Aşıklara tavsiyeler

Konu İstatistikleri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde ls2 tarafından oluşturulan Aşıklara tavsiyeler başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 15,900 kez görüntülenmiş, 185 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Aşıklara tavsiyeler
Konbuyu başlatan ls2
Başlangıç tarihi
Cevaplar

Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan donkişot

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Arkadaşlar biliyorum her aşk kendine özeldir. ancak genede bu başlığı her türlü tavsiyeye açık olmak üzere açmış bulunuyorum.
...

Hayatımda bir kez aşık oldum ve bu tecrübeden sonra bir daha bu hale gelmem diyerek uzun yıllar bu işten kaçtım. ancak hiçbir şekilde argo tabiri ile ''aranmadığım'' halde ve kaçmama rağmen şu aralar gene bu duruma çarpılmış durumdayım diyebilirim. ancak bu kez diğerinin tecrübesi ile daha metanetli /dirayetliyim diyebilirim. neyse fazla uzatmıyor ve kendimce tavsiyelerime geçiyorum.
....

Öncelikle şunu bilin; karşı tarafın size karşı ''olabilir'' den öte bir duygusu yoksa, sizin yoğun duygularınızın bir çeltikten öte anlamı yoktur. gözyaşınız sağanak olsa onu ıslatamaz. en merhametlisi /empati kurabileni/ iyi kalplisi vb. en fazla ; sizden uzak durarak ve kesin red vererek acınızı hafifletecektir. bu iyiliktir.bunun kıymetini bilin. siz çok sevdiğiniz için sizinle birlikte olacağını asla ummayın ve beklemeyin. (bunu tecrübemle söylüyorum ben birlikte olmayı ciddi anlamda düşünmediğim kimseye -bu durumunu kendimce sezdikten sonra- umut vermedim/vermem. çünkü bu acıyı iyi bilirim. )

İstatistikleri unutmayın. ortada yüksek derecede karşılıksız aşk acısı çeken veya duyguları ile oynanmış insan varken bu durum sizin başınıza gelmez sanmayın. kendi durumunuzu ASLA ÖZEL SANMAYIN.

Aşk bir şuur bozukluğu. bunu gene hissederek anladım. kendi kendinizi iyileştiremezsiniz. KESİNLİKLE ÇEVRENİZDEKİLERDEN YARDIM ALIN.

Aklınızı toparlayabildiğiniz anlarda rasyonel çıkarımlar yapmaya çalışın, kendinize telkinlerde bulunun.
...

aşk güzel şey , eyvallah ancak aşk acısı çekmekten haz almıyorsanız ,kalbinizi akıntıya öylece bırakmayın :)
 

birazdahaderinmavi

Kahin
Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
57
dedem, ''yağını, tuzunu, limonunu hesaplayan, salatayı yiyemez'' derdi... sevmek demek, yüzde yüz vermek demektir... korkusuz, kaygısız, acabasız, vermek... çünkü insan için özgür olmak ve dolayısıyla ''kendi olmak'', ancak hem bedensel hem de zihinsel alanda emek vererek olanak alanına girebilir... insan, ancak emeğiyle, yani emeğini -kuşkusuz biçimde- vererek kendini kazanabilir... bence, eğer kendinizi bir şeye adayacaksanız, aşktan daha değerlisini, daha yücesini bulamazsınız... aramayın boşuna... derim...
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Aşkı aramıyorum zaten kaçın diyorum derinmavi:) sözler güzel ,eyvallah ancak reel -öznel hayatta işe yaramıyor. öyleyse soyut düşüncelerle hayatta kaybolmaya hayır :)
 

birazdahaderinmavi

Kahin
Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
57
Aşkı aramıyorum zaten kaçın diyorum derinmavi:) sözler güzel ,eyvallah ancak reel -öznel hayatta işe yaramıyor. öyleyse soyut düşüncelerle hayatta kaybolmaya hayır :)

şimdi size, '' sevdiğinin kapısının önünde bağıra bağıra ağlayarak dünyayı aleme 'rezil' olmayı göze alamayan, aşkını savunamayan, vererek kendini kazanma cesareti olmayan, korkak, feodal... vs.'' desem, alınırsınız... alınmamanız için; demeyeceğim... ama aldığınız 3-5 bin liralık maaş için patronunuza verdiklerinizin yanında; nesne, meta yani 3-5 bin tl. ile ifade edilebilecek bir 'eşya' değil de, '''''kendinizi''''' kazanabileceğiniz bir emek/mücadele sürecinden geri adım atmak; kavga kaçaklığı, korkaklık, feodallık... değilse nedir...?... /...
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
şimdi size, '' sevdiğinin kapısının önünde bağıra bağıra ağlayarak dünyayı aleme 'rezil' olmayı göze alamayan, aşkını savunamayan, vererek kendini kazanma cesareti olmayan, korkak, feodal... vs.'' desem, alınırsınız... alınmamanız için; demeyeceğim... ama aldığınız 3-5 bin liralık maaş için patronunuza verdiklerinizin yanında; nesne, meta yani 3-5 bin tl. ile ifade edilebilecek bir 'eşya' değil de, '''''kendinizi''''' kazanabileceğiniz bir emek/mücadele sürecinden geri adım atmak; kavga kaçaklığı, korkaklık, feodallık... değilse nedir...?... /...

Bu durumlarla kendini kazanmayı anlamadım. bunu biraz açarsanız sevinirim.

Öznelligi feodallikle bağdaştırdınız sanırım..

bu yazınızı tamamen anlamadım desem yalan olmaz. o yüzden yorumda yapamıyorum.
 

birazdahaderinmavi

Kahin
Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
57
insanın kendini kazanması, yani 'kendi olması' doğuştan getirdiği potansiyel (gizil) yetenekleri, hayata aktarıp gerçekleştirerek, yapıp yaratarak olanak kazanır... aşk, toplumun açığa çıkıp hayata geçmesine olanak vermediği ve dolayısıyla hep potansiyel kalan yani bize ait olduğu halde o güne kadar ortaya koyamadığımız yetilerimizi, kendilik değerlerimizi, gerçekleştirebilmemiz için, bir fırsat, bir olanak sunar... karşımızdaki insanın hayatında oluşturduğumuz olağanüstü değişiklik, yenilik, aslında kendi potansiyelimizi gerçekleştirmenin bir yolundan, biçiminden başka bir şey değildir... yani karşımızdaki insan aracılığıyla ve karşımızdaki insan yoluyla kendimizi kendimiz olarak var kılmak... feodal değerlerin insanı, henüz birey olamadığından, aşiret beyinden, şeyhden, şıhdan, töreden, gelenekten ve başka birçok şeyden korkar, onların baskısına boyun eğer ve kendisi olarak değil de, kendisinin bir karikatürü olarak yaşamaya razı olur... sonra da, 'kader ayırdı bizi, elimizden ne gelir' diye dövünür...
 

flzf

Filozof
Yeni Üye
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
850
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
35
şimdi size, '' sevdiğinin kapısının önünde bağıra bağıra ağlayarak dünyayı aleme 'rezil' olmayı göze alamayan, aşkını savunamayan, vererek kendini kazanma cesareti olmayan, korkak, feodal... vs.'' desem, alınırsınız... alınmamanız için; demeyeceğim... ama aldığınız 3-5 bin liralık maaş için patronunuza verdiklerinizin yanında; nesne, meta yani 3-5 bin tl. ile ifade edilebilecek bir 'eşya' değil de, '''''kendinizi''''' kazanabileceğiniz bir emek/mücadele sürecinden geri adım atmak; kavga kaçaklığı, korkaklık, feodallık... değilse nedir...?... /...

Sözlerinde haklısın ama unutulmamalı ki bu mücadeleyi kaçmak için sergileyen birinin ardından gitmek en büyük ahmaklık olur. Sarf edilecek çaba size ulaşmak için çabalayana karşı duran etmenlere karşı harcandığı sürece onurlu ve doğrudur. :)
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
bu sözlere ancak katılırım [MENTION=3289]birazdahaderinmavi[/MENTION]..
 

meyelan

Filozof
Yeni Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
785
Tepkime puanı
26
Puanları
28
ile okuyunuz.. :D

aşkın öznesi ne yada kim olursa olsun,esas aşkın vucud bulduğu kişide başlar, yaşanır, biter.süreçte kazanım sağlanacaksa acı dışında mutluluk dışında ..yapılması gereken emek vermek, onuruyla yaşamak,aşkın adına yakışan haliyle yaşamak vs bu bir kazanım sağlar ...tıpkı olumsuz yanlarını da doğru görmeyi başardığınızda kazandıklarımız gibi.hesaplı kitaplı aşk mı olurmuş diyenlere de efendim..tamam yerçekimine karşı koyuyorsunuz da bizahmet bari kuşbakışı aşağıya bakınız derim..
 

istanbul2

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
9 Tem 2013
Mesajlar
33
Tepkime puanı
0
Puanları
0
aşk bir nevi alışmakla başlıyor nasıl oluyorsa alışıveriyorsun birinin varlığına bağlanıyorsun okendini çektiği an:) yandığın an dır ki bu adına çok aşkta diyemiyosun ama tam ortasındasın; işte bu durumda yaşanması gereken hepsini yaşıyosun günün dört mevsim oluyor adete kendi kendine telkinler mantığa bürümeler kabullenmeler başlıyor derken yokluğu da alışıyorsun syn.donkişot zamanla onada alışıp devam ediyorsun.:) :) :)
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Herşeyin geçip gideceğini biliyorum.. ancak bazen kazanmak istiyorum bazı şeyleri..sadece kazanmakta değil mesele..yaşamakta gerek..
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Herşeyin geçip gideceğini biliyorum.. ancak bazen kazanmak istiyorum bazı şeyleri..sadece kazanmakta değil mesele..yaşamakta gerek..

Öyle zorlu bir yola girmişsin ki Allah yardımcın olsun:) Aşıksın ama karşındaki kişinin duyguları net değil bu durumda kaybetmeye mahkumsun... Sen onun da sana aşık olacağı günü beklerken tükenip gideceksin, büyük sözü dinle gel yol yakınken geri dön:)
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Demiş ya filozof ; umut işkenceyi artırır diye... Haklısın Dijital..
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Bir kadına inan, pişman olursun, inanma , yine pişman olursun; bir kadına inan ya da inanma pişman olursun; bir kadına ister inan, ister inanma , pişman olursun :):p

Kierkegaard
 

Nejdet Evren

Kahin
Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,573
Tepkime puanı
177
Puanları
63
Yaş
58
donkişot'un son aktardığı söz üzerine konu başlığını azıcık aşacağım; kusura kalınmasın.
../
tarihteki ilk sınıfsal ayrışım aynı türün cinsleri arasında gerçekleşmiş ve kadın üzerindeki erk-egemen baskı ve sömürü beş-on bin yıllık bir birikim ile günümüze şekillenerek gelmiştir. Kierkegaard'da bu erk-egemen düşünceden kurtulamamış görünmektedir; bu söylemine katılmak mümkün değildir. Kadın türünde varsa eğer bir ikircilik bunun sebeplisi erk-ek-egemen olandır. Kadın erkek farklılaşmasının temel nedenlerinden en önemlisi ekonomik-poliitik-sosyal açıdan kadının sömürülmesidir. aşkta bir yanlışlık aranıyor ise bunu erkeklerde aramak gerekir.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,657
Tepkime puanı
157
Puanları
63
Ben duygusal anlamda yazmıştım bu alıntıyı, yoksa bir ayrımcılık kastım söz konusu değildir efenim:)

Sevgili @Nejdet Evren; kierkegaard'ın kadınlara bakışı konusunda bir bilgim yok inanın ki.. ama bu adam depresif,isyankar,paradoks.mutsuz ,karamsar vb yapıda biri. nişanlısı regine olsenden ayrılması ve sonraları bundan pişman olması yönü ile de biraz melankolik biri..kendiyle çelişen bunuda açıkça itiraf edebilen biri aynı zamanda..sadece kadınlar için değil bir çok konuda pişmanlıktan bahseden bir adam..kafası bu kadar iyi çalışan aşk hakkında yazdığı baştan çıkarıcının günlüğü diye çevrilen kitabı olan bu romantik isyankar adamın bu sözü kadınlara erk-egemen kasıt ile söylediğini sanmıyorum..
 

meyelan

Filozof
Yeni Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
785
Tepkime puanı
26
Puanları
28
savaş(k)ta kazanan yoktur [MENTION=4198]donkişot[/MENTION] ,yaşa gönlünden geçtiği gibi,insan pişman olmak isterse herşeyi bahane edebilir,başına gelen hayırlı olandır,meşru ölçün neyse acının da tadını çıkar sevginin de derim ..demesem iyi de dedim gitti..:)
 

seyrialemir

Meraklı Üye
Yeni Üye
Katılım
29 Eyl 2013
Mesajlar
258
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Askin nasil bir duygu oldugunu bilmem, ancak babamin anneme duydugu bagliligi cok yakindan gözlemlemis biri olarak hep sunu ifade ettim, " Tanrim ask denilen sey bu olsa gerek" 45 yillik evliliklerine ragmen annemin yoklugunda caresiz bir cocuk gibi mahsumlasan ve annemin eve dönecegi gün sabahin alltisinda sarkilar mirildanip, traslar olup, kolonyalar dökünen canim babam, saat 10:30´da gelecek otobüsü karsilamak icin bizleri da yanina katarak saat 8:30´da otagarda hazirol bekleyen ve yarim saat geciken otobüs yüzünden gözleri dolan, dokunsan cocuklar gibi agyacak olan babam. Ben babama baktigimda onun anneme olan sevgisinde görüyorum aski.
 

flzf

Filozof
Yeni Üye
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
850
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
35
Askin nasil bir duygu oldugunu bilmem, ancak babamin anneme duydugu bagliligi cok yakindan gözlemlemis biri olarak hep sunu ifade ettim, " Tanrim ask denilen sey bu olsa gerek" 45 yillik evliliklerine ragmen annemin yoklugunda caresiz bir cocuk gibi mahsumlasan ve annemin eve dönecegi gün sabahin alltisinda sarkilar mirildanip, traslar olup, kolonyalar dökünen canim babam, saat 10:30´da gelecek otobüsü karsilamak icin bizleri da yanina katarak saat 8:30´da otagarda hazirol bekleyen ve yarim saat geciken otobüs yüzünden gözleri dolan, dokunsan cocuklar gibi agyacak olan babam. Ben babama baktigimda onun anneme olan sevgisinde görüyorum aski.

güzel bir aşk örneği devamı yok malesef olamaz tedavülden kalkmış bitmiş tükenmiş üretmiyoruz artık lütfen ısrar etmeyin diyor çarlinin melekleri bu gizemli çarlide kimse.
 

Epilogue

Meraklı Üye
Yeni Üye
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
279
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Arkadaşlar biliyorum her aşk kendine özeldir. ancak genede bu başlığı her türlü tavsiyeye açık olmak üzere açmış bulunuyorum.
...

Hayatımda bir kez aşık oldum ve bu tecrübeden sonra bir daha bu hale gelmem diyerek uzun yıllar bu işten kaçtım. ancak hiçbir şekilde argo tabiri ile ''aranmadığım'' halde ve kaçmama rağmen şu aralar gene bu duruma çarpılmış durumdayım diyebilirim. ancak bu kez diğerinin tecrübesi ile daha metanetli /dirayetliyim diyebilirim. neyse fazla uzatmıyor ve kendimce tavsiyelerime geçiyorum.
....

Öncelikle şunu bilin; karşı tarafın size karşı ''olabilir'' den öte bir duygusu yoksa, sizin yoğun duygularınızın bir çeltikten öte anlamı yoktur. gözyaşınız sağanak olsa onu ıslatamaz. en merhametlisi /empati kurabileni/ iyi kalplisi vb. en fazla ; sizden uzak durarak ve kesin red vererek acınızı hafifletecektir. bu iyiliktir.bunun kıymetini bilin. siz çok sevdiğiniz için sizinle birlikte olacağını asla ummayın ve beklemeyin. (bunu tecrübemle söylüyorum ben birlikte olmayı ciddi anlamda düşünmediğim kimseye -bu durumunu kendimce sezdikten sonra- umut vermedim/vermem. çünkü bu acıyı iyi bilirim. )

İstatistikleri unutmayın. ortada yüksek derecede karşılıksız aşk acısı çeken veya duyguları ile oynanmış insan varken bu durum sizin başınıza gelmez sanmayın. kendi durumunuzu ASLA ÖZEL SANMAYIN.

Aşk bir şuur bozukluğu. bunu gene hissederek anladım. kendi kendinizi iyileştiremezsiniz. KESİNLİKLE ÇEVRENİZDEKİLERDEN YARDIM ALIN.

Aklınızı toparlayabildiğiniz anlarda rasyonel çıkarımlar yapmaya çalışın, kendinize telkinlerde bulunun.
...

aşk güzel şey , eyvallah ancak aşk acısı çekmekten haz almıyorsanız ,kalbinizi akıntıya öylece bırakmayın :)


Aşkın tarifsizliği gibi tavsiyesinin de bir tasvire şayan olacağını,bu duygunun önceden alınacak tedbiri olmadığından sağlıklı olduğunu düşünmüyorum : )
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Sidebar Kapat/Aç

Yeni Konular

Advertising

Yeni Mesajlar

Üst