Kıskançlık

Konu İstatistikleri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Genel Tartışma Alanı kategorisinde Adem tarafından oluşturulan Kıskançlık başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,614 kez görüntülenmiş, 88 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Genel Tartışma Alanı
Konu Başlığı Kıskançlık
Konbuyu başlatan Adem
Başlangıç tarihi
Cevaplar

Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Adem

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
İnsanın duygusal dünyasında önemli yer tutan bir duygudur kıskançlık.
İnsan genelde güzel gördüğü her şeyi kıskanır.
Bu duygu insana kendisinde olmayan (hatta bazen kendisinde de bulunan) o güzelliğe ulaşmaya çalışma dürtüsü verir.Çoğu zaman kıskandığı kimseye karşı bir düşmanlık geliştirir insan. Hatta bu düşmanlık kıskançlık duyulan kişiye zarar verebilmek için elinden geleni yapma durumuna sokar insanı...
Kadın cinayetlerinin çoğunun kıskançlık sonucu olduğunu düşünebiliriz.
Demek kıskançlık suçsuz insanların katledilmesi ile bile sonuçlanabilecek ,dehşetli bir psikolojik hastalıktır diyebiliriz...
 
Son düzenleme:

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Aslında tüm diğer duygular gibi kıskançlık insani ,gerekli olmazsa olmaz bir duygudur. Onu , vahşi , tehlikeli bir hale sokan yine diğer duygulardaki gibi , bu duyguya sahip insanın o nun hakikatının ve ölçüsünün ne olduğunu bilip ona göre bir ölçüyle bu duyguyu yaşayamaması ve tüm benliğini bu duygunun esaretine kaptırarak kendini kıskançlığın köleliğine bırakmasıdır...
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Kıskançlık neden psikolojik bir hastalık olsun?
Öyle ya, bu özellik her insanda az veya çok var. Yani bir bakıma doĝal denilebilir. Bencillik de canlılara özgü bir tutum, hal böyle iken buna benzer özellikleri hastalık olarak görmek yanlış.
 

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Dengesiz kıskançlığın insan için en ufak zararı onu mutsuz etmesi ve bunalıma sokmasıdır. İnsan kıskanıyorsa mutlaka acı çekecek , huzuru kaçacaktır.
Bunlar bile kıskançlığın insan için büyük bir sorun olduğunu anlamamıza yeter.
Düşünün mutsuz geçen bir aninızı geri almak isteseniz dünyaları verseniz alamazsınız. Sadece insanın vaktini çalması bile bence büyük bir sorun...
Aşırı kıskançlığın ise ne büyük zararlara yol açtığı zaten malumunuz...
 

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Bence kıskançlığın hiç olmaması da , fazla ya da aşırı olmasıda ya bizatihi psikolojik bir hastalık ya da böyle bir hastalığın göstergesidir.

İnsanda bulunan her duygu yerli yerince olduğunda tamamen insani ve hatta insan olmanın gereğidir.

Aksi halde duygusuz bir insan düşünülemez...

İste insanı hayatta mutsuz eden , onu olmaması gereken yerlere sürükleyen şey , kendinden ve dolayısıyla tüm alemden habersiz olmasıdır...

Belki de felsefe , insanı insanda yine insanın tanıması içindir...
 

bilgisezgi

Yeni üye
Yeni Üye
Katılım
26 Ocak 2022
Mesajlar
81
Tepkime puanı
42
Puanları
18
Konum
Türkiye
İnsanın duygusal dünyasında önemli yer tutan bir duygudur kıskançlık.
İnsan genelde güzel gördüğü her şeyi kıskanır.
Bu duygu insana kendisinde olmayan (hatta bazen kendisinde de bulunan) o güzelliğe ulaşmaya çalışma dürtüsü verir.Çoğu zaman kıskandığı kimseye karşı bir düşmanlık geliştirir insan. Hatta bu düşmanlık kıskançlık duyulan kişiye zarar verebilmek için elinden geleni yapma durumuna sokar insanı...
Kadın cinayetlerinin çoğunun kıskançlık sonucu olduğunu düşünebiliriz.
Demek kıskançlık suçsuz insanların katledilmesi ile bile sonuçlanabilecek ,dehşetli bir psikolojik hastalıktır diyebiliriz...

