Neler yeni

Bilim İnsanları Konuştu: Arkadaşlık Kurmaktan Kaçınan Kişiler Üstün Zekalı mı?

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Arkadaşlarınız sizi ilgisiz ve mesafeli olmakla suçladığında, "Ya zaten neden arkadaşım var ki benim?" diye düşünenlerden misiniz? Yalnız vakit geçirmek, arkadaşlarınızla dışarı çıkmaktan daha mı cazip geliyor?

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmaya göre; bu yalnız kalma arzusu, üstün zekalı olduğunuz anlamına geliyor olabilir.

Evrimsel psikoloji uzmanları Satoshia Kanazawa ve Norma Li, yalnızlığı tercih eden insanların daha zeki olduklarını düşünüyor.

İkilinin elde ettiği bulgulara göre; "Üstün zekalı bireyler, arkadaşlarıyla sık görüştüklerinde, hayattan daha az zevk alıyor." Dünyanın en eski ve en büyük IQ topluluğu Mensa'nın İngiltere ayağında görev yapan iletişim direktörü Ann Clarkson ise bu durumun kişiliğe bağlı olduğunu, üstün zekalı bireyler arasında hem içe dönük hem de dışa dönük insanların bulunabileceğini ifade ediyor:

"Çok zeki insanların kendilerini diğer insanların yanında yalnız hissettikleri doğru, çünkü farklı düşünüyor ve dünyayı farklı görüyorlar. Bilgiyi sizin işleyebildiğiniz gibi işleyen birini bulmak, beyniniz nüfusun yalnızca %2'siyle aynı çalışıyorsa zor olabilir."

Zeka ve iletişim konularında uzman olan Cornell Üniversitesi'nden Dr. Robert Sternberg,"üstün zeka" tabirinin belirli bir psikolojik karşılığı olmadığını dile getiriyor.

Steinberg, psikologların üstün zekanın ne olduğu ve kaç farklı zeka türü olduğu konusunda farklı düşünceler sahip olduklarını dile getiriyor:

"Ben kendi başarılı zeka teorimde, analitik zeka (IQ), yaratıcı zeka ve pratik zeka (sağduyu) arasında ayrım yapıyorum." diyor. "Yüksek IQ son ikisine sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Eğitim sistemimiz yüksek IQ'lu çocukları öyle bir biçimde ödüllendiriyor ki, bu çocuklar üstün sosyal/duygusal/pratik zekalarını geliştirme yönünde teşvik edilmiyor."

Washington Post, Satoshia Kanazawa ve Norma Li'nin teorisinin "en eski atalarımızın avcı-toplayıcı yaşam tarzının bugün bizi neyin mutlu ettiğinin temelini oluşturduğu" düşüncesine dayandığını söylüyor.

Buna göre, zeki insanlar sorunların üstesinden tek başlarına gelebildikleri için diğerlerine ihtiyaç duymuyor. Dr. Steinberg ise, tarih öncesi dönemleri hayal ederek bunun üzerine bir teori kurmanın zorlama olduğunu düşünüyor ve üstün zekalı insanların başarıya giden yolda engellenebileceklerini düşündükleri için insanlardan uzak duruyor olabileceklerini söylüyor.

Buna rağmen, kariyer açısından bakıldığında; teknik olarak üstün zekalı olup, sosyal becerilerinin eksikliği yüzünden hedefine ulaşamayan pek çok insan var.

"Üstün (akademik) zeka ile sosyal, duygusal ve pratik zeka arasında güçlü bir ilişki yok. Bu yüzden, başkalarıyla iletişim kurmak istemeyen zeki kişinin, hayatta başarılı olabilmek için aslında bu iletişime en çok ihtiyacı olan kişi olması ironik."

Kaynak:

Only Stupid People Have Lots of Friends
https://broadly.vice.com/en_us/article/8qwybx/only-stupid-people-have-lots-of-friends

Bilim İnsanları Konuştu: Arkadaşlık Kurmaktan Kaçınan Kişiler Üstün Zekalı mı?
https://onedio.com/haber/bilim-insanlari-konustu-arkadaslik-kurmaktan-kacinan-kisiler-ustun-zekali-mi--716497
 

M3CSL

Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
222
Puanları
18
Fazla bilgi hakikat, yalnızlaşmayı getiriyor.Ama sosyalleşmeme anlamına gelmiyor aslında.AKIL Arttıkça Her insanın nabzına göre şerbet verebiliyosun.
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
157
Puanları
16
Fazla bilgi hakikat, yalnızlaşmayı getiriyor.Ama sosyalleşmeme anlamına gelmiyor aslında.AKIL Arttıkça Her insanın nabzına göre şerbet verebiliyosun.
25. O gün semayı örten bulutlar (perdeler) açılacak, melekler peş peşe indirilecek.
26. İşte o gün gerçek egemenlik rahmânındır ve o gün inkârcılar için çok zor bir gün olacaktır.
27. O gün, (dünyada iken) haktan sapmış kişi ellerini ısırarak şöyle diyecek: "Keşke peygamberle birlikte aynı yolda olsaydım!
28. Eyvah! Keşke falancayı kendime dost edinmeseydim!
29. Meğer bana uyarıcı mesaj geldikten sonra, o dost bildiğim kişi bu mesajdan beni saptırmış!" İşte şeytan insanı (böyle) çaresizlik içinde yapayalnız bırakır.

Yolunu çizdiğin zaman, nabza göre şerbet vermek çizdiğin yolun dışına çıkmak oluyor. Biri doğrularına ters bir şey söylerse, uygun ortamda doğrularını savunmamak kötüdür. Sırf arkadaşlığınız bozulmasın diye doğrularını onun yanında inkar etmek ise korkunçtur.
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Fazla bilgi hakikat, yalnızlaşmayı getiriyor.Ama sosyalleşmeme anlamına gelmiyor aslında.AKIL Arttıkça Her insanın nabzına göre şerbet verebiliyosun.
İkilinin elde ettiği bulgulara göre; "Üstün zekalı bireyler, arkadaşlarıyla sık görüştüklerinde, hayattan daha az zevk alıyor." Dünyanın en eski ve en büyük IQ topluluğu Mensa'nın İngiltere ayağında görev yapan iletişim direktörü Ann Clarkson ise bu durumun kişiliğe bağlı olduğunu, üstün zekalı bireyler arasında hem içe dönük hem de dışa dönük insanların bulunabileceğini ifade ediyor:

"Çok zeki insanların kendilerini diğer insanların yanında yalnız hissettikleri doğru, çünkü farklı düşünüyor ve dünyayı farklı görüyorlar. Bilgiyi sizin işleyebildiğiniz gibi işleyen birini bulmak, beyniniz nüfusun yalnızca %2'siyle aynı çalışıyorsa zor olabilir."
Kırmızı bölümde de ifade edildiği gibi bu tespitler, insanın kişiliği hatta yetiştiği çevre-aileye göre değişkenlik gösterebilir. Araştırmaya bakıp da sosyal insanların zekası daha düşüktür gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır.

Bazı üstün zekalı insanların sosyal ilişkileri diğerlerine göre zayıf olabiliyor çünkü anlaşılmadıklarını düşündükleri için insanlardan uzak kalmayı tercih ediyorlar.

Kişi nasıl mutlu hissediyorsa öyle yaşamalıdır. Sosyal olacağım diye kendisine hitap etmeyen insanlarla zaman harcamanın da bir anlamı yoktur fakat bu tercih, bazı insanlar değersizdir anlamına da gelmiyor. Böyle bir durumda düşünülmesi gereken, her insanın kafa yapısı ve hayat görüşünün birbirine uymak zorunda olmadığı gerçeğidir.

Yalnızlık da sosyallik de zaman zaman herkesin tercihi olabilir, sonuçta hangisi size kendinizi daha mutlu hissettiriyorsa onu dikkate almak önemlidir.

Her insan kendinden ödün vermeden diğer insanlarla uyumlu ilişkiler kurmayı başarabilir ancak böyle bir uyumu yakalamanın ilk şartı, farklı olana tahammül göstermekle başlar.
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
157
Puanları
16
Kırmızı bölümde de ifade edildiği gibi bu tespitler, insanın kişiliği hatta yetiştiği çevre-aileye göre değişkenlik gösterebilir. Araştırmaya bakıp da sosyal insanların zekası daha düşüktür gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır.

Bazı üstün zekalı insanların sosyal ilişkileri diğerlerine göre zayıf olabiliyor çünkü anlaşılmadıklarını düşündükleri için insanlardan uzak kalmayı tercih ediyorlar.

Kişi nasıl mutlu hissediyorsa öyle yaşamalıdır. Sosyal olacağım diye kendisine hitap etmeyen insanlarla zaman harcamanın da bir anlamı yoktur fakat bu tercih, bazı insanlar değersizdir anlamına da gelmiyor. Böyle bir durumda düşünülmesi gereken, her insanın kafa yapısı ve hayat görüşünün birbirine uymak zorunda olmadığı gerçeğidir.

Yalnızlık da sosyallik de zaman zaman herkesin tercihi olabilir, sonuçta hangisi size kendinizi daha mutlu hissettiriyorsa onu dikkate almak önemlidir.

Her insan kendinden ödün vermeden diğer insanlarla uyumlu ilişkiler kurmayı başarabilir ancak böyle bir uyumu yakalamanın ilk şartı, farklı olana tahammül göstermekle başlar.
Farklı olana tahammül gösterilmeli, ama bu farklılık başka insanlara, başka canlılara zarar veriyorsa, böyle bir farka tahammül gösterilmemeli.

Bana çok yakın olan bazı insanlarla arkadaşlık kuramıyorum, beni olduğum gibi kabul etmiyorlar; konuştuğum zaman da tartışmaktan başka bir şey yapmamış oluyorum. Halbuki ben arkadaşlık kurmak isterim ama onlarla arkadaş olabilmek için yanlış bulduğum bir şeyi onaylamam ve yapmam. Doğrular ve yanlışlar üzerine düşünülürken başka insanların ne düşündüğünü bu sorgulamaya dahil etmeyi doğru bulmuyorum. İnsan doğruları için yalnız kalmayı göze alabilmeli.

Yoksa, kimse yalnız kalmak istemez. Yalnız birisi, ancak yalnızlığı göze almış birisidir.
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Farklı olana tahammül gösterilmeli, ama bu farklılık başka insanlara, başka canlılara zarar veriyorsa, böyle bir farka tahammül gösterilmemeli.

Bana çok yakın olan bazı insanlarla arkadaşlık kuramıyorum, beni olduğum gibi kabul etmiyorlar; konuştuğum zaman da tartışmaktan başka bir şey yapmamış oluyorum. Halbuki ben arkadaşlık kurmak isterim ama onlarla arkadaş olabilmek için yanlış bulduğum bir şeyi onaylamam ve yapmam. Doğrular ve yanlışlar üzerine düşünülürken başka insanların ne düşündüğünü bu sorgulamaya dahil etmeyi doğru bulmuyorum. İnsan doğruları için yalnız kalmayı göze alabilmeli.

Yoksa, kimse yalnız kalmak istemez. Yalnız birisi, ancak yalnızlığı göze almış birisidir.
Kötülüğe yönelik bir farklılıktan bahsetmiyorum tabii ki...
Farklı görüşler, farklı zevkler ya da yaşam tarzlarına daha ılımlı bakabilmeyi kastetmiştim.
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Bana çok yakın olan bazı insanlarla arkadaşlık kuramıyorum, beni olduğum gibi kabul etmiyorlar; konuştuğum zaman da tartışmaktan başka bir şey yapmamış oluyorum. Halbuki ben arkadaşlık kurmak isterim ama onlarla arkadaş olabilmek için yanlış bulduğum bir şeyi onaylamam ve yapmam. Doğrular ve yanlışlar üzerine düşünülürken başka insanların ne düşündüğünü bu sorgulamaya dahil etmeyi doğru bulmuyorum. İnsan doğruları için yalnız kalmayı göze alabilmeli.

Yoksa, kimse yalnız kalmak istemez. Yalnız birisi, ancak yalnızlığı göze almış birisidir.
Bir insanı olduğu gibi kabul etmeyen ve değiştirmeye çalışan ya da farklı düşündüğü için kavga ortamı yaratan insanların zaten sana katabileceği bir şeyler olamaz. Sakince konuşulduğu zaman insanlar birbirini daha kolay ve doğru anlarlar.

İkili ilişkilerde de en büyük sorun, tarafların ilk başta birbirini olduğu gibi kabul edip daha sonra da değiştirmeye çalışmasıdır.

İnsanlarla arkadaşlık kurduğumuz zaman onların yanlışlarını onayladığımız anlamına gelmez. Mükemmel insan yoktur, herkesin hataları vardır ve arkadaşlıklarda önemli olan bu hataları karşı tarafı kırmadan-suçlamadan fark ettirebilmektir yoksa öteki türlü dayatma olur ve düzelteceği varsa da yapmaz. Dost acı söyler derler ama yine de o acıyı biraz yumuşatmakta fayda vardır.

Kafa dengi bulmadığımız insanlarla zaman geçirmeyi çok eğlenceli bulmuyoruz fakat kendi açımdan farklı insanları tanımayı yine de kayıp olarak görmüyorum. Bana zarar verecek bir davranışı olmadığı sürece öğrenebileceğim yeni şeyler bile olabilir.

Senin de ifade ettiğin gibi yalnız kalmayı hiç kimse istemiyor fakat yeni insanlara da kolay kolay şans vermiyorlar ve isteniyor ki aynı şeyleri hissedelim, aynı yöne bakalım v.s fakat ne yazık ki hayatın gerçekleri içinde bu pek mümkün değil.
 

M3CSL

Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
222
Puanları
18
Kırmızı bölümde de ifade edildiği gibi bu tespitler, insanın kişiliği hatta yetiştiği çevre-aileye göre değişkenlik gösterebilir. Araştırmaya bakıp da sosyal insanların zekası daha düşüktür gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır.

Bazı üstün zekalı insanların sosyal ilişkileri diğerlerine göre zayıf olabiliyor çünkü anlaşılmadıklarını düşündükleri için insanlardan uzak kalmayı tercih ediyorlar.

Kişi nasıl mutlu hissediyorsa öyle yaşamalıdır. Sosyal olacağım diye kendisine hitap etmeyen insanlarla zaman harcamanın da bir anlamı yoktur fakat bu tercih, bazı insanlar değersizdir anlamına da gelmiyor. Böyle bir durumda düşünülmesi gereken, her insanın kafa yapısı ve hayat görüşünün birbirine uymak zorunda olmadığı gerçeğidir.

Yalnızlık da sosyallik de zaman zaman herkesin tercihi olabilir, sonuçta hangisi size kendinizi daha mutlu hissettiriyorsa onu dikkate almak önemlidir.

Her insan kendinden ödün vermeden diğer insanlarla uyumlu ilişkiler kurmayı başarabilir ancak böyle bir uyumu yakalamanın ilk şartı, farklı olana tahammül göstermekle başlar.
Kırmızı yer güzel, her insan zaten hayatta kendi benzerini buluyor bi şekilde, kötü niyetli insanlar ile aynı ortamda duramıyorsun, doğruların devamlı çarpışıyor.


Bahsedilen dediğin gibi ana doğrular üzerinde (sevgi adalet vb) aynı fikirde ama detaylarda farklı olanlar, mesela işyerinde alt tabaka insanlarla iyi anlaşma, farklı kesimlerle oturup sohbet etme gibi şeyler..
Zaten şu hayatta ciddi anlamda anlaşabildiğin 2-3 kişi var belkide yok, daha fazlasını elde edemiyorsun, ya bu forumda konuşuyorsun yada kitaplarda kendini buluyorsun:) Faydalı olmayan ilimden ziyade insanlara bunu sürekli aktarmak amaç olmalı.
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,906
Puanları
48
Kırmızı yer güzel, her insan zaten hayatta kendi benzerini buluyor bi şekilde, kötü niyetli insanlar ile aynı ortamda duramıyorsun, doğruların devamlı çarpışıyor.
Bahsedilen dediğin gibi ana doğrular üzerinde (sevgi adalet vb) aynı fikirde ama detaylarda farklı olanlar, mesela işyerinde alt tabaka insanlarla iyi anlaşma, farklı kesimlerle oturup sohbet etme gibi şeyler..
Zaten şu hayatta ciddi anlamda anlaşabildiğin 2-3 kişi var belkide yok, daha fazlasını elde edemiyorsun, ya bu forumda konuşuyorsun yada kitaplarda kendini buluyorsun:) Faydalı olmayan ilimden ziyade insanlara bunu sürekli aktarmak amaç olmalı.
Alt tabaka insan tanımlamasına katılmıyorum. Bazı insanlar hayat koşulları eşit olmadığı için iyi bir eğitim alamamış ya da yetiştiği çevre sebebi ile çok kültürlü birisi olmayabilir. Sonradan görme tiplere de birçoğumuz alt tabaka geliyoruz fakat hakikat öyle midir? Alt tabaka değil de, farklı yaşam tarzları ve eğitim seviyelerine sahip insanlar demek çok daha doğru olacaktır.

Kafa dengi insan dediğimiz zaman genel olarak aynı zevklere sahip insanları kastetmeye çalışıyoruz fakat ortak zevklere sahip olmadığımız birileriyle de istersek pekala anlaşabiliriz. Ruhumuza hitap eden dostu, arkadaşı bulmak o kadar kolay değil, kaldı ki onlarla bile ayrı düştüğümüz noktalar olabiliyor. Biraz esnek düşünmek ve yeni insan tanımaya hevesli olmak gerekiyor ancak tahammül edemediğimiz birilerinde de yalnız kalmayalım diye katlanmaya tabii ki hiç gerek yok. İnsan ilişkilerinde dengeleri kurmak çok önemlidir yoksa her konuda uyum beklemek hayal olur.
 
Son düzenleme: