Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Konu İstatistikleri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde nehir tarafından oluşturulan Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 16,188 kez görüntülenmiş, 38 yorum ve 1 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?
Konbuyu başlatan nehir
Başlangıç tarihi
Cevaplar

Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan UpBot

nehir

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
24 Haz 2008
Mesajlar
18
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
2021
İlginç olduğu kadar imkansızlığı çağrıştıran ama altında imkansızlığın sadece bir korkunun üretisi olduğunu göstermeye çalışan bir soru. Ben hala düşünmekteyim. Sizlerle düşünmek istedim..
 

mavimor

Kahin
Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,456
Tepkime puanı
3
Puanları
38
Yaş
43
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Bununla ilgili bir filme rastlamıştım. Yönetmenliğini Peter Bogdanovich'in yönetmenliğini yaptığı "Mask" (Maske) isimli bir film. Suratı bir hastalık yüzünden deforme olmuş bir genç, güzel ama doğuştan göremeyen bir bayana renkleri anlatıyordu.

Siyahı zaten biliyorsun diyerek söze başladı. Genç bayan eline pamuk tutuşturuyor ve bu beyaz diyor. Bulutlar gibi beyaz, bembeyaz. Pamuğu alıp bir yumurta haşlıyor ve bayana bunu uzatıyor. Haliyle yanıyor biraz eli. Bak diyor bu da kırmızı, kıpkırmızı, ateş gibi, acı gibi.. Eli yanan bayanın elini suya uzatıyor ve suya eli deyen bayan biraz rahatlıyor ve bu da mavi diyor. Deniz gibi, okyanus gibi mavi, masmavi..


Yine bununla ilgili nette bir yazı görmüştüm. Onu aradım, sizinle paylaşayım:



Karanlıktaki Renkler

Suat Zafer Alp



Kömür yanarken alevinde nasıl renkler farklı tonlarda buluşuyorsa körün zihninde de renkler farklı tonlarda buluşur. Yaptığımız bu çalışmada kör arkadaşlarımıza bazı renkleri söyledik ve bu renklerin zihinlerinde çağrıştırdıkları ilk nesneleri, olayları yada eşyaları istedik. Bazı arkadaşlarımıza da belli bazı nesneleri söyledik ve bu nesnelerin onlarda ilk olarak hangi rengi çağrıştırdığını sorduk.

Kırmızı rengi sorduğumuz zaman, ilk söyledikleri kan ve bayrak oldu. Kan dediğimiz zaman hepsinin zihninde kırmızı renk çağrışım yaptı. Kanın sıcaklığına bağlı olarak bütün arkadaşlarımız kırmızının bir sıcaklığı çağrıştırdığını söylediler. Ayrıca bazı arkadaşlarımız acının ve tatlının da bir rengi olduğunu söylediler. "Acının rengi de kırmızıydı. Tatlının rengi ise pembeydi. Yeşil deyince hepsi "ilk olarak yaprağı söylediler. Yaprak deyince yeşili söylediler. Körlerin zihninde yaprak ve yeşilin özdeşleştiğini gördük yüzlerine vurulan hafif bir ısıyı sarı ve kızıl olarak adlandırdılar. Isı, Sarı ve kızıl deyince de güneş çağrışımı oldu. Renksiz ve kokusuz olarak bildiğimiz suyu söylediğimiz zaman mavi çağrışımı oldu. Mavi dediğimiz zaman ise deniz ve gökyüzünü söylediler. Körler yaşamın ve .ölümün de bir rengi olduğunu söylediler. Beyaz yaşamı, siyah ise Ölümü hatırlatıyordu. Yağmur yağarken havanın o günkü koşullarını da kendilerine göre renklendirdiler. Yağmur taneciklerinin soğukluk hissi vermediği zaman aydınlığı soğukluk hissi verdiği zaman ise karanlığı çağrıştırdı. Arkadaşlarımızdan birkaçı pamuğun renginin sıcaklık hissi verdiğini söyleyerek açık sarı olduğunu söylediler.Dokundukları soğuk metal beyazı, sıcak metal de kirli renkleri yani kahverengi ve tonlarını çağrıştırdığını söylediler. Daha önceden görmüş olan bazı arkadaşlarımız soğuk metalin gri rengi, sıcak metalin de siyahı çağrıştırdığını söylediler.

Ayrıca yumuşak tüyler beyazı çağrıştırdığı halde, yumuşak saça dokunur dokunmaz yine siyah çağrışımı yaptığını söylediler. Aynı şekilde sert saça dokununca da siyah çağrışımı g yaptı. Burçla saçı beyan olarak düşünemediklerini görüyoruz. Bazıları ise yumuşak saçı sarı olarak nitelendirdi.

Gülün açılan yapraklarına dokunulduğu zaman yapraklar ince yumuşaklık hissi veriyorsa kırmızıyı çağrıştırıyor. Yapraklar biraz daha kalın ve biraz daha sertse beyazı çağrıştırdığım söyleyen arkadaşlarımız var.

İnsan sosyal bir varlıktır. Bireyi, içinde yaşadığı toplum şekillendirir. Bu bağlamda bakıldığı zaman görme engelli arkadaşlarımızın renk hakkında öğrendiklerini çevreden aldıkları ile şekillendirdiklerini görüyoruz. Hepsi renkleri ve çağrıştıran nesneleri aşağı yukarı aynı şekilde söyleyebiliyorlar ama sözü geçen renkleri tanımlayamıyorlar. Yeşil deyince yaprak, yaprak deyince de yeşil demeleri bunun en belirgin göstergesi. Yaprağı yeşil dışında herhangi bir renkle tanımlayan olmadı. Oysa biliyoruz ki yaprak daldayken yeşildir, zamanla sararır ve sarı yaprak olur ve dalından kopup düştükten sonra kahverengi, yeşil karışımı bir renk olup, zaman geçtikçe koyulaşır. Kırınızı yaprak olur mu sorusuna hepsi olmaz cevabını verdi. Oysa bazı bitkilerin yataklarının kırmızı ya da kızıl olduğunu biliyoruz.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi biz körler renkleri tanımlayamıyoruz. Sadece başka bir nesneye bağlı olarak adlandırabiliyoruz. Örneğin ben hangi mobilyaya dokunursam dokunayım, o mobilyanın kahverengi olduğunu düşünüyorum. Çağrışım hep kahverengi doğrultusunda. Oysa beyaz, mavi, pembe, sarı gibi mobilya renklerinin olduğunu da biliyorum. Ya da çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı gibi makinelere dokununca bende beyazlık hissi uyandırıyor. Oysa piyasada gri, açık mavi buzdolapları da vardır. Ama ben buzdolabını hiçbir şekilde açık mavi veya gri olarak düşünemiyorum. Buradan da eşyalar ve nesneler karşısındaki ilk tutum ve düşüncelerimizin zamanla alışkanlık haline geldiğini görüyoruz. Yani bir buzdolabı beyaz dışındaki renklerde de olabilir bunları da birer renkle tanımlamak bizim ^alışkanlığımız sonucudur.

Bu durum sadece körler için geçerli değildir. Çevremizdeki bazı insanların bazı olgulara karşı ya da olaylara karşı aynı tepkileri verdiklerini görüyorum. Yani olaylar bizleri aynı yargıya götürebiliyor. Örneğin bir cam bardaktaki çaya baktığımızda çayın koyu kırmızı canlı ve berrak olduğunu gördüğümüzde aşağı yukarı hepimiz tavşan kanı deriz. Oysa kaç kişi tavşanın kanını doğru olarak nitelendirebilir.

Yukarıda da anlatılan durumlarda da görebileceğimiz gibi bazı şeyleri sadece adlandırabiliyoruz. Ancak nitelikleri ile tanımlayamıyoruz.
 

wesaire.wesaire

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
2 Ara 2008
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
43
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Kör sonradan olma olsa problemimiz yok demektir.Ama bahsi geçen doğuştan kör oldugu için bu biraz,bir şeyi yememiş olan bir insana onu tarifi gibi imkansız;öyle görünse bilebelki bu tam bir yaklaşım olmayacak ama galiba duygularla anlatabiliriz.Bize renkler söylendiğinde nasıl beynimiz onları şekillendiririyor,belli kalıplara sokuyor hissiyatlarımızla oynuyorsaaynı yolu kullanabiliriz.Kırmızı rengin kızıllığını görsellik olarak tabiki ifade edemezsin ama,sıcaktır tutkudur ne bileyim mavinin ferah beyazlatif vsvs.. gibi o rengin bizde uyandırdığı duygularla tarif ederiz bu onun ne kadar umurunda olur bilinmez.Esasen tarife ne hacet kör kimselerin hissiyatları görenlere oranla daha çok gelişmiştir,tarif için anlatıma başlarken ses tonumuz ifade şeklimizden varacağımız yere o çoktan varmıştır diye düsünüyorum.
 

dionysos

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
20 Ara 2008
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Duyuların ilk verilerinin tanımı yoktur. Duyumsal olan nesneler, ancak duyumsanarak tanınır. Bu sadece rekler için değil, kokular, dokunma duyusunun konusu olan nesneler, sesler için de geçerlidir. doğuştan bir kör gözü görmediği sürece hiç bir zaman bir rengin ne olduğunu bilemez. Ne kadar anlatırsan anlat tatmayan bilmez.
 

ruhumun_dilencisi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
1 Ocak 2009
Mesajlar
17
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

nehirciğim, bir insan körse güneşin sucu nedir. Öncelikle bu sorunun cevabını bul sen.
kör olsaydık mutlu olurduk da. kör olması renkleri ona anlatmanı gerektirmiyor. Gecenlerde kör bir adam resim yaparken görülmüş. ve bilim halen çözemedi beynin hangi organı taraından yönlendirilerek o resmi yaptığını. ona da kimse renkleri anlatmadı nehirciğim.
neyse acizane fikrim bağlasın seni
mutlu köle çoktur . köleliğe devammmmm
 

esra_1994

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
21 Ocak 2009
Mesajlar
14
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Elbetteki bir köre, hiç bir şekilde görüp te hafızasına almadığı,beynine kaydetmediği bir rengi anlatamazsın.Biz de şuan ışığın gözümüze ilettiği kadar renkleri ve tonlarını görüyoruz.Ancak ben bizim de göremediğimiz renkler olduğunu düşünüyorum.Örneğin farklı bir yıldızın yaydığı bir ışık doğrultusunda farklı gezegende yaşayan ve göz yapısı bizden farklı olan bir canlı bizim göremediğimiz renkleri görebilir.Ancak bizim şuan görmediğimiz ve bilincimizin dışındaki bu renkleri hayal etmemiz veya tarif etmemiz mümkün değildir.Bana kalırsa bunun gibi bir kör de görmediği bir rengi tanımlayamaz ve anlayamaz.
 

Nelchael

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
24 Ocak 2009
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Anlatmaya çalışmam çünkü onlarda, o karanlığın içinde, ne gördüklerini bana anlatmaya çalışmazlar. Mevzusu bile açılmaz.
 

Nejdet Evren

Kahin
Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,575
Tepkime puanı
177
Puanları
63
Yaş
58
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

Görmek! Nedir acaba?

Göz-kapaklarını açtığında gözler neredeyse milyarlarca ışık-oyununu görebiliyor. Işığın cisimlerin temelinde var olan atom/altı parçacıklar ile yaptığı bu dansı renk olarak algılarız. Olguların renkler ile tanımlanmaları yanında renksiz olarak tanımlanmaları da mümkündür. Bir su sesi kulağımıza iliştiğinde bu çeşmeden gelen su sesi ise farklı, ırmaktan gelen su sesi ise farklı, denizden gelen su ise farklı bir çağrışım yaratır. Belleğimizde depoladığımız görüntüleri hemen yerleştirebiliriz. Bunlar o düşsel renkleri de görmemizi sağlayacaktır. Renklerin bellekteki düşsel varlıkları algıladığımız için bize görünürler. Ancak renk olgusu düşselimizden bağımsızdır. Bakar bir gözün kör olması her zaman olasıdır. Bu duruma bakar-kör diyebiliriz. Demek ki görmek olgusu ile renkler arasında değişik bir ilişki vardır. Tüm bireylerin gözleri olmadığını var sayarsak renk olgusu tüm bireylere yabancı olacaktı. Gördüğümüz için renk olgusunu tanımlayabiliyoruz. Öyle ise renkli bir dünya için mutlaka gözlerin renkleri görmesi gerekmemektedir denebilir.

Her can bir dünya taşır ve o kendi rengini yaratır derim.

Farklı bir açıdan yaklaştım. Saygılarımla...
 

bihter

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
28 Ağu 2009
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
13
Ynt: Bir köre renkleri nasıl anlatırsınız?

merhaba arkadaşlar,
gerçekten çok ilginç ve cevaplaması zor bir konu. bu konuyla ilgili bende ilginç bir şey paylaşmak istiyorum sizinle.
Eşref Armağan isimli doğuştan kör ressamın yeteneğinin sırlarını öğrendiğimde gerçekten hayrete düştüm.yaptığı resimlerde perspektif renk uyumu ve gerçeklik gibi doğuştan kör bir insan için mucizevi özellikler var.kendisi birçok bilim adamı tarafından inceleniyor.resim yaparken beyin faliyetleri gözlemleniyor ve normalde körlüğünden dolayı mümkün olmayan faliyetler oluyor beyninde. dünyayı parmak uçlarıyla gören bu mucize adamı daha detaylı incelemenizi tavsiye ediyorum.ona renklerin anlatılabilmesinden daha zor bişey yapıyor.renkleri doğru yerlerde ve doğru tonlarda kullanıyor.
 

anime

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
19 Kas 2009
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
Köre ateşi dokundururdum . Bak bu seni yakan alevin rengi kızıl derdim.Buna benzer bir çok şey körün aklında imge oluşturmazmı?
 

Turgut Saka

Sorgucu Üye
Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
39
zaten biliyorsun: siyah
hiç bilemeyeceksin: beyaz
temiz hava: mavi,
derin nefes: sarı,
sıcak: kırmızıdır derdim.
ara renkleri de ona göre karıştırırdım.
mesela yeşil(mavi+sarı) için havayı nefeslemek derdim, birgün bitecek ama çok güzeldir...
turuncu(Kırmızı+sarı) için ise sıcak olan ve nefes alan her şey canlıdır ve bir merkez belirtir derdim...

gri(siyah+beyaz): en çok bundan kork derdim, ölü müdür?,,, diri midir?,,, bilinmez,,,! yanına hangi renk gelse ona uyar ve arkasında,
ruh gibi durur....

çoğaltılır da üşendim :)
 

nietzsche...

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
19 Ocak 2010
Mesajlar
34
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
istediğiniz gibi anlatırsınız ama sizin her renk için verdiğiniz örnek nesnenin eş anlamlısı olan bir kelime gibi algılayacaktır hayalinde hiç bir görüntü canlanmaz bence
 

telleyay

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
7 Haz 2009
Mesajlar
3
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Bu çok acı olurdu.Renk körleride var üstelik.....

Işık ışıktır görene, ışıktan körene..Hz.Mevlana

Kalp gözü kör olanlar için demiş, önemli olanda bu körlük...
 

telrunya

Düşünür Üye
Yeni Üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
531
Tepkime puanı
2
Puanları
18
Yaş
32
Yıllar önce bu konu işlenen bir kitap okumuştum. O geldi aklıma. Andre Gide , Pastoral Senfoni kitabında kör kıza renkleri seslerle anlatmaya çalışıyordu...
Ve göremeyen birine; renk sadece anlatılır...
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Isigi cam ustune yansittigimizda her rengin kirilma acisi farklidir. Eger isik fotonlari uzerinde oynanirsa ve bu oynamayi sicaklik ile destekleyip her rengin sicakligi ayarlanirsa. Bir kore cok rahat su sicaklik su renktir denilebilir.
 

salfel

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
28 Ocak 2010
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
burda hedef köre renkleri hayal ettirmek ki buda mümkün değildir.
sıcaklıkla anlatmaya kalkmaklada kişi renkleri algılayamayacaktır
sadece farklı derecelerdeki ısılara isim koyacaktır
bir köre renkleri sayısız yollarla anlatabilirsiniz fakat önemli olan onun ne anladığıdır ki
buda yeltenmenin bile gereksiz olduğunu gösterir
 

salfel

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
28 Ocak 2010
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
şunu eklemeden geçemiycem
köre renkleri anlatmak
sağıra notaları anlatmaya benzer
uğraşmaya gerek yok notaların zaten görsel şekilleri var
o şekillerle anlatın bakalım
eğer anlatmayı hayal edebiliyorsanız diğeridemümkündür ki değildir.
 

maralozer

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
16 Eyl 2008
Mesajlar
8
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2021
Bu soruyla alakalı olduğunu düşündüğüm bir soru yöneltmek istiyorum ; doğuştan kör olan birinin küre ile küpü ayırt etmeyi dokunarak öğrendiğini varsayalım ,sonradan görmeye başladığını düşünürsek eğer küre ile küpe dokunmadan görme duyusuyla hangisinin küre hangisinin küp olduğunu söyleyebilir mi ? Bu örnek alıntı bu arada ,kaynağını bilmediğim için belirtemedim .
 

Laetna

Sorgucu Üye
Yeni Üye
Katılım
30 Tem 2008
Mesajlar
443
Tepkime puanı
6
Puanları
18
Yaş
32
"Köre ateşi dokundururdum . Bak bu seni yakan alevin rengi kızıl derdim.Buna benzer bir çok şey körün aklında imge oluşturmazmı?"
anime

Sevgili anime zaten ikici sırada hemen üstte senin bu dediğin anlatılmış "mask"filminden örnekle hemde.
 

tribalistic

Yeni üye
Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2010
Mesajlar
90
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
40
Mümkün değildir.İmgelem nesnel ''ŞEY''e yönelir; renklere değil.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Sidebar Kapat/Aç

Advertising

Üst