İnsanlar başkasında olan güzelliklerin kendisinde de olmasını ister.
Çünkü diğer canlılar temel ihtiyaçlar peşindeyken, insanlar çirkin-güzel kavramını geliştirmişler.
Örnegin, diğer canlılar için hiç birşey ifade etmeyen altın, zümrüt gibi taşlara o kadar güzellik atfetmişler ki, onun için birbirlerini öldürecek duruma gelmişler.
Diğer canlıların eş seçimi sadece temel ihtiyacı karşılamakla sınırlıyken, insanların eşte aradığı özellikler adeta sonsuzdur, söz gelimi artık beyaz atlı prens bile yetersiz kalıyor.
İnsanlar güzelliğin sayısını o kadar çoğaltmış ki, hayaller bile yetişemiyor.
Ayrıca kıskançlık kaynaklı olayların çoğu bakış açısına dayalı kıskançlığı kışkırtan davranışlardan kaynaklanıyor.
Örneğin ihanet, birisi için ölüm nedeniyken, diğeri için basit bir kaçamak olarak görülebiliyor.
Ee, hal böyleyken zaten kıskanç olan yapımız da sayısız kıskançlıkla dolup taşıyor.
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Bence kıskançlığın hiç olmaması da , fazla ya da aşırı olmasıda ya bizatihi psikolojik bir hastalık ya da böyle bir hastalığın göstergesidir.
Bu iddianıza katılmıyorum. Bazı hal ve hareketler bazıları için normal gözükebilirken, bazıları aşırı olduĝunu iddia edebilir. Veya tamamen tersi de olabilir. Sizin hastalık olarak tanımladıĝınız aşırı ve eksik kıskançlık, başkasına tamamen doĝal gelebilir. Bence hastalıktan ziyade gayet doĝal bir durum.

İnsanda bulunan her duygu yerli yerince olduğunda tamamen insani ve hatta insan olmanın gereğidir.

Aksi halde duygusuz bir insan düşünülemez...

İste insanı hayatta mutsuz eden , onu olmaması gereken yerlere sürükleyen şey , kendinden ve dolayısıyla tüm alemden habersiz olmasıdır...

Belki de felsefe , insanı insanda yine insanın tanıması içindir...
İnsan olmanın gereĝinin ne ve nasıl olacaĝına kim karar veriyor?
Elbette bizler, yani mesele tamamen subyektif. Eee, hal böyle olunca Afrikalı birisinin insan olma tanımı farklıdır, dindarın farklıdır ve elbette dinsizin de farklıdır. Yani insanlık kıstası kime göre, neye göre alınacak?
 
Son düzenleme:

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
İnsani bir duygu olarak kıskançlık , insanların gelişimine katkı sunabilir. Örneğin insan bir başkasında gördüğü güzelliğin kendisinde de olmasını , gördüğü o güzelliğe sahip insanlara herhangi bir düşmanlık beslemeden , onlara zarar vermeyi düşünmeden isteyebilir ki bunun kimseye herhangi bir zararı olmaz.Bilakis , insanlığın gelişmesine yardımcı olur.
 
Son düzenleme:

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Evvela doĝanın nasıl işlediĝini iyi bilmek lazım, çünkü doĝa hakkında gereĝinden fazla güzelleme yapılırsa, yapılan çıkarımlar da o kadar yanlış olacaktır. Yani demem o ki; herkes aynı görüntüye ve özelliklere sahip olsaydı kıskançlık duygusu olacak mıydı? Elbette olmayacaktı.

Demek ki bizleri doĝanın ta kendisi yönlendiriyor. Öyle ya herkes aynı bonuslarla dünyaya gelmiyor, kimisi zengin, kimisi fakir, kimisi sakat, kimisi güzel ve kimisi de bir hayli çirkin olarak bu dünyaya gözlerini açıyor.

Hal böyle iken tabii kıskançlık olacak, çünkü insanlar/canlılar bu şartlarda kıskanç ve bencil olmaya ve davranmaya adeta zorlanıyorlar. Çünkü hiçbir eşitlik yok bu dünyada. Bu en önemli noktadır, çünkü hayatın ta kendisidir. Birileri dört nala koşarken, diĝerleri binbir güçlükle hayata tutunmaya çalışıyor. Bu durumda tabii ki kötü pozisyonda olanlar isyan edecek.
 
Son düzenleme:

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Kıskançlığın insan doğasında bulunan normal bir duygu olduğunu düşünebiliriz. Gerçekten de öyledir...

Peki şimdi şunu da söylememiz gerekmeyecek mi o zaman :

Kıskançlığı yüzünden kıskandığı kişiye zarar veren biri doğal ve normal bir duyguyla bu fiili işlememişmidir ?

O halde bu adama ceza vermemeliyiz ???

Ya da kıskanclığı yüzünden mutsuz olan biri ,
Bu doğal bi duygu mutsuzluğa mahkumum mu demeli ?
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Kıskançlığın insan doğasında bulunan normal bir duygu olduğunu düşünebiliriz. Gerçekten de öyledir...

Peki şimdi şunu da söylememiz gerekmeyecek mi o zaman :

Kıskançlığı yüzünden kıskandığı kişiye zarar veren biri doğal ve normal bir duyguyla bu fiili işlememişmidir ?
Doĝal olması bir şey, başkasına zarar vermek başka bir şey. Her canlının yaşam hakkı varsa eĝer, ki öyledir zaten, bu durumda diĝerleri arkadan gelir. Yani başkasına zarar vermek, suçtur elbette. Ancak bu husus kıskançlık duygusunun doĝal olmasına engel deĝil.

O halde bu adama ceza vermemeliyiz ???
Başkasına zarar veren, sebebi ne olursa olsun, cezasını çekmelidir elbette. Çünkü toplumu bir arada tutan kurallar/kanunlar var. Bunların dışına çıkan, hesabını da vermek zorunda.
Ya da kıskanclığı yüzünden mutsuz olan biri ,
Bu doğal bi duygu mutsuzluğa mahkumum mu demeli ?
Bu kişinin kendi kişisel sorunu. Diĝerlerini veya toplumu baĝlamaz.
 

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Doğal olan bir duygu eğer gerçekten doğalsa , o duygunun getirdiği sonuçlar da doğaldır... Doğal bir duygu yaşanmak zorunda olan bir şeyse kimse kimseye bu duyguyu niye yaşıyosun kardeşim diyebilir mi ?

Öyleyse kimseyi doğal bir duyguyu yaşadığı için suçlayamazsınız...

Demek ki insanların doğal da olsa duygularını belli bir noktada frenlemesi belki de duygunun gereğini yerine getirmemesi beklenirken , insanlara doğal duygusunun gereğini yerine getirdiğinde cezalandırılması bir kanun olarak ortaya konuyor..
 

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Yukarıdaki önermelerim doğruysa - ki bence doğrudur - o zaman şöyle bir soru geliyor akla :

- İnsanlardan kendilerinde bulunan doğal duyguları frenlemeleri beklenirken , hatta bunu yapmadıkları takdirde cezalandırılmaları gerektiği söylenirken acaba onlardan DOĞA ÜSTÜ bir performans beklenmiş olmuyor mu ?

Öyle ya , onlardan doğalarını yenmeleri bir dayatma olarak bekleniyor ....
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Yukarıdaki önermelerim doğruysa - ki bence doğrudur - o zaman şöyle bir soru geliyor akla :

- İnsanlardan kendilerinde bulunan doğal duyguları frenlemeleri beklenirken , hatta bunu yapmadıkları takdirde cezalandırılmaları gerektiği söylenirken acaba onlardan DOĞA ÜSTÜ bir performans beklenmiş olmuyor mu ?
Doĝru deĝil, çünkü toplumu toplum yapan kuralları ve kanunları hiçe sayıyorsunuz. Herkes kafasına göre yaşamaya kalksa kaos ve anarşi hâkim olurdu. Ne dedik? Doĝallık başka bir şey, başkasına zarar vermek başka bir şey!

Kafalarına göre mi doĝallıklarını yaşamak istiyorlar?
Tamam, o zaman hiçkimsenin olmadıĝı/yaşamadıĝı ve balta girmemiş ormanlarda veya diyarlarda gidip yaşasınlar. Kimse tutmuyor onları. Yeter ki kendilerinden başkasına zararları olmasın!

Öyle ya , onlardan doğalarını yenmeleri bir dayatma olarak bekleniyor ....

Birisi senden bir şekilde huylandı. Bu durumda sana zarar vermesini ister misin?
İstemezsin, çünkü yaşam hakkına tecavüz edilmesini elbette istemezsin.
 
Son düzenleme:

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Eğer insanlardan doğa üstü bir performans bekleniyorsa bu, onlara zulümdür.

Peki insan doğası mutlaka frenlenmesi gereken , gereği yapıldığında cezalandırılacak ya da çirkin sonuçlar doğuracak duygularla mı doludur ?

İnsan doğası onu kötülüğe mi yönlendirir ?

İşte burada tartışılması gereken konu bu ....

Ne garip değil mi ...

Hepimiz insanız , insan olarak bu kadar sene yaşamışız ama insan doğasının ne olduğunu , neleri içerdiğini , nasıl çalıştığını bile net olarak bilmekten çok uzağız...

Nasıl yaşıyoruz ki 😄
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Eğer insanlardan doğa üstü bir performans bekleniyorsa bu, onlara zulümdür.
Değildir, gerekçesini de 50 kere yazdık. Ancak görmezden gelmeyi yeğliyorsun ve soruları yanıtlamıyorsun.
Hep ortaya yazıyorsun. Bu ne iştir?!

Soru basit: Birisi seni tecavüz etmeye kalkarsa veya kıskandığı için öldürmeye yeltense, ne yaparsın? Onun doğal içgüdülerine izin verir misin?

Peki insan doğası mutlaka frenlenmesi gereken , gereği yapıldığında cezalandırılacak ya da çirkin sonuçlar doğuracak duygularla mı doludur ?
Evet; insanlar yeri geldi mi canavarlaşabilir. Geçmiş tarih bununla ilgili örneklerle doludur.

İnsan doğası onu kötülüğe mi yönlendirir ?
Evet ve Hayır. Hem iyiye hem de kötüye yönlendirir.

İşte burada tartışılması gereken konu bu ....

Ne garip değil mi ...
Gariplik falan yok. Toplumsal gerekçeler yerine göre bireyselliğin önüne geçebilir. Bilmiyorum daha kaç defa yazayım; topluma uymak istemeyen, pekala toplumun dışında yaşamakta özgürdür. Ancak pek becereceğini zannetmiyorum.

Hepimiz insanız , insan olarak bu kadar sene yaşamışız ama insan doğasının ne olduğunu , neleri içerdiğini , nasıl çalıştığını bile net olarak bilmekten çok uzağız...
Bu iddialar senin görüşün, haliyle seni bağlar. Farkındalığımızın farkına vardık diye, hayvanlardan pek fazla farkımız yok. Meselenin özü ne? Yaşa, çoğal, öl. Doğanın kanunu bu, daha fazla gizem yüklemenin bir anlamı yok. Bizim için de geçerlidir bu.

Nasıl yaşıyoruz ki 😄
Ben nasıl yaşadığımı iyi biliyorum, sizi bilmem ama.:cool:
Bu konuya son mesajım, çünkü duvara konuşma hissine kapıldım!:confused:
 
Son düzenleme:

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Öncelikle burada herhangi biriyle bir tartışmaya girmeye niyetim yok. Çünkü konu dağılıyor ve bambaşka yerlere gidiyor.

Tabi herkes fikrini sölemekte serbesttir.

Ancak ben ele aldığım konu üzerinde derinlemesine ilerlemek istiyorum ve yüzeysel kalmak istemiyorum. Konuyu derinlemesine inceleyen arkadaşların katkısı beni mutlu eder...
 

odun

Ordinaryus
Özel Üye
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
656
Tepkime puanı
112
Puanları
43
Konum
Kime ne
Aslında yazmayacaktım...ancak söyledikleriniz yenilir yutulur değil!

Demek biz düzeysel düşünürken, siz derinsel düşünüyorsuz. Vay be!:D
Bu nedenle mi size sorulan sorulardan ısrarla kaçınıyorsunuz?

Halbuki hayatın ta kendisini görmezden geldiğinize göre, kimin düzeysel ve kimin derinsel duruşu ortada.
Peki, buyur meydan sizin. Bundan sonra kendiniz çalıp kendiniz oynayın.
 
Son düzenleme:
  • Sevdim
Tepkiler: ls2

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Güzel bir evi , arabası , eşi , sevgilisi ya da başarılı vs .olan birini gördüğümüzde içimiz burulur , sıkıntıya gireriz. Kıskançlık bizi sardığında o günümüzden artık hayır gelmez. Kemdimiz mutsuz olduğumuz gibi gönderdiğimiz negatif enerji kıskandığımız kişileri de kötü etkiler. Moralsiz oluşumuz etrafımızdaki insanlarla da ilişkilerimizi az çok bozar...

İnsanlara karşı bilinçaltımızda düşmanlık , yaşadığımız bu her kıskançlık kriziyle artmaya başlar. Git gide insanlara öcü gözüyle bakmaya başlar , en ufak tatsızlıklarına dayanamaz hale geliriz.

Aynı zamanda insanın kıskançlık krizinin artmasına sebep olan bir etmende , insanın çaresizliğidir. Bu da git gide kin ve nefrete dönüşür.

Günümüz toplumunun yalnızlığa itilişinin nedenlerinden biride kıskançlıktır.

Tabi kıskanılan kişilerde bu işte pay sahibidir. Ellerine geçen her şeyi daha önceki kıskançlık krizlerinin öcünü almak için insanların gözlerine gözlerine sokarak intikam almaya çalışırlar...

Bu arada tabi kendilerince kendi üstünlüklerini ortaya koyarak , karşılarındaki insanların bir EZİK grubu olduğunu ima ederler...
 

Adem

Sorgucu Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
440
Tepkime puanı
50
Puanları
28
Bu durum toplumda dile getirilmeyen ama herkesçe bilinen bir gerçek olarak yaşanmaya devam ederken , herkes bunun böyle olması gerektiği yanılgısını içselleştirmiş şekilde yaşamaya devam eder...

Sanki eline kendince bir güzellik geçmiş , yakalamış birisi onu , karşısındakinin kıskanacağını ve fakat yüzüne karşı sahte gülücükler takınarak sevinmiş gibi yaparak , içinden çatlamalar geçireceğini bilerek ballandıra ballandıra anlatmak toplumun yazılı olmayan bir kuralı olmuş...

Eline fırsat geçiren ( ki toplumda yer edinmek isteyen mutlaka böle bir fırsat yakalamak zorundadır ) fırsatı kullanmalı ve tanıdığı herkesi çatlatmalıdır bu kurala göre 😄
 
Son düzenleme:
Tüm sayfalar yüklendi.
Sidebar Kapat/Aç

Advertising

Üst