Neler yeni

Genclik Kotu Yolda

Phi

Aktif üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,799
Puanları
36
Yaş
38
Web sitesi
www.felsefe.net
Aslan Değirmenci / Vakit

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı'na bağlı çalışan Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) tarafından hazırlanan ‘Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) 2009’ yıllık raporu yayınlandı.

Tedavi gören kişilerin sayısı raporda, 2006 yılında 2 bin 853, 2007 yılında 2 bin 492, 2008 yılında 2 bin 145 olarak tespit edildi. Bir önceki yıla göre tedavi görenlerin oranında yüzde 14 azalma oldu. 2006 yılından itibaren yatan hasta sayısının azalmasının sebebi olarak ise ‘Denetimli Serbestlik Uygulamaları’ ile ayakta tedavi ve takip programlarının daha fazla tercih edilmesi gösterildi. Tedavi olan hastaların yüzde 52.6'sı afyon türevi kullanırken; yüzde 29.6'sı esrar kullanıyor. Yüzde 2.4'ü stimulant ve yüzde 3.4'ü kokain kullanmaktan dolayı tedavi altına alındı. Tedavi altına alınan bağımlıların da yüzde 52.5'i ilk kez tedaviye başvururken; yüzde 45.8'i daha önce de tedavi olmuş.

11 YAŞINDA TEDAVİ GÖREN VAR

Tedavi görenlerin yaş ortalaması 29.75 olarak tespit edildi. En küçük kişinin yaşı 11 iken, en büyük kişinin yaşı 67 olarak belirlendi. Kişilerin eğitim durumları ise ilkokul, ortaokul ve liseden mezun olanların oranı sırasıyla yüzde 33.1, yüzde 28.4 ve yüzde 28.7 olarak bulundu. Yüksekokul bitirenlerin oranının yüzde 6 ve hiç okula gitmeyenlerin yüzde 2.9 olduğu saptandı. Tedaviye gelenlerin yüzde 56.9'u kendisi, yüzde 31'i ailesi ve arkadaşları, yüzde 8.8'i polis, mahkeme yönlendirmesi ile merkeze geliyor. Ölüm olaylarında 2007 yılına göre 2008 yılında yüzde 14'lük bir artış oldu. 2007'de 139 olan madde kullanımı sebebiyle ölüm, 2008'de 159 olarak tespit edildi.

ÖLÜM OLAYLARINDA aİSTANBUL İLK SIRADA

Rapora göre, afyon ve türevleri içeren madde kaynaklı ölümler birinci sıradayken; afyon türevleri içermeyen maddelerden kaynaklı ölümler ise ikinci sırada yer alıyor. Vakaların yüzde 73.6'sında çoklu madde kullanımına rastlanıyor. Ölüm olaylarının en fazla meydana geldiği iller İstanbul, Gaziantep, Van, Elazığ, Antalya. Ölüm nedenleri ise yüksek doz veya çoklu madde kullanımı. Yüzde 88.7'sinde ölüm, afyon türevlerinin yalnız veya sıklıkla alkol ve diğer maddelerle birlikte kullanılması sonucu gerçekleşti. Afyon türevleriyle birlikte en sık benzodiazepin türevleri, esrar, etanol ve kokain kullanıldı.
İzleme merkezi uzmanları tarafından tedavi görenlere “Maddelerin kullanım yolu nedir?” diye sorusuna ise hastaların, “Uyuşturucu maddesini sigara gibi kullanıyoruz” şeklinde cevap verdikleri görüldü.

AGD: BİR NESİL TEHLİKEDE

Raporu değerlendiren Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı İlyas Tongüç, “Bu rapor malumun ilanıdır. Gençliğimizin milli ve manevi değerlerinden koparılarak dönülmez bir uçurumun kenarına itildiğinin göstergesidir. Bir ülkenin 11 yaşındaki yavrusu uyuşturucudan dolayı tedavi görecek hale geldiyse, ‘nesil’ tehlikede demektir. İstikbalimizin karartılmaması için okullarda derhal ‘din eğitiminin önündeki kısıtlamalara son verilmeli’, ‘Kur’an kurslarında 12 yaş sınırı kaldırılmalı’, ‘İHL’lilere hak ettiği değer verilmeli’ ve ‘8 yıllık kesintisiz eğitim inadından vazgeçilmelidir.’ Şerre değil, hayra ve hakka hizmet eden bir gençlik için zaman daralmakta ve gençlik uçurumun kenarına itilmektedir” dedi.

“MANEVİ SEFERBERLİK BAŞLATALIM”

AGD Başkanı Tongüç ayrıca, “Sırf ideolojik takıntılar yüzünden gençliğimizi sahipsiz bırakmayalım” diyerek, “Elbirliği ile manevi seferberlik başlatalım” çağrısında bulundu.
 

Nejdet Evren

Aktif üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,612
Puanları
36
Yaş
55
yalnızca gençlik mi?

ve gençler neden yabancılaşma ve sapma eğilimi göstermektedirler? bunda kendilerinden önceki kuşakların rolü ne kadardır? sorunun gençlerde olmadığını ve fakat onlara karanlık bir dünya yaratan ve hiç bir çaba harcamayan önceki kuşaklarda olduğunu düşünmekteyim. gençlerden önce onlardan yaşlı olanlar kendilerini sorgulamalı ve "biz ne yaptık!?" diye sorgulamalılardır.
 

telrunya

Yeni üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
574
Puanları
0
Yaş
28
Öncelikle teşekkürler arkadaşlar... Önemli bir konu.
Bence bu konuda sadece önceki kuşaklar suçlu değil. Ve doğrusu hiçbir konuda yeterli çaba gösterilmiyor. En büyük pay ailelerde bence... Yoksunluk hissi olan kişiler buna ihtiyaç duyuyor çoğunlukla.
Ve hepimiz uyuşturucu vs. konularında birşeyler biliyoruz ama gidip uyuşturucu kullanmıyoruz. Biraz da kişisel bir konu. Buna cehalet demeyeceğim. Çünkü verilere bakılırsa okuyan kısımda daha yaygın bağımlılık... Bu kısımda yine ailelere/ilk eğitim kurumuna iş düşüyor. Sanırım gerekli olan 'tatmin' hissi... Bu kısmı 20 yaş üzeri için çünkü bana göre daha küçük yaşta olanlar çoğunlukla 'çocuk'sudur. Çocukların da yetişkinler kadar sağlıklı karar vermesini kimse beklemez. Bu hususta kime ne düşüyor iyi bilmek lazım.
Sevgilerimle...
 

Turgut Saka

Yeni üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
538
Puanları
0
Yaş
36
gençler artık yaşlılardan bir şey öğrenmiyorlar, internet ve tv ve kitaplar var. en büyük suç bu üç kardeştedir.
iyi ya da doğru olanı seçmek gibi bir kaygı da kalmadı, özgür olma, her şeyden biraz tatma, sınırları kaldırma....
ooo yeee :)
ipini koparan kendine zincir vuruyor farkında değiller...
kendi ailesel, şehirsel ya da toplumsal sorunlarını aşamadan gidip kutupların erimesini protesto edenler... yanı başındaki dereye katılan kimyasalları görmez de gider bilmem ne ülkesinin bilmem ne nehrinin kurumasına ağıt yakar...
yabancı kaynaklı tv, kitap, film, müzik ve belgesellerle besleniyoruz.
 

telrunya

Yeni üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
574
Puanları
0
Yaş
28
gençler artık yaşlılardan bir şey öğrenmiyorlar, internet ve tv ve kitaplar var. en büyük suç bu üç kardeştedir.
yabancı kaynaklı tv, kitap, film, müzik ve belgesellerle besleniyoruz.
Nereden ne alınması gerektiğini bilmek lazım. Her olgunun iyi/kötüsü var. Seçim sende, bende, onda...
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
Gençlik iyidir iyi.

Yok muydu eskiden de uyuşturucu içen azizim?

Müptezel ilan edip işin içinden çıkarsak gençliğin zaten avuç kadar olan kendine saygısını da mahvetmiş oluruz.



Kitap okusunlar, sigarayı bıraksınlar, bu tür sitelerde takılsınlar, yazsınlar, çizsinler.

Daha demin bir tamlama gördüm:

"Karpuz gibi yaşama"sınlar.



Bir de Ayn Rand-Fountainhead' ı bana hediye etsinler.

Bulamıyorum ne yapayım?
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Ülkemizin ve diğer toplumların geleceğini çok karanlık görüyorum. Teknoloji ile sınavımızda çağ atlamamız ve çok daha iyi koşullar yaratmamız gerekirken, ne yazık ki insani bir çöküş süreci yaşıyoruz. Hepimizin hafızalarında yer edinen 68 kuşağı-çiçek çocuklar gibi okuyan-düşünen-sorgulayan ve çözüm bulmaya çalışan bir kuşaktan sonra böylesine yozlaşmış bir nesil karşısında çaresiz kalmış durumdayız. Nejdet Evren'in de ifade ettiği gibi nerede hata yapıldığını bulmak gerekiyor fakat benim düşünceme göre sorun eski kuşaklardan kaynaklanmıyor, görünen o ki teknolojinin yarattığı farklılık karşısında birçok değer anlamını yitirdi.

Sinema kültürü bile çok değişti ve "Bir Zamanlar Amerika" ya da "Baba" gibi filmlerin yerini uçan-kötü niyetli yaratıkların karşısında mücadele veren sözde kahramanlar almaya başladı. Kaliteli ve konulu film çevirmek yerine pornografik sahneler ile izleyici sinemaya çekilmeye çalışılıyor. Ucuzlaşmış ilişkiler sanki çağın bir gereği gibi sunuluyor. Gaspar Noé'nin 'Love' filmini izlerken de aynı konuları düşündüm, değil +18 ancak +128 sayılıp, kimsenin izlememesi gereken bir filmdi bana göre çünkü aşkın şekil değiştirmiş ve kalitesiz hali, topluma normal gibi algılatılmaya çalışılıyordu. O filmde kesinlikle aşktan eser yoktu, buram buram ucuzluk satan ve Noé'nin sıra dışı tarzının kalitesini düşüren, gereksiz bir filmdi. Bu tarz ilişkilerin bu devirde yaşandığı gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarpması açısından yine de Noé'yi bir yere kadar anlıyorum fakat kaç kişi var bu Dünya'da böyle bir mesajı alabilecek, o kısım tartışılır.

Nazım Hikmet'in şiirinde ifade ettiği; "Biz başka severdik...O sebepten başka sevemedik." dizelerinin anlamını yitirdiği böyle bir devirde yaşamak şansızlığı ile başbaşayız ne yazık ki... Aradaki farkı bilmeyenler için uyum kurmak kolay olabilir fakat bilenler çok acı çekiyor ve hayattan-insanlardan soğuyorlar. İkili ilişkilerin raydan çıkmaya başladığı toplumlarda yozlaşma daha hızlı ilerler çünkü kaybedecek bir şeyi olmayan insanları yönetmek-yönlendirmek çok daha kolaydır.

Ailelerin ve eğitim camiasının baş edemeyeceği kadar büyük bir girdap ile karşı karşıyayız, bu da insanları toplumdan uzaklaşmaya ve yalnızlaşmaya itiyor. Kendi adıma her geçen gün daraltığım bir çevre ve izole bir yaşam ile kendimi korumaya aldım, başka türlüsüne katlanmak mümkün görünmüyor. Bu devirde çocuk yetiştirmeye çalışanlara da şans diliyorum, işleri hiç kolay olacağa benzemiyor.
 
Son düzenleme:

X

FAdmin
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
710
Puanları
16
Alkol, uyusturucu, teknoloji ve bunlarla beraber gelen ahlaki cokuntu.. [MENTION=6517]Lefty[/MENTION] aileler caresiz kaliyor demissin “ kismen “ hak veriyorum sana, vermedigim kisim bu hale gelmemizin en buyuk sebebi zaten aile yapisinin parcalanmasi, bosanmalarla gelen milyonlarca cocugun hem kendine hem cevreye verdigi zarar. Bunlarin haricinde de gencler artik fuhusa, alkole, uyusturucuya cok kolay ulasabiliyor. Cok degil 10 sene once bile bambaskaydi. Su İzmir’deki gunluk kiralik ev patlamasini gorsen, agzin acik kalir :) Umarim duzelir, ne diyeyim..
 

elbiss

Yeni üye
Katılım
24 Şub 2017
Mesajlar
475
Puanları
0
Gençlik iyidir iyi.

Yok muydu eskiden de uyuşturucu içen azizim?

Müptezel ilan edip işin içinden çıkarsak gençliğin zaten avuç kadar olan kendine saygısını da mahvetmiş oluruz.



Kitap okusunlar, sigarayı bıraksınlar, bu tür sitelerde takılsınlar, yazsınlar, çizsinler.

Daha demin bir tamlama gördüm:

"Karpuz gibi yaşama"sınlar.



Bir de Ayn Rand-Fountainhead' ı bana hediye etsinler.

Bulamıyorum ne yapayım?

https://www.nadirkitap.com/hayatin-kaynagi-the-fountainhead-ayn-rand-kitap11304696.html?gclid=EAIaIQobChMIoIa51aaK3QIVlJQYCh3r-gQHEAYYASABEgILU_D_BwE


Bu sitede var üstadım...

---------- Mesajlar Birleştirildi at 11:45 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 11:31 ----------

Bu konu hakkında şöyle söyleyebilirim ki..


Dini ve dini gerekliliklerden devamında ahlakı ve kulturel degerlerden ne kadar fazla uzaklaşırsak nefsin istek ve arzularına engel olamıyoruz...


Hayatımda uyusturucu ve alkol hiç kullanmadım kullanmayıda hiç düşünmuyorum kötu bir sigara alışkanlıgım var onuda yenecegıme ınanıyorum...


Gençlere tavsıyem ALLAH sevgısını hayatlarının her alanında yeşertmelerıdır en zor zamanda dahı en buyuk ılac dıyebılırım..Arkadaş çevrelerını ıyı seçsınler özentı yapmasınlar en ufak şeylerden mutlu olabılmeyı başarsınlar ıbadetlerını yapmaya ozen gostersınler devamında bol bol gezsınler ve faydalı kıtaplar okusunlar..Ailelerini herşeye ragmen sevsinler...ne varsa aileden fayda vardır...Bır cok konuda kendılerıne enerjı kalkanı oluşturacaktır kanaatındeyım.

Böyle.
 
Son düzenleme:

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Alkol, uyusturucu, teknoloji ve bunlarla beraber gelen ahlaki cokuntu.. [MENTION=6517]Lefty[/MENTION] aileler caresiz kaliyor demissin “ kismen “ hak veriyorum sana, vermedigim kisim bu hale gelmemizin en buyuk sebebi zaten aile yapisinin parcalanmasi, bosanmalarla gelen milyonlarca cocugun hem kendine hem cevreye verdigi zarar. Bunlarin haricinde de gencler artik fuhusa, alkole, uyusturucuya cok kolay ulasabiliyor. Cok degil 10 sene once bile bambaskaydi. Su İzmir’deki gunluk kiralik ev patlamasini gorsen, agzin acik kalir :) Umarim duzelir, ne diyeyim..
Aile yapısının bozulduğunu daha önce başka başlıklarda ifade ettiğim için tekrar yazmak istemedim. Evliliklerin çoğu sadece para ve görsellik kriteri ile şekillendiği için doğal olarak o mantıktaki bireylerin dünyaya getireceği çocukların çok sağlıklı yetişmesi de mümkün olmuyor.

Teknolojinin doğru kullanılmaması ve her şeye kolayca ulaşma lüksü birçok şeyin değerini yok etti.

Antalya'da çok uzun yıllar yaşadığım için günlük ev kiralama olayını tahmin edebiliyorum. İnsanlar kendilerine bu ucuz ilişkileri nasıl yakıştırıyor ve bunu bir ihtiyaç kabul ediyor, o kısmı hiç anlayamıyorum. Evlenme oranlarındaki düşüşün asıl sebebi de bu vasıfsızlıkta insanlarla karşılaşma korkusudur çünkü aklı başında birisinin geçmişinde böyle kalitesiz ilişkiler yaşayan birisini hayatına kabul etmesi düşünülemez. Aşkın-sevginin olmadığı ve sadece birbirini kullanmaya dayalı birliktelikler yaşayan kişilerin çoğunlukta olduğu bir dönem yaşıyoruz ne yazık ki...

Dediğin gibi son 10 yılda çok şey değişti ve hızla da daha kötüye gidiyor. İyi dileklerine katılıyorum ama hiç umutlu değilim.:)
 
Son düzenleme: