefe Akımına Yatkınsınız ?
Varoluşçuluk
Bazen hayat konusunda çok romantik düşünüyoruz. Duygularımız, mantığımızın, gerçekliğin önüne geçiyor.
 

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
İnsanoĝlu/İnsankızı, oldum olası kendini hayvanlardan üstün görme alışkanlıĝından bir türlü kurtulamadı gitti. Çünkü farkındalıĝının farkına vardı diye, kendisini dev aynasında görme huyundan vazgeçemiyor bir türlü.

Kainatın merkezinin kendisi olduĝunu zannediyor, halbuki hayvanlar âlemi insan türü ortaya çıkmadan milyonlarca sene evvelinden vardı zaten. İnsan türüne ihtiyaçları hiç yok, çünkü insanlar olmadan da hayatta kalma özelliĝine sahipler.
 

odun

Filozof
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
786
Tepkime puanı
121
Puanları
43
Konum
Kime ne
2022 senesi de bitti bitecek...

Kimbilir kaç kişi başlamadan evvel ne umutlarla bakmıştı 2022´ye. Muhtemelen bazıları mutlu olmuştur, bazıları ise hüsrana uĝramıştır, hayal kırıĝı yaşamıştır, usanmıştır uĝraşmaktan. Çünkü her gün, her an bir var olma mücadelesinin içindedir tüm canlılar âlemi.

Kapıda bekleyen 2023 senesi kimini mutlu ederken, kimini yine hayal kırıklıĝına uĝratacaktır. Bu kesin. Çünkü bu dünya mükemmellikten o kadar çok uzaktadır ki mutluluk/mutsuzluk ince bir bir cizginin iki tarafı gibidir. Her an hangi tarafında olunacaĝı bir hayli meçhul.

Yine de tüm kötülüklere, adaletsizliklere raĝmen atalarımız ne demişti?
- En son ölen şey umuttur.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Sidebar Kapat/Aç

Yeni Konular

Advertising

Yeni Mesajlar

Üst