Neler yeni

Ateizmin Ahlak Çıkmazı

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Ateistlerce sürekli dillendirilen İslami şerlilikler bir kimseyi ateist yapmaya yeter bir koşul olmadığı gibi kendi içinde ateistler adına çok önemli olan ama maalesef kendilerinin hep görmezden geldiği bir paradoks içerir.

Cami cemaatinden birinin bir kadının çıplak bacağına bakması, ya da Ramazan’da bir öğrencinin orucunu yerken bir grup serseri tarafından dövülerek hastanelik edilmesi, ya da iktidar partisinin Diyanet’e ayırdığı paranın alakasız yerlere ayrılarak çarçur edilmesi gibi örnekleri duyarsınız Türkiye ateistlerinin ağzından.

Ahlak timsali ateistlerimizin hassas doğalarını rencide eden bir başka husus da bizzat kutsal kitaptır. Hz Peygamber’in 9 yaşındaki bir kızla evlendiğini, evlatlığının hanımına göz koyduğunu, bundan hiç mi utanç duymadığını, mirasta kadına ve erkeğe ayrılan miktarın adil olmadığını, bir Tanrı’nın nasıl bu kadar gaddar olabileceğini anlatırlar da anlatırlar. Tanrı’nın gaddar olmasının onu nasıl “yok” yapabildiği çelişkisi bir yana, açmazların en büyüğü ahlak konu başlığı ile ilişkilidir.

Ateist gerek Kutsal Kitap’daki (Kutsal Kitaplardaki diyemiyorum çünkü Türkiye ateisti Kuran’dan başka Kutsal Kitaplardan çakmaz) iddia olunan şerlilikleri gerekse de halkı Müslüman olan ülkelerdeki bir takım uygulamaları eleştirirken neyi baz alıyor? Ahlaksızlık ya da “kötü” dediği şeyin ahlaksız ya da kötü olduğuna nasıl karar veriyor? Bunu İlahi cenahtan vaaz edilmiş bir takım esin kaynaklarıyla yapmadığı muhakkak… O halde neyi baz alarak herhangi bir şeye gayri-ahlaki ya da kötü diyor? Kutsal Kitaplar değil, Tanrı/Tanrılar değil, Buda değil, Kutsal Su değil, Kutsal Damacana değil … O halde? Geriye bir tek seçenek kalıyor: Kendisi. Yani kendisini ahlakın odağı yapan, ve kendi ahlak anlayışını baz alarak dinsel metinlere saldıran bir ateistin ahlak anlayışını dayatması durumuyla karşı karşıyayız. Peki bunu niye kabul edelim? Nesnel diye mi? Daha doğru diye mi? Herkes üzerinde mutabık diye mi? Ne diye? Müslüman Ahmet’in yaptığı hırsızlık Ahmet’in dinini de bağlarken, ateist Ahmet’in yaptığı hırsızlık sadece Ahmet’in kendisini bağlıyor?

Ateistlerce iddia edilen ahlakın kaynağının sosyal bir varlık olmamızın doğal ve kaçınılmaz sonucu olması yuvarlak ifadelerle sorunu görmezden gelme çabasından başka bir şey değildir. Ateistlerce, maymunlardan biraz daha gelişmiş bir tür olan ve aklıyla dünyaya bencilce egemen olan insan türünün ahlaklı olması neden kendinde bir zorunluluk olsun? Zira maddeler yığını olan, ve evreni maddenin kendi dinamiklerinin çatışmasından doğan bir uyum olarak gören bir ateist/materyalist neden ahlakla kafayı bozsun? Zira sadece aklını kullanarak kendisinden daha aptal olan hayvan akrabalarını akşam yemeklerinde hapur hupur götüren bir ateist için daha ahlaksız bir durum söylenebilir mi? Ahlaklılık daha akıllı olan türün dayatması ve de diğerlerinin buna itaat etmesiyle mi alakalı bir şeydir? Hayvan akrabalarını yeme örneğinde olduğu gibi zavallı hayvan ve bitkiler üzerindeki gücünü ve zekasını kutsayan ve de adına “insanlık” deyip bu kavramı tabulaştıran, dahası bu tabuyu ahlakının kaynağı-çıkış yeri yapan bir kimsenin ahlak anlayışı neden eylemlerimden dolayı yüzümü kızartsın?

Ateistlerin ahlak anlayışında bir de “ortaklık” sorunu vardır. Her ateistin refere edemediği bir ahlak anlayışı yoksa, biz ateistlerin şahsi ahlak anlayışını ne yapalım? Öyle ya ben düşündüm taşındım, ateist olmaya karar verdim. Aynı adı alacağım bireylerle ne tür bir fikirsel ortaklık içine gireceğim? Ensest ilişkiye kızan bir ateiste, Kutsal Metin’lerde cinsellik ihtiva eden ayetlere kızan ve o da benim gibi ateist olan arkadaşıma, “Kardeşim bırak anasıyla mı yatıyormuş, Adem-Havva’nın çocukları birbirleriyle mi yatıyormuş yatsın, sonuçta maddelerden oluşmuş bir penisle yine maddelerden oluşmuş bir vajinanın karşılıklı zevk ve rıza bağlamında birlikteliği sözkonusu” dediğimde ateist neye dayanarak, hangi ahlak anlayışını baz alarak bana “Yuh olsun sana” diyecek, ki ateistlerin ağzı “Yuh olsun”larla dolu… Evet maddeden oluşmuş penisle ve yine maddeden oluşmuş vajinanın izdivacı, o penis ve vajina kimin olursa olsun ateisti kızdıracak ne barındırır? Ateist maddeye kutsallık veya utanç mı yüklemektedir? Sebep? Koldaki madde ile penisteki maddenin b ir ateist için ne farkı vardır?

Dolayısıyla ateizmin ortak refere edebildiği “Tanrı Yoktur”dan başka ikinci bir esaslı cümlesi yoktur. Bir felsefenin ilkeleri aynı adı alan inanırlarının keyfine bırakılamaz. Kişiler şahsi görüşlerini ateizm olarak da yutturamaz. Ben ateistlerden ateizmi öğrenmek ve eleştirisini yapmaya geldim. Geldik gelmesine de, nedir bu ateizm daha onu bilmiyoruz. Biz Kur’an’ımızı, Hadisimizi, sahabemizi aldık geldik; ateistler doyasıya eleştirebilmenin tadını çıkarıyor. Kur’an eleştirisi yapmak ateist olmaya yetmeyeceğinden, biz de bizi eleştirdikleri zaman bize sunacakları daha iyi şeyleri olduğu ister istemez hatıra gelen bu insanlara soruyoruz: Hangi ortak ilkeleri paylaşıyor, hangi ortak çatı sizi bir araya getiriyor ve teistlere teizmi bırakmaları karşılığında ne sunuyorsunuz? Ateizm denen şey, eğer sadece Kur’an eleştirisi değilse, şimdiye kadar yapmayıp şimdi tam sırası olan bir şeyi yapma fırsatınız var: Bize ortak paylaşımınız olan felsefenizi anlatın. Yalnız Ahmet’i, Mehmet’i değil, hepinize ait olan bir şeyler anlatın da, biz de mahrum kalmayalım bildiklerinizden.

Ahlak konusu duyuşsal nitelikli olarak toplumda aynı duyumsamayı sağlamış insanların birlikte hareketine konu olmalıdır. Topluma ya da bir kesimine mal olmamış ahlak bireysel yaşanır ve savunumu da bireysel yapılır. Savunumu bireysel yapılan ahlak sadece o kişiyi bağlar ve kimse de o kişinin bireysel düşüncesine de kurumsal bir hüviyet atfedemez. Bir ahlak anlayışının kurumsal bir hüviyeti yoksa onun ahlak anlayışından ya da onun Kur’an’a getireceği eleştiriden bana nesi? Ortak bir ahlakiliğin (ahlaksızlık demiyorum) yansısından mahrum olan ateistler, bu yöndeki eleştirileri cevaplamaya çalışmaktansa "Tanrı yoktur" gerisi beni ilgilendirmez konumuna indirgerler kendilerini. Tanrıyı yok yapacak kadar fikri ve cesareti zirve yapmış bu dostlarımız, Tanrının yoklaştırılmasının aynı zamanda kendileriyle ilgili bütün eleştirilere verilebilecek bir cevap olduğunu mu öngördüler? Ki bununla yetinmişler ve bahsettiğim bu ortaklık sorunu hiç mi hiç ilgilerini çekmemiş.

Şurası mukakkak ki, Tanrısız bir evrenin ilk baş ağrısı ahlak sorunu olacaktır. Ahlak yeryüzünde bir şekilde hep yaşanacak ama ateist edimli bir yaşam formu bu ortaklık sorununu yaşamın bütün katmanlarında hissedecek, insanların idealizme olan açlıkları lapsus halleriyle kendini gösterecek, mesela cinsel organının elinden ya da bacağından farklı ve "özelliği" olan bir organ olduğunun bilincinde olan, utancından dolayı hala dışarıda özgürce çırılçıplak dolaşamayan, hatta cinsel birleşmeden sonra kendini banyo yapmak zorunda hisseden ateistler türeyecektir. Ateist bir dünyanın nihayetinde yapacağı iş kendilerine yeni bir Tanrı/Tanrılar yaratmak olacaktır. Çünkü nihayetinde idealizm akar yatağını bulur.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Puanları
0
Yaş
37
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateizm kısaca tanrıyı yoksayan öğretilerin genel adıdır..Bu sebeple ateizmi Tanrının yokluğuna indirgemek cümlesinin biranlamı yoktur..Zaten Tanrıyı tanımayanlara ateist, bu görüşe de ateizm deniyor...Ateizm toptan olarak bir bütün felsefe değildir , ortak noktaları tanrıyı yadsımalarıdır, yoksa bu kişilerin tanrıyı yadsıma sebepleri yahut bu olaya bakış açıları bir örnek değil farklıdır..Biri tanrısız varoluşçudur örneğin Sartre gibi. Buna karşın tanrılı varoluşçuluk da mevcuttur. İkisi de varloşçu ancak biri ateist diğeri değil.Örneğin Marks maddecidir ve o da tanrıtanımaz .Ateist olmaları bunların sadece bir yönüdür,yoksa felsefeleri farklıdır..Önce bunun bilincinde olarak yorum yapılması sağlıklı olur..

Bunların toptan bir ahlak anlayışı yok ozaman belirleyici olan bireylerin kendileridir çıkarımı hatalıdır . Çünkü belirli bir toplum siteminde yaşayan ateistler, çoğunlukla o toplum sisteminin ahlak anlayışına sahiptirler.Kişilerin bilincini belirleyen topşlumsal bilinçtir.Toplum da bir örnek değildir, alt ve karşıt kültürleri bünyesinde barındıran bir tanımlamadır.Ateist olmak, kişinin sadece bir yönüdür ve ateizm herhangi bir ahlak anlayışı tanımlamaz.Kişi o ahlak anlayışını sahip olduğu felsefi öğretiden alır çünkü ateizm tanrıyı yoksayan öğretilerin genel adıdır. Farklı öğretiler de olsa ortak noktaları tanrı tanımazlıktır, ahlaksızlık değildir..Görecelik bireysel yahut kültürel olabilir...Bir memlekette kabul edilebilir olan birşeyin, başka bir memlekette kabul edilemez oluşu kültürel göreceliktir. Bireysel görecelik ise radikal bir tutumdur ve doğru ya da yanlışın aynı zaman ve mekanda dahi bireye göre değişmesi durumunu ifade eder..Kişiler İyi ve kötüye nasıl karar veriyor? Toplumun oluşturmuş olduğu normlara göre karar veriyor..Kendi kafasına göre karar vermiyor..Zira siz bugün bir yasal düzen de yaşıyorsunuz ve örneğin anayasa toplum normlarının ( önemli) bir kısmı demektir. Kişi kafasına göre hareket eder ise yaptırım ile karşılaşır..Örneğin çıkıp bu memleketteki belirli bir inanca sahip insanların tamamına, örneğin herkesin duyabileceği ulusal bir yayında küfrederseniz, devlet ensenize yapışır, çünkü devlet sizin (size göre) kişisel ahlak anlayışınızın , kendi koymuş olduğu normlar ile uyuşup uyuşmamasına bakar..

"""""Ateistlerce, maymunlardan biraz daha gelişmiş bir tür olan ve aklıyla dünyaya bencilce egemen olan insan türünün ahlaklı olması neden kendinde bir zorunluluk olsun?"""""
Ateistler böyle düşünmüyor, siz ateistlerin böyle söylediğini düşünüyorsunuz. Bencillik ne kadar insana ait ise sorumluluk ve paylaşım da insana aittir. Bu sorumluluk ve paylaşım da teistlerin mülkiyetinde değildir.
""""""Zira maddeler yığını olan, ve evreni maddenin kendi dinamiklerinin çatışmasından doğan bir uyum olarak gören bir ateist/materyalist neden ahlakla kafayı bozsun?""""""
Materyalizm şeylerin kaynaklarının madde olduğunu söyler, materyalist öğretilerin tamamı soyut kavramları yadsımaz..Materyalizm tek bir anlayış değildir.Sizin söylediğiniz materyalizm olsa olsa vülger materyalizmdir..Kuran la İncil ne kadar benzeşirse farklı materyalist yaklaşımlar da kendi arasında ancak o kadar benzeşir..Eleştirmeden önce bir açıp baksaydınız yahu bu materyalist öğretiler nedir? Materyalizm denince tek birşey mi anlaşılır? diye , daha isabetli bir yorum olurdu..

"""""Zira sadece aklını kullanarak kendisinden daha aptal olan hayvan akrabalarını akşam yemeklerinde hapur hupur götüren bir ateist için daha ahlaksız bir durum söylenebilir mi?""""

Yahu kim diyor bir canlıyı yemek ahlaksızlıktır diye. İnsaf denen birşey var, kişinin hayatta kalmaya çalışmasını, ahlaksızlık yaptınız. Bu ne kindir? ateizmin yahut materyalizmin , biz canlı yersek ahlaksız oluruz gibi bir tutumu yok. Hangi öğretide var böyle birşey.? Detone bir müzik ile kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz zira akort bozuk.Üstelik siz demediniz mi herşeyi maddeler yığını olarak görüyor bunlar diye . O halde madde olarak gördüğü şeyi yemek neden ahlaksızlık olsun o kişi için? Fikir kendi içinde tutarsız ve mantık dışı...

"""Ateistlerin ahlak anlayışında bir de “ortaklık” sorunu vardır.""""
Mutlak ahlak olmadığındandır. Hristyanlar ve museviler teist değiller mi? Bunların ahlak anlayışı bir mi? Bunların ahlak anlayışı ne kadar birse , ateistlerin de o kadar birdir. Bu bir olamama durumu her görüş için söz konusudur. Hristyanlara göre sizin peygamberiniz sahtekardır.Sizin için ise ahlak timsalidir.Şimdi İslam peygamberi ahlaklı mıdır değil midir?..Ateizmin bir ahlak tanımlaması değildir. Ne olduğunu öğrenin. Başta demiştiniz , işte bir ateistin yaptığını ateizme yükleyemiyoruz ancak bir müslümanın yaptığını İslam'a yüklüyoruz diye..Yazınız baştan aşağıya yanlış varsayımlardan , yanlış çıkarımlara, oradan da ateizmi karalamaya yönelik söylemlerle dolu..

""""Dolayısıyla ateizmin ortak refere edebildiği “Tanrı Yoktur”dan başka ikinci bir esaslı cümlesi yoktur. Bir felsefenin ilkeleri aynı adı alan inanırlarının keyfine bırakılamaz. Kişiler şahsi görüşlerini ateizm olarak da yutturamaz. Ben ateistlerden ateizmi öğrenmek ve eleştirisini yapmaya geldim. Geldik gelmesine de, nedir bu ateizm daha onu bilmiyoruz. """""
O zaman bu yazınızın bilmediğiniz birşey hakkında varılmış kesin yargılar olduğunu , yani ön yargılı olduğunuzu itiraf etmiş oluyorsunuz..Ateizmin ne olduğunu gerek benim yazımın başından , gerekse başka felsefi kaynaklardan öğrenebilirsiniz..Siz ateizmle ilgisi olmayan herşeyi ateizmden bekliyorsunuz..Ateizm tanrı tanımazlık ifadfe eder , bundan başka bir şey ifade etmez.Bu kadar..Geri kalanı kişinin sahip olduğu felsefi öğretinin alanına girer..Ben kendi adıma diyalektik materyalizmi savunuyorum ve bu savunduğum da tanrısız bir öğretidir. ...Ancak bu tanrısızlık mensıp olduğum bu felsefi görüşün sadece bir yönüdür..Ahlak vs gibi konulara bakış açısını belirleyen ateist oluş değil, benim özelimde diyalektik materyalist oluştur..Diğer ateistler için de durum böyledir..Bu sebeple diğer ateistler ile anlaşacağımız belki de tek konu tanrının yokluğu konusudur..

Sonuç olarak siz ateizmi bilmediğinizden, ondan içermediği konular hakkında bir yaklaşım bekliyorsunuz..Oysa ki tanrıtanımıyor olmanız ateist olmanıza yeter bu kadar basittir. Ateistlerin ortak ahlaki anlayışları olmaz çünkü ateizmin ahlak tanımlaması yoktur.Teistlerin yahut da başka kişilerin de mutlak anlamda ortak anlayışları olmaz..Çünkü mutlak ahlak denen bir anlayış yoktur. Siz bir müslüman olarak başka bir müslüman ile yahut başka bir teist olan müseviler ile ahlak konusunda mutlak olarak manada anlaşamazsınız. İllaki belirli konularda farklı yaklaşım sergilersiniz..
 

Mühendis

Yeni üye
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
273
Puanları
0
Yaş
62
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateizm “tanrı yoktur” demek değildir.
Ateizm=materyalist demek hiç değildir.
Ateizm, teist tanrıya dair kanıtların sağlam olmadığını bu yüzden de teist tanrının gerçek olmadığını söyleyen düşüncedir. Bu sebeple a-teist denir. Bunu anlamak için teist tanrı ne demek onu bilmek gerekir. Teist tanrı basitçe Yahudilik’te Hrıstiyanlık’ta İslam’da anlatılan tanrı tipidir. Her şeyi bilen gören, her şeyi yaratmış olan, günah sevap hesabı tutan, ölümden sonra ödül ceza verecek olan, peygamber/kitap/helak yollayan Tanrı tanımıdır.

Ateist demek, bu tanrı tanımına dair gösterilen kanıtların yetersiz, yanlış ve saçma olduğunu düşünen ve teist tanrı hipotezine ikna olmamış kişi demektir.
Teist tanrıyı çürüten kanıtların bir çoğu aynı zamanda benzer özelliklere sahip deist tanrıyı da kapsadığından aslında otomatik olarak ateist=tanrı yoktur manasına gelebilir.
Ancak esasen deist tanrı söz konusu olduğunda bir çok ateist agnostik bir bakışa sahiptir. Belki de gerçekten evrenin oluşmasına sebep olan ve doğa kanunlarını belirleyen bir üstün varlık olabilir. Ancak bu varlığın Allah ya da YHVH ya da Zeus olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur.

Dinler umut dağıtır. Ölümden sonra ebedi mutluluk vaadi vardır zira. Ancak dinin vadettiği şeylere dayalı umut, vadedilen şeylerin gerçek olup olmamasından bağımsızdır ve o şeylerin varlıklarına kanıt teşkil etmezler.

Ateizm, ölümden sonra cezalandırmanın olmayacağını söyleyerek insanların kendi hareketlerinden, iyi olmak uğruna sorumlu olmalarını tavsiye eder ve kaçınılmaz olarak hayatlarında hata yapan insanların “acaba cehennemde yanacak mıyım” stresiyle yaşamamalarını sağlar. Bu açıdan baktığımızda Ateizm aba altında sopa gösteren dinlere kıyasla daha çok umut verici ve ahlaklıdır.

“Aç biraz kitap oku ” yaklaşımı, hoş olmasa da gerekli bir tavır.
Sen nasıl bir doğum doktoruna gidip “bebekleri leylekler getiriyor” dediğin zaman işin doğrusunu bilen doktor “git biraz kitap oku ne leyleği” diyorsa, işin doğrusunu bilen herhangi birisi “İslam ahlakı en yüce ahlaktır ” diyen birisine “git biraz kitap oku, hayat Kuran’da anlatıldığı gibi meydana gelmemiş” demek zorunda kalıyor.

Ama sizler sadece ve sadece araştırmayı,düşünmeyi Allah’ın varlığını değişmez gerçek olarak kılmak için yaparsınız.
Bir de ikilik çıkaran kafirleri susturmak için.

Eskiden ne güzel kellelerini alıyorduk şimdi biraz bilim milim işine de girmek lazım.
Sakın ha… Ne yapacaksın bilimi?
Adamı küfre götürür!!! Maazallah!

Ama şu ana kadar ciddiye alınacak pek bir atış yapamadın. Diğer taraftan bizler inancı kendi silahı ile vurmaya çalışmıyoruz.
Sizler din savaşları ile mezheplere / tarikatlara bölünme ile kendi kendinizi zaten vuruyorsunuz. Hayatın değişkenliği ile inancın sabitliği karşı karşıya gelince bu bölünmeler gayet doğal.

İnanç, ideoloji, felsefi yaklaşım veya ahlaki öğretiler düzlemlerindeki metinlerin "kendileri-sorun" değil aslında, sorun olan şey bunların "yaşam-ile bağlanma" biçimleri. Bu bağlamda aldığımda, dinsel denilen ilahi metinlerin hepsi de, bu dünya ve insan hayatına kan-göz yaşı, ayrım, ötekileştirme ve kavgadan başka bir şey sunmadı, sunamıyor.
 
Katılım
3 Tem 2010
Mesajlar
189
Puanları
18
Yaş
26
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Eğer ahlak dine dayanıyorsa ateist bir insanın ahlaklı olması mantıklı değil..Ahlak kurallarının temelini de dinin oluşturduğunu düşünüyorum.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Puanları
0
Yaş
37
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

İşte problem orada , ahlak dine dayanmıyor.İslam ahlakı İslam dinine dayanıyor.
 

glsezinrs

Yeni üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,427
Puanları
0
Yaş
58
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ahlaka dayanmayan hiçbir öğretiden hayır gelmez.Bu arada ahlakın ille de dini ahlak, milli ahlak, geleneksel ahlak vb olması gerekmiyor.İnsan hakları ve özgürlükleri gözetilerek oluşturulmuş çağdaş demokrasilerin evrensel hukuk anlayışı gereksinmeleri karşılayacaktır.(Türkiye 'de uygulanabilmesi imkansızdır bu arada)Birey toplumu olmadığımız için , bilinç ve sorumluluk duygusunun yerine "korku" normu iş başındadır.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Burada konu Ahlak'in ne oldugunun algisinda. Ahlak eger birarada birlikte yasamanin getirdigi kurallar ve yonlendirim ve yaptirimlar ise; Birincisi tarihsel, cografi ve toplumsal olarak ortak bir dunyevi, ya da olgu olmus ahlak anlayisi yoktur. Ikincisi herseyin yanlislanabildigi bir dunyada sabit bir ahlak anlayisi olamaz ve ahlak toplumun gelismesine paralel olarak degisir.

Ucuncusu ateizm, sadece teizme karsi bir durustur. Bir sistem, duzen, yonlendirim ve yaptirim degildir.

O yuzden ateizmin ahlak anlayisi diye bir sey yoktur. Ateistin ahlak anlayisi olabilir. Bu da ateistin kendine, cografi ve toplumsal yerine beyin duzeyine v.s. gore degisir.

Bu temelde ahlakin standarti, bilimsel, bilissel evrensel ve hak ve ozgurluklerin getirdigi insan haklarina dayali olmasidir. Sonucta genel bir ahlak algisi; toplumdan topluma gore degisir. Bir toplumun kaldirabilecegi bir davranisi, baska bir toplum kaldiramaz. Ya da bir ortamin kaldirabilecegi bir davranisi, her ortam kaldiramaz.

O yuzden baslik yanlistir. Once ahlaktan ne algilandigi ortaya konmalidir. Ateizmin ahlaki diye bir konu yoktur, ateistin ahlaki da kisinin ortamina ve kendine baglidir.

Ateistin bu temelde olan ahlak anlayisina karsi cikisi mumkundur.

Mesela birden fazla eslilik/evlilik
Cocuk yasta evlilik
Kadin hak ve ozgurlukleri
Subyancilik
Tecavuz
Ahlakin getirdigi sosyal ve psikolojik sorunlari v.s. toplumumuz ya da dunyadaki her toplum acisindan degerlendirebiliriz.
 
P

Pyramos

Ziyaretçi
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ama sizler sadece ve sadece araştırmayı,düşünmeyi Allah’ın varlığını değişmez gerçek olarak kılmak için yaparsınız.
Ateistlerde aksini yapmak için uğraşır..değişen birşey yok..her iki tarafında birbirine karşı nerdeyse tüm söylemleri eş değer düzeydedir.

gerek bu konu başlıgı ve gerekse verilen yanıtlar bir örnek işte . böyle bir tabanda söylenen tüm sözler gerçek kişilere ait sözler değilldir. bu sözler sava karşı sav sözleridir. değersizdir. çünkü kişi böyle bir tabanda gerçek düşünce ve hislerini dile getirmez/getiremez..zorlar..çünkü bu ideolojik/kanıksanmış/egosallaştırılmış vs vs taban yüzünden kişinin içsel dengesi kaybolmuştur...aslında kendinde olmayan şeyleri söyler ve yazar.. ne burada ki gibi bir teist nede buradaki gibi bir ateist kişiliği bana göre gerçeklikte yoktur.

İnsanlar mutlak teist yada mutlak ateist olamazlar. aslında insanlar mutlak hiç bişi olamazlar. insan davranışlarından bu rahatça gözlemlenebilir.

Kısaca Tanrı, din ve insan başka yerde bu tabanda yazılıp çizilen şeyler başka yerdedir. bir araya gelmezler.
 

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateizm kısaca tanrıyı yoksayan öğretilerin genel adıdır..Bu sebeple ateizmi Tanrının yokluğuna indirgemek cümlesinin biranlamı yoktur..
Bu indirgenmişliğin müsebbibi ben değil siz ateistlersiniz. Çünkü "Tanrı yoktur"dan başka ikinci bir ortak cümleniz yok.

Zaten Tanrıyı tanımayanlara ateist, bu görüşe de ateizm deniyor...Ateizm toptan olarak bir bütün felsefe değildir , ortak noktaları tanrıyı yadsımalarıdır, yoksa bu kişilerin tanrıyı yadsıma sebepleri yahut bu olaya bakış açıları bir örnek değil farklıdır..Biri tanrısız varoluşçudur örneğin Sartre gibi. Buna karşın tanrılı varoluşçuluk da mevcuttur. İkisi de varloşçu ancak biri ateist diğeri değil.Örneğin Marks maddecidir ve o da tanrıtanımaz .Ateist olmaları bunların sadece bir yönüdür,yoksa felsefeleri farklıdır..Önce bunun bilincinde olarak yorum yapılması sağlıklı olur..
Öyle bir anlatıyorsunuz ki sanki ateizmin yeter koşulu olduğunu söylediğiniz Tanrıyı yadsımış olmak çok mühim olmayan fazla teferruat gerektirmeyen bir hususmuş gibi lanse ediyorsunuz. Sanıyor musunuz ki tanrısız bir evrenin yeryüzünde hiç sosyolojik ve psikolojik bir yansıması olmayacak... Tanrısız evren ideali/nosyonu beraberinde hiç mi bir fikir egzersizi gerektirmiyor? Geçmişten günümüze yaşamış milyarlarca müntesibi olan bir kuruma (i.e. teizm/din) "Tanrı yoktur" diyeceksiniz ve bu slogandan sonra soru almadan oradan çıkmayı hayal edeceksiniz. Böyle bir durumu mu kastediyorsunuz?

Bunların toptan bir ahlak anlayışı yok ozaman belirleyici olan bireylerin kendileridir çıkarımı hatalıdır . Çünkü belirli bir toplum siteminde yaşayan ateistler, çoğunlukla o toplum sisteminin ahlak anlayışına sahiptirler.
Bu doğru değil. Çünkü bir Müslüman olarak benim ahlakım dinimle birebir ilgilidir ve hatta çoğu zaman belirleyicisidir. Şimdi siz eğer ateistlerin yaşadıkları toplumlardaki genel ahlaki eğilimlere tabi olduğunu söylerseniz bu çok ciddi bir açmazı beraberinde getirir. İslam ağırlıklı ahlakı benimsemiş olduğunuzu ima etmiş olursunuz ki, bir ateist için bundan daha feci bir durum düşünülemez.


Kişilerin bilincini belirleyen topşlumsal bilinçtir.Toplum da bir örnek değildir, alt ve karşıt kültürleri bünyesinde barındıran bir tanımlamadır.Ateist olmak, kişinin sadece bir yönüdür ve ateizm herhangi bir ahlak anlayışı tanımlamaz.
Son cümlenizden yola çıkarsak: Diyorsunuz ki, ateizm herhangi bir ahlak anlayışı tanımlamaz. Gelin olayı soyut olmaktan çıkarıp somutlaştıralım. Lütfen burada yazacaklarımı şahsınıza bir itham olarak algılamayın. Sizi bundan tenzih ederim.
Siz bir ateist olarak ensest ilişkiden doğal olarak iğrenirsiniz değil mi? Ahlak anlayışı tanımlanamaz ise tanımı olmayan bir durumdan neden iğrenilir? Siz ensestten uzak duruşunuzu neyle açıklıyorsunuz? Biyolojik riskler mi? Bu iddia sayısız örnekle kolaylıkla çürütülebilir. Toplumsal baskı mı? Baskıdan uzak olduğunuz bir an/ortam mutlaka vardır/olabilir. Manevi değerler mi? Hangi kaynaktan beslenen manevi değerler? Yani nereye çekersek çekelim bir şekilde idealizme/maneviyata/ilahi kaynaklara çekilmekten kurtulamıyorsunuz?


Kişi o ahlak anlayışını sahip olduğu felsefi öğretiden alır çünkü ateizm tanrıyı yoksayan öğretilerin genel adıdır. Farklı öğretiler de olsa ortak noktaları tanrı tanımazlıktır, ahlaksızlık değildir..
Öncelikle ateistlere ahlaksızlık itham etmiyorum. Burada vurgulanan şey ateistlerin de ahlakları olduğu ama kaynağını bilmedikleri/itiraf edemedikleri…

İkinci olarak, yeryüzündeki bütün ateizm algısının tek cümleyle sınırlanmış oldukları anlaşılacak bir şey değildir. Emin olun ki, iddia ettiğiniz gibi şeylere katılan ateist bulmakta güçlük çekersiniz. Ateizm “Tanrı yoktur” deyip bitirebileceğiniz bir şey değildir. Bunu ateistlere bile anlatamazsınız.

Görecelik bireysel yahut kültürel olabilir...Bir memlekette kabul edilebilir olan birşeyin, başka bir memlekette kabul edilemez oluşu kültürel göreceliktir. Bireysel görecelik ise radikal bir tutumdur ve doğru ya da yanlışın aynı zaman ve mekanda dahi bireye göre değişmesi durumunu ifade eder..Kişiler İyi ve kötüye nasıl karar veriyor? Toplumun oluşturmuş olduğu normlara göre karar veriyor..Kendi kafasına göre karar vermiyor..Zira siz bugün bir yasal düzen de yaşıyorsunuz ve örneğin anayasa toplum normlarının ( önemli) bir kısmı demektir. Kişi kafasına göre hareket eder ise yaptırım ile karşılaşır..Örneğin çıkıp bu memleketteki belirli bir inanca sahip insanların tamamına, örneğin herkesin duyabileceği ulusal bir yayında küfrederseniz, devlet ensenize yapışır, çünkü devlet sizin (size göre) kişisel ahlak anlayışınızın , kendi koymuş olduğu normlar ile uyuşup uyuşmamasına bakar..
Yani siz bir şeyin iyi ya da kötü olmasına toplumun karar vermesinin önemine mi dikkat çekiyorsunuz? Yani bir şeye toplum karar veriyorsa bu iyi bir şeydir öyle mi? Yani 13 rakamı, ya da 4 rakamı Türkiye’de de uğursuz algılansaydı, bu bizim de uğursuz algılamamız gerektiğine mi yorumlanmalıydı?


Materyalizm şeylerin kaynaklarının madde olduğunu söyler, materyalist öğretilerin tamamı soyut kavramları yadsımaz..Materyalizm tek bir anlayış değildir.Sizin söylediğiniz materyalizm olsa olsa vülger materyalizmdir..Kuran la İncil ne kadar benzeşirse farklı materyalist yaklaşımlar da kendi arasında ancak o kadar benzeşir..Eleştirmeden önce bir açıp baksaydınız yahu bu materyalist öğretiler nedir? Materyalizm denince tek birşey mi anlaşılır? diye , daha isabetli bir yorum olurdu..
Materyalizmin yadsımadığı soyut kavramlardan bazılarını öğrenebilir miyim ve cinsel utanç hissi buna dahil midir? Eğer dahilse ne şekilde dahildir? Dahil değilse bu soyut kavramlara kim neye göre karar veriyor? Ayrıca bu sizin şahsi fikriniz mi yoksa bütün materyalistler (en azından sizin içinde bulunduğunuz materyalist anlayış) bunda hemfikir mi?

Yahu kim diyor bir canlıyı yemek ahlaksızlıktır diye. İnsaf denen birşey var, kişinin hayatta kalmaya çalışmasını, ahlaksızlık yaptınız.
Hayvan eti yemeyen vejateryenler ölüyor mu?

Bu ne kindir? ateizmin yahut materyalizmin , biz canlı yersek ahlaksız oluruz gibi bir tutumu yok. Hangi öğretide var böyle birşey.?
Oysaki yukarıda ateistlerin sadece “Tanrı yoktur” temelinde birleştiğini alt başlıkların ateistlerin sahip oldukları ikincil kaynaklarca belirlendiğini söylemiştiniz. Oysaki şimdi ateizmin “tutumundan”, “öğretisinden” bahsediyorsunuz. Bu başlık boyunca size bunu bol bol hatırlatacağımı sanıyorum.

O halde madde olarak gördüğü şeyi yemek neden ahlaksızlık olsun o kişi için? Fikir kendi içinde tutarsız ve mantık dışı...
Madem hayvan akrabalarınızı yemek gayet doğal insan türdeşlerinizi yemeyi doğal olmaktan çıkaran nedir? Sadece ateist/materyalist ya da bu temelden beslenen bir fikir cenahından var mı cevabınız?

Mutlak ahlak olmadığındandır. Hristyanlar ve museviler teist değiller mi? Bunların ahlak anlayışı bir mi? Bunların ahlak anlayışı ne kadar birse , ateistlerin de o kadar birdir.
Yine ateistleri ortak paydada andınız. Sizin kendi ifadenize göre onları Tanrıyı yadsıma dışında bir yerde an(a)mamanız gerekir.
Evet mutlak ahlak yoktur ama din ahlakı benzer. Tapınma, kurban verme, sadaka kültürü, dua, gerektiğinde cinsel perhiz, nefis terbiyesi, arınma vs. türünden sayabileceğim yüzlerce şey semavi dinlerin ortak kaynaktan beslenmelerinin getirdiği pratikler ve bunun sonucunda gelen ahlaki durumlardır. Ama kaç tane ortak ateist ahlakı sayabilirsiniz?

Bu bir olamama durumu her görüş için söz konusudur. Hristyanlara göre sizin peygamberiniz sahtekardır.Sizin için ise ahlak timsalidir.Şimdi İslam peygamberi ahlaklı mıdır değil midir?..
Peygamberin sahtekar olduğu iddiası Hıristiyanlığın kurumsal görüşü değildir. Kaldı ki burada şahısları değil, ahlakiliğe konu olacak durumlar konuşuyoruz.

Üstelik bu teistik dinlerin pratikleri ne olursa olsun esinlendiği yerler evrene aşkın bir güç mü evet, metafizik unsurlar var mı evet, en önemlisi davranışlarının ve ahlaklarının kaynaklarını açıklayabiliyorlar mı evet.

Peki ateist ahlakını ne belirler işte bunu soruyoruz. Her ateist İslam’daki ahlaki olmayan durumu eleştirirken neyi baz alıyor? Kendisi dışında bir kayanğı var mı? Eğer kurumsal bir yapıya dayanmıyorsa, onun tekil bireysel görüşünü değerli yapan nedir?


Ateizmin bir ahlak tanımlaması değildir. Ne olduğunu öğrenin. Başta demiştiniz , işte bir ateistin yaptığını ateizme yükleyemiyoruz ancak bir müslümanın yaptığını İslam'a yüklüyoruz diye..Yazınız baştan aşağıya yanlış varsayımlardan , yanlış çıkarımlara, oradan da ateizmi karalamaya yönelik söylemlerle dolu..
Ateizmin bir ahlak tanımlaması yoksa niye var? Orada burada “Tanrı yoktur” diye bağırıp gizlenmesi için mi?



O zaman bu yazınızın bilmediğiniz birşey hakkında varılmış kesin yargılar olduğunu , yani ön yargılı olduğunuzu itiraf etmiş oluyorsunuz..Ateizmin ne olduğunu gerek benim yazımın başından , gerekse başka felsefi kaynaklardan öğrenebilirsiniz..
Aslına bakarsanız “Tanrı yoktur”dan başka söyleyecek lafı olmayan bir “şey “ (felsefe bile diyemeyeceğim) olduğunu biliyorum bilmesine ama yine de artı bir şeyler duyarım ümidimi de korumak istiyorum. Ha beni mahçup etme fırsatı elinizde. Nedir bu ateizm? Neye yarar?

Siz ateizmle ilgisi olmayan herşeyi ateizmden bekliyorsunuz..Ateizm tanrı tanımazlık ifadfe eder , bundan başka bir şey ifade etmez.Bu kadar..
Bundan sonra bol bol hatırlatılası güzel bir itiraf…

Geri kalanı kişinin sahip olduğu felsefi öğretinin alanına girer..Ben kendi adıma diyalektik materyalizmi savunuyorum ve bu savunduğum da tanrısız bir öğretidir. ... Ancak bu tanrısızlık mensıp olduğum bu felsefi görüşün sadece bir yönüdür..Ahlak vs gibi konulara bakış açısını belirleyen ateist oluş değil, benim özelimde diyalektik materyalist oluştur..
Tamam o halde cinsel utanç hissinizi ya da ensestten iğrenişinizi diyalektik materyalizm yoluyla bize anlatın da diyalektik materyalizm bilgimiz artsın.

Diğer ateistler için de durum böyledir..Bu sebeple diğer ateistler ile anlaşacağımız belki de tek konu tanrının yokluğu konusudur..
Nerde yazıyor durumun diğer ateistler için de aynı olduğu? Fikrini mi aldınız hepsinin?

Ateistlerin ortak ahlaki anlayışları olmaz çünkü ateizmin ahlak tanımlaması yoktur.
Ortak ahlak telakkisi olmayan bir “şey” nasıl oluyor da, koskoca bir dini “ahlak” yönünden eleştiriye tabi tutar?

Diyeceksiniz ki, dinlerde eleştiriye tabi tuttuğumuz şey ateizmle ilgili değil, ateizmden bir sonraki alt-düşüncemizle ilgilidir. İyi de iki ateistin iki farklı altdüşüncesi oluşmuyor mu o zaman? Peki din eleştirisi yapıldığından neden iki ateist birbirlerini farklı ahlaki tutum benimsemekle ilgili bir eleştiriye gitmiyorlarda kardeş kardeş din eleştirisine devam edebiliyorlar? Din eleştirisi yapılırken düşmanımın düşmanı benim dostumdur stratejisimi yürütülüyor? Bu çifte standart değil midir?

Ateistlerin Teistlerin yahut da başka kişilerin de mutlak anlamda ortak anlayışları olmaz..Çünkü mutlak ahlak denen bir anlayış yoktur. Siz bir müslüman olarak başka bir müslüman ile yahut başka bir teist olan müseviler ile ahlak konusunda mutlak olarak manada anlaşamazsınız. İllaki belirli konularda farklı yaklaşım sergilersiniz..

Mutlaklık kıstası koyduğumu hatırlamıyorum. Mutlaklık sizin düşüncenizi çürütülemez kılmak için özellikle buraya yerleştirdiğiniz bir sözcük… Bahsettiğim sadece referans ortaklığı… Yani tapınma biçimleri farklı olabilir ama her ikisi de/üçü de/milyarı da doğaüstü bir güce saygı gösterme davranışı sergiler. Cinsel olarak utanır, çünkü bu yöndeki İlahi kararın vücudundaki yansımasını görür ve uygular. Tüm bunlar metafizik anlamında ortak bir duyumsayışı işaret eden, dvarnış kalıpları ve ahlaki tutumlardır.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Bu indirgenmişliğin müsebbibi ben değil siz ateistlersiniz. Çünkü "Tanrı yoktur"dan başka ikinci bir ortak cümleniz yok.
Burada yaniliyorsunuz. Ateizmin tanriya bakis acisi sadece metafizik/teolojik degildir. Ayni zamanda, epistemolojiktir. Mesela ben bir serbest dusunurum. Bu acidan ilk bakis acim ifadeden ziyade soru olur, yani "tanri nedir/kimdir?" "kimin/neyin tanrisi?" "Bu tanrinin ne gibi bir ozellikleri vardir ve bu ozellikleri ona kim vermistir?" o yuzden Ateizm sadece anti ozel bir tanri, ya da antitanri degildir, ya da anti ozelbir din, ya da antidin degildir. Non teistler de ateistlerdir, teolojik noncognitivistlerde ateistlerdir.

Ayrica ben bir serbest dusunur olareak, tanrinin bir kavram oldugunun ve bu kavrami olumlu ifade eden tarafindan anlam ve icerik temelinde bu kavram ile bir bag kurdugunun da bilincindeyim. Bu kavram ile ifadesel bir olumlu/olumsuz bag kurmak; aklin bir ihtiyaci ve tatminidir. Konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Bilimsel olarak ta bilissel noncognitivizmdir.
 

Mühendis

Yeni üye
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
273
Puanları
0
Yaş
62
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateistlerde aksini yapmak için uğraşır..değişen birşey yok..her iki tarafında birbirine karşı nerdeyse tüm söylemleri eş değer düzeydedir.

gerek bu konu başlıgı ve gerekse verilen yanıtlar bir örnek işte . böyle bir tabanda söylenen tüm sözler gerçek kişilere ait sözler değilldir. bu sözler sava karşı sav sözleridir. değersizdir. çünkü kişi böyle bir tabanda gerçek düşünce ve hislerini dile getirmez/getiremez..zorlar..çünkü bu ideolojik/kanıksanmış/egosallaştırılmış vs vs taban yüzünden kişinin içsel dengesi kaybolmuştur...aslında kendinde olmayan şeyleri söyler ve yazar.. ne burada ki gibi bir teist nede buradaki gibi bir ateist kişiliği bana göre gerçeklikte yoktur.

İnsanlar mutlak teist yada mutlak ateist olamazlar. aslında insanlar mutlak hiç bişi olamazlar. insan davranışlarından bu rahatça gözlemlenebilir.

Kısaca Tanrı, din ve insan başka yerde bu tabanda yazılıp çizilen şeyler başka yerdedir. bir araya gelmezler.
Hayır.Bu sadece sizlerin kendi söyleminiz.
Bir ateist bunlarla uğraşmaz.Onun için bilimsel olarak ispatlanamayan bir yaratıcı yoktur.Sadece ve sadece yoktur.

Sizler bilimi son derece "makyevelistçe" işinize geldiği gibi kullanıyorsunuz, şuraya kadar bilim, şurdan sonra bilim ve akıl dışı ve hikmetinden sual olmaz halleri...

Diyelim ki sizler bir ateiste ; MR, ultrason radar veya bilimsel olarak geçerli herhangi bir metotla bir yaratıcının varlığını, tıpkı zekanın varlığını kanıtladığınız gibi kanıtladınız ve ateist şimdi birden bire bir tanrının varlığına ikna oldu.
Peki,
O yaratıcının Allah olduğunu nasıl kanıtlayacaksınız?

Not: Lütfen kanıt olarak Kuran’la, “sarı çiçeğe sormak”la ve balarısıyla falan gelmeyin. Bunlar bir ateist için bilimsel bir açıklama değildir ve hiç bir şeye kanıt değillerdir.

Önce sizler şu sorunun cevabını bildiğinizden emin olmalısınız.
Geçerli ve somut kanıt ne değildir?

Söylediğim gibi;
İnanç, ideoloji, felsefi yaklaşım veya ahlaki öğretiler düzlemlerindeki metinlerin "kendileri-sorun" değil aslında, sorun olan şey bunların "yaşam-ile bağlanma" biçimleri. Bu bağlamda aldığımda, dinsel denilen ilahi metinlerin hepsi de, bu dünya ve insan hayatına kan-göz yaşı, ayrım, ötekileştirme ve kavgadan başka bir şey sunmadı, sunamıyor.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Hayır.Bu sadece sizlerin kendi söyleminiz.
Bir ateist bunlarla uğraşmaz.Onun için bilimsel olarak ispatlanamayan bir yaratıcı yoktur.Sadece ve sadece yoktur.

Sizler bilimi son derece "makyevelistçe" işinize geldiği gibi kullanıyorsunuz, şuraya kadar bilim, şurdan sonra bilim ve akıl dışı ve hikmetinden sual olmaz halleri...

Diyelim ki sizler bir ateiste ; MR, ultrason radar veya bilimsel olarak geçerli herhangi bir metotla bir yaratıcının varlığını, tıpkı zekanın varlığını kanıtladığınız gibi kanıtladınız ve ateist şimdi birden bire bir tanrının varlığına ikna oldu.
Peki,
O yaratıcının Allah olduğunu nasıl kanıtlayacaksınız?

Not: Lütfen kanıt olarak Kuran’la, “sarı çiçeğe sormak”la ve balarısıyla falan gelmeyin. Bunlar bir ateist için bilimsel bir açıklama değildir ve hiç bir şeye kanıt değillerdir.

Önce sizler şu sorunun cevabını bildiğinizden emin olmalısınız.
Geçerli ve somut kanıt ne değildir?

Söylediğim gibi;
İnanç, ideoloji, felsefi yaklaşım veya ahlaki öğretiler düzlemlerindeki metinlerin "kendileri-sorun" değil aslında, sorun olan şey bunların "yaşam-ile bağlanma" biçimleri. Bu bağlamda aldığımda, dinsel denilen ilahi metinlerin hepsi de, bu dünya ve insan hayatına kan-göz yaşı, ayrım, ötekileştirme ve kavgadan başka bir şey sunmadı, sunamıyor.
Bence burada kanittan ziyade, ozdeslesmenin bilimsel olmadigi soz konusudur.

Yani diyelim evren=tanri, ya da Kuran=tanri algisi, tamamen aklin kendi kendine dogruladigi ve inanci temelinde gerceklestirdigidir. Yani bilimsel olarak bir fenomen gozlem verir, ama o fenomen tanri olarakj gozlem vermez. Boyle bir algi sadece aklin kendini inandirmasi sonucudur.

Zaten tanrilastirmak ta, aklin bu ozdeslestirmesi ile gerceklesir.

Yani gozlem disi ya bir nesneye tanrisal anlam ve icerikm verilir-nesnel tanrilastirma.

Ya da gozlem disi bir akilcilik, insaanoglu numenal yetisi ve insanoglu ozellikleri bir nesneye tasinir-oznel tanrilastirma.

Kisaca aklin eylemi tanrilastirmaktir. Tanrilasan tanrinin, aklin hangi anlam ve iceriginde tanrilastigi, ya da tanrilasan tanriya akil kendi beynini ve vucudunu nasil teslim ettigi; her bir din felsefesi ve her bir teolojik inanc temelinde degiskendir.

Bunu ben daha onceleri baska basliklarda dile getirmistim.
 

glsezinrs

Yeni üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,427
Puanları
0
Yaş
58
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ahlakın ne olduğu tartışılabilir..Ama ben daha önceki benzer konularda da dile gtirdiğim gini, evrensel ahlak yasalarının kişi vicdanında apriori olarak var olduğunu ve bunun insan türüne özgü bir yet olduğunu savunmaya devam edeceğim.Bu yeti, insanın insanlaşama sürecindeki deneyimleri sonucu kazanılmış ve türe özgü bir ortak bellekte yerini almış arkaik bir yeti de olabilir O kadarını bilmiyorum.Ama, inanncı/ideolojisi ne olursa olsun, çalmanın, yalanın, talanın, tecavüzün vb görece olduğunu söylemek, zorlamadır.Dinlerin hepsi, bu evrensel değerlerin tamamıyla değilse de çoğuyla örtüşür.Talanı, yağmayı günlük yaşamda onaylamayan din, savaşta buna cevaz vererek, insanların ikiyüzlülüğüne kılıf hazırlar.Önemli olani bilinçli, vicdanlı bireyler olabilmek ve eylemlerimizin sorumluluğunu taşıyacak kadar yürekli davranabilmek..Din öyle demiş/yapmazsam cehenneme giderim/yaparsam huri alırım vb değil.İnsan, insana yakışır olanı arayaıp bulmalı, bunu görece kılacak (dine/milliyete/geleneğe vb göre) hiçbir mazerete izin vermemelidir.Dinlere bağlı ahlak, sosyal ahlaktır.Her din varolduğu coğrafyanın sosyal/siyasal /kültürel yaşamına uygun olacak şekilde sunulur.Başka türlü kabul görme şansı da yoktur zaten.Ben, tek tanrılı dinlerde köleliğin kaldırılmasına ilişkin bir hüküm yok diye, "köleci" mi olacağım?Ya da cinsiyet ayrımcısı?ya da ganimet peşinde mücahit?Ya da kısasa kısas olsun bana kazık atana kazık mı atacağım?ya da diğer yanağımı mı uzatayım?Bunları insan olarak kendime
yakıştırırsam ayıp ederim..Ya da hak gözetiyorsam, dürüst olmaya çalışıyorsam, sabırlıysam bunları cennet için mi yapacağım?Ödül yoksa insanlık da yok öyle mi?Bu da "bana ayıp"tır.
 

yamak

Yeni üye
Katılım
10 May 2012
Mesajlar
77
Puanları
0
Yaş
33
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

''Bu bağlamda aldığımda, dinsel denilen ilahi metinlerin hepsi de, bu dünya ve insan hayatına kan-göz yaşı, ayrım, ötekileştirme ve kavgadan başka bir şey sunmadı, sunamıyor.''
ilahi metinler değilde insanların bunu aslına sadık olarak uygulamamalarının sebebidir kan ,gözyaşı bilimde insanlığın elinde çok büyük feleketlere yol açmıştır ama bilim,ilim o halde kötümüdür.Ayrışım, ötekileştirme,kavga demişsiniz bütün dinler ortadan kalktığında bu günkü durumdan daha vahim sonuçların doğmayacağından nasıl emin olacağız. peki ateizm inananlar ve inanmayanlar diye ötekileştirmiyor mu.Bakın mesela islam tarihinde ''medine vesikası'' vardır dini temellidir bugünkü modern hukukun sunduğu insan hakları,ifade ve din özgürlüğü o dönemde temeli atılmıştır hatta o günkü şartlar altında incelenirse günümüz hukukundan kat ve kat üstündür ama insanlar bunu uygulamadığında ilahi dinlerin kabahatimidir.
 

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateizm “tanrı yoktur” demek değildir.
Ateizm=materyalist demek hiç değildir.
Ateizm, teist tanrıya dair kanıtların sağlam olmadığını bu yüzden de teist tanrının gerçek olmadığını söyleyen düşüncedir. Bu sebeple a-teist denir. Bunu anlamak için teist tanrı ne demek onu bilmek gerekir. Teist tanrı basitçe Yahudilik’te Hrıstiyanlık’ta İslam’da anlatılan tanrı tipidir. Her şeyi bilen gören, her şeyi yaratmış olan, günah sevap hesabı tutan, ölümden sonra ödül ceza verecek olan, peygamber/kitap/helak yollayan Tanrı tanımıdır.
Sanki kanıt gibi bir derdiniz varmış gibi konuşuyorsunuz. Kanıt dediğiniz şey sizin görmeniz gereken bir şey olmalı illaki... Eğer siz bir şeyi göremiyorsanız sorun sizde değil, "bir şey"dedir. Kanıt peşinde koşan kanıtı aramaya devam eder, "yoktur" diye propagandasını yapmaz. Üstelik kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir. (Carl SAGAN)

Ateist demek, bu tanrı tanımına dair gösterilen kanıtların yetersiz, yanlış ve saçma olduğunu düşünen ve teist tanrı hipotezine ikna olmamış kişi demektir.
Teist tanrıyı çürüten kanıtların bir çoğu aynı zamanda benzer özelliklere sahip deist tanrıyı da kapsadığından aslında otomatik olarak ateist=tanrı yoktur manasına gelebilir.
Ancak esasen deist tanrı söz konusu olduğunda bir çok ateist agnostik bir bakışa sahiptir. Belki de gerçekten evrenin oluşmasına sebep olan ve doğa kanunlarını belirleyen bir üstün varlık olabilir. Ancak bu varlığın Allah ya da YHVH ya da Zeus olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur.
Şimdi bu paragraftan ne anlamalı? Dur bi özetleyeyim. Sözkonusu teizm olunca ateist tavır "Tanrı yoktur"dur, ama sözkonusu deizm olunca ateist "agnostik" bir tavır takınıp "Belki de gerçekten evrenin oluşmasına sebep olan ve doğa kanunlarını belirleyen bir üstün varlık olabilir" der. Sözkonusu teizm olunca kanıt arayan siz, deizmin Tanrısı için niye aynı kanıt kararlılığını göstermiyorsunuz. Ateist, Allah'ın, YHVH'in, Zeus'un olduğuna inanmayana değil, Tanrı'nın olduğunu inanmayana denir. Bir de deizm konusunda söylediklerinizin kaynağı var mı? Bu diğer ateistlerce de paylaşılıyor mu? Yoksa bu sizin şahsi görüşünüz mü?

Dinler umut dağıtır. Ölümden sonra ebedi mutluluk vaadi vardır zira. Ancak dinin vadettiği şeylere dayalı umut, vadedilen şeylerin gerçek olup olmamasından bağımsızdır ve o şeylerin varlıklarına kanıt teşkil etmezler.
Bu kısmı komple geçiniz. Allah'a sadece Allah var olduğu için inanıyorum. Ebedi mutluluğa inanan zaten bir Yaratıcı'ya inanmalıdır.

Ateizm, ölümden sonra cezalandırmanın olmayacağını söyleyerek insanların kendi hareketlerinden, iyi olmak uğruna sorumlu olmalarını tavsiye eder ve kaçınılmaz olarak hayatlarında hata yapan insanların “acaba cehennemde yanacak mıyım” stresiyle yaşamamalarını sağlar. Bu açıdan baktığımızda Ateizm aba altında sopa gösteren dinlere kıyasla daha çok umut verici ve ahlaklıdır.
Diyorsunuz ki, ateizm ...... insanların kendi hareketlerinden, iyi olmak uğruna sorumlu olmalarını tavsiye eder. O halde sorum şu: Ateizmde "iyi" nedir? Buna kim karar veriyor? Neye göre karar veriyor? Ortak bir dayanak noktanız yoksa, ki yok olduğunu bizzat ateistler söylüyor, sizin şahsi "iyi" anlayışınız diğer insanları neden bağlasın? Siz hakaniyetin, doğruluğun, "iyi"liğin ya da "kötü"lüğün kriteri misiniz?

Üstelik cehennemi bir cezai yöntem olarak düşünürsek, cezai yaptırımı olmayan yeryüzünde hiçbir sistem bulamazsınız. İlerde dinlerden özgür bir devletiniz olursa, cezai yaptırımlar olmayacak mı sanıyorsunuz? Ateist bir devlet örgütlenmesi bu anlamıyla aba altından sopa göstermeyecek mi?

Bir de diyorsunuz ki, "Ateizm aba altında sopa gösteren dinlere kıyasla daha çok umut verici ve ahlaklıdır" Ben de soruyorum ve diyorum ki, ateizm ne şekilde ahlaklanmıştır? Bana birkaç ateist ahlakı sayar mısınız? BU saydıklaırnız diğer ateistlerce paylaşılıyor mu? Yoksa siizn şahsi fikriniz mi? Mesela cinsel utan hissimiz ve ensestten kaçınıp kaçınmamamız konusunda ateizm ne der? Yasaklar mı serbest mi bırakır? Yasaklarsa neden yasaklar serbest bırakırsa neden bırakır? Öyle ya, umut vericiydi, ahlaklıydı hani... Öyle slogan atmakla olmaz altını doldurmak lazım bunların.

“Aç biraz kitap oku ” yaklaşımı, hoş olmasa da gerekli bir tavır.
Sen nasıl bir doğum doktoruna gidip “bebekleri leylekler getiriyor” dediğin zaman işin doğrusunu bilen doktor “git biraz kitap oku ne leyleği” diyorsa, işin doğrusunu bilen herhangi birisi “İslam ahlakı en yüce ahlaktır ” diyen birisine “git biraz kitap oku, hayat Kuran’da anlatıldığı gibi meydana gelmemiş” demek zorunda kalıyor.
Öncelikle "İslam ahlakı en yüce ahlaktır" diyen birisine "hayat Kuran'da anlatıldığı gibi meydana gelmemiş" demek zorunda niye kalıyoruz yav? Bu iki cümlenin birbiriyle ne alakası var?

Pekiyi hayat nerde anlatıldığı gibi meydana gelmiş? Milyon dolarlık laboratuarlarda yapılamayan canlı hücre oluşması ilkel dünya koşullarında tesadüfler sonucu meydana gelmiş, bu canlı hücre aynı anda hem dinozora hem karıncaya bir şekilde evrilmiş, ilk canlı hücreden meydana gelen varlık kendi kendisine masturbasyon yaparak eşine gerek bırakmadan üreyebilmiş ve bazı maymun türleri maymun olmaya devam ederken bazıları insana evrilmiş şeklindeki binbir gece masallarını mı baz alacağız?

Ama sizler sadece ve sadece araştırmayı,düşünmeyi Allah’ın varlığını değişmez gerçek olarak kılmak için yaparsınız.
Ama sizler de sadece ve sadece araştırmayı,düşünmeyi Allah’ın yokluğunu değişmez gerçek olarak kılmak için yaparsınız.

Tek bir kelime çıkardım sadece. Şimdi farkımızı söyler misin?

Bir de ikilik çıkaran kafirleri susturmak için.
Ah sizi gidi duygusal, mağdur edebiyatçısı ateistler. Şimdiye kadar susturulan Müslümanın sayısı bile yok... Mazlumu oynamanız için daha çok bedel ödemeniz gerekir. Ortak hedefi olmayan bir kitle ortak acıları da paylaşamaz.


Eskiden ne güzel kellelerini alıyorduk şimdi biraz bilim milim işine de girmek lazım.
Sakın ha… Ne yapacaksın bilimi?
Adamı küfre götürür!!! Maazallah!
En azından ben bilimi kendi standartlarında değerlendiriyorum. Bilimsel olmayan hiç bir şeyi bilime dahil etmedim. Ama ateistler hem bilim faaliyetinin içinde bulunmazlar hem de tüm bilimsel çalışmalar sanki kendi şereflerine yapılıyormuş gibi bir aymazlıkla, bilime yaranmaya çalışarak onu ateizm lehinde suistimal ederler. Ateistin aklı fikri Tanrı'dadır çünkü, siz ona kibrit çöpü deyin o Tanrının olmadığı düşüncesine giden bir yol mutlaka arar. Ama bunu sloganlarla yaptığı için, köy halkını galeyana getirmeye çalışan delilere benzerler.

Ama şu ana kadar ciddiye alınacak pek bir atış yapamadın. Diğer taraftan bizler inancı kendi silahı ile vurmaya çalışmıyoruz.
Bütün ateist sitelerinde ateistlerce oraya buraya asılmış ayetler, hadisler neci oluyor peki? Bırak şimdi benim işim sadece bilimle, ama ne yaparsın yazmadan da edemiyorum tavırlarını...

Hayatın değişkenliği ile inancın sabitliği karşı karşıya gelince bu bölünmeler gayet doğal.
Sabitlik her şart ve durumda kötü çağrışımları olan bir kavram değildir. Eğer sabitlik gerekiyorsa, sabitlik iyi bir şeydir. Eğer evimdeki mobilyaların konumu beni mutlu ediyorsa, birileri değişim sloganları atıyor diye konumunu bozmam. Şikayet ettiğiniz sabitlik ne menem bir şey ki, yeryüzünün dörtte üçünden fazlasını kendine angaje ediyor. Tüm bu insanlar aptal bir siz ateistler mi akıllısınız? Değişim değişim diye bir slogan tutturmuş gidiyorsunuz, insanlar neden iplemiyorlar çağrılarınızı? Çünkü onlara sunduğunuz "süper bir fikir" yok. Hadi süperi geçtim fikir bile yok. Değil hepinizi, aranızdan ikinizi bile bağlayan "Tanrı yoktur"dan başka ortak fikir iskeletiniz yok. Fikri olmayanın bu kadar marjinal kalıp sadece sloganlara muhtaç olması da son derece doğal.

İnanç, ideoloji, felsefi yaklaşım veya ahlaki öğretiler düzlemlerindeki metinlerin "kendileri-sorun" değil aslında, sorun olan şey bunların "yaşam-ile bağlanma" biçimleri. Bu bağlamda aldığımda, dinsel denilen ilahi metinlerin hepsi de, bu dünya ve insan hayatına kan-göz yaşı, ayrım, ötekileştirme ve kavgadan başka bir şey sunmadı, sunamıyor.
Slogan atmayı bırakın. Alternatif sunun. Ama sizin şahsi görüşünüzü istemiyorum. Diğer ateistleri de bağlayan bir kaç öneri sunun bize. Dinlerden özgür bir dünyanın ahlak kaideleri ne olacak? Neyi neye göre yasaklayıp, neyi neye göre serbest bırakacak? Mesela ensest konusunda ne diyecek? Hoşgörmeyecekse niye hoşgörmeyecek, hoşgörecekse niye hoşgörecek?
 

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Burada yaniliyorsunuz. Ateizmin tanriya bakis acisi sadece metafizik/teolojik degildir. Ayni zamanda, epistemolojiktir. Mesela ben bir serbest dusunurum.
Bana kalırsa sen ateist olduğunu bilmeyen bir ateistsin.


Bu acidan ilk bakis acim ifadeden ziyade soru olur, yani "tanri nedir/kimdir?" "kimin/neyin tanrisi?" "Bu tanrinin ne gibi bir ozellikleri vardir ve bu ozellikleri ona kim vermistir?" o yuzden Ateizm sadece anti ozel bir tanri, ya da antitanri degildir, ya da anti ozelbir din, ya da antidin degildir. Non teistler de ateistlerdir, teolojik noncognitivistlerde ateistlerdir.
Evrensel insan, koskoca internet aleminde senden başka hiçkimse kavramlar üzerinden "Tanrı kimdir?" "Ahlak nedir?" "Şu necidir?" gibi soru temelli bir tartışma formatına gitmiyor. Kimse durup herkesin bildiği kavramları sana anlatmakla vakit harcayamaz. Yine hiçkimse senin gibi yine senin belirlediğin kavramlar ve onun açıklamaları üzerinden ansiklopedik açıklamalar yapma yoluna gitmiyor. Tarafını seç artık. Savunduğun şeye bir isim koy. Kimse seni eleştiremiyor çünkü kişiler senin için ne demiş olursa olsunlar, sen aslında o değilsin. Bu tartışmayı daha başlamadan bitiren bir durumdur. Tartışma zevki bile vermiyorsun.


Ayrica ben bir serbest dusunur olareak, tanrinin bir kavram oldugunun ve bu kavrami olumlu ifade eden tarafindan anlam ve icerik temelinde bu kavram ile bir bag kurdugunun da bilincindeyim. Bu kavram ile ifadesel bir olumlu/olumsuz bag kurmak; aklin bir ihtiyaci ve tatminidir. Konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Bilimsel olarak ta bilissel noncognitivizmdir.
Kardeşim Tanrı var mı, yok mu? yoksa bilmiyorum mu diyorsun? Ne diyorsun? Daha ahlaka karar vermeden sen önce buna bir cevap ver. Kaldı ki, senin düşüncelerin sana özgü olup nesnel gerçeklik değeri yoktur. İnsanlar tartışırken, "Tanrı nedir?" "Ahlak nedir?" gibi kimsenin sormaya ihtiyaç duymadığı soruları sorarak ne amaçlıyorsun.

Tanrı insanoğlunun türettiği bir kavramdır demek "Tanrı vardır" mı demek yoktur mu demek? sen ne vardır diyorsun ne de yoktur diyorsun. Bir şey ya vardır ya yoktur. Genel kabul budur (mütevaziliğin sırası değil bütün kabül budur). Öyle ben hepinize dışarıdan bakarım, hadi tartışın bakalım sizi gidiler sizi deyip dışarıdan soru kabul etmiyoruz.
 

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

İşte problem orada , ahlak dine dayanmıyor.İslam ahlakı İslam dinine dayanıyor.
Hayır efendim, siz de ben de ahlakımı dine borçluyuz. İkimiz de cinsel olarak utanırız, sizin kaynaktan mı esinlendik benim kaynağımdan mı? İkimiz de ensestten uzak duruyoruz, sizin kaynaktan mı esinlendik bizim kaynaktan mı? İkimiz de eşlerimizi kıskanırız, sizin kaynaktan mı esinlendik bizim kaynaktan mı?

İslam ahlakı İslam dinine dayanıyor diyerek İslam ahlakından tümüyle bağımsız olduğunuzu mu ima ediyorsunuz? "Tanrı yoktur"u sık sık söylemenizi saymazsak aslında siz de bir Müslümansınız. Çünkü bu cümle dışında pek de bir farkımız yok :)
 

Very Self

Yeni üye
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
59
Puanları
0
Yaş
40
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ahlakın ne olduğu tartışılabilir..Ama ben daha önceki benzer konularda da dile gtirdiğim gini, evrensel ahlak yasalarının kişi vicdanında apriori olarak var olduğunu ve bunun insan türüne özgü bir yet olduğunu savunmaya devam edeceğim.Bu yeti, insanın insanlaşama sürecindeki deneyimleri sonucu kazanılmış ve türe özgü bir ortak bellekte yerini almış arkaik bir yeti de olabilir O kadarını bilmiyorum.
Kişinin vicdanında apriori olarak var olmak mı? Vicdan, materyalizm öğretisinde tam olarak hangi maddelerin bir araya gelerek organlaşmasında yer alan bir kavramdır? Eğer ateist/materyalistseniz şu apriori kelimesinden uzak durun bence, çok yakın ilişki içindesiniz. Hani materyalistler teistleri eleştirirken çok kullanırlar bu sözcüğü. Vicdan da apriori bulunmaktan bahsediyorsunuz. Bir de üstelik insan türüne özgü bir yetiymiş. Bir de şu ateistler bana bilimsellik önermezler mi? Yahu niye şempanzelerde değil de hep insanlarda türemiş bu ahlaklılık. Bir de deneyim "teoriniz" var. İnsanoğlunun insanlaşma sürecindeki deneyimleriymiş... Bunu açar mısınız? Dışarıdan çok cafcaflı duruyor ama içi de dışı gibi güzel mi? İnsanoğlu insanlaşırken maddelerden oluşmuş cinsel organını niye utanarak ondan bundan saklıyor. Zevkli bir aktivite olan seksi neden hayvan akrabaları gibi olur olmadık kişiler için düşünemiyor. Yav biz Australopithecus aşiretinin homo koluna evrilmiş tüysüz hayvanlarız. Ne diye şunu bunu yasaklıyoruz kendimize? Ne diye yasaklıyorsunuz ateistler?
 

self_evident

Yeni üye
Katılım
21 Haz 2012
Mesajlar
35
Puanları
0
Yaş
43
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Ateizmin bir tür idealizm olduğunu düşünen benim için buradaki çarpıcı, biraz sarsıcı ve dikkat çekici bir tartışma.

Daha çok okuyarak yararlanmaya, düşüncelerimi kelimelere dökebilirsem katkı sunmaya da çalışacağım.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Cevap: Ateİzmİn ahlak Çikmazi

Bana kalırsa sen ateist olduğunu bilmeyen bir ateistsin.
Aksine ben ateizmin bilinc ve farkinda oldugumdan varliksal-var/yok ve inancsal-inan/inanma tanrisal zihniyet ve tartisma disi olarak serbest dusunurum. Yani tanrisal her turlu olumlu/olumsuz yanasimin gereksizligini anlamsizligini ve bilimsel olmadigini yanlislanamayacagini goruntu vermedigini ve akilciligini hem teolojik noncognitivizm hem de bilissel noncognitivizm olarak ve sorunsal olarak ortaya koyan bir serbest dusunurum. Yani benim ateistligimin koku teizme dayanmaz. Tanrisal/yaratilissal/inancsal/ideolojik zihniyetin ortaya konmasina tanri yerine beynin tanrilastirma eylemindeki olumlu/olumsuzlugunun sorununa dayanir. Sonucta epistemolojik olarak tanri bir kavramdir ve her beyin kendi inancinca ve varliksal bakis acisi ile aklini tatmin olarak tanrilastirir ve buna bir anlam ve icerik vererek tanri temelinde kisisel bir bag kurar. Ben ise eger taraf temelinde bir dusunce belirtmem gerekirse; once kimin tanridan ne algiladigini iona ne anlam ve icerik verdigini ve nasil bir bag kurdugunu ona sorarim. Butun bunlardan sonrada, Ateizmin disbelief'i yani karsi cikisi (inancsizligi/yoklugu) yerine; nonbelief yani "ben bahsedilen tanriya yonelik/karsit bir inanc tasimiyorum/beslemiyorum. Cunku......" olarak izah edilmis tanri temelinde cunku mu aciklarim.

Evrensel insan, koskoca internet aleminde senden başka hiçkimse kavramlar üzerinden "Tanrı kimdir?" "Ahlak nedir?" "Şu necidir?" gibi soru temelli bir tartışma formatına gitmiyor. Kimse durup herkesin bildiği kavramları sana anlatmakla vakit harcayamaz. Yine hiçkimse senin gibi yine senin belirlediğin kavramlar ve onun açıklamaları üzerinden ansiklopedik açıklamalar yapma yoluna gitmiyor. Tarafını seç artık. Savunduğun şeye bir isim koy. Kimse seni eleştiremiyor çünkü kişiler senin için ne demiş olursa olsunlar, sen aslında o değilsin. Bu tartışmayı daha başlamadan bitiren bir durumdur. Tartışma zevki bile vermiyorsun.
Bu bir algi, bilgi, bilinc, birikim, farkindalik v.s. temelli numenal yeti kullanimi/sorgulamasi, nedensellemesi meselesi. Iste o yuzden ben tanri, tanrisal zihniyet ve yanasim disi bir serbest dusunurum. Yani tanri kavrami beynimde inancsal, varliksal, ideolojik, dinsel, teolojik, teleolojik, teolojik, metafizik ve fizik otesi her turlu sinirlarindan arinmistir. Ben tartismiyorum. Quafelsefesi ile tartismanin gecersizliginin anlamsizliginin sorununun resmini veriyorum.

Kardeşim Tanrı var mı, yok mu? yoksa bilmiyorum mu diyorsun? Ne diyorsun? Daha ahlaka karar vermeden sen önce buna bir cevap ver. Kaldı ki, senin düşüncelerin sana özgü olup nesnel gerçeklik değeri yoktur. İnsanlar tartışırken, "Tanrı nedir?" "Ahlak nedir?" gibi kimsenin sormaya ihtiyaç duymadığı soruları sorarak ne amaçlıyorsun.
Hangi tanri var mi yokmu? Sen de once su kullandigin kavramin ifadesini anlam ve icerik olarak ortaya koy ki, ben de onas gore senin nasil bir tanridan bahsettigini ve aklinda nasil bir tanriyi tanrilastirdigini algilayayim ve ona gore yanit vereyim. Amac ortadadir. Bir seyi tartisabilmek icin; o kavramin anlam ve iceriginin algilanmasi ve kisinin o kavram ile kurdugu bagin kisi tarafindan ortaya konmasi gerekir. Cunku artik hic bir kavramin "sudur/bu degildir" temelli bir algisi, bilgisi, bilinci yoktur. Her beyin o kavrami kendi beyni duzeyince yasatir, anlamlandirir ve verdigi icerik ile ona kendini teslim eder. Aksi bilincalti sartlanmisligin getirdigi bilincsiz alisilagelmis dusunce ve davranistir.

Tanrı insanoğlunun türettiği bir kavramdır demek "Tanrı vardır" mı demek yoktur mu demek? sen ne vardır diyorsun ne de yoktur diyorsun. Bir şey ya vardır ya yoktur. Genel kabul budur (mütevaziliğin sırası değil bütün kabül budur). Öyle ben hepinize dışarıdan bakarım, hadi tartışın bakalım sizi gidiler sizi deyip dışarıdan soru kabul etmiyoruz.
Bir seyi var ve yok olarak ifade etmeden once onun ne oldugunun algisi, anlam ve icerigi ortaya konmasi gerekir. Iste benim bu temelde ortaya koyusum; tanri kavraminin insanoglu numenal yetisinin bir yaratimi oldugu ve bunun her akilca aklin inancini saglama adina verilen anlam ve icerik temelinde olumlu/olumsuz dogrulamasi ve tanrisal zihniyet temelinde aklini tatminidir.

Iste her turlu tanri kavram disi bir serbest dusunce boyle sorgular ve degerlendirir.