Neler yeni

Cübbeli Ahmet Hoca sosyal adalet için konuştu bu sefer

Konu İstatistikleri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Siyaset Meydanı kategorisinde true blue tarafından oluşturulan Cübbeli Ahmet Hoca sosyal adalet için konuştu bu sefer başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 145 kez görüntülenmiş, 5 yorum ve 1 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Siyaset Meydanı
Konu Başlığı Cübbeli Ahmet Hoca sosyal adalet için konuştu bu sefer
Konuyu Başlatan true blue
Konu Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan "ictenlik"

true blue

Aktif üye
Kategori Yöneticisi
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
901
Tepkime puanı
194
Puanları
43
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Tarih Öğretmenliği
İmam Hatip okulları ile İlahiyat fakültelerine ilişkin sözleri sebebi ile tepkileri üzerine çeken Cübbeli Ahmet Hoca, şaşırtan bir asgari ücret açıklamasında bulundu.

"Çocuklarınızı imam hatip lisesi ve ilahiyata göndereceğinize düz ortaokul ve liselere gönderin. Düz okullara gönderin daha az hasarla çıkar. Ben bunu gördüm denedim." sözleri ile tepkileri üzerine çeken Cübbeli Ahmet Hoca, şimdi de asgari ücrete el attı.

İşçi maaşları üzerinden patronları eleştiren Cübbeli Ahmet Hoca, "Gidiyor cami yaptırıyor 'anamın hayratı için', gidiyor köprü yaptırıyor 'babamın hayratı için' diyor. İş yerinde yanında çalıştırdığının ücretini vermiyor. Senin ananın babanın ruhuna hayrat gider mi kardeşim? Burada kul hakkı var. Önce işçinin teri kurumadan onu vereceksin." dedi.

Sözü asgari ücrete getiren Cübbeli Ahmet Hoca, "Sorunca da 'asgari ücret' veriyoruz diyorlar. Niye asgari ücretten veriyorsun kardeşim? Ben 'şu kadar veriyorum, bu kadar veriyorum, şöyle hayır yapıyorum, böyle hayır yapıyorum' diyenler var. Yapma o hayırları kardeşim. Bugün senin vermek mecburiyetinde olduğun asgari ücret 2 bin 400 lira ise ver ona 5 bin lira. Al de ki 2bin 600 lira da benden. O 2 bin 600'ü de ananın babanın hayrına ruhlarına gönder." diye konuştu.

Hükümetin mecbur ettiği ücretle geçinebilir mi işçi?

"Ortalık cami, çeşme dolu." diyen Cübbeli Ahmet Hoca, "Yanında çalıştırdığın kişi için 'hakkını veriyorum' diyorsun. Hükümetin mecbur ettiği ücreti veriyorsun. Hükümetin mecbur ettiği ücretle geçinebilir mi işçi? '4 kişiyiz' diyor az önce haberlerde. 3 bin lirayla geçinmeye çalışıyor. Nasıl geçinecek kiradaki? Elektrik,su, doğalgaz faturası derken kirayla birlikte zaten 2 bin lira gitti kafadan. Bodrumda otursan bin liradan aşağı ev kirası kalmadı. Bu insan asgari ücretle nasıl dört kişi geçinecek? Bu nasıl bir vicdansızlıktır? Ama maalesef Müslüman iş adamları namazlı abdestli hacı efendiler 'senede 5 kere umreye gidiyorum' diyor. Yatları var, katları var. Kaç lira ücret veriyorsun diye sorunca 'asgari ücret' diyorlar. El insaf, el vicdan ya." ifadelerini kullandı.

Cübbeli Ahmet Hoca asgari ücreti zorunlu maaş olarak mı biliyor?

Cübbeli Ahmet Hoca'nın işçi ücretlerine değindiği konuşmasında kullandığı, "Hükümetin mecbur ettiği ücreti veriyorsun. Hükümetin mecbur ettiği ücretle geçinebilir mi bu insan?" ifadeleri, asgari ücret hakkındaki bilgi eksikliğini de gözler önüne serdi. Zira iktidarın belirlediği asgari ücret, hükümetin işverenlere 'en az bu rakamı vereceksin' dediği tutar anlamına geliyor.

 

true blue

Aktif üye
Kategori Yöneticisi
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
901
Tepkime puanı
194
Puanları
43
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Tarih Öğretmenliği
Sosyal adaletin sadece komünist bir argüman olmadığı, İslam'ın bir vecibesi de olduğu bir din alimi tarafından dile getirilmiş oldu.
 
Son düzenleme:

velevki

Üye
IRC Yöneticisi
irc.felsefe.net
Katılım
13 Nis 2021
Mesajlar
49
Tepkime puanı
49
Puanları
18
Üniversite Bölümü
Lise
Bu açıklamaların altındaki nedenin kaynağını zaman gösterecektir :) yeni şafaktan sonra bakalım kimlerle arası bozulmuş.
 

"ictenlik"

Tanınmış üye
Kategori Yöneticisi
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
4,500
Tepkime puanı
210
Puanları
63
İ "Gidiyor cami yaptırıyor 'anamın hayratı için', gidiyor köprü yaptırıyor 'babamın hayratı için' diyor. İş yerinde yanında çalıştırdığının ücretini vermiyor. Senin ananın babanın ruhuna hayrat gider mi kardeşim? Burada kul hakkı var. Önce işçinin teri kurumadan onu vereceksin." dedi.

Sözü asgari ücrete getiren Cübbeli Ahmet Hoca, "Sorunca da 'asgari ücret' veriyoruz diyorlar.

Cübbeli Ahmet Hoca'nın işçi ücretlerine değindiği konuşmasında kullandığı, "Hükümetin mecbur ettiği ücreti veriyorsun. Hükümetin mecbur ettiği ücretle geçinebilir mi bu insan?" ifadeleri, asgari ücret hakkındaki bilgi eksikliğini de gözler önüne serdi. Zira iktidarın belirlediği asgari ücret, hükümetin işverenlere 'en az bu rakamı vereceksin' dediği tutar anlamına geliyor.


İşvereni eleştirmesi (hedef alması) yanlış iktidarı ve asgari ücretin kendini eleştirmeli ya da hedef almalı.
Üretim vs yapan biri piyasa koşullarında eşit rekabet için düşük maliyet için o ücreti işletecektir.
Söylenen her anlamda anlamsız/tutarsız ve yanlış

Hayrat yaptım, cami yaptım diyen atıyorum 2.000 kişi çalıştırdığında o ücrete (asgari ücrete) eklediğiniz küçük tutarlar bile personel maliyetini piyasa koşullarında mal hizmet satamayacağı kadar artırır.

Sosyal adaletin sadece komünist bir argüman olmadığı, İslam'ın bir vecibesi de olduğu bir din alimi tarafından dile getirilmiş oldu.

Alim, bilgin? Bu kişi mi?
Sözde iktidar sözde islamı temsil ediyordu ya da şöyle diyelim. Bu kişi islamı mevcut iktidarınızdan daha fazla temsil ediyor öyle mi?

Bir kere bir şeyin bilgini olsa iktisat teorisi öğrenir ya da bilene danışır.
Sosyal adalet geniş bir kavram ve kavramı bükmeyeceksek sosyal adalet islamın neresinde?

Siz bunlara bilgin diyerek (zaman 2021 i gösteriyor) ve bileni ve bilgiyi elinizin tersiyle iterek ve hala bunları onaylayarak değil sosyal adalet asgari ücret deneni yakında zor bulursunuz ve yemeye çöl kumu ve geçerli hukuk olarakta çöl hukuku ve yağma vb bulursunuz

Sözü asgari ücrete getiren Cübbeli Ahmet Hoca, "Sorunca da 'asgari ücret' veriyoruz diyorlar.

Cübbeli Ahmet Hoca'nın işçi ücretlerine değindiği konuşmasında kullandığı, "Hükümetin mecbur ettiği ücreti veriyorsun. Hükümetin mecbur ettiği ücretle geçinebilir mi bu insan?"

O sözleri iktidar söyletmiştir, gaz alıyordur, asıl sorumluyu çarpıtıyor ya da iktidar adına işverene ayar çektiğini mi sanıyor ve ne hikmetse asgari ücret zammı öncesi ve yılbaşı yaklaşıyor. Bu gıda fiyatları yükselince marketçiyi suçlatmakla ve hedef göstermekle aynı refleks. İktidar size düşük ücret gelirleri için beni değil patronu hedef alın da demek istiyor ya da bir anlamda hedef çarpıtıyor.
Düşük gelirin ve geçinemeyen işçinin sorumlusu da kanun koyucu ve yapıcı kamu gücü ve iktidar değil de patron oldu ve ilan edildi.

O hükümetin mecbur ettiği ücret kavramına gelince hem doğru söylüyor hem yanlış nakletmiş olmalı. Adamın kafası bir kere ücret gelirinden köle ödeneği ve devletten/iktidardan ve işverenden köle denetçisi gibi bahsediyor

Siz cehaleti bilgi ya da alimlik diye kutsamaya devam edin ve daha çok görürsünüz, eldekinden de olursunuz..

Yapılan bu açıklama cemaat denen yapıların ya iktidar güdümünde olduğu ya da bu arada sıkı bağlar olduğunu gösteriyor başka bir anlamı yok. Konuşma sosyal adaleti değil iktidar tarafından kişinin söyleminin kişinin yönetilebilir/güdümlenebilir olduşunu gösteriyor
 
Son düzenleme:

true blue

Aktif üye
Kategori Yöneticisi
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
901
Tepkime puanı
194
Puanları
43
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Tarih Öğretmenliği
Bu açıklamaların altındaki nedenin kaynağını zaman gösterecektir :) yeni şafaktan sonra bakalım kimlerle arası bozulmuş.
hocam, umarım bu açıklama, 2022 asgari ücretinin belirlenmesine az bir zaman kaldığı şu günlerde daha yüksek bir asgari ücret açıklanması için yapılan mücadelede işçi tarafına bir azim kaynağı, hükümete de bir nasihat olur.:giggle:

Patrona gelince, yukarıdaki arkadaşın dediği gibi patron zaten kârı/piyasayı düşünür.:)
 

"ictenlik"

Tanınmış üye
Kategori Yöneticisi
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
4,500
Tepkime puanı
210
Puanları
63
Bilmedikleriniz ve sözde yüksek aliminizinde eminim hiç bilmedikleri. Daha önce bu başlıkta (link) yazdım.

Türkiye de net asgari ücret sanılan rakam değildir. Örneğin 2.800 değil de 2.500 dür. Asgari ücrette "asgari geçim indirimi" denen bir kalem bulunur. Bu Özal döneminde icad edilen vergi iadesidir. Bu hükümetten önce fiş toplanır yıl sonunda fiş yazılır ve vergi dairesine verilirdi ve bu tutar işçiye iade edilirdi. Bu işçi vergi ödeyip fiş topladığı için verilen işçiye bir kısmı geri edilen bir rakamdı çünkü devlet esnaftan/işverenden vergi toplayamıyordu ve sonuçta KDV yi icad etti. Türkiye de yıl sonunda bilançolar zarar ya da ne kar ne zarar gösterilir ve bu yolla işveren vergi ödemekten kaçınır. İşverenden vergi alamayan devlet çareyi işçinin sırtına binmekte ve ona harcama yaparken vergi ödetmekte bulmuştur. İşçilik ücretinde ve mal hizmetlerde vergi yüksektir. Bu konu biraz daha uzun..

Asgari ücret haftalık 45 saatlik çalışmanın bedelidir ve Türkiye de haftalık çalışma saati 45 saat değildir. Türkiye de bir çok işçi ve asgari ücretli 10-12 saat çalışır. Genelde haftanın 6 günü çalışır. Bu bazen 7 günü de olabilir. Bu işçiye yine de asgari ücret uygulanır. Türkiye de asgari ücretli çalışanların % 80'i neredeyse 45 saatin üzerinde çalışır. 45 saatin üzerinde çalışmalar fazla çalışmadır. Fazla çalışmanın saat ücreti yükseltilerek ödenmelidir.
Türkiye de yasala hadlerle haftalık 45 saat çalışma uygulanan işyerlerini toplasak tüm piyasanın %10 u bile değildir. 45 saati aşan çalışmaya azla mesai ödemesi yapan işyerlerini toplasak yine %10 bile değildir ama kabaca şunu diyelim. Piyasanı n%80'nin de asgari ücrette uygulanmaz. eğer gerçek bir hesap bir hesap yapabilseydik?

Türkiye de fiili çalışma saatinin haftalık 60 saatleri bulduğu hatta bazı durumlarda aştığını görürüz. Bu tüm piyasanın neredeyse %70 i için emin olun geçerlidir ve buradan bu çalışma koşullarıyla hesaplanacak gerçek asgari ücret yani yasanın mecbur ettiği ödenek emin olun 4.000 lira kadar olmalıydı..

Türkiye de hükümetin mecbur ettiği asgari ücret piyasanın genelinde ödenmez. Yukarıda anlattım. Yukarıda anlatılan yasadır ve kanunun ya da hükümeti mecbur ettiğidir. Hükümet kendi yasasını korumaz ve mecbur ettiğinin bile ödenmemesine rağmen işçiyi korumaz ve savunmaz

Türkiye de çalışana ödenene fiili asgari ücret %60-80 inde yasal çalışma çalışma saatleri vb baz alındığında 2.000 liranın bile altındadır. Haftada 60 saat çalışan birine ücret olarak 2.500 ya da 2.800 TL ödeniyorsa bu aslında fiili asgari ücretin 1.500-1.800 lira civarında olduğunun bir göstergesidir.

Türkiye de uygulanan asgari ücret OECD ülkeleri, Avrupa ülkeleri, gelişmiş ya da gelişmekte olan gelişmiş gelişmekte olan dünya ekonomilerine göre en az 3-5 kat düşük, yetersiz ya da azdır. Türkiye de bir ekonomik sosyal uyum yasasının AB den alındığı baz alınırsa bu ülkelerde ücret yapısına dair hiç bir şey alınmadığı gibi çalışma hayatının düzenlemesine dair de bir şey alınmamıştır.
Örneğin Avrupa dediğimizde aklımıza gelen üç beş ülkeyle saatlik çalışma başına ödenen asgari ücret gibi bir tutarı kıyaslasaydık yaklaşık 5 kat az olduğunu görürdük. İnternet üzerinde bu veriler çarpıtılıyor ve bazı araştırma kurumları ya da resmi kurumlarca da çarpıtılıyor. Mesela herhangi resmi belgede Almanya da asgari ücretin 1.000 Euro dolayında yazdığını görebilirsiniz ancak Almanya da 45 saat çalışıyorsanız o 1.000 Euro değildir ve neredeyse iki katıdır.

Türkiye de yasal olarak düzenlenen haftalık çalışma saatleri Avrupadan yüksektir. İzin süreleri Avrupa ülkelerinden düşüktür.

Türkiye de işçilik yarı kölelik ve işveren yarı efendi olarak görülmektedir. Bu nedenle bir ekonomiden ve çalışma hayatından çok neredeyse serbest bir köle işgücü pazarından sözedebilirdik.
 
Son düzenleme:
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst