Fareler ve İnsanlar - John Steinbeck

Kitabı takribi 15 dakika önce bitirdim.

Normalde kitap incelemelerimi önce güzelce bir yazar, kendimce editler ve sizlere sunarım.

Lakin bu kitap hakkında ne yazacağımı, neyi editleyeceğimi ve neyi yayınlayacağımı bilmiyorum.



Bir yerden başlamak gerekirse kitap, batı edebiyatının anayasası olmalı. Bunu çok ciddi söylüyorum ve aksini iddia edene de bir güzel savunurum.



Düşünüyorum yakın zamanda beni bu denli etkileyen, ciğerime işleyen ve bildiğin içli içli duvara bakarak gözyaşı döktüren bir kitap oldu mu diye yakın zamanda Drizzt Do'Urden efsanesi aklıma geliyor lakin bu çok ayrı.



Kitapta iki ırgat arkadaşın başından geçenler anlatıyor. Biri Lennie(Canım benim.) ve George.

(Kitabı neresinden tutsam bir yanlış ederim diye korkuyorum.)

Kitapta akıcılık artık zirvede. Daha üstü olduğunu düşünemiyorum. Afedersiniz, lavaboya gidemedim.

Kitaptaki karakterler o kadar olgun ve rollerinde bir derinlik var ki Steinbeck'in sırf karakterler üzerinden işleyen bir şifre sistemi kurduğunu düşünüyorum.

MEB'in 100 Temel Eser olarak tanımlaması ise sanki kitabı ben yazmışım gibi mutlu etti. Güzel insanlar...

Kıyas yapabilmeniz için Yeşil Yol filmi ile neredeyse aynı mantığa sahip olduğunu söyleyebilirim size.



Değerli dostlarım, bu kitabı bir kez olsun okuyun.

Lennie'yi ve küçük dünyasını anlamaya çalışın.

Ve tekrar tekrar dönüp okuyacağınız bu esere daha fazla geç kalmayın.

Lütfen.



Sizleri kitapların saygı duyulası dünyalarına emanet ediyorum.
 
Son düzenleme:
Fareler ve İnsanlar akıcı ve kısa olmasına rağmen pek ilgimi çekmemişti. Ne hikayede, ne mekanda ne de karakterlerde kendimden bir parça bulamadığım için hikaye beni çok içine çekememişti.

Drizzt Do'urden efsanesinin Kara Elf Üçlemesi Serisi'nin ikinci kitabını yarıladım, benzer önerebileceğiniz kitap var mıdır?

Ejderha Mızrağı ve Gediksavaşları Efsanesi serilerine baktım, sevemedim. Öncesinde Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Kralkatili Güncesi(en sevdiğim bu), Yerdeniz Beşlemesi serilerini okudum/okuyorum ve sevdim.
 
Fareler ve İnsanlar akıcı ve kısa olmasına rağmen pek ilgimi çekmemişti. Ne hikayede, ne mekanda ne de karakterlerde kendimden bir parça bulamadığım için hikaye beni çok içine çekememişti.

Drizzt Do'urden efsanesinin Kara Elf Üçlemesi Serisi'nin ikinci kitabını yarıladım, benzer önerebileceğiniz kitap var mıdır?

Ejderha Mızrağı ve Gediksavaşları Efsanesi serilerine baktım, sevemedim. Öncesinde Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Kralkatili Güncesi(en sevdiğim bu), Yerdeniz Beşlemesi serilerini okudum/okuyorum ve sevdim.


Saygı duyarım. Yazarın en bilinen kitabı. Lakin her okuyucuyu etkilemesi de beklenemez.

Azizim, peyderpey incelemeler gerçekleştiriyorum halihazırda. Kaçırdığınız/görmediğiniz bir kitap incelemesi için açtığım konu başlıklarına bir göz atarsınız.



Drizzt Do'Urden serisi ile ne kadar iyi bir seçim yaptığınızı kendiniz de anlamışsınızdır.

Ben de Karakılıç serisi ile Weis-Hickman'dan uzaklaştım. Yeterli bilgi ve nüanslara vâkıf olmadığımı düşündüğüm için de incelemedim.

Kralkatili Güncesi ve Yerdeniz Beşlemesi(Ursula beni iki kez düşündürüyor.) serilerini birkaç cümle ile açıklayabilir misiniz? Kendileri benim okuma planımda yer alıyor.
 
Son düzenleme:

Ay

Üye
Kitabı takribi 15 dakika önce bitirdim.

Normalde kitap incelemelerimi önce güzelce bir yazar, kendimce editler ve sizlere sunarım.

Lakin bu kitap hakkında ne yazacağımı, neyi editleyeceğimi ve neyi yayınlayacağımı bilmiyorum.



Bir yerden başlamak gerekirse kitap, batı edebiyatının anayasası olmalı. Bunu çok ciddi söylüyorum ve aksini iddia edene de bir güzel savunurum.



Düşünüyorum yakın zamanda beni bu denli etkileyen, ciğerime işleyen ve bildiğin içli içli duvara bakarak gözyaşı döktüren bir kitap oldu mu diye yakın zamanda Drizzt Do'Urden efsanesi aklıma geliyor lakin bu çok ayrı.



Kitapta iki ırgat arkadaşın başından geçenler anlatıyor. Biri Lennie(Canım benim.) ve George.

(Kitabı neresinden tutsam bir yanlış ederim diye korkuyorum.)

Kitapta akıcılık artık zirvede. Daha üstü olduğunu düşünemiyorum. Afedersiniz, lavaboya gidemedim.

Kitaptaki karakterler o kadar olgun ve rollerinde bir derinlik var ki Steinbeck'in sırf karakterler üzerinden işleyen bir şifre sistemi kurduğunu düşünüyorum.

MEB'in 100 Temel Eser olarak tanımlaması ise sanki kitabı ben yazmışım gibi mutlu etti. Güzel insanlar...

Kıyas yapabilmeniz için Yeşil Yol filmi ile neredeyse aynı mantığa sahip olduğunu söyleyebilirim size.



Değerli dostlarım, bu kitabı bir kez olsun okuyun.

Lennie'yi ve küçük dünyasını anlamaya çalışın.

Ve tekrar tekrar dönüp okuyacağınız bu esere daha fazla geç kalmayın.

Lütfen.



Sizleri kitapların saygı duyulası dünyalarına emanet ediyorum.

Ismini çok fazla duyduğum, uzun zaman önce okunacaklar listesine ekledigim fakat okumak için hep ertelediğim bu kitabi
dün yaptiginiz bu yorumu okuduktan sonra soluğu doğru kitapçı da aldım. :) Tabi, kitapçıya gidilir de tek bir kitap alınıp geri dönülür mu hiç? Dönülmez. 1 kitap almaya diye çıktım 7 kitapla eve döndüm.
Ve şu an tam okumaya baslayacaktim ki! Uzerine birazcik kahve döküldü! Kitabin cani kahve icmek istemiş olamaz mı?




Neyse, hadi bana iyi okumalar...
 
Ismini çok fazla duyduğum, uzun zaman önce okunacaklar listesine ekledigim fakat okumak için hep ertelediğim bu kitabi
dün yaptiginiz bu yorumu okuduktan sonra soluğu doğru kitapçı da aldım. :) Tabi, kitapçıya gidilir de tek bir kitap alınıp geri dönülür mu hiç? Dönülmez. 1 kitap almaya diye çıktım 7 kitapla eve döndüm.
Ve şu an tam okumaya baslayacaktim ki! Uzerine birazcik kahve döküldü! Kitabin cani kahve icmek istemiş olamaz mı?




Neyse, hadi bana iyi okumalar...


Ah Ay! Günüme neşe katıyorsun. Çok teşekkür ederim, bilmukabele...
 
Saygı duyarım. Yazarın en bilinen kitabı. Lakin her okuyucuyu etkilemesi de beklenemez.

Azizim, peyderpey incelemeler gerçekleştiriyorum halihazırda. Kaçırdığınız/görmediğiniz bir kitap incelemesi için açtığım konu başlıklarına bir göz atarsınız.



Drizzt Do'Urden serisi ile ne kadar iyi bir seçim yaptığınızı kendiniz de anlamışsınızdır.

Ben de Karakılıç serisi ile Weis-Hickman'dan uzaklaştım. Yeterli bilgi ve nüanslara vâkıf olmadığımı düşündüğüm için de incelemedim.

Kralkatili Güncesi ve Yerdeniz Beşlemesi(Ursula beni iki kez düşündürüyor.) serilerini birkaç cümle ile açıklayabilir misiniz? Kendileri benim okuma planımda yer alıyor.
Kralkatili Güncesi:
Bu serinin ilk iki kitabında (üçüncü kitabı daha çıkmadı) ana karakterimiz Kvothe'nin uğursuzluklarla, heyecanla ve sürekli bir mücadeleyle geçen yaşam öyküsü karakterin ağzından, otobiyografik şekilde anlatılıyor.

Fantastik öğeler okuyucunun gözüne sokulmuyor ve bir çok fantastik kitabın aksine fantastık ırklar (elf,cüce vb.) bulunmuyor. Serinin fantastikliğini sempati adı verilen ve seri içinde gayet tutarlı olan büyü, fantastik ırk olarak tanımlanabilecek fae'ler ve serinin hikayesinin temelini oluşturan bir grup büyülü kişi sağlıyor.

Kitaplar çok uzun olmasına rağmen (birincisi ~730, ikincisi ~1100 sayfa) anlatım dili çok akıcı ve hikaye çok sürükleyici.

Yerdeniz:
Serinin 3. kitabı olan "En Uzak Sahil"in başlarındayım, bu yüzden anlatacaklarım sadece ilk iki kitap hakında olacak.

Bu seriye Kralkatili Güncesini bitirdikten sonra başladım ve gizli isteklerim bu serinin de KKG gibi olmasıydı. Ancak bu kitap alışık olduğum alışık olduğum hikaye temelli (hikaye temelli romanların amacı okuyucuyu hikayeye dahil etmek) fantastik kitaplardan farklıydı.

Yerdeniz serisininde, hikaye gayet sürükleyici olup bir fantastik romandan beklenilen çoğu şeyi ustaca verirken asıl amacın; yazarın vermek istediği mesaj olduğunu düşünüyorum. Bu yönüyle yerdeniz serisi diğer fantastik serilerden ayrılarak felsefi kısmını ortaya koyuyor.

İlk kitapta ana karakterimiz Ged, olayın merkezinde yer alırken; ikinci kitapta iki ana karakterden birisi oluyor. İlk izlenimlerime göre üçüncü kitapta da Ged'den başka ana karakterler de var.
.

Fantastik kitapları daha çok hissetme amacıyla okuduğum için yaptığım kısa anlatımlar çok da açıklayıcı olmayabilir.
 
Kralkatili Güncesi:
Bu serinin ilk iki kitabında (üçüncü kitabı daha çıkmadı) ana karakterimiz Kvothe'nin uğursuzluklarla, heyecanla ve sürekli bir mücadeleyle geçen yaşam öyküsü karakterin ağzından, otobiyografik şekilde anlatılıyor.

Fantastik öğeler okuyucunun gözüne sokulmuyor ve bir çok fantastik kitabın aksine fantastık ırklar (elf,cüce vb.) bulunmuyor. Serinin fantastikliğini sempati adı verilen ve seri içinde gayet tutarlı olan büyü, fantastik ırk olarak tanımlanabilecek fae'ler ve serinin hikayesinin temelini oluşturan bir grup büyülü kişi sağlıyor.

Kitaplar çok uzun olmasına rağmen (birincisi ~730, ikincisi ~1100 sayfa) anlatım dili çok akıcı ve hikaye çok sürükleyici.

Yerdeniz:
Serinin 3. kitabı olan "En Uzak Sahil"in başlarındayım, bu yüzden anlatacaklarım sadece ilk iki kitap hakında olacak.

Bu seriye Kralkatili Güncesini bitirdikten sonra başladım ve gizli isteklerim bu serinin de KKG gibi olmasıydı. Ancak bu kitap alışık olduğum alışık olduğum hikaye temelli (hikaye temelli romanların amacı okuyucuyu hikayeye dahil etmek) fantastik kitaplardan farklıydı.

Yerdeniz serisininde, hikaye gayet sürükleyici olup bir fantastik romandan beklenilen çoğu şeyi ustaca verirken asıl amacın; yazarın vermek istediği mesaj olduğunu düşünüyorum. Bu yönüyle yerdeniz serisi diğer fantastik serilerden ayrılarak felsefi kısmını ortaya koyuyor.

İlk kitapta ana karakterimiz Ged, olayın merkezinde yer alırken; ikinci kitapta iki ana karakterden birisi oluyor. İlk izlenimlerime göre üçüncü kitapta da Ged'den başka ana karakterler de var.
.

Fantastik kitapları daha çok hissetme amacıyla okuduğum için yaptığım kısa anlatımlar çok da açıklayıcı olmayabilir.


Gayet açıklayıcı azizim. Teşekkürler!
 

Ay

Üye
Şimdi ben buraya ne yazayım? Ben de bıraktığı etkiyi nasıl anlatayım?

Hayallerinin temizliğini mi anlatayım, özellikle Lennie'nin o hayalden aldığı mutluluk insanın içini nasil burkuyor onu mu anlatayim.?

Aslinda kitabın başındayken hayallerinin gerceklesecegine inanmistim ben.

Dağılma noktası benim icin burası oldu. Içli icli ağlattı.


kime üzülecegimi bilemedim.. lennie, george, crooks, candy hangi birine üzülsem ?

Sanirim beni en cok uzen şey bir hayalin daha gerçekleşmemesi oldu.



2 saat gibi kısa bir surede okundu. Hızlı bitti, içimi burktu, çok da üzdü.

“Şu koca eyalette herkesin toğrağını ekip biçtim,
ne ektiğim benimdi ne de biçtiğim.”
 
Son düzenleme:
Üst