En iyi ahlak sistemi hangisidir

  • Konbuyu başlatan Lyon1975
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 2
  • Görüntüleme : 99

Lyon1975

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
5 Nis 2021
Mesajlar
1
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Üniversite Bölümü
Turizm otelcilik
Sizce en iyi ahlak sistemi hangisidir duni eğitimle kazanılan mı aile ortamındaki mi yoksa eğitimle kazanılanmı
 

DeepVision

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
2 Nis 2021
Mesajlar
12
Tepkime puanı
1
Puanları
3
Üniversite Bölümü
Turizm
Ahlak sistemi derken insanların biraraya gelerek birbirlerini düşünmelerini,iyi insanlar olmalarını ve iyilik yapmalarını söylüyorsan,dinler bence çok başarılı olabilmiş diillerdir,bunun sebebi insani nefstir,nefslerimize karşı gelip de öfke,kıskançlık,alçaklık gibi olguları durduramıyoruz.

En iyi ahlak sistemi konusuna gelince bence insanlara,daha küçük yaşta verilen eğitimle başarılabileceğine inanıyorum,ahlak eğitimi ve ahlaksal faaliyetler,küçük yaşta alışılarak ve öğrenilerek,hayata karşı iyi olmayı ve iyi geçinmeyi sağlamalıyız diye düşünüyorum.

İnsanlar isterlerse başaramicakları durum yoktur!
 

okur-yazar

Moderatör
Moderatör
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
1,098
Tepkime puanı
14
Puanları
38
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Görsel İletişim Tasarımı
Sizce en iyi ahlak sistemi hangisidir duni eğitimle kazanılan mı aile ortamındaki mi yoksa eğitimle kazanılanmı
Ahlak sistemi, yani belli başlı davranışların bir toplumda o toplumun faydasına olacak şekilde kalıplaşması, oturması, kullanılması, tekrarlanması.

Din eğitimi, aile eğitimi, diğer "eğitim" diye geçtiğiniz de sanırım seküler eğitim anladığım kadarıyla.

Şimdi "en iyi" hangisi diye sorunca o zaman diğer konularda da sorduğum gibi iyiliği tartışmak gerekir.

İyilik toplumlara göre değişiyor. Kimi topluma göre Hristiyanlık iyi, kimi toplumlara göre Müslümanlık.

Aile eğitimi de bağlı olduğu toplumdan çok farklı olmaz.

İyilik-kötülük bir yana doğruluk-yanlışlık açısından bakarsak doğru olan seküler eğitimdir.

Çünkü kişi bu eğitim ile aklını kendi başına kullanabileceği için kendi problemlerini kendi çözümleyebilecektir.

Öbür türlü, bundan mahrum kalacağı için aileciliğe, akrabacılığa, cemaatleşmeye, dayanışmanın getirdiği kısıtlılığa mahkum kalacaktır.

Bunun zararları duygusal bağımlılıklar, düşünsel bağımlılıklar ve aklını kullanamama.

Aklın kullanılabilmesi için elinde doneleri, alet edevatı olması gerekir. Bu alet de bilgidir.

Elinde bilgi olmazsa ve bu bilgiyi çeşitlendirmez, bölmez, birleştirmez, dağıtmaz, toplamaz yani kısaca beyin jimnastiği yapmazsa yaşamda karşısına çıkan sorunları bire bir çözümleyemeyecektir.

Kişi bu şekilde birey olamayınca vatandaş da olamaz. Çünkü vatandaş olmak için benlik sahibi olmak gerekir. Eğitimli bir aklımız yoksa dünyanın da kendimizin de bilincinde olmayız. Bu sefer sözde vatandaş oluruz elimizdeki nüfus cüzdanı ile.

Türkiye'de yazılı kanunların uygulanamama sebebi de budur aslında. Değerler, ide'ler, ilkeler akıllarda içselleştirilememiştir çünkü felsefi olarak (kavramda) anlaşılamamış, idrak edilememiştir.