Neler yeni

Ahlak Nedir?

HeidiGlenis

Yeni üye
Katılım
6 Tem 2012
Mesajlar
2
Puanları
0
Yaş
25
Öncelikle Merhaba, yeni katıldım aranıza ve çok hoş bir forum gerçekten :)

Ahlak nedir?
Toplumlara göre değişen ahlak yapısını yönlendirmek mümkün müdür?
Herkese göre değişmez mi?
İnsanları ahlaksızlıkla yargılamak doğru mudur öyleyse?
 

Serdar Gülüm

Yeni üye
Katılım
11 Eki 2011
Mesajlar
112
Puanları
0
Yaş
41
Hala üzerinde çok tartışma olsa da : İnsan, daha başından ahlakı bu şekilde geliştirecek şekilde yapılandırılmış olabilir.

Mesela genetik anlamda bize yakın olan hayvanlar ensest ilişkiye izin vermeyecek bir hayat döngüsüne sahipler. Aynı şekilde insanda da ensest ilişkinin yanlış olmasının bir ahlak kuralı olarak, hem de birbirinden farklı toplumlarda bile yerleşmiş olması...
Kuralların bütünlüğü açısından değil de bu aktarımın nasıl çalıştığı ile ilgili kafa karıştırıcı.
 

Süreyya Önal

Yeni üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
503
Puanları
0
Yaş
44
kişi de ; gelişmiş huy seciye/karakter, O' kişinin ahlakıdır da

toplum da; çoğunluğun çıkar-anlayışına göre şekillenen ve yine çoğunluğun alışkanlığı üzre zaman içre sorgusuz sualsiz kabul gören ancak bazı zaman durumda, baskı dayatma olabilen yerleşik davranış ve kurallar zinciri

-
bireysel ve sosyal hayata dönük

dürüst sağlıklı bir iç muhasebeden.. aklın onayı gönlün de rahatlığıyla geçen her hal-tavır, kişinin; iyi ahlak hanesine kayıtla işleyebilirken

akıl-gönül terazisinde ikircikli kaldığı halde
vicdanını da cebren ve hile ile susturan, vicdanın her kıpırtısı- muhalefetine kılıf uyduran benliğin hal ve tavrı da kötü ahlak hanesinde? birikir!

İki yüzlü iki taraflı çokça tartışmalı bir ilişki, birey-toplum ilişkisi dolayısı ile de Ahlak.

Bunun içindir ki toplumlar ve tabi ki bireyler yazılı olmayan sosyal kültür , adet vsair
geliştirseler de bu kuralların keyfiyetine bırakılamayacağı içindir ki (adalet) yazılı hukuk kuralları var!
.
 

Şeytanın Oğlu

Yeni üye
Katılım
4 Şub 2012
Mesajlar
46
Puanları
0
Yaş
29
Birbirlerine saygı gösteren korkaklar yığınına toplum, bu saygının aracına da ahlak denir.
 

Süreyya Önal

Yeni üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
503
Puanları
0
Yaş
44
soru cevap ilerlemeyi geçmişte bazı arkadaşlar kullanmış ancak kendinden katmadan daha çok klişe sorular ve tekrarlarla
neticede itici münakaşalara dönen.. bir çok konu kilitlenmişti.

o sebepten ben sormamış olmayı tercih ederdim :) yine de bu önermeden biz ne anlamalıyız


saygıya, korkuya ne yükledi şeytanın oğlu ya da kahr/amanlık size göre ne/olmalı.. mesela

buna göre..
misal: birey; toplumla silikleşen, kamufle olduğu halde korkularına saygı kılıfı geçiren (ki tersi de pekala mümkün)
bir ezik ve toplum da buna müsaade kılan! ancak bir yığın mı? açsaydınız keşke
 

Şeytanın Oğlu

Yeni üye
Katılım
4 Şub 2012
Mesajlar
46
Puanları
0
Yaş
29
Açıklayayım elbette. Öncelikle, ahlaklı eylemin kaynağı ahlaksızlık olmalıdır. Zira, ahlaksızlığın ahlaklılığı doğurmaya daha müsait olduğu görülür. İnsan, ahlaksızlığın yarattığı ziyanı yaşamış olmalıdır ki onun aksini, "iyi"yi türetmiştir. Başta, öteki insanda olmasından korktuğu huyları "kötü" kategorisine yerleştirmiştir insan.

Saygı: kötünün çekincesi / saygı olmama durumu - saygısızlık: ahlaki nihilizm - amoralizm
 

Süreyya Önal

Yeni üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
503
Puanları
0
Yaş
44
kaynaktan ziyade..
insanın (aklın) yarattığı ve beslediği bir olgu ahlak /ahlaksızlık .. görüldüğü üzre de iki yüzlü.

ve bakılan / baktığın yüz önemli ... herkesce!! (bakan kendini görmez -genelde)


O nedenle... as´lında halen öncelik atamak lüksü yok insanın ve fakat her surette de bir kılıf gerekiyor o n a :)
-

teşekkürler katılıma paylaşıma
 

el acayip

Yeni üye
Katılım
28 Eki 2012
Mesajlar
13
Puanları
0
Yaş
40
ahlak insanda olması gereken şeydir insan ahlaki sınırlarını aşarsa insanlık vasfını aşağılamış olur toplumlara göre deyişen ahlak yapısını deyiştirmek mümkündür bunun için çok güçlü bir ahlak yapısına sahip olanız gerekir insanları yönlendirebilmeli ve yönetebilmeniz gerekir ya hitler gibi bir adam olacaksın yada bir dinitemsil eden büyük bir insan insanların yaşadığını sen deyil senin yaşadığını insanlar yaşayacak bunu yapabilmek içinde sende insanların ilgisini çekecek onlarda olmayan bir şeylerin olması gerekir farklı olduