Neler yeni

ihaveanidea Denemeleri

Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Duyurulur.

Buraya,ileride kendime sade,güzel ve anlamlı bir anı olarak kalsın diye gelişigüzel aforizma/deneme tadında paylaşımlar yapacağım.

Serbest takılacağımdan dolayı yazılmış postlarımı silme/yok etme hakkını kendimde saklı tutuyorum.

Teşekkürler.İyi forumlar.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
İkili diyaloglarda iyi ve yararlı kavramların cümleye tam yedirilmemiş olsa dahi karşıdakinde bizden yana iyi bir tat bıraktığı kanısına vardım.

Kişiden bir şeyler bekleyebilmek,savunduğumuz görüşü doğru veya yanlış da olsa kabul ettirebilmek ya da ufak çaplı yörüngemize sokabilmek için önce ona iyi ve güzel şeyleri hatırlatarak zihinsel boşalım yaşatmak denenebilir.Bunun psikolojide tabii ki basit bir mantığı vardır ama bunu bizzat tecrübe etmek işe yarayabilir.

İyi başlayan şeyin iyi gitmesine gerek yok.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Sahipsiz bir kediyi sahiplenip ona mama vermek:

Dindar için sevap,

Ateist için özsaygı,

İnsan için görev denebilir.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Çağrışım.Ya da hatırlatmak.

Bağ kurmak,kurulan bağdan anlamlar zinciri oluşturmak.

Hangi kavramlar arasında bağ kurulabilir?Kurulan bağ kalıcı mıdır geçici midir? (Anlık ya da her zaman hatırlatma.)

Bağ kurmuş iki kavramın birini yoksaymak diğerinde bir değişim,etkilenme yaratır mı?





Hayatın içindeki olaylar çağrışım yoluyla insanı etkileyebilmektedir.Çünkü yaşanılan olaylar tecrübe,deneyim yoluyla hem öğretir hem de çağrışım yoluyla var olduğunu her zaman hissettirir.

Var olan bağ ya da çağrışım haritası aslında beynin işleme mekanizmasıdır.Bir elma düşünürsek aklımıza akabinde kırmızı renginin gelmesi doğaldır ve çağrışım gerçekleşmiş olur.

İnsanın ve doğanın bir arada olduğuna "çağrışım" da bir delil olabilir.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Din sistemleştirilmiş midir,yoksa kendisi mi sistemdir?



Toplumsal norm ya da değişmezler,milletler karakteristiği üzerinde etkilidir.Kişisel deneyimler sırasıyla tanışmak,çözmek,uygulamak gibi bir üçleme mekanizmasından geçirilir ve oluşan bu hammadde insan beynine kaydedilir.Bir süre sonra sistem çarkında devinimlerle birlikte dinamik bir şekilde hayat boyu süregelebilir.Bu durum bir olay üzerinde ve toplumca kabul görmüşse normlaşır.

Bu böyledir.




Dinin kendi içerisinde kuralları vardır ancak temelde eklenme ya da çıkarılma yapılamaz.Sadece bir takım ilüzyonlarla öyleymiş gibi gösterilir.

Yani diyebiliriz ki örneklerine girmeden din,genel anlamda toplumsal değişmezler içinde bir yerlerde;ancak onlardan farklı olarak genel kanı ile oluşmuş değil,genel kanıyı oluşturmuş bir mabettir.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Birinin ilgisi.



İlgi;pohpohlanmak,sevilmek,saçının okşanması.

Kimden beklenmeli?Vardır üç beş kişi.Yoksa da üzülmemek gerek vardır bir çaresi.



İstenmemek de var hayatta.Tercih edilmemek.Yan yana geçen geceler de unutulur gün gelir.



Hayatınızdaki en güzel günü düşünün.Herkesin sizin sözünüzle hareket ettiği,güneşin hiç direk gözünüze düşüp ağrıtmadığı,seslice gülebildiğiniz,istediğiniz insanla kadın-erkek fark etmeksizin konuşabildiğiniz ender bir gününüzü düşünün.

İşte o gün bugün.Sadece farkında olun.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Ya gerçekten dünyada kötülüğün ve acının olması lazım.

Bugün biraz canım sıkkındı.Nedeni neydi söyleyeyim mi?Her şeyin hayatımda tam olmasıydı.Tamam bir milyoner değildim ya da son model bir arabam yoktu altımda ama istediğim yere gidebiliyordum,istediğim meyveyi yiyebiliyordum,istediğim diziyi izliyordum.Hani zirveye çıkılır da en sonunda laps diye düşersin ya,abi bildiğin o psikolojiye girdim.Neden benim her şeyim var lan dedim kendi kendime.

Televizyon izliyordum.Trt de Gazze belgeseli vardı.Biraz izleyeyim dedim.İzledikçe fark ettim ki bir şeyler oluyordu bana.Yavaş yavaş rahatlıyordum.Burda hemen "Yahudi yanlısı,insanların katledilişini izlerken seviniyorsun." demeyin çünkü durum bu değil.

İzledikçe bazı insanların bırakın sıra sıra dizilmiş yemekleri bir lokma ekmek;bırakın musluktan gürül gürül akan suyu temiz bir bardak suya hasret olduklarına gözlerimle şahit oldum.Hatta birisi "Lütfen Türkler bizimle gelsin sohbet etsin,pazarımızdan alışveriş yapsın." dedi.

Çıldırmamak elde değil.Bir tarafta her şeyi tam diye manik depresif durumlara giren bir adam;diğer tarafta kendisiyle iki kelime konuşulmasını,ülkesinin pazarından alışveriş yapılmasını isteyen bir adam.Yani insan yerine konulmak isteyen bir adam.





Bazen her şey istediğimiz gibi gitmiyor doğru.Ama her şeyin istediğimiz gibi de gitmesi bir sıkıntı emin olun.İnsanoğlu rahat olmamalı.
 
Son düzenleme:
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Hukuk.

Hukuk temeli hak ve adalet midir; örf ve gelenekler midir?

Toplumların kendi içinde kendi kendini sağlıklı bir şekilde devindirebilmesini sağlayan kurallar vardır.Bunlar süresiz norm(anayasa),süreli norm(yasa),gelişigüzel norm(örf ve gelenek) gibi başlıklardır.



Hukuk neye dayanabilir?Ağırlıklı olarak imtiyazı hangisine vermiştir?



Öncelikle,hukuk ya da diğerleri her ne olursa olsun adalet ve eşitliğe hizmet etmek zorundadır.Eşitlik,eşlik değil eşdeğersellik olabilir.Kadın erkek arası eşlik mümkün değildir.Eşdeğersellik (insan muammelesi,temel ihtiyaç giderimi) uygulanabilir.O halde hukukun iki ayağından biri olan eşitlikte bir doğal imtiyaz olmalı ve başkaları zarar görmeden sağlanan bu durum eşitlik kavramına yakınsanacak kadar değerselleşebilmiş ve gelenekselleşebilmiş olmalıdır.



Adalet,eşitlik ihlali denebilir.Güçlü ya da güçsüz herhangi birinin ilk paragraftaki normları çiğneyerek eşdeğerselliği ihlal etmesi ya da buna teşebbüs etmesi ile yaşanan duruma ceza ya da ödeşme yolu ile tekrar denge bulunmasına adalet denir.Adalet aslında eşitlik gibi hukuka bir ayak olmaktan ziyade ikisi arasındaki bir bağ,bir tutkal işlevi görendir.



Hukukun tebaalar arası uygulanabileceğine inanmıyorum.Olursa da çok küçük ve belirgin detaylarda ya da çok kırılgan konularda uygulanabilir.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Zinciri kırmak.Engeli kaldırmak.Ötesine geçmek.

Kısa süreli felç.Sıkışma.Yakarış.Göz titremesi.Nefes.Nefes.Nefes.Gözyaşı.Nefes.Gülümseme.Şükran.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Bir gece gelecek ve önümdeki kitabı okuyacağım.

Kitapta geçmişim olacak.

Ne yaptım ben?7 milyar insandan farkım ne oldu?

O gece diyeceğim "Ne güzel yaşamışım.Hatalarım da olsa küçük.Kimse illallah etmemiş benden."

Sevdiğim de olmuş,sevmediğim de.

Yeri gelmiş yoksul insanlara yardım etmişim elimden geldiğince,gülümsemişim onlara.Yeri gelmiş mahallemin sokağından geçerken karnım acıkmış,beş parasızım diye sokaktaki mis gibi kuru fasulye kokusunu görmezden gelip evde peynir ekmek yemişim.




Tanrının varlığına içten inanıyorum.Ama bir an için yaşasak ve ölümden sonrası boşluk olsa yine de gözüm arkada gitmem herhalde.Öyle milyonlarca insanı doyurmadım,yüzlerce okul yaptırmadım ama seviyorum ülkemdeki insanları.Sanırım kesintisiz yapabileceğim tek şey de bu.

Kitabı kapattığımda ise içimden bir ses insanların gönül telini tıngırdatıp onlarla hoş besteler yaptığımı söylüyor.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
"İnsanlığa bir miras bırakıcaksam bu eski Converse'lerim olmamalı."

Uçan bir silindir hayal ediyorum.Uçları yarım kapanmış ve bombeli bir şekilde uçuyor.Düştüğünde tekrar çıkıyor yukarı.

Bu böyle.

Birisi tutuyor eliyle silindirimi.Ben uçuyor sanırken bilmem ne kadar ötede elinde tutmuş kahkaha atıyor birisi.

Siyah saçları ve güzel gözleri var.Diş yapısı bozuk ve gülerken biraz çirkin oluyor.Sadece gülüşünün sesi güzel.İnce bir bedeni var ve fazla yemek yemiyor.

Silindirimi elinde tutuyor.

---------- Mesajlar Birleştirildi at 23:33 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 22:11 ----------

Bugününe varsan da ne fark eder?

Ciddiyeti kaybeden bir solucan karıncalarla oturuyordu.Uzun bacaklarını ileri geri sallarken kafasına annesi vurdu.Annesi bir pelikandı.

Pencereden 4 çentik selamlıyordu onu.Kalktı ve çikolata yedi.Bir İskoçyalıya dönüştü.

Mavi saçları alev aldı ve kel kaldı.Dudağındaki ruj buharlaştı.Ellerini beline koydu ve "Neye bakıyorsunuz?" demek isterken öldü.

Mavi saçları tekrar yerine geldi.

---------- Mesajlar Birleştirildi at 23:36 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 23:33 ----------

"Yaşamak ve çocuğuma çınar yaprağı vermek istiyorum."

"Sadece öldük mü yoksa yatıyor muyuz." dedi miırket annesine.Annesi de kız arkadaşına sor dedi.

Dışarı çıkan penguen lavların üzerinde cesedi yatan bir fil gördü.

Yanına gitti ve üzerine ağaç devirdi.

Zürafa uyandı.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Bugün bir okulun bahçesindeki kamelyadaydım.

Elimde ice tea,cips takılıyorum.

Keyfim de tıkır.



Tam karşımda bir grup çocuk tek kale maç yapıyorlardı.

Oynadıkları yere bir kaç adım uzakta da bir çocuk kaldırım taşına oturmuş,başını öne eğmiş oturuyor.

Lan dedim bu çocuğu neden oyuna almıyorlar?

Hani deriz ya oyun dışında kalan çocuk olmasın,hep beraber kardeş kardeş oynasınlar.

Ah canlarım benim ah.



Hiç müdehale etmeden izledim.

Biraz sonra o oturan çocuk kalktı;oyunun ortasına daldı.Oyun durdu.

Çocuk başladı çirkeflik yapmaya.İşte sen topa şöyle vuruyorsun,sen yavaş koşuyorsun,sen adam kayırıyorsun.

Hala izliyorum.

Çocuk bunları dedikten sonra gitti eski yerine oturdu;başını öne eğdi.

Diğer çocuklar tabii birbirlerine bakıyorlar.

10 saniye sonra kalede duran çocuk "Gel gardaş sen de kalede dur." dedi.

Çocuk kaleye geçti.

Gruptaki çocukların yarısı dağıldı.Kalan yarısıyla da somurta somurta maç oynadılar.




Bu ne şimdi bu ne? Hani dışlamak kötüydü? Hani herkes eşit şartlarda yaşamalıydı?

Bir insan,sırf kendi arzu ve zevkleri için kalktı bir grup insanın sevincini bozdu.



Beyler kendinize gelin.Eşitlik sadece Tanrı da olur.İnsanlar kendi içinde eşit olamaz,olmamalıdır da.Toplum kendi içerisinde iyiyle kötüyü zaten ayırıyor.

Uyanın.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Bir iyi bir de kötü bir haberim var.

Önce iyi haber.

Tam belli bir süre verememekle beraber yakın zamanda kadın ve erkeğin eşitlenebileceğini düşünüyorum.

Kötü haberse:

Bu erdem ile gerçekleşmeyecek.Yozlaşma ile gerçekleşecek.


Toplum artık önüne gelen konularda fazla düşünmüyor.Bu tabii ki kötü.Ancak düşünmediklerini engelleyemez ya da çomak sokamazsın.Böylelikle iyi olaylarda,kötü olaylarda hemen hemen aynı ve yüksek hızla topluma etki edebiliyor ve yerleşebiliyor.



Artık çok şükür ki gençlerin önü yavaş yavaş açılmaya başladı.Bundan sonra despot(!) anne ve babalarımızın baskısı altında değiliz ve gerekli imkanlar sağlandığında istediğimiz alanlarda atılım yapabiliyoruz.

Fakat bu durum bazı şeyleri de beraberinde getirdi.

Emek azaldı.

Toprak,bina ve kurbanlık değil gratis,cs go ve starbucks ekonomisi başladı.

İlkel fakat geleneksellik yıkıldı;modern fakat yüzeysellik yapıldı.

Din artık azınlıkta yaşandı.(Eskiden de çok değildi ama var olduğu belliydi.)

Otorite artık kendini hürriyetlere bıraktı.

Para artık amaç değil araç oldu.Elde tutmamaya ve istediklerimizi edinmeye başladık.



Uzar gider liste.


Tabii ki değişim iyidir.Her zaman nefes aldırır.Ancak bu işin ivmesini ayarlamak ve her şeyi adım adım,yerinde yaşamak gerekir.Bu ülkenin gençlerine güven tam.İsteseler Allahın izniyle dağı yerinden söker,tersine çevirip yerine tekrar dikerler.Ama hayallerde yaşamayıp elimizde olan imkanları doğru ve akılcı kullandıkları sürece başarılı olabilirler.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Bazen manzarası güzel bir kayalığın tepesine çıkıp insanlara güzel şeyler söylemek istiyorum.

Sizi sevdiğimi duymayın.Ama sevdiğimi de bilin.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
İyi günler.

Benliği berraklaştırma nedir ve yararı nedir?



Öncelikle alışılagelmiş saçma (aç kalma,kendini kırbaçlama) gibi yöntemleri kabul etmediğimi söylemek istiyorum.

Allah,çok ince bir detay ile benliği arındırmayı öğütlemiştir.

Zevkleri kontrol.

İnce detay dedim çünkü aç kalmak ya da bu tür başka şeyler gereksizdir,temel ihtiyaçtan mahrumiyettir.

Allah her zaman sonucunda yapıcı özellikler kazanılan durumlarda benliği arıtmak ister.


Hiç düşündünüz mü Adem ve Havva'ya neden o ağaç yasaklandı?

Adem ve Havva ağaca uzaktılar ve ağacın yanına giderek kendi benliklerini rahatlattılar.



Tabii ki Allah için bu durum bir şeyi değiştirmedi.Ancak Allah bu iki kulunun kendini kontrol etmesini istedi.



Yavaş yavaş dökülüyorum artık.Allah'ın emriyle ya da inanmayanlar için kendi zihinleriyle yapılan bu engel işlemi sırasıyla:

Zevki Kontrol > Organı Kontrol > Vücudu Kontrol > Kendini Kontrol

şeklinde ilerler.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Bir his oluyor bazen.Adını "Aniden" koyduğum bir his.

Bu Aniden bazen hiç gelmiyor.Bir günüm berbat geçiyor.Hay sizin insanlığınıza da,memleketinize de falan filan.

Sonra bitiyor bu saldırılar.Gündelik hayatıma dönüyorum.Ama bu sefer ne iyiyim ne kötüyüm.Sanki koca bir merdiven varmış da ben bir adım çıkmışım gibi.Sanki rüyadan hemen sonra ağzında kalan tat gibi.Sanki bir kızın öpücüğünü hisseder gibi.



Bu Aniden geliyor o anda.Nereden geliyor anlamıyorum.O gelince insanlığı seviyorum,yardım etmek istiyorum,yoldan geçen biri fakir olsun zengin olsun erkek olsun kız olsun türk olsun yabancı olsun sırf insan diye "Ulan gel lan buraya." diyip sarılmak istiyorum.

Ben artık alıştım galiba bu iğreti dünyaya ve bu durumuma.Ya uyum sağlıyorum ya da tamamen kopuyor,kendi kendime yetiyorum.Nereye gidiyorum bilmiyorum ama artık seni tanıyorum dünya.
 

sakal

Yeni üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,585
Puanları
0
pazara git dert satın al,bulamazsan gel ödünç vereyim..