Neler yeni

bir kötülüğe karşılık vermek bizi de kötü yapar mi?

gonlumgocebe23

Yeni üye
Katılım
28 Ağu 2019
Mesajlar
1
Puanları
1
bize kötülük yapan birine biz dönüp aynı şekil kötülük yaparsak bizde kötü olur muyuz?
 

meyelan

Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
808
Puanları
18
O kadar öznel açıklamalı bir soru ki yine,tek başına bu kalıpla bir sonuca varamayız.
1) Hayatınıza zemin aldığınız bir din/ inanış sahibi misiniz? Öyle ise acınızın değil inanışınızın gösterdiği yöne gidin uzun vadede huzur bulursunuz.
2)İnançlarınız kendinizce bir kuram içeriyorsa ;olayın üzerinden 3 gün geçmesini bekleyip vicdan ve akıl muhakemesi yapınız.
3)Kötülük yapan da kendine bir iyi niyetli amaç bulup kötülük yapmıştır yani muhtemelen o da iyi bişey yaptığını sanıyordur.Sebepten emin olup iletişime geçin .
3 a)Adam bildiğin ruh hastası diyorsanız ,aynısı az kalır elinizden ne gelirse artık yürüyün gitsin derim.Yok demem belki durumu bilsekte bilmesekte kısas insanı kötü yapmaz.Bilemedim ...ama beni kötü biri yapar mesela..Bu kuşağın bana kötü demesi beni onurlandırır duruma göre..neyse karışık yani :)
 

gonlumgocebee23

Yeni üye
Katılım
18 Ağu 2019
Mesajlar
10
Puanları
3
tabiki sadece burası felsefi site .acaba diğerleri ne düşünüyor diye sordum yoksa benim seçimim belliydi
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,886
Puanları
48
bize kötülük yapan birine biz dönüp aynı şekil kötülük yaparsak bizde kötü olur muyuz?
evet. kötülüğü yeniden yaratmış oluruz.

masum veya haklı olduğumuzu düşünmemiz, toplumsal veya tanrısal nedenlerle eylemimizi meşrulaştırmamız bizi kötü olmaktan kurtarır gibi görünse de akla vuracak olursak bunun böyle olmadığını düşünüyorum.

ayrıca bu eylemlerimizin kökeninde kültürel veya inancsal faktörlerden çok güdüsel faktörler olduğunu düşünüyorum. içimizde şiddet taşıyoruz,içimizde savaşmak ve mücadele etmek var. içimizde bu olmasa hiçbir akılsal ve çıkarsal nedenle savaşmaz ve şiddete başvurmazdık bence.
 

M3CSL

Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
246
Puanları
18
Kötülüğün cezası, onun aynı olan bir kötülüktür. Bununla beraber kim affeder, barışırsa Allah mutlaka ecrini verir.” (Şûrâ Sûresi / 40).
 

berhava

Yeni üye
Katılım
29 Ağu 2019
Mesajlar
4
Puanları
1
Konum
Türkiye
Web sitesi
berhava.com
Etik duruma göre değişir. Mesela bir kişi senin çocuğunu öldürdü ve sana evlat acısı çektirdi. Bu durumda ona aynı kötülükte karşılık vermen yani öldürmen doğru olabilir mi? Senin çocuğunu öldüren kişinin bu işi nasıl yaptığı da önemli. Trafik kazası oldu kişi bilmem ne kadar alkollü ama aracı doğru kullandı ve trafik kurallarına göre kızın hatalı. Bir sürü değişken ve parametre mevcut. Fakat her ne olursa olsun şu unutulmamalıdır, hiçbir kural mutlak değildir. Ölümden sonra yargılama süreci olmadığı müddetçe ahlak temellendirilemez. Şu ana kadar gördüğüm tüm temellendirme çabaları koftiydi. Tabi toplumun yaşam mücadelesi verirken aynı hayvanlarda olduğu gibi kendi içinde yargı olgusu olması gerekir ki, yaşam mücadelesi devam edebilsin. Ben kendi kişisel görüşümü söylemem gerekirse af yolu tutulmalı. İrade sorunsalını her ne kadar çözemesem de bilimin üstatlarının determinist bakış açısının olası olduğunu o olmasa bile öfke ve nefretin ilkel dürtüler olduğunu düşünüyorum, intikam ve öç alma gibi eylemleri aşağı görüyorum. Ama her nedense bu duygular benliğimi kapsadığında doğal olarak bu primatif davranışları bende sergiliyorum. Kendimi bunu yap veya yapma diye şartlandırmakta istemiyorum. Dolayısıyla içimden gelen ne ise onu yapıyorum.
 

ÜstünKişi

Aktif üye
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
606
Puanları
28
İntikam, size yapılan kötülükle aynı orandaysa sizi; etik olarak nötr, durumsal olarak iyi yapar(iyi hissettirir).

Etik kavramını çoğunluk belirlediği için sizi iyi veya kötü olarak sınıflandıracak olan yine çoğunluk olacaktır. Yani kişi kendi ahlağına göre kötü şeyler yapsa bile diğer insanlar bu kötülükleri görmediği sürece sizi iyi olarak sınıflandıracaklardır.

Kısacası, kötü olmak istemiyorsan önce çoğunluğa kendinin haklı olduğunu inandırmalısın.
 

elbisss

Aktif üye
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
153
Puanları
28
İyi bak iyi gör iyi düşün Kötülükte sınır yoktur o öyle değip onun gibi olmak zorunda değiliz çünkü bizim bir çizgimiz ve değerlerimiz var ve bizlerde böyle kendimizi motive etmeliyiz bazen umursamamak bir çok kötülüğün yuvasını kapar

Karanlık düşünceyle mücedele zordur bizler daha zorunu başarmalıyız iyi görüp iyi harmanlayarak başarmalıyız.Herşeyin bir cezası vardır ama bunun cezası kurallar dahilinde olması makul olandır.

Öyle.
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,886
Puanları
48
Kötülüğün cezası, onun aynı olan bir kötülüktür. Bununla beraber kim affeder, barışırsa Allah mutlaka ecrini verir.” (Şûrâ Sûresi / 40).
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? araf 28

Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. isra 16

şimdi meallerde emrederiz den önce parantez içinde bir sürü kıvırma kelimeleri eklerler. bu yalanlara aldanmayın (daha eski tefsirlere bakın)

görüldüğü gibi Kuran böyle çelişkiler yumağı bir kitaptır. isteyene istediği argümanı verir.

kötülüğü emretmem der sonrada emrettik kötülük işlediler der.

tek örnek bu değil. kötülükle ilgili olduğu için bunu seçtim.

bütüne bak ayet cımbızlama absürt savunmasına ise lütfen sarılmayınız. bütün kuran diye birşey yoktur. kendi kaynakları 23 yılda oluşturuldu diyor 23 yılda oluşmuş kitabın bütünü mu olur? hele ki ayeti başka bir ayetle kaldıran bir kitapta bu hiç olmaz..
 

elbisss

Aktif üye
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
153
Puanları
28
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? araf 28

Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. isra 16

şimdi meallerde emrederiz den önce parantez içinde bir sürü kıvırma kelimeleri eklerler. bu yalanlara aldanmayın (daha eski tefsirlere bakın)

görüldüğü gibi Kuran böyle çelişkiler yumağı bir kitaptır. isteyene istediği argümanı verir.

kötülüğü emretmem der sonrada emrettik kötülük işlediler der.

tek örnek bu değil. kötülükle ilgili olduğu için bunu seçtim.

bütüne bak ayet cımbızlama absürt savunmasına ise lütfen sarılmayınız. bütün kuran diye birşey yoktur. kendi kaynakları 23 yılda oluşturuldu diyor 23 yılda oluşmuş kitabın bütünü mu olur? hele ki ayeti başka bir ayetle kaldıran bir kitapta bu hiç olmaz..
Çok farklı bir algılama tekniğin var fakat yanlış bakıp yanlış yorumluyorsun ...Yüce ALLAH hiçbir zaman insanlığa kötülüğü emretmez aksine insanlığı kötülükten uzak durmak için bir çok kez uyarmıştır..

Azgın sapkın ve ahlak dışı davranışlarda bulunan kavimlere yüce allah düzelmeleri ve doğru yola girmeleri için peygamberler göndermiştir HZ LUT peygamberde burada LUT kavmini uyarmak için gelmiş bir peygamberdir ve Lut peygamber orada yaşamak istemesede o kavim içerisinde yaşamak durumunda kalmıştır sadece yüce ALLAH ın emirlerine uymak için uyarmıştır fakat bir gece helaktan önce lut uyarılmış ve ayrılması istenmiştir sadece eşini yanına almasını istememiştir çünkü oda yolunu şaşıran olmuştur....

İş yerlerinde de kurallar vardır bu karalların başında bir çok şey işlenir iş kurallarına uymayan yüz kızartıcı suçlar işleyenler 3 kez uyarılır sonunda iş feshine gidilir Dünyanında kuralı vardır eğer dünyanın eko zincir dengesini bozarsanız dünyada yuzyıllar sonra yaşanmaz hale gelir....

İyilik yapmak bir çok iyilikleri beraberinde getirir ve hatta yüce ALLAH ın peygamberler aracılığıyla çok güzel sözü vardırı iyiliği yeryüzünde yayınız diye sorgulamadan evvel iyice düşünmek gerekir.

Forum sitelerinde kuralları vardır Demokrasinin de kuralları vardır din ve vicdan hüvviyetine karşı kurallar vardır Dünya başlı başına kuralldır

Hatalar da kimse ilk başlarda zarar görmez tekrar tekrar neticede bir karşılık olması gerekiyor....Biri size kötülük yaptığında o kişiye iyilikle olabildiğince sabırla karşılık vermek iyi bakmak iyi yorumlamak insanın faydasına olandır ....Sabretmek çok ama çok önemli birer edep kurallarındandır ..

Böyle.
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,886
Puanları
48
Çok farklı bir algılama tekniğin var fakat yanlış bakıp yanlış yorumluyorsun ...Yüce ALLAH hiçbir zaman insanlığa kötülüğü emretmez aksine insanlığı kötülükten uzak durmak için bir çok kez uyarmıştır..
Dostum ayeti tekrar yazıyorum;

Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. isra 16

Allah böyle diyorken kendilerine ilahiyatçıyım diyen adamların yalanları yüzünden asıl sen yanlış bir yorumlama içindesin. tüm mesele bu zaten , Kuranı olduğu gibi görebilmek. Kuranı olduğu gibi görmemem için adamların atmadığı yalan, sündürmediği gerçek yok!

helak etmek istediğimde diyor, elebaşlarına emrederim diyor, sonrada altını üstüne getiririm diyor!

sonrada suçlu suçsuz çoluk çocuk ayırmadan hepsini helak etmiş! yaw palavra olduğu efsane olduğu buradan bile belli! bir toplumun tamamı asla suçlu olamaz (mesela hepsi eşcinselmiş sözde) çocuksuz toplumda olmaz!

damarlarındaki zehiri hissetmeye çalış dostum, fena halde tesir altındasın..
 
Son düzenleme:

M3CSL

Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
246
Puanları
18
Herhangi bir beldeyi imha etmek istediğimizde oranın lüks içinde yaşayan şımarıklarına iyilikleri emrederiz. Buna rağmen onlar dinlemez, fısk-u fücura devam ederler. Bu sebeple, orası hakkında cezalandırma hükmü kesinleşir. Biz de orayı yerle bir ederiz. {KM, İşaya 6, 9-13; Hezekiel 18. bölüm}
Suat Yıldırım

Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.
Elmalılı..
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,886
Puanları
48
Herhangi bir beldeyi imha etmek istediğimizde oranın lüks içinde yaşayan şımarıklarına iyilikleri emrederiz. Buna rağmen onlar dinlemez, fısk-u fücura devam ederler. Bu sebeple, orası hakkında cezalandırma hükmü kesinleşir. Biz de orayı yerle bir ederiz. {KM, İşaya 6, 9-13; Hezekiel 18. bölüm}
Suat Yıldırım

Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.
Elmalılı..
http://isamveri.org/pdfdrg/D02237/2007_12/2007_12_TURGAYN.pdf

Bu ayette geçen, “Ama Biz, bir kenti helâk etmek istediğimiz zaman, onun refaha gömülmüş zevkine düşkün varlıklılarına emrederiz.”cümlesindeki emir, müfessirler tarafından boyun eğdirmek, Allah’ın emrini dinlememenin neticesinde cezayı hak etmek, Allah’ın emirlerini dinlemeyenleri, zalimlerle cezalandırmak, çeşitli kötülüklere yönlendirmek ve bununla cezayı hak etmelerini sağlamak gibi anlamlarda yorumlanmaktadır. 71 Bu ayette yer alan “emernâ” fiili, bazı müfessirlere göre çoğalttık anlamındadır. Buna göre bu ayet, “Oranın fasıklarını çoğalttık.”anlamına gelir. Bu fiili, çoğaltma anlamında “âmernâ” diye okuyanlar da vardır. Bazı alimler de bu fiili, “emmernâ” şeklinde okumuşlardır. O zaman bu ayetin anlamı, “Allah, helâk etmek istediği ülkelerin başına şımarık, şerli kimseleri geçirir. Onlar, ülkeyi çeşitli haksızlıkları yaparak yönetirler. Bu yüzden o ülke cezalandırılır.”72 şeklinde olur. Zemahşerî (ö. 538/1143), buradaki emrin hakikat değil, mecaz olduğunu belirtmektedir. 73 Burada, toplumsal bir yasadan söz edilmektedir .

**
Çelişki açık bana göre ama,şartlar böyleyken tartışma noktasında elbet bir neticeye varamayacağız.

İşin aslını öğrenip emin olmak istediniz diyelim. olamayacaksınız!

yukarda bir link verdim ve alıntı yaptım bu ayette geçen bir kelime ile ilgili. bu durum sadece bu ayetle ilgili değil, çoğunda böyle. kardeşim bilim insanları sümerceyi çözdü bu kuranın dili hala çözülemedi herkes birşey diyor.

bu nasıl ilahi mesaj!

bide diyorlar ki arapça bilmen gerek falan, bunu diyen şarlatan çelişkisini göremiyor, arapça bilmem niye gereksin ki hani Allah bu dini tüm insanlığa göndermişti?

ha siz biliyosunuz da noluyor ayrıca? haliniz ortada..

Bunun böyle olması , birilerinin çıkıp Allah orada öyle demek istemedi, şöyle demek istedi demesi bile tek başına ''ilahi mesaj'' (vahiy) iddiasını çökertmeye yeter..
 

elbisss

Aktif üye
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
153
Puanları
28
Dostum ayeti tekrar yazıyorum;

Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. isra 16

Allah böyle diyorken kendilerine ilahiyatçıyım diyen adamların yalanları yüzünden asıl sen yanlış bir yorumlama içindesin. tüm mesele bu zaten , Kuranı olduğu gibi görebilmek. Kuranı olduğu gibi görmemem için adamların atmadığı yalan, sündürmediği gerçek yok!

helak etmek istediğimde diyor, elebaşlarına emrederim diyor, sonrada altını üstüne getiririm diyor!

sonrada suçlu suçsuz çoluk çocuk ayırmadan hepsini helak etmiş! yaw palavra olduğu efsane olduğu buradan bile belli! bir toplumun tamamı asla suçlu olamaz (mesela hepsi eşcinselmiş sözde) çocuksuz toplumda olmaz!

damarlarındaki zehiri hissetmeye çalış dostum, fena halde tesir altındasın..
halen yanlış görüyor ve yanlış yorumluyorsun ben diyanetten detaylı açıklamasını sana iletmek isterim...

İSRA 16

Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine (iyiye yönlendirici) emirler veririz; onlar ise orada günah işlemeye devam ederler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.

DEVAMINDA

“Şımarık yöneticiler”e emredilenin ne olduğu hususunda müfessirler farklı açıklamalar yapmışlardır. Zemahşerî’nin açıklaması sosyolojik bir yasaya işaret eder. Buradaki “emir”den maksat, Allah’ın söz konusu insanlara her türlü imkânları bol bol vermesidir; bu da onları şımarıklığa ve azgınlığa sevkeder (II, 354-355). Böylece o ülke yoldan çıkmış olur. Bununla birlikte müfessirlerin çoğu emredilenin iyilik ve itaat cinsinden davranışlar olduğu kanaatindedirler. Râzî şöyle der: Günah, emredilenin zıddını yapmaktır; bir hareketin günah olması, emredilmiş olmasıyla çatışır. Şu halde burada günah olmayan bir şey emredilmiş olmaktadır. Sonuç olarak Allah şımarık yöneticilere iyi işleri, yani iman ve itaati emreder; fakat onlar ısrarla emre aykırı hareket edip günah işlerler (XX, 174-175).

Âyetin bu bölümüne şöyle bir mâna da verilmiştir: Halkının günahlara boğulması yüzünden bir toplumu helâk etmek istediğimizde, günahlar ortaya çıkınca hemen alelacele cezalandırmayız, bilâkis şımarık yöneticilerine bu günahlardan vazgeçmelerini emrederiz... (Râzî, XX, 176).

Emirler veririz” diye tercüme edilen emernâ kelimesini “emmernâ” şeklinde okuyanlara göre (bk. Şevkânî, III, 242) âyetin mânası şöyle olmaktadır: “Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde oranın şımarıklarını ve azgınlarını iş başına getiririz; onlar ise orada günah işlerler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.” Bu meâle göre Allah’ın şımarıkları iş başına getirmesi, ilgili toplumun serbest iradesiyle kötülüğe sapmış olmasının tabii ve kaçınılmaz bir sonucunu ifade etmektedir.

Böyle.
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,886
Puanları
48
halen yanlış görüyor ve yanlış yorumluyorsun ben diyanetten detaylı açıklamasını sana iletmek isterim...

İSRA 16

Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine (iyiye yönlendirici) emirler veririz; onlar ise orada günah işlemeye devam ederler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.

DEVAMINDA

“Şımarık yöneticiler”e emredilenin ne olduğu hususunda müfessirler farklı açıklamalar yapmışlardır. Zemahşerî’nin açıklaması sosyolojik bir yasaya işaret eder. Buradaki “emir”den maksat, Allah’ın söz konusu insanlara her türlü imkânları bol bol vermesidir; bu da onları şımarıklığa ve azgınlığa sevkeder (II, 354-355). Böylece o ülke yoldan çıkmış olur. Bununla birlikte müfessirlerin çoğu emredilenin iyilik ve itaat cinsinden davranışlar olduğu kanaatindedirler. Râzî şöyle der: Günah, emredilenin zıddını yapmaktır; bir hareketin günah olması, emredilmiş olmasıyla çatışır. Şu halde burada günah olmayan bir şey emredilmiş olmaktadır. Sonuç olarak Allah şımarık yöneticilere iyi işleri, yani iman ve itaati emreder; fakat onlar ısrarla emre aykırı hareket edip günah işlerler (XX, 174-175).

Âyetin bu bölümüne şöyle bir mâna da verilmiştir: Halkının günahlara boğulması yüzünden bir toplumu helâk etmek istediğimizde, günahlar ortaya çıkınca hemen alelacele cezalandırmayız, bilâkis şımarık yöneticilerine bu günahlardan vazgeçmelerini emrederiz... (Râzî, XX, 176).

Emirler veririz” diye tercüme edilen emernâ kelimesini “emmernâ” şeklinde okuyanlara göre (bk. Şevkânî, III, 242) âyetin mânası şöyle olmaktadır: “Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde oranın şımarıklarını ve azgınlarını iş başına getiririz; onlar ise orada günah işlerler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.” Bu meâle göre Allah’ın şımarıkları iş başına getirmesi, ilgili toplumun serbest iradesiyle kötülüğe sapmış olmasının tabii ve kaçınılmaz bir sonucunu ifade etmektedir.

Böyle.
Madem Allah öyle demek istiyor ayeti şöyle vahyedemez miydi;

İSRA 16

Bir ülkeyi işledikleri günahlar nedeni ile helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine günah işlemekten vazgeçin diye emirler veririz; ama onlar ise ısrarla orada günah işlemeye devam ederler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.

işte bu kadar basit. Yüce Allah mademki son vahyine bu kadar önem veriyor cümleleri daha özenli kurabilir ifadeyi yoruma kapatabilirdi

böylece Allahın yüce sözleri tefsire ve ilahiyata minumum derecede ihtiyac duyardı. hatta herşeye gücü yeten Allah isterse tefsir ve ilahiyata ihtiyaç duymayan cümleler kurabilirdi hiç şüphesiz..

ama olmamış yapamamış bak sen bu Razi denen elamanın açıklamasına inanmak zorunda kalmışsın. ne zaman yaşamış bu Razi (864 - 925) . hımm 632 de biten vahiyden bayağı bir sonra.. ama iyi biriymiş ona güvenelim Allah kalbine sezgi vermiştir bu elaman ve benzerlerinin...

dostum saçmalık açıktır.. ancak islam öğretileri üzerine doğdun ve bağışıklık sistemin islam öğretileri ile kuruldu.. bu sisteme uymayan herşeyi red ve yok etme meyilindesin haliyle..

Yüce Tengri seni göge kaldırsa tüm varlığın yaratıcısı benim evladım inanma böyle şeylere dese (tengri inancına göre tanrının çocuklarıyız kulu değil) sen nabarsın biliyor musun Elbiss; yüce Allah imanımı sınıyor dersin gene inanmassın! işte sözde semavi olan bu dinler böyle bir zehirdir..

ne diyeyim bol şans..
 
Son düzenleme:

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
239
Puanları
18
"Madem Allah öyle demek istiyor ayeti şöyle vahyedemez miydi;

İSRA 16

Bir ülkeyi işledikleri günahlar nedeni ile helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine günah işlemekten vazgeçin diye emirler veririz; ama onlar ise ısrarla orada günah işlemeye devam ederler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.

işte bu kadar basit. Yüce Allah mademki son vahyine bu kadar önem veriyor cümleleri daha özenli kurabilir ifadeyi yoruma kapatabilirdi

böylece Allahın yüce sözleri tefsire ve ilahiyata minumum derecede ihtiyac duyardı. hatta herşeye gücü yeten Allah isterse tefsir ve ilahiyata ihtiyaç duymayan cümleler kurabilirdi hiç şüphesiz..

ama olmamış yapamamış bak sen bu Razi denen elamanın açıklamasına inanmak zorunda kalmışsın. ne zaman yaşamış bu Razi (864 - 925) . hımm 632 de biten vahiyden bayağı bir sonra.. ama iyi biriymiş ona güvenelim Allah kalbine sezgi vermiştir bu elaman ve benzerlerinin... "

Cevaplayabilecek bir babayiğit yokmu? Hayır Allah doğrusunu biliyordur, fazla akıl yoldan saptırır, düşünmemeliyim...

Bunca kişi yanılıyordur demek yürek ister. Tutunacak dalı çürük diye bırakıp sağlam bir dal aramaya başlamak yürek ister, siz bırakmasanızda
eninde sonunda kopacak...
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
239
Puanları
18
İnşadan Çalmak...

Birşeyi inşa ederken farketmiş...; birşeyler eksikmiş, ne zemin iyi ne malzeme; görmezden gelmiş... kendisi unutmuş sevdiklerine vermiş, onlar hiç sormamışlar güvenmişler. Birgün o inşa çökünce feryat figan suçlu aramışlar, halbuki biri onlara önceden söylemiş. Demiş yapmayın bu binada kalmayın, az dişinizi sıkın sağlam bir yuva yapın. Kolaya kaçmışlar. Altında ezilen yine kendileri olmuşlar.
 

elbisss

Aktif üye
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
153
Puanları
28
Madem Allah öyle demek istiyor ayeti şöyle vahyedemez miydi;

İSRA 16

Bir ülkeyi işledikleri günahlar nedeni ile helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine günah işlemekten vazgeçin diye emirler veririz; ama onlar ise ısrarla orada günah işlemeye devam ederler, sonuçta o ülke helâke müstahak olur, biz de oranın altını üstüne getiririz.

işte bu kadar basit. Yüce Allah mademki son vahyine bu kadar önem veriyor cümleleri daha özenli kurabilir ifadeyi yoruma kapatabilirdi

böylece Allahın yüce sözleri tefsire ve ilahiyata minumum derecede ihtiyac duyardı. hatta herşeye gücü yeten Allah isterse tefsir ve ilahiyata ihtiyaç duymayan cümleler kurabilirdi hiç şüphesiz..

ama olmamış yapamamış bak sen bu Razi denen elamanın açıklamasına inanmak zorunda kalmışsın. ne zaman yaşamış bu Razi (864 - 925) . hımm 632 de biten vahiyden bayağı bir sonra.. ama iyi biriymiş ona güvenelim Allah kalbine sezgi vermiştir bu elaman ve benzerlerinin...

dostum saçmalık açıktır.. ancak islam öğretileri üzerine doğdun ve bağışıklık sistemin islam öğretileri ile kuruldu.. bu sisteme uymayan herşeyi red ve yok etme meyilindesin haliyle..

Yüce Tengri seni göge kaldırsa tüm varlığın yaratıcısı benim evladım inanma böyle şeylere dese (tengri inancına göre tanrının çocuklarıyız kulu değil) sen nabarsın biliyor musun Elbiss; yüce Allah imanımı sınıyor dersin gene inanmassın! işte sözde semavi olan bu dinler böyle bir zehirdir..

ne diyeyim bol şans..
Şöyle farklı bir açıdan bakmak gerekırse.....

Bugün iyi kötü bir iş yerinde çalışıyorsun haliyle işyerinin patronu var ve bu patronun kuralları vizyonları ve hedefleri var devamında şirket içi kuralları var bunlarda yazılı ve senden istenilen beklenilen degerler olsun şimdi biz kalkıp patron bunu yanlış yazdın bu kurallar olmaz mı diyeceğiz dersek kovuluruz...

İlahi dinlerdeki kutsal metinler açısından bakarsak bize iyi bir uyarıcı akabinde yolumuzu aydınlatan ışık tutan bir rehber ve pusuladır yaşanmışlıklardan tecrübe ve birikimlerden faydalanmak ve yönümüzü ıssız ve puslu gecelerde iyi bulabilmek gerekiyor yoksa kaybolma ve kendimizi çaresiz bir halde bulabiliriz...

Bizler yüce ALLAH ın sunduklarını değerlendiremeyiz yada yargılamayız eğer o birşey söylediyse mutlaka bildikleri vardır o sadece geçmiş ana göre değil tüm çağa uygun bir şekilde ifade etmiştir bizler burada durup düşünmemiz gerekiyor nerde ne istiyor demek gerekiyor...

Evet islam öğretileri üzerine doğdum ve bu yönde dini terbiye ve eğitimden geçtim hayatımda ne kadar başarılıyım bilemem ama elimden geldiğince faydalı olmaya çalışıyorum fakat düz bir bakış açısında değilim diğer dini değer ve inançta olanlarada aşırı saygı duyan bir insanım ortak değerlerimizden bakıyorum en buyuk ortak değerimiz tek olan ALLAH a kulluk etmiş olmamızdır devamında ise diğer ortak yanımız ise insan olmamızdır..

Benim karsımda inanan insan olsun inanmayan insan olsun aynı degerde aynı saygınlıkta aynı içtenlikte davranmaya özen gösteriyorum sonuçta her insanın mutlaka bir diyeceği olduğuna inanmaktayım insanlarla fikir ve düşünce alışverişinde olmak katıldığım yerler olsada olmasada sohbet edebilmek insanları geri çevirmemek benim en güzel yanım aslında insanlar olarak böyle olabilmeliyiz karşılıklı saygı ve değerler içerisinde olmalıyız..

Kimseyi bir yere davet etmem ama anlatmam gereken şeyler varsa söylerim bilgiyi aktarırım çünkü paylaşmak ve veri aktarmak dünyada yapılacak en güzel şeylerden biridir diyebilirim..

Ölümden sonra yaşam var mı dersen yüzde yüz var ben bunu 8 yaşında deneyimleyerek yaşadım ve hissettim belki başkasına göre rüya belki başkasına göre gerçek ben bunun üzerinde birşey demek istemem benim bildiğim şey deneyimlemiş olmamdı ve bu anı burada paylaştım tekrar anlatmak istemiyorum...

Bak güzel insan bizler seçimlerimizde özgürüz dini seçerken ergen yaştan sonra farklı dinide seçebiliriz akıl başa geldiğinde insan istediğinde herşeyi yapabilir insan istediğinde dinleride seçmeyebilir ama ben hep şunu söylerim ALLAH a inanmalısınız diye yani ortada kalmayın illa islam olsun demem hristiyanlıkta olabilir musevilikte yada yahudılıkte yeterki bir seçim üzere inanan ve iman eden insanlar olun boşta kalmayın isterim bu benim nacizane sadece tavsiyemdir...

Benim dinim islamiyet ve bu dine mensup olduğum için çok mutluyum benim dinim güzellikleri ahlakı edep i insanlara olan saygıyı ve sevgiyi bununla birlikte içerisinde bir çok güzellikleri barındırıyor en önemlisi ise tüm peygamberlere inanmamızı istiyor ki bu beni çok mutlu ediyor HZ musayı Hz isayı Hz Suleyman peygamberi Hz Yakup peygamberi ve diger tum peygamberleri çok seviyorum bu insanlar çok fedakarlıklar yapıp çok zorluklar neticesinde olsalar dahi asla vazifelerinden vazgeçmediler insanlar alay ettiler dışladılar zora koştular ama onlar teblıglerınden ALLAH ıcın vazgeçmediler çok şükür...

Dünya hayatı dediğin olgu nefes aldıgın kadar ki geçecek süreçtir İnsanın nefesi enerjisi bir gün tükenecek bununla birlikte gençlikte gidecek çogu insan bizler kadar şanslı değiller çogu insan gençliğini yaşayamadan gidiyor göçüyor bu dünyadan bizler şanslıyız en azından ben kendimi öyle görüyorum kendimi halen enerjik hissediyorum ve halen birşeyler baaşarabilecek kadar kendimi güçlü görüyorum ama aciz olduğumu ve muhtaç olduğumuda hiç unutmuyorum..

Hayatımda kendimi hiç şımartmadım ve şımartmayada izin vermedim kendime verdiğim kuralları bozmaadım ağzımdan bu yaşıma kadar kufur hıc cıkmadı agzıma ıckı hıc surmedım ınsallah ta böyle devam ederim ınanç degerlerime önem veriyorum belkı tek eksıgım namazlar konusundakı zayıflıgımdır onun dısında olabıldıgınce kendımı tamır etmeye onarmaya çalışıyorum bıfr çok eksıklıklerımde mutlaka vardır duzeltmem gereken çok şeyler olduguna ınanıyorum her ınsan ne yaparsa kendıne yapar mezara konulduktan sonra herkes bızı orada bırakıp gıdecek tek basımıza kalıcaz dogumda oyle tek geldık tek gıdecegız ınanmak umut ıcerısınde olmak ınsana guc verır ıvme kazandırır...

Aslında kımın nasıl olduguna degıl kımın ne kadar ınsan olduguna bakan bırıyım ınsan olmak enerjısını dagıtmak ve yaymak tum ınsanlıgın erdemlılıgınde olsun ısteyen bırıyım çocuklugumda Mustafa kemal Ataturk e asık bırıydım halende oyleyım okul sıralarında dersteyken hep onun resmıne bakardım senın gıbı olmak ıstıyorum derdım yenılıkcı pozıtıf ozellıklerını baz alarak oyle dıyordum...

Fakat dını degerlerımde bır degısıklık hıc olmadı okul sıralarında ALLAH ı anlattıklarında yada peygamberlerı anlattıklarında pur dıkkat dınlerdım hayal kurardım onları anlamaya çalısırdım halen oyleyım bırı bana ALLAH ı anlatınca daha çok mutlu oluyorum kendıme çok söz söyletırım kendıme hakarete ızın verırım ama ALLAH ıma bu sözleri layık göremem çünkü o bizler için çok şşey yaptı insan neye inanmak iisterse ona inanabilir ama ben ALLAH ın biz insanlara duydugu sevgiden zerre kadar hayatımda hiç şüphe etmedim hayatımda ondan öğrenmek isteyeceğim o kadar çok şeyler var ki...Bizlerin aşkı görmeden yeşeren bir zambak gibidir aşık olabildik mi yada pişebildik mi bilemem ama bildiğim birşey var onu çok sevmiş olmadır..

Sen olaylara nasıl bakarsın bilemem ama ben hayatımda deger yargıları içerisinde böyle bakıyorum kendimi övmeyi anlatmayı hiç sevmeyen biriyim o yüzden güzel insan hayat senin sen nasıl görmek istiyorsan öyle görebilirsin bana söz düşerse ben elimden geldiğince söylemeye özen gösteririm...

Yanlışsa yanlış derim çünkü bazen madalyonun neresınden bakabıldıgımız hangı bakış açısında olabıldıgımız çok önemli diye not düşmek isterim....

Şöyle örnek verelim..

İki insana sormuşlar camdan karşıya bakın ne görüyorsunuz diye ilk insan camdan karşıya baktıgımda bir ağaç görüyorum sonrasında etrafında oynayan çocukları görüyorum demiş aslında bakış açısı güzel ama eksik olanmış detayları atlıyormuş detay degıp geçmemek gerekır bazen çok anlamlar yukleyebılıyor...

sonrasında dıger ınsana sormuşlar sen ne goruyorsun demışler oda hemen hemen aynı cevapları vermış bır kaç ılave daha yaparak sunmuş cevaplarını bu ınsanda detayı atlamış ve gorememış sonrasında ıse soruyu soran kısı atladıgınız detay şu demış...camdan dışarıya baktıgınızda kı ılk detay CAM olduğudur ..cam dan sonra ıse camın etrafında olan su damlacıklarıdır demış olmasıdır devamında ıse dıgerlerı gıbı aynı seylerı soylemış bazen detayları görebilmek için gerçekten istemek gerekiyor istemek içinde sevmek gerekiyor ancak bu şekilde seven insan yorumlama sanatına daha hakım olabılıyor sevmeyınce gerçektende bakış açıları yaban kalıyor ama buda ınsanların seccımıne baglı bız bırşey dıyemeyız o yuzden guzel ınsan bazen detaylar gerçektende ıcerıde saklı oluyor o ıcerıyı canlandırmak ıcın ıse ekmek ıyıce pışmesı gerekıyor kı pışen ekmek lezzetlı olsun burada ne demek ıstedıgımı anladın mı bılemem anladıysan şunu ıyı bılmenı ısterım kalp bır çok guzellıgın sadece ılk aynasıdır ona ıyı bak ve sıcak tut uzme onu...

Böyle.
 
Son düzenleme: