Neler yeni

kadir mısıroğlu cenazesi

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,784
Puanları
38
Ölünün arkasından kötü konuşulmaz. öncelikle şunu belirtelim bu gelenek bir Türk geleneğidir. İslami değildir. ancak islama girmemizle birlikte elbette islamla sentezlenmiştir. kısaca anlatayım; ölünün arkasından kötü konuşulmaz çünkü ölüm süreci 40 gün süren sıkıntılı bir süreçtir. bu süreçte ölen kişinin diğer boyuta geçmesine yardımcı olmak için birçok ritülelimiz vardır, yemek vermek,atını kurban etmek gibi işte arkasından iyi konuşmakta bunlardan biridir. ölen ruhun ölümle başlayan sıkıntılı sürecine yardımcı olmak ve ona hiç bilmediği bu süreçte yol göstermektir. bu konuda hadislerde var ama ben bu hadislerin uyarlama olduğunu veya bizim geleneğimizdeki anlamda olmadığını düşünüyorum. İslam inancında kişi ölür ölmez sorgulanır ve azap başlar. ölen kişi cehennemlikse azaba hemen başlayan bir dini inanç ne diye arkasından kötü konuşmayın desin ki, kötü olana kendi azap ediyor zaten. ( Türklerin eski inanışında cennet cehennem yoktur(çok sonradan uçmağ ve tamu olarak bu inanç gelmiş olsa da bunun diğer inançlarla etkileşim kaynaklı olduğu düşünülüyor) iyiliğinde kötülüğünde karşılığı bu dünyadadır. iyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur deyimi de bu inanç temellidir.

şimdi cenazeye katılanlardan bazıları;

Cenazeye katılanlardan bazıları; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı ve Nurettin Canikli.

Akpli bunca siyasi bu şahsın cenazesine neden katılıyor?

bu katılım apaçık gösteriyor ki akp sistemli bir biçimde kendi meşruiyetini yaratmaya çalışıyor. bu ve benzeri adamları ve altındaki ekibide besliyor, tarikat ve cemaatleride bu yüzden besliyor.. peki nedir bu yaratılmak istenen meşruiyet!? tabiki Kral papaz veya sultan-şeyhülislam meşruiyeti.


Tarihe bakıldığında Meşruiyet; Başarıdan,Soydan,Tanrıdan ve fransız devrimi sonrasıda halktan alınıyor. bunlar bir arada da olabiliyor.


kısaca örneklersem;

Osmanlı hanedanları meşruiyetlerini; başarılarına,kendini selçuklu hanları ile ilişkilendirmesine (akrabalık iddiası) ve islama hizmet maksadına bağlayıp meşrulaştırmıştı.

Başbuğ Atatürk meşruiyetini; 1)başarısına (osmanlı dağılmıştı elde kalan bir avuç Türk ile bu devleti kurdum) (Tanrının Kut vermesi olarak ta düşünülebiliir)
2) halka .(meclise) osmanlı padişahi gazi ünvanımı alsada meclis bana onu geri verdi)
3) osmanlı hanedanlarının adaletsiz ve haksız uygulamalarına. (böylece onlar haksızdı yeni devlet kurmaya mecburduk)

İşte akp; bugün kendini osmanlı ve islamla özdeşleştirip meşrulaştırmaya çalışmaktadır. bu devletin ve milletin bir anayasası vardır (egemenlik milletindir). halkın oyları ile meşrulaşan anayasayı akp çoğu zaman delmektedir ama halkımızdan ses çıkmamaktadır. bunun sebepleri arasında elbette halkın bu konulardaki bilgisizliğin etkisi vardır. ancak en büyük etki akp nin kendini islamla ve devletle(osmanlı ve türklerin devlet kavramına olan saygısıyla) özdeşleştirip bunun üzerinden eylemlerini meşrulaştırmasıdır.
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
571
Puanları
18
Ortada (akp tarafından bakılırsa) yanlış bir durum yoktur, insanların siyasette ve günlük hayatın çeşitli kısımlarında istediğini elde etmek için çeşitli şekillerde davranması gayet sıradandır. Bu şekillerde davranmak günümüz "doğru" ahlak kuralları çerçevesinde incelendiğinde karşımıza şok edici yanlışlar çıkabilir. Ancak var olan doğru ile eyleme geçen doğru aynı şey değildir.
Özetle: Fanatik muhafazakar kesimin azılı bir temsilcisi olan kadir mısıroğlu'nun cenazesine önemli temsilciler göndermek kendi seçmenleri tarafından Akp için faydalı olmuştur.
 

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,784
Puanları
38
Ortada (akp tarafından bakılırsa) yanlış bir durum yoktur, insanların siyasette ve günlük hayatın çeşitli kısımlarında istediğini elde etmek için çeşitli şekillerde davranması gayet sıradandır. Bu şekillerde davranmak günümüz "doğru" ahlak kuralları çerçevesinde incelendiğinde karşımıza şok edici yanlışlar çıkabilir. Ancak var olan doğru ile eyleme geçen doğru aynı şey değildir.
Özetle: Fanatik muhafazakar kesimin azılı bir temsilcisi olan kadir mısıroğlu'nun cenazesine önemli temsilciler göndermek kendi seçmenleri tarafından Akp için faydalı olmuştur.
maalesef öyle Baturkişi.. din ile devşirilerek kendi milletine,kendi töresine kendi atasına düşman edilmiş insanlar bunlar..selçuklu ve osmanlı hanları islami inancı kullanarak büyük işler yaptılar..olması gerekende budur gerçek devlet adamı dini kullanır, dinin devleti yönetmesi diye bir şey zaten yoktur ,bunlar halka satılan hayallerdir (gerçek islama uyan milletler yükselir ütopyası gibi)

hanlık/kağanlık sisteminden demokrasiye geçişimiz ve haliyle ortaya çıkan oy kaygısı ile iyice zübükleşen siyasetimizin geldiği en son nokta budur işte.. keşke yunan kazaysaydı diyen adamın cenazesi bayrağa sarıldı ve devlet erkanı törende hazır bulundu.. bu siyasi zübükleşme böyle devam ederse bu milletin geleceğinden gerçekten endişeliyim..neyseki rusya ile avrupanın arasındayız da bizim parçalanmamız avrupanın ve hamisi abd nin pek işine gelmiyor gibi..ama ilerde işler değişebilir..kendimizi koruyabilecek güce erişmemizi sağlayacak vatansever insanların devlet işlerinde daha çok yer almasını diliyorum ..
 

true blue

Üye
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
473
Puanları
18
Yaş
30
Ak parti tam bir güç zehirlenmesi yaşıyor, nitekim Abdullah Gül bu durumu dikkat çekti ve şöyle dedi:
"Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım.
Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız. "

Ak parti iktidara geldiğinde bütün kurumlarda cuntacı bir kemalist kesim hakimdi, Ak parti zamanla kurumlardaki kemalist kesimi tasfiye etti( askeriyedeki hatta yargıdaki cuntacı kemalist kesimi fetullahçılar vasıtası ile tasfiye etti) ve şimdi bütün kurumları ele geçirdi, artık hiçbir kurum Ak parti'ye muhalif değil, işte Abdullah Gül'de bunu demek istiyor, nasıl 2007 senesinde bizler cuntacı kemalist kesimin haksızlığına uğradıysak şimdi de gücü eline geçiren biz dindar kesim aynısını onlara/muhaliflere yapmamalıyız demek istiyor. Ama şu da bir gerçek ki 28 şubatın 1000 yıl süreceğini belirtenler, üniversitelerde başörtülüleri ikna odaları kuranlar, başörtülüleri meclise ve memur olarak almayanlar, İmam hatiplere katsayı getirenler ve dindar ailelerin çocuklarını askeriyeye almayan bu cuntacı kemalist kesim Ak parti'nin hep yüzde 52 bandında oy alması sebebiyle de asla iktidara geleceğini anlayınca şimdi kedi gibi oldu ve iktidara ancak Türkiye'nin mütedeyyin kesiminin desteğini alarak gelebileceklerini anladılar.

Bakalım bu kemalist ve mütedeyyin kesim ne zaman birbirlerine empati yapmayı öğrenecek.
 

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,784
Puanları
38
Ak parti tam bir güç zehirlenmesi yaşıyor, nitekim Abdullah Gül bu durumu dikkat çekti ve şöyle dedi:
"Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım.
Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız. "

Ak parti iktidara geldiğinde bütün kurumlarda cuntacı bir kemalist kesim hakimdi, Ak parti zamanla kurumlardaki kemalist kesimi tasfiye etti( askeriyedeki hatta yargıdaki cuntacı kemalist kesimi fetullahçılar vasıtası ile tasfiye etti) ve şimdi bütün kurumları ele geçirdi, artık hiçbir kurum Ak parti'ye muhalif değil, işte Abdullah Gül'de bunu demek istiyor, nasıl 2007 senesinde bizler cuntacı kemalist kesimin haksızlığına uğradıysak şimdi de gücü eline geçiren biz dindar kesim aynısını onlara/muhaliflere yapmamalıyız demek istiyor. Ama şu da bir gerçek ki 28 şubatın 1000 yıl süreceğini belirtenler, üniversitelerde başörtülüleri ikna odaları kuranlar, başörtülüleri meclise ve memur olarak almayanlar, İmam hatiplere katsayı getirenler ve dindar ailelerin çocuklarını askeriyeye almayan bu cuntacı kemalist kesim Ak parti'nin hep yüzde 52 bandında oy alması sebebiyle de asla iktidara geleceğini anlayınca şimdi kedi gibi oldu ve iktidara ancak Türkiye'nin mütedeyyin kesiminin desteğini alarak gelebileceklerini anladılar.

Bakalım bu kemalist ve mütedeyyin kesim ne zaman birbirlerine empati yapmayı öğrenecek.
Her iki tarafında kendine göre haklı gerekçeleri olabilir. bunlar karmaşık konular ve benim bu konularda iddialı konuşacak kadar bilgim yok. zaten bilinç dağınıklığımızın sebeplerinden biride bu. kurgular, komplo teorileri veya subjektif yorumlar üzerinden hareket ediyor herkes. bunlar devlet işleri ve devlet işleri sırlarla doludur.

o yüzden bu dediklerine itiraz etmeyeceğim. ama siyasal islam gelirse bu felaketimiz olacaktır. siyasal islam galip geldiği hiçbir ülkeden seçimle gitmemiş.. chp seçimle devrildi,darbeler oldu ama darbecilerden sonra bile iyi yada kötü tekrar demokrasiye dönüldü.. bu yazdıklarınla kadir mısıroğlu ve arkasındakilerin zihniyetini kısmende olsa savunuyorsan bir daha düşün derim..
 
Son düzenleme:

true blue

Üye
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
473
Puanları
18
Yaş
30
Her iki tarafında kendine göre haklı gerekçeleri olabilir. bunlar karmaşık konular ve benim bu konularda iddialı konuşacak kadar bilgim yok. zaten bilinç dağınıklığımızın sebeplerinden biride bu. kurgular, komplo teorileri veya subjektif yorumlar üzerinden hareket ediyor herkes. bunlar devlet işleri ve devlet işleri sırlarla doludur.

o yüzden bu dediklerine itiraz etmeyeceğim. ama siyasal islam gelirse bu felaketimiz olacaktır. siyasal islam galip geldiği hiçbir ülkeden seçimle gitmemiş.. chp seçimle devrildi,darbeler oldu ama darbecilerden sonra bile iyi yada kötü tekrar demokrasiye dönüldü.. bu yazdıklarınla kadir mısıroğlu ve arkasındakilerin zihniyetini kısmende olsa savunuyorsan bir daha düşün derim..
Siyasal İslam hakkında söylediklerinize katılıyorum...

Siyasal islama muhalif olan diğer yüzde 48'lik kesim rejimin sünni islama dönmesini engelliyor. Eğer yüzde 52 bandında değil de daha ziyade oy alsalardı, işte o zaman siyasal İslamı getirmek husunda diretebilirlerdi. Bu bağlamda rejimin siyasal islama evrilmesi zor görünüyor...

Eskiden müslüman olmasam bile İslam şeriatının sosyal düzeni ve adaleti sağlayacağından dolayı rejimin siyasal islam olmasını isterdim, ama daha önce açtığım konumda bahsettiğim İslam'ın açığı olan "İslam, evlilik, zina ve recm" meselesinden dolayı bu inancımı kaybettim, şimdi ise beşerin gerçek sosyal adaleti ve gerçek sosyal düzeni kuracak rejimler ihdas edebileceğine inanıyorum, bundan dolayı adaletsizlik olmaması için Muhammedi İslam'ın sosyal hayata denk gelen hükümleri tatbik edilmemeli, Muhammedi İslam ülkemizde olduğu gibi her zaman için sadece bir dua İslam'ı olarak kalmalı.
 
Son düzenleme:
Tepkiler: ls2

ls2

Aktif üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,784
Puanları
38
Siyasal İslam hakkında söylediklerinize katılıyorum...

Siyasal islama muhalif olan diğer yüzde 48'lik kesim rejimin sünni islama dönmesini engelliyor. Eğer yüzde 52 bandında değil de daha ziyade oy alsalardı, işte o zaman siyasal İslamı getirmek husunda diretebilirlerdi. Bu bağlamda rejimin siyasal islama evrilmesi zor görünüyor...
Bu yüzdelerden olsa gerek hem mısıroğlu cenazesine giderler hemde 19 mayıs kutlamaları için samsuna..

açık konuşayım mısıroğlu cenazesine olan yoğun katılımları bu adamlara karşı içimdeki son iyi niyet kırıntılarını da bitirdi.. tamam siyasetin kuralları var anlıyorum ama bu adamların çıkarlarından ve ihtiraslarından başka hiçbir şeye inanmadıklarını düşünüyorum artık..