Düşünmek Üzerine Sorular Ve Düşünceler

Düşünmek nedir? Düşünmek, anlamaya çalışmaktır.

Düşünerek varılan sonuca düşünce denir. İnanç düşünce midir? Başka bir konuda düşünerek edindiği sonuç, onu başka bir konuda inanmaya itebilir; İşine geldiği için inanabilir.

Düşünmek önemli midir? Bütün konuları düşünmek önemli midir, yoksa hangi konuları düşünmek önemlidir?

Hangi konuları kimler düşünür? Neden bazıları sözü kimin söylediğine bakar, bazıları bakmaz? Neden bazıları bilimle ilgilenir, bazıları ilgilenmez?...

Hayvanlar düşünür mü?

İnsan ilgilendiği konularda düşünür. Düşünmeden yol kat edilemez veya düşünmemek yerinde saymaktır.

Düşünmek acı verebilir.
 

ls2

Aktif üye
Kişisel gelişim dediğimiz şeyin esası düşünmektir ,kendi düşüncesine sahip olmaktır. başkaların düşüncelerinden elbet etkileniriz ama sonunda kendi kendimize düşünmeyi öğrenmeliyiz.

şahsen terki dünya yapabilecek potansiyelde dini duyguya,inanca sahip bir insandım. inancımı kuvvetlendirmek için düşünmeye başladım belkide (nedenini nasılını tam bilemiyorum) ve sonunda inandığım şeylerin inanılmaya değer kuvvette olmadığı idrakine ulaştım. özetle bu yaşıma kadar üzerine en çok düşündüğüm şey inançlarımdır. inanç ve varoluş dışındaki konularla çok ilgilenmiş değilim..
 
Düşünmek nedir? Düşünmek, anlamaya çalışmaktır.

Düşünerek varılan sonuca düşünce denir. İnanç düşünce midir? Başka bir konuda düşünerek edindiği sonuç, onu başka bir konuda inanmaya itebilir; İşine geldiği için inanabilir.

Düşünmek önemli midir? Bütün konuları düşünmek önemli midir, yoksa hangi konuları düşünmek önemlidir?

Hangi konuları kimler düşünür? Neden bazıları sözü kimin söylediğine bakar, bazıları bakmaz? Neden bazıları bilimle ilgilenir, bazıları ilgilenmez?...

Hayvanlar düşünür mü?

İnsan ilgilendiği konularda düşünür. Düşünmeden yol kat edilemez veya düşünmemek yerinde saymaktır.

Düşünmek acı verebilir.
Düşünmek beyinin yaptığı algılama ve anlamlandırma işidir.

İnanç düşünce değildir. Nasıl bardakta içtiğin çay yaprak olan çay değilse, inanç da sadece düşünce değildir. İnanç, kültür ve tarihle demlenmiş düşünce deneyimlerinin bir sonucudur.
(Kültür ve tarihin büyük toplulkları ilgilendirmesi gerekmez kısa süreliğine bir kişiyi de ilgilendirebilir.)

Düşünmek önemli/gerekli veya gereksiz değildir. Burada önemli kısım "gerek"in ne olduğunu belirlemektir. Bir kişi bir işi gerekli olarak görüyorsa ve o işi yapmak istiyorsa o kişi için o iş üzerinde düşünmek gereklidir.

Bir kişinin bir konuyu bilinçli olarak düşünebilmesi için o konu o kişinin dikkatini çekmelidir.
Bir kişi bilim üzerinde düşünüyorsa o ana kadar yaşadığı yaşanmışlık o insanı bilime yönlendirdiği içindir. Yaşanmışlığın içinde kişinin kendi özgür (?) seçimleri de vardır, kadercilik olarak anlaşılmamalıdır.)

Evet düşünürler. Belki insanlar gibi düşünce üzerine düşünmezler ancak yaşayabilmek için düşünürler.

Düşünmek acı vermez, sadece hisstemediği acının farkına düşünerek varır.
 

Ay

Üye
Düşünerek var ettiğin şeyleri düşünerek yok edemiyorsun demişti birisi. Sahi kim demişti? Unuttum.


"Düşünerek varılan sonuca düşünce denir" Hakli. alkjhg


Yalnız ben de şöyle bir durum oluyor; Düşünerek varmaya çalıştığım herhangi bir şeyi düşünürken kendimi hiç aklımda olmayan bir şeyi düşünürken buluyorum. Sonra bi bakiyorum uyumuşum, uyanmışım sabah olmuş. Çokta şaapmamak lazım. asdasdfg
 
Düşünerek var ettiğin şeyleri düşünerek yok edemiyorsun demişti birisi. Sahi kim demişti? Unuttum.

Yalnız ben de şöyle bir durum oluyor; Düşünerek varmaya çalıştığım herhangi bir şeyi düşünürken kendimi hiç aklımda olmayan bir şeyi düşünürken buluyorum. Sonra bi bakiyorum uyumuşum, uyanmışım sabah olmuş. Çokta şaapmamak lazım. asdasdfg
Düşünerek var ettiğin şeyleri görmezden gelerek yok edebilirsin.

Bence bu durum sizi üzmesin. İlk başta düşündüğünüz konuyu bilinçaltınızla düşünmeye devam ediyorsunuzdur.
 
Kişisel gelişim dediğimiz şeyin esası düşünmektir ,kendi düşüncesine sahip olmaktır. başkaların düşüncelerinden elbet etkileniriz ama sonunda kendi kendimize düşünmeyi öğrenmeliyiz.
Başkalarının düşüncelerine göre hareket etmek, başkalarının gördüklerine göre hareket etmektir. Kendi gözlerimizle görmek için kendimiz düşünmeliyiz.

Başkalarının düşünceleri nereye bakmamız gerektiğini bize gösterebilir. Yaşadığı bir şeyi anlatan birinin sözlerini, onun anlattığı şeyleri yaşamadıysak nasıl anlayabiliriz?
 
Başka bir konuda düşünerek edindiği sonuç, onu başka bir konuda inanmaya itebilir; İşine geldiği için inanabilir.
İnancın kendisi kötü değil ama bazı inanışların sebepleri, dolayısıyla o inanışların kendisi kötü.

"Hz. Ali (r.a.)’nin inanmayan bir komşusu vardı. Ona ''Allah'a, ahirete inanıyorsunuz. Peki ya yoksa?” demiş. Hz. Ali (r.a.) ise ''Yoksa benim kaybedecek bir şeyim olmaz; ya varsa sen ne yapacaksın?"
"inanan kişi,inancından dolayı bir şey kaybetmez ama; inanmayan kişi; işini şansa bırakmış olur ki;bu da akıl karı değildir."

Bu kötü bir inanış. Gerçekleri, doğruluğu umursamadan kar etme amacıyla inanmayı seçmiş. Gerçekleri ve doğruluğu önemseyen bir tanrı böyle bir inanca ödül vermez! Böyle inanan birisinin kaybedecek çok şeyi olabilir.
 

ls2

Aktif üye
İnancın kendisi kötü değil ama bazı inanışların sebepleri, dolayısıyla o inanışların kendisi kötü.

"Hz. Ali (r.a.)’nin inanmayan bir komşusu vardı. Ona ''Allah'a, ahirete inanıyorsunuz. Peki ya yoksa?” demiş. Hz. Ali (r.a.) ise ''Yoksa benim kaybedecek bir şeyim olmaz; ya varsa sen ne yapacaksın?"
"inanan kişi,inancından dolayı bir şey kaybetmez ama; inanmayan kişi; işini şansa bırakmış olur ki;bu da akıl karı değildir."

Bu kötü bir inanış. Gerçekleri, doğruluğu umursamadan kar etme amacıyla inanmayı seçmiş. Gerçekleri ve doğruluğu önemseyen bir tanrı böyle bir inanca ödül vermez! Böyle inanan birisinin kaybedecek çok şeyi olabilir.
islamla ve imanla boğuşmaya devam ediyorsunuz sanırım. İman zaten şüphe,olasılık ve risk sayesinde varolabilen bir kavram. Hz.Alinin bu sözü etmeside şüphe,olasılık ve risk içerikli. ancak bir Tanrının gerçeği aranızdan birine söyledim ona inanın.inanmayanı sonsuz cehenneme atarım demesi şüphe,olasılık ve risk faktörlerini yok saymaktır. böyle birşey mümkün mü? tabiki değil. ancak inanç böle bişi işte. eskiden inanç ve bilgi aynı şeydi sanırım. ama şimdilerde bilimsel metodolojinin insanlığa kendini kabul ettirmesiyle işler değişti. kutsal metinlerin mantık yürütmelerinde inanç ve bilgi ayrımının henüz olmadığını görüyoruz. ve haliyle şuan bizlere çelişkili geliyor bunlar. görünen o ki kutsal metinlerin tanrıları ilerde inanç ve bilgi anlayışının birbirinden ayrılarak toplumun geniş kitlelerine yayılacağını öngörememişler.
 
islamla ve imanla boğuşmaya devam ediyorsunuz sanırım. İman zaten şüphe,olasılık ve risk sayesinde varolabilen bir kavram. Hz.Alinin bu sözü etmeside şüphe,olasılık ve risk içerikli. ancak bir Tanrının gerçeği aranızdan birine söyledim ona inanın.inanmayanı sonsuz cehenneme atarım demesi şüphe,olasılık ve risk faktörlerini yok saymaktır. böyle birşey mümkün mü? tabiki değil. ancak inanç böle bişi işte. eskiden inanç ve bilgi aynı şeydi sanırım. ama şimdilerde bilimsel metodolojinin insanlığa kendini kabul ettirmesiyle işler değişti. kutsal metinlerin mantık yürütmelerinde inanç ve bilgi ayrımının henüz olmadığını görüyoruz. ve haliyle şuan bizlere çelişkili geliyor bunlar. görünen o ki kutsal metinlerin tanrıları ilerde inanç ve bilgi anlayışının birbirinden ayrılarak toplumun geniş kitlelerine yayılacağını öngörememişler.
İnanç kavramı; şüphe, olasılık olmazsa zaten var olamaz. Tanrıya inanmamak, adı üstünde bir inançtır. Her insan bir şeylere inanır, inanmak zorundadır. Çünkü harekete geçmek için bir çıkış noktası olmak zorundadır. Eğer bilmediğiniz bir konuda bir şeye inanmazsanız, o konuyla ilgili bir şey olduğunda harekete geçemezsiniz, kalakalırsınız.

Ben "neye göre inandığınız önemlidir" i anlatmaya çalışıyorum.
 
Üst