Insanlar eylemlerinden sorumlular mıdır ?

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Bu sorunun cevabı özellikle cennet-cehennem kavramının etik olduğu yada olmadığı konusundaki ikilemi ortadan kaldıracaktır​
 

AndroNova

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2009
Mesajlar
257
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
27
Az önce sorduğunuz sorunun cevabını buraya yazıyorum. En azından Tanrısal yada cennet ve cehennem dışından bakarsak. İnsanoğlu ilk önce tek tek avlanır ve yaşardı. Daha sonra çeteleşti ve aile kavramı ortaya çıktı. Artık insanlık tek tek değil gruplar halinde dolaşıyor olacaktı. Bu grupların bir arada olması için bazı kurallar gerekliydi. Bunları birbirlerine zarar vermeden hayata daha sıkı ve daha kolay bir yaşantı için yaptılar. Eylemlerden sorumlulukları bu konuda bir arada olmak için var. Din yada ahlak kurallarıda bunlardan geliyor. Grup halinde yaşıyan insanlar artık düşünme işini git gide arttırmışlardı. Artık ne yapacaklarını ve nasıl bir yol izliyeceklerini biliyorlardı. Fakat düşüncelerinin bir yerde tıkandığını gören insanlar bunlardan rahatsız oldular. Her gün ve her saat düşünüyorlardı fakat hiçbir cevap bulamıyorlardı. En sonunda bir yaratıcıya inanmaya başladılar. Bunlar dağlar, ovalar, hayvanlar, güneş, ay vs. Bunlara taptılar ve doğal felaketlerden korunmak içinde ona adak sunmayı ve ona karşı kötü davrandıklarını düşündüler. Daha sonra rahiplik gibi yada şamanlık veyahut din adamları ortaya çıktı. Kimisi kendi, kimiside vicdanı üzerine kurallar koydular. Ve peygamberlik yada kral veya lider kavramı oluştu. Kimi ırklar her kralın bir peygamber olarak ilan ederler tıpkı mısırlıların firavunları yarı tanrı sayması gibi. Artık kuralları olan bir toplum vardı. Bu dayanışmayı gören diğer insanlarda böyle grup halini aldılar ve mücade etmeye başladılar. Fakat artık çıkar meseleleri veya koyulan kurallar doğrultusunda inanç sistemleri oluştu.

Sorunuzun cevabının oluşunu açıkladım kendimce.

İnsanlar artık felaketler yada yenilgilere sebep olacak şeyler düşünmeye başladılar. Tıpkı ilk çağ düşünceleri gibi. Cadıların sebep olduğu söylenen doğal afetler vs. Daha detaylı açıklama için şöyle söyliyeyim. İnsanlar artık kendilerinin ve çevrelerindekilerinin haklarını yada bakmak zorunda oldukları kişilerin haklarını çiğnememeli olduklarını iyice öğrendiler. Bu toplumun temel kurallarındandır.

Sorumluluk duygusu böyle oluştu. Yani dini ve ahlaki kurallarla. :)
Bunlardan sorumlu olup olmamamız yaşadığımız çevreye yada topluma göre değişiyor. Bir toplumda inek keserek sevap kazanırsın. Başka bir toplumda inek kesersen cehenneme gidersin vs.

Anlıyacağınız az öncede söylediğim gibi ahlaki ve dini kurallar yüzünden oluştu.

Ben bu sorumlulukları savunamam. Fakat benim istediğim şey insanların vicdan akıl ve hislerine göre hareket etmeleri.
Savunduğum tek kural bu. Vicdan, akıl ve hisler. Tek güvencemde bunlar...
 

Nejdet Evren

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,780
Tepkime puanı
170
Puanları
63
Yaş
57
"sorumluluk" bir insan yaratısıdır; bunu kaldırdığınızda/yok ettiğinizde "insan" yok olacaktır
 

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Mesele bu sorumlılık duygusununda kontrolünün insanda olup olmadığı.görünüşe bakılırsa insanların yaptıkları tüm eylemlerin belli sebepleri var örneğin benim şu anda pc başında konuyu cevaplamam yada bu siteye üye olmam hepsi birer zincirleme reaksiyon.durum ve şartlara göre olmalıydı ve oldu.
 

ToruN

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
6 Ocak 2010
Mesajlar
26
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
39
Yapmak ve yapmamak kulun elindedir. Kul irade-i cüziyesi ile bunu ister. Allah (c.c) da yaratır. O yüzden kul, ihtiyari fiillerden (kendi yaptığı işlerden) sorumlu olur. Okumak, ders çalışmak, namaz kılmak, içki içmek... gibi. İnsan, kendisinde bulunan ve bir bütün olarak kabul edilen iradesini kullanarak bu hareketleri yapar ve bunları kendisi için iradi fiil haline getirir. Sözgelimi insanın önünde "camiye gitmek veya gitmemek" şeklinde iki tercih bulunsa, insanın bunlardan birini tercih etmesi istense, bu taktirde insanda hem külli iradenin, hem cüz'i iradenin varlığı görülür. Söz konusu insan, camiye gidip gitmeme noktasında külli, ikisinden birini tercih ettiğinde ise cüz'i iradesini kullanma halindedir. Gerçekte insanın hayatı sürekli bir tercihler zinciri şeklinde devam edip gitmektedir. İnsan kendisinde bulunan irade-i cüz'iyesiyle Allah'ın emirlerine uygun veya ters tercihlerde bulunur. Allah (c.c.) da kulun tercihine uygun olarak o fiilleri yapma kudreti halk eder. O fiilleri isteyen ve yapan kul, fiillerinden de sorumlu olur. Bu fiillerinde kendisi tercih yaptığından fiillerinde mecbur değildir. Böylece tercihler hayat boyu kulun amellerini oluşturur.​
 

şehrin yabancısı

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
22 Şub 2009
Mesajlar
434
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
insanlar eylemlerinden sorumludular desek bile bu sorumluluklarının ne kadar farkındalar. sorumluluğunu belirleyen etki dışsal dünya olsa bile sonunu nereye kadar görüp hareket ediyor. insanlar eylemlerinden sorumlular ama sorumluğu kendi insiyatifi olarak değil kendisine verilenleri yerine getirirler.
 

AndroNova

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2009
Mesajlar
257
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
27
insanlar eylemlerinden sorumludular desek bile bu sorumluluklarının ne kadar farkındalar. sorumluluğunu belirleyen etki dışsal dünya olsa bile sonunu nereye kadar görüp hareket ediyor. insanlar eylemlerinden sorumlular ama sorumluğu kendi insiyatifi olarak değil kendisine verilenleri yerine getirirler.
"insanlar eylemlerinden sorumlular ama sorumluğu kendi insiyatifi olarak değil kendisine verilenleri yerine getirirler."

Hmm. Bu kendilerinin yaşayacağı bir hayatta başkalarının yüklediği sorumluluklarla mı uğraşacaklar?
İnsanlar emirleri yerine getirmezlerse ne olur? Sorumlu olabilmesi için kendisinin birşeyler yapması gerekmez mi? Zira komşum adam öldürse ben mi hapise gireceğim?
 

Turgut Saka

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
536
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
37
insan bir şeyden sorumlu olmayı kendi seçer. bu sorumluluğu yerine getirememesi de yalnızca kendi sorunu değildir ve eğer kötü bir şeye sebebiyet verecekse bu sorumsuzluğunun cezasını da çekmeyi sorumluluğu almadan önce kabul etmiştir zaten. sorumluluğu insana dayatılan birşey olarak görürseniz yanlış olur gibi geliyor. çünkü insanı insan yapan en önemli değer sosyal olmasıdır ve iş bölümü ile kendinde olmayan bilgiyi kaydetmesi ve aktarmasıdır. bunun temelinde sorumlu olma özelliği yatar. evet sorumluluk insana dayatılan bir görevdir belki ama o olmadan, o dayatılmadan zaten insan olamazdık.
bir karıncanın yuvasına yemek götürme sorumluluğu yoktur ya da rüzgarın esme işinden sorumlu tutulduğu söylenemez ya da siz bu iki olaya farklı herhangi bir sorumluluk dayatamazsınız. yani insan sorumlu olduğu için ve bunun gibi bir çok şey yüzünden insandır.
nejdet'in de dediği gibi
"sorumluluk" bir insan yaratısıdır; bunu kaldırdığınızda/yok ettiğinizde "insan" yok olacaktır
 

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
şu pencereden bakalım

arkadaşlar aslında benim kastettiğim sorumluluk insanların birbirlerine yükledikleri yada kendilerine yüklediklerinin dışında kalıyor.
Benim kastettiğim eğer bir yaratıcı varsa ki varsayılan yaratıcının bizi nasıl yarattığını din bilgilerimizden biliyoruz.
belli başlı duygulara sahibiz ki bu duygular daha anne karnındayken şekillenmeye başlıyor.
yaşanılan şeylere görede şekil almaya kalıplaşmaya devam ediyor ve değiştirmenin çook zor olduğu bir şekil alıyor.bunun yanı sıra birde bilinçaltımız var buradada atalarımızın izleride var ve herşeyin biriktiği bir depo.
nasıl karar verdiğimize gelelim.
karar vermemize yarayan ve kontrollerimizi sağlayan şeyde ÜST BEYİN (korteks).
üst beynimiz herhangi bir olay karşısında elindeki tüm bilgilerle kıyaslıyarak ortaya bir sonuç çıkarır yanlız bu mekanizma işlerken vücutta hangi hormon yani duygular ne oranda o da çok önemli
net bir örnekle;lünaparkta yüksek dönmedolaba binen birinde adrenalin hormonu salgılanır ve kişi heyecanlanır bu kişiye senin bu hormonun niye salgılandı,sen niye heyecanlandın diye çıkışabilirmiyiz(hayır). İşte hissettiklerimiz sonucu yaptığımız tüm eylemler örnekteki gibi heyecanlanıp bağıranınki gibi kontrolsüz olur aslında.
psikiatrik vakalarıda incelediğimizde dince sorunlu kabul edilen alışkanlık yada tüm sapkınlıkların altında yatan psikolojik bir hastalık var.kimse birşeyleri seçmiyor aslında zaten o kişi o şeyi seçmek zorundaydı
 

Aksiyom

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
579
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
29
arkadaşlar aslında benim kastettiğim sorumluluk insanların birbirlerine yükledikleri yada kendilerine yüklediklerinin dışında kalıyor.
Benim kastettiğim eğer bir yaratıcı varsa ki varsayılan yaratıcının bizi nasıl yarattığını din bilgilerimizden biliyoruz.
belli başlı duygulara sahibiz ki bu duygular daha anne karnındayken şekillenmeye başlıyor.
yaşanılan şeylere görede şekil almaya kalıplaşmaya devam ediyor ve değiştirmenin çook zor olduğu bir şekil alıyor.bunun yanı sıra birde bilinçaltımız var buradada atalarımızın izleride var ve herşeyin biriktiği bir depo.
nasıl karar verdiğimize gelelim.
karar vermemize yarayan ve kontrollerimizi sağlayan şeyde ÜST BEYİN (korteks).
üst beynimiz herhangi bir olay karşısında elindeki tüm bilgilerle kıyaslıyarak ortaya bir sonuç çıkarır yanlız bu mekanizma işlerken vücutta hangi hormon yani duygular ne oranda o da çok önemli
net bir örnekle;lünaparkta yüksek dönmedolaba binen birinde adrenalin hormonu salgılanır ve kişi heyecanlanır bu kişiye senin bu hormonun niye salgılandı,sen niye heyecanlandın diye çıkışabilirmiyiz(hayır). İşte hissettiklerimiz sonucu yaptığımız tüm eylemler örnekteki gibi heyecanlanıp bağıranınki gibi kontrolsüz olur aslında.
psikiatrik vakalarıda incelediğimizde dince sorunlu kabul edilen alışkanlık yada tüm sapkınlıkların altında yatan psikolojik bir hastalık var.kimse birşeyleri seçmiyor aslında zaten o kişi o şeyi seçmek zorundaydı
Bu salgılara,refleksler insan yaşamında düzenleyici rol oynarlar tıpkı adrenalin gibi ,bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir. Heyecan ve korku durumunda adrenalin salgılanması artar. Bu durumda noradrenalin salgılanarak sakinleşmeyi sağlar. Kan damarlarını genişletir.Adrenalinin salgılanması sırasında: 1.Damarlar genişler. 2.Kan basıncı artar. 3.Kalp atış hızı artar. 4.Göz bebekleri büyür. 5.Kan şekeri yükselir.Evet bunlar bizde kodlanmıştır ama yaşam için doğru bir kodlamadır.Asıl yanlışlıklar daha doğdumuz ilk günlerde başlıyor bir sürü 'ETİK ÖĞRETİ' yığınıyla karşılaşıyoruz dinin,geçmişin,kültürün örflerin adetlerin,bulunduğumuz toplumun getirdiği kodlar ;burda sorunsal bu olmalı neden özgür olduğumuz şeylerde dahi kodlanıyoruz?
 

şehrin yabancısı

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
22 Şub 2009
Mesajlar
434
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
benim demek istediğim farklı birşey sen çok basite indirgemişsin. yaşam herkese bir misyon verir.örnek önce oku der,sonra iş bul ,çalış evlen,veya evlenme ,çocuk yap. bunları da yaparken değer yargıları vardır.olmazsa olmazlar ve bunlar etki ile olur emir ile değil.zira komşun adam öldürürse seninde suçun vardır.ama dolaylı olarak. neden diye sorma bunu da sen bul.
 

Aksiyom

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
579
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
29
benim demek istediğim farklı birşey sen çok basite indirgemişsin. yaşam herkese bir misyon verir.örnek önce oku der,sonra iş bul ,çalış evlen,veya evlenme ,çocuk yap. bunları da yaparken değer yargıları vardır.olmazsa olmazlar ve bunlar etki ile olur emir ile değil.zira komşun adam öldürürse seninde suçun vardır.ama dolaylı olarak. neden diye sorma bunu da sen bul.
Ben bunları kod sende misyon olarak açıklamışsın,bir fark göremiyorum yaşamın bize biz istemeden verdiği kodlar/misyonlar....Değer yargılar yerine ETİK anlayışı kullandım ,ve son olarak insan için olmazsa olmazlar artık olmamalı.Neden diye soracağım soruları bilmesen dahi araştırırım burda neden sorusuna ''ben'' gerek duymadığım için sormuyorum.
Saygılar.
 

şehrin yabancısı

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
22 Şub 2009
Mesajlar
434
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
sevgili aksiyon verdiğim cevap bütünüyle andonovaya verilmişti .tabiki hata bende bunu belirtmemişim.yoksa sizin dediklerinize katılıyorum. benden de saygılar.
 

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
bir örnek vermek isterim

islami bilgilere göre Allah,Şeytanı yani İblisi yarattı.şeytan ın cinlerden olduğu söylenir Kur'an da.
yani şeytan cin
meleklerle cinler arasındaki fark nedir peki;
melekler tüm öğretileri harfiyen yapma eyleminin dışında hiçbirşey yapma yeteneğine sahip değildirler.
cinler ise tıpkı biz insanlarda olduğu gibi dinin tanımına göre nefsleri vardır.
nefs ise yol ayrımı demek yani karar verirken insanı zaafa uğratabilecek bir duygu.
ve Adem i yarattı.
tüm meleklere ve şeytana emretti Adem in arkasında secde edin diye
tüm melekler secde etti ( zaten etmemek gibi bir davrenışı sergileme yetenekleri yok )
ancak Şeytan (İblis) secde etmedi.ben Adem den daha üstünüm dedi. Bunu sağlayanda Şeytan nın kibir duygusu oldu. Uzuuun zamandır arkasında meleklerin secde ettiği ilim sahibi şeytan ki Kur an söyler bunu
Allah a karşı çıktı
Hiç bunu akıl mantık alıyormu lütfen
Şeytandaki bu yoğun hatta yaratanına karşı çıkacak kadar bu kibir duygusunu yaratanda Allah
kendi yarattığı kontrol mekanizmasına kızıp cezalandıran bir yaratıcıdanmı bahsediyoruz yoksa
evet herşeyi biliyordu kaç insan yaratacağını bunların kaçının yakılacağını aynı şekilde cinleride öyle
kaçınılmaz sonu bildiği halde acı çekecek,yanacak insanlar ve cinler yarattı
eğer hakikatende Yaratıcı varsa
bizler yaptığımız hiçbirşeyden sorumlu değiliz
herşeyin sorumlusu Yaratıcı
 

AndroNova

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2009
Mesajlar
257
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
27
benim demek istediğim farklı birşey sen çok basite indirgemişsin. yaşam herkese bir misyon verir.örnek önce oku der,sonra iş bul ,çalış evlen,veya evlenme ,çocuk yap. bunları da yaparken değer yargıları vardır.olmazsa olmazlar ve bunlar etki ile olur emir ile değil.zira komşun adam öldürürse seninde suçun vardır.ama dolaylı olarak. neden diye sorma bunu da sen bul.
Benim istediğim sadece özgür olmak, sadece kendi yaşamımı kendim belirlemek. Söylediğiniz gibi başkalarının emirleri yada etkileri beni boğuyor. İnsanlık sadece bir günah keçisi. Keçi öldüğünde günahlarımız affolacak. Herkez bu düşüncede. Fakat neden etkileniyoruz, neden emir alıyoruz, neden bir sınır var herşeyde, neden düşünmemizin dahi sınırları olduğunu söylüyoruz? İnanın bunlar benim gözümde sadece koyunların önüne koyulmuş çitlerden başka birşey değil. O çitleri aşıp özgürlüğü ve yalnızlığı doya doya yaşıyacağım. Sadece 5 saniyeliğine olsa bile.

İyi günler.
 

AndroNova

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2009
Mesajlar
257
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
27
islami bilgilere göre Allah,Şeytanı yani İblisi yarattı.şeytan ın cinlerden olduğu söylenir Kur'an da.
yani şeytan cin
meleklerle cinler arasındaki fark nedir peki;
melekler tüm öğretileri harfiyen yapma eyleminin dışında hiçbirşey yapma yeteneğine sahip değildirler.
cinler ise tıpkı biz insanlarda olduğu gibi dinin tanımına göre nefsleri vardır.
nefs ise yol ayrımı demek yani karar verirken insanı zaafa uğratabilecek bir duygu.
ve Adem i yarattı.
tüm meleklere ve şeytana emretti Adem in arkasında secde edin diye
tüm melekler secde etti ( zaten etmemek gibi bir davrenışı sergileme yetenekleri yok )
ancak Şeytan (İblis) secde etmedi.ben Adem den daha üstünüm dedi. Bunu sağlayanda Şeytan nın kibir duygusu oldu. Uzuuun zamandır arkasında meleklerin secde ettiği ilim sahibi şeytan ki Kur an söyler bunu
Allah a karşı çıktı
Hiç bunu akıl mantık alıyormu lütfen
Şeytandaki bu yoğun hatta yaratanına karşı çıkacak kadar bu kibir duygusunu yaratanda Allah
kendi yarattığı kontrol mekanizmasına kızıp cezalandıran bir yaratıcıdanmı bahsediyoruz yoksa
evet herşeyi biliyordu kaç insan yaratacağını bunların kaçının yakılacağını aynı şekilde cinleride öyle
kaçınılmaz sonu bildiği halde acı çekecek,yanacak insanlar ve cinler yarattı
eğer hakikatende Yaratıcı varsa
bizler yaptığımız hiçbirşeyden sorumlu değiliz
herşeyin sorumlusu Yaratıcı

Gerçekten güzel bir açıklama. Fakat insanlar neden bunu anlamak istemiyor diye sorarsanız. Cevabı çok açık. Din denilen illet onları kementle bağlamış durumda. İnsanlığı nereye çekerse oraya götürüyor. Bizi bu kementten kurtaracak tek şey biraz düşünmek. Eğer insanlar gerçekleri görebilecek kadar düşünürlerse, işte o zaman gerçekten anlıyacaklar ne demek istediğinizi. Fakat ilk önce din denen hastalığı yok etmeliyiz.
 

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
yineliyorum

islami bilgilere göre Allah,Şeytanı yani İblisi yarattı.şeytan ın cinlerden olduğu söylenir Kur'an da.
yani şeytan cin
meleklerle cinler arasındaki fark nedir peki;
melekler tüm öğretileri harfiyen yapma eyleminin dışında hiçbirşey yapma yeteneğine sahip değildirler.
cinler ise tıpkı biz insanlarda olduğu gibi dinin tanımına göre nefsleri vardır.
nefs ise yol ayrımı demek yani karar verirken insanı zaafa uğratabilecek bir duygu.
ve Adem i yarattı.
tüm meleklere ve şeytana emretti Adem in arkasında secde edin diye
tüm melekler secde etti ( zaten etmemek gibi bir davrenışı sergileme yetenekleri yok )
ancak Şeytan (İblis) secde etmedi.ben Adem den daha üstünüm dedi. Bunu sağlayanda Şeytan nın kibir duygusu oldu. Uzuuun zamandır arkasında meleklerin secde ettiği ilim sahibi şeytan ki Kur an söyler bunu
Allah a karşı çıktı
Hiç bunu akıl mantık alıyormu lütfen
Şeytandaki bu yoğun hatta yaratanına karşı çıkacak kadar bu kibir duygusunu yaratanda Allah
kendi yarattığı kontrol mekanizmasına kızıp cezalandıran bir yaratıcıdanmı bahsediyoruz yoksa
evet herşeyi biliyordu kaç insan yaratacağını bunların kaçının yakılacağını aynı şekilde cinleride öyle
kaçınılmaz sonu bildiği halde acı çekecek,yanacak insanlar ve cinler yarattı
eğer hakikatende Yaratıcı varsa
bizler yaptığımız hiçbirşeyden sorumlu değiliz
herşeyin sorumlusu Yaratıcı​
 

nietzsche...

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Lütfen andronova

sayın andronova ben fikirlerimi söylerken şunada karşıyım benim düşündüklerimin dışındaki düşüncelere ve inançlara hastalık diyemem bu çoook büyük bir yanlış olur sizden ricam inançlı arkadaşlara saygısızlık olarak nitelendirdiğim din konusundaki söyleminizi düzeltmeniz
 

AndroNova

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2009
Mesajlar
257
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
27
sayın andronova ben fikirlerimi söylerken şunada karşıyım benim düşündüklerimin dışındaki düşüncelere ve inançlara hastalık diyemem bu çoook büyük bir yanlış olur sizden ricam inançlı arkadaşlara saygısızlık olarak nitelendirdiğim din konusundaki söyleminizi düzeltmeniz
Haklısınız. Fakat insanlar daima karşılık eylemler içerisinde yaşar. Birsi sizin evinize burası benim evim derse ne derseniz bende onların bana yaptığının aynısını yaparım. Onlar beni kendilerince cehenneme atarlar bende onların fikirlerine ve inançlarına laf atarım.

Fakat dediğim gibi siz haklısınız. Biraz daha dikkat edeceğim.

İyi günler.
 

Phi

Tanınmış üye
Yönetici
Y.Admin
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,855
Tepkime puanı
60
Puanları
48
Lutfen Kur-an'dan birseyler naklederken boyle der, soyle der den ziyade ayetlerini ve ayetlerin gectigi sureleri yazarsaniz sevinirim.

Ayrica; Sâd, 38:71-78; A’raf, 7:12;
Rabbin meleklere demişti ki: Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler. Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah! Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi, yoksa yücelerden misin? dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.

Ayrica cinler atesten yaratilmistir; Rahman suresi; 15. ayet
Cinleri öz ateşten yarattı.

Hz. Adem nasil ilk insan ise, seytan'da ilk cin'dir.