Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Barışı sağlamak için gerekli olan şey savaşmıdır_?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 5,695

Turgut Saka

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
43
zarar vermeye ramak kala bir insana zarar vermemek için; onun birazdan ölebileceğini, çok kötü bir hastalığa yakalanmış olduğunu,, yüksek olasılık dahilinde tutarsak, anamızı katleden kişiye dahi merhamet ederiz. karşılıklı merhamet ise savaşı ve barışı gereksiz kılar.
çözüm tüm devletlerin silahları bırakması olamaz çünkü silah değişken bir şeydir, amaca hizmet eder, her şey silah olabilir ya da hiçbir şey silah olmaz. insan kendini bile silah olarak kullanamaz mı?
çözümün ne olduğunu bilmiyorum ama bana en yakın gelen, nejdet'in de dediği gibi, kendimizle olan savaşı bitirmektir. doğal olarak kendimizle barışmaya da ihtiyacımız kalmaz.
bizim köyde komşusunun tavukları (2 ya da 3. kez) tarlasına girince deliren adam, tabancasını kaptığı gibi komşusunu alnının çatısından vurmuştu... hiç unutmam... herkes şoktaydı... (adam kendini şöyle savunuyordu, ektiğim mısırlar gitti, ben bu kış ne yiyeceğim...)-Özellikle Kara Deniz'de doğa da bu kadar acımasız olabilir...
Aynı köyde hafiften deliren(normalde çok zeki olan)-(şizofren) bir adam tabancasını kaptığı gibi köyün yoluna çıktı ve önüne kim geldiyse ateş etti, bir araba buldu sonra da önüne geleni ezmeye çalıştı.... öldürdükleri arasında köyün ağalarından biri de vardı!...
gelin görün ki kan davası çıkmadı, kimse şikayetçi de olmadı, sonra deliyi hastaneye kapattılar... olay kapandı.
annemden babamdan dinlediğim benzer bir çok olay var.
bazıları deli bazıları akıllı... deliler hayatta akıllılar mezarda...

bana kalırsa devletsel bazdaki savaşlardan kurtulmak mümkün değil, ne zaman ki sadece makineler savaşmaya başlarsa, tıpkı satranç oynar gibi bu işten zevk almaya başlayabiliriz.
gibi geliyor bana
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
phi'nin 'savaş yoksa orada barış vardır' önermesi barışı negatif olarak tanımlıyor: barış, savaşın yokluğudur. Bu tanım 'savaşmadan barış olur mu' sorusunu ilk bakışta çözmüş gibi görünüyor, ama ayrımı açık tutmak gerekir. Johan Galtung barışı iki ayrı şey olarak ayırır: doğrudan şiddetin yokluğu olan negatif barış ile yapısal şiddetin de ortadan kalktığı pozitif barış. Yoksulluğun, ayrımcılığın ya da adaletsiz kaynak dağılımının insanları erken ölüme ya da yoksunluğa mahkûm ettiği bir düzende savaş olmasa bile yapısal bir şiddet sürer. Bu durumda 'savaş yok, o hâlde barış var' çıkarımı yalnızca birinci anlamda geçerlidir. Buradan iki ayrı soru doğuyor: 1) Savaşı önlemek için savaşa hazırlanmak gerekir mi? (More-Marx ve SenexIratus'un iddiası) 2) Savaşı önleyen bir düzen barışın olumlu koşullarını da kurabilir mi? Birinci soru caydırıcılık tartışmasına, ikincisi ise HoŞÇa'nın adalet vurgusuna yaklaşır. HoŞÇa'nın İsviçre ve Kosta Rika örnekleri de bence ikinci soruyla ilgilidir, çünkü o örneklerde savaşın olmaması kadar iç düzenin ve dış güvencenin nasıl kurulduğu da belirleyicidir. SenexIratus'un yanıtı ise bu güvencenin kendisinin askeri bir kapasiteye dayandığını gösterir. Sonuç olarak 'savaşsızlık = barış' tanımı Galtung'un ayrımından sonra zayıf kalıyor, 'barış savaşla sağlanır' önermesi de yalnızca birinci anlamda doğrulanabiliyor. İkisini ayırmadan tartışmak, aynı kelimeye iki farklı içerik yüklemek anlamına gelir.
 

Yeni Konular

Üst