Felsefenin Yararı Nedir

mavimor

Aktif üye
Kayıtlı Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,585
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Yaş
41
Felsefenin Yararı Nedir

Felsefenin yararı veya gerekliliği onun toplumsal-kültürel işlevi ve felsefenin tarihsel gelişimi ile ilgili olarak birkaç şey söylemek gerekir. Mongolfier kardeşler icat etmiş oldukları balonla ilk uçuşlarını yapmak istedikleri sırada gösteriyi izlemek için meydanda toplanan seyirciler arasından biri yanında bulunan tonton tavırlı, yaşlı, saygıdeğer bir baya dönerek biraz saf bir tavırla şu soruyu sorar İyi de bu ne işe yarıyor bayım Sözü edilen yaşlı bay - ki o sıralarda Fransa'yı ziyaret etmekte olan ünlü Amerikalı bilgin ve siyaset adamı Benjamin Franklin'dir - aynı ölçüde hoşgölürü bir şekilde gülümseyerek şu cevabı verir Yeni doğmuş bir bebek ne işe yarar bayım

Kanımızca bu cevap, felsefenin ve aslında daha genel olarak diğer temel kültürel etkinliklerin son tahlilde ne işe yaradıkları sorusuna verilebilecek en güzel ve en anlamlı cevaptır. Konuya bir işe yaramak açısından baktığımızda en çok işe yaradığı düşünülen bazı etkinliklerimizin bir işe yaramadığını da görebiliriz. Örneğin bilim bile çoğu kez bir işe yaramaz.

Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.

Kaynak Prof. Dr. Ahmet Arslan - Felsefeye Giriş Kitabı
 

Furkan Topal

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Eki 2010
Mesajlar
116
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
27
Kitap okumak nasıl insana bir şeyler katmasının yanı sıra insanın kelime haznesini geliştiriyor ve okuma akışkanlığını hızlandırıyorsa, felsefede insana kattıkları bir yana en azından beynin dolu dolu çalışmasını sağlıyor diye düşünüyorum.
 

gerdel

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
30 Ağu 2010
Mesajlar
28
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Felsefe neye yarar?

Felsefe dışında her şey insanı iğrendiriyorsa, iğrenmemeye yarar.
Çevredeki herkes yabancılaşmış ise, tanıdık olmaya yarar.
Felsefede gerçeği bulacağını ümit ediyorsan, ümit etmeye yarar.
Felsefede gerçeği bulamayacağını anlamışsan, yalana alışmaya yarar.
Felsefeden öğreneceğin akıl almaz bir şey ile, tüylerini diken diken etmeye yarar.
Tutunduğun ipin ne kadar ince olduğunu görüp mutlu bir ölü olmaktan korkmaya yarar.
Önünde göremediğin bir duvara defalarca toslamaya yarar.
Aynı gün içinde bin kez ölmeye yarar.
Tanrıya inanmamaya yarar.
Kendine inanmamaya yarar
İnsanlara inanmamaya yarar
Aynı gün içinde kendini bin kez öldürmeye yarar.
Yok olmaktan endişe duymamaya yarar.
Kaybettiklerinin kendine ait olduğunu anlamana yarar.
Cehenneme inanmamaya yarar.
Kendi cehennemini yaratıp onda kendini yakmaya yarar.
Seni o cehennemden çıkarması için inanmadığın tanrıya tüm gece yalvarmaya yarar.
Sınırsıza sahip olduğunu sanmana yarar.
Ölüme ait olduğunu anlamana yarar.
Ahlaksız biri olabilmeye yarar.
Bildiklerin için kahrolmaya yarar.
Tüm teselllileri kaybetmeye yarar.
Zihninin ellerinden kayıp gitmesine yarar.
Kukla olmaktan kurtulmaya yarar.
Yeniden doğmayı haketmediğini anlamaya yarar.
Yanıtsızlıklarla kıvranmaya yarar.
Kıskanç olmadan delice sevmeye yarar.
Sevmeden delice kıskanmaya yarar.
Sana deli denmesine yarar.
Unutamamaya yarar.
Felsefe dışında herşeyden dışlanmışsan, sığınmaya yarar.
Kolaylıkla yalnız kalabilmeye yarar.
Yalnız kalmaya mecbur kalmaya yarar.
Bir ahmak gibi ortada kalmaya yarar.
Kendin olmaya yarar.
Tüm cesaretini toplamaya yarar
Tüm cesaretinin bile kendini öldürmeye yetmediğini anlamana yarar.
 

Süreyya Önal

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
503
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
neye mi yarar...

(İnancı /imanı(saçmalık sarkacının diğer ucuna yerleştirip, elinde ve efendisi görme sayıklamalarından/hep aynı terane den) aklına- başına devşirip..Gözlem yapmaya-neden sonuç ilişkisi kurmaya-yansız kalıp, buna ihtiyaç duymamaya-hep yolda olmaya...inanmaya, kaybeden/kazanan dan ziyade -ister deli ister veliden sayıl- kimseye borcunun olmamasına.... yine inanmaya : ) sığınma ihtiyacı duymamaya...cennet/cehennemden, 'yokluğun cehennemin öbür adıdır'ı anlamaya .........................................ohhoooooo zabaha kadar sayarım ben en iyisi, dilimi tutmaya... : ))

neye mi yarar...

(İnancı /imanı(saçmalık sarkacının diğer ucuna yerleştirip, elinde ve efendisi görme sayıklamalarından/hep aynı terane den) aklına- başına devşirip..Gözlem yapmaya-neden sonuç ilişkisi kurmaya-yansız kalıp, buna ihtiyaç duymamaya-hep yolda olmaya...inanmaya, kaybeden/kazanan dan ziyade -ister deli ister veliden sayıl- kimseye borcunun olmamasına.... yine inanmaya : ) sığınma ihtiyacı duymamaya...cennet/cehennemden, 'yokluğun cehennemin öbür adıdır'ı anlamaya .........................................ohhoooooo zabaha kadar sayarım ben en iyisi, dilimi tutmaya... : ))
Selam
ya huu arkadaşlar aha da felsefenin iflas ettiği an : ))

yorgun bir gün geçirdim daha doğrusu bir hafta vee şimdi şu yazdığıma bakınca demek istediğimi anlatamadığımı görüyorum ancak toparlanacak düzenlenecek gibi görünmüyor gözüme, yine de bir deneyim : )

şu imanın/inancın, safsata saçmalık olarak kestirilip atılmasına tepkim. Duyumsama,çıkarsama,zihinsel faaliyet,sezgiler,öngörüler,hayaller vs. düşünceye ve dahi bilmeye giden yolu döşeyen yapı taşları iken İnsanın kendisi fizik/metafizik ,zihin/beden düşünen bir varlık iken ve görece iken herşey yekdiğerinde bile ve yine herşey değişip dönüşmekte evrilmekte iken imanı/inancı gericilik ile eşdeğer tutmak İnsanı budamak, imanlı/imansız farketmez ,esas- gerçek gericiliktir.

üstteki mesaj içinde pek kendisini anlatamadım bu mesajda parantezi olsun
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Felsefe; bugünkü anlamı ile bana; yaşamın güzellikleri ve güçlükleri yolunda, masada onca tatlı tuzlu yiyecek arasında, bazen zevkle çıtlanan, bazen fazla tuzuyla yüzümü buruşturan çıtır çerez çekirdeği anımsatıyor. Ne işe yaradağı; tırnak yeme alışkanlığını bertaraf etmek amacıyla, bu takıntısı olanlara önerilmesi anlamı içinde gibi geliyor.
"Değişmeyen tek şey değişimdir"denir ya; çok doğru. Atasözü olmamakla birlikte olduğu gibi kalmalı.
 

Nejdet Evren

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,785
Tepkime puanı
162
Puanları
63
Yaş
56
Felsefe, bilge sevgisi olarak bilinmektedir. Bilge ve sevgi yan yana geldiğinde bir zarardan söz edilebilir mi? Ya da, soruyu tersinden soracak olursak, felsefenin zararı var mıdır? Bilge sevgisinin zararı olur mu hiç?! Öyle ise, felsefenin yararları nelerdir? Soruyu bu şekilde değiştirdiğimizde daha geniş bir alanı görmek olanaklı olacaktır.

Felsefe yapan tek tür –canlılar dünyasında- insandır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük fark nedir? Tercih yapabilmesidir. Tercih yapmak çok sıradan görünse de gerçekte öyle değildir. İnsan yaptığı tercihlerin ürünüdür. Sorumluluk bu tercihlerine göre belirlenmektedir.

İnsan tercih yaparken neye göre davranır? Ya da tercihlerinde ne denli özgürdür? Tercih yapamayan insan özgür müdür? İç-güdüsel edimler/edimsizlikler birer tercih olmadıklarına göre, iç-güdüsel tüm eylemlilik yalın olarak bir değere sahip olamazlar; yararlı olmaları onların değerli oldukları anlamına gelmez.

İnsan tercih yaparken düşünerek tercih yapmalıdır. İrdelemeli/ayıklamalı/ölçmeli ve biçmelidir. Buradaki ölçü metreler/arşınlar/kilolar ile ölçülemez ki? Öyle ise, felsefe her alanda bir ölçme/değerlendirme ve görme uğraşısı olarak hem var olacak hem de insanın insanlaşmasına katkı sağlayacak düşünsel bir yapı olmayı sürdürecektir.
 

alpine

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
571
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
40
Nejdet Bey, insanin yaptigi tercihlere ornekler verebilirmisiniz? Bu ornekler uzerinden davranislar ne derece icgudusel, ne derece bilincli, tartisma imkanimiz olur.
 

Nejdet Evren

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,785
Tepkime puanı
162
Puanları
63
Yaş
56
sayın alpine,

Refleks, iç-güdü, tercih, zorunluluk, rastlantı gibi olgular bu formun kapsamı dışında olmakla birlikte, tercihler konusunda bir soru geldiğine göre soruyu daha genişleterek ve derinliğine ele-alıp forumun yapısına uygun hale getirmek gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin, somutlaştırırsak; düşünme ,algılama, karar verebilme yetisini yitirmemiş ve fakat kollarını ve bacaklarını kullanamayan biri yaşamını dönüştürmek istediğinde –ölmek- bir diğerinden bunu yapmasını isteyecektir; ötanazi...bu tercihi yapan kişiye felsefenin katkısı var mıdır? Felsefenin bu kişi açısından yararı nedir?
 

alpine

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
571
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
40
Nejdet Bey, insanlasmaktan ne kast ettiginizi bilemiyorum ancak kast ettiginiz eger empati cemberini genisletebilmesi ise (ki gezegendeki diger canlilardan ayrilmamizin tek nedeni, fazlasiyla abartilan dusunme eylemi degil, empatimizdir bana kalirsa), zaten varliginin yegane kaynagina gore yontulmus bir organizmadir mevzu bahis olan. Yani insanlasmak diye bir tabiri kabul etmiyorum, zaten insan oldugumuzu dusunuyorum. Bu nedenle ortada olmadigini dusundugum bir olguya(insanlasma) felsefenin yararli olup olmadigini tartisamiyorum.
 

Feylesof TeCe

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
982
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
26
Felsefe karanlıkta sana armağan edilmiş bir kibrittir. Onun devamlılığı için aşk, şehvet, şöhret, paradan... vazgeçmeli saydıklarımı o kibritin ateşinde yakın ki ışığınız büyüsün ve aydınlığa kavuşun...
 

glsezinrs

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,427
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
59
Felsefe karanlıkta sana armağan edilmiş bir kibrittir. Onun devamlılığı için aşk, şehvet, şöhret, paradan... vazgeçmeli saydıklarımı o kibritin ateşinde yakın ki ışığınız büyüsün ve aydınlığa kavuşun...
Sevgili Talha,
Felsefe asla armağan değildir.Onu binbir emek ve sıkıntıyla siz yetiştirip büyütürsünüz.Yaşam deneyiminiz ve bilginiz arttıkça bunu daha iyi değerlendireceksiniz.Bu arada merak ettiğim bir şeyi de sormadan edemeyeceğim.Felsefe olimpiyatlarına kendi kendinize mi hazırlanıyorsunuz yoksa okulunuzdaki öğretmenler bu konuda yardımcı oluyorlar mı?
 

Feylesof TeCe

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
982
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
26
Sevgili Talha,
Felsefe asla armağan değildir.Onu binbir emek ve sıkıntıyla siz yetiştirip büyütürsünüz.Yaşam deneyiminiz ve bilginiz arttıkça bunu daha iyi değerlendireceksiniz.Bu arada merak ettiğim bir şeyi de sormadan edemeyeceğim.Felsefe olimpiyatlarına kendi kendinize mi hazırlanıyorsunuz yoksa okulunuzdaki öğretmenler bu konuda yardımcı oluyorlar mı?
1- Felsefe ilk kıvılcımdır, herkeste bu potansiyel vardır. Derler ki: "Felsefe yapmıyorum diyen kimse bile istemeden felsefe yapıyordur." Bir atasözümüzde "Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya tutturamaz." Felsefe herkeste var ama kalitelisini yapmak emek ister dediğiniz gibi.

2- Adım attığım heryerde seferberlik ilan ediyorum, nede olsa 6 Mart'a az kaldı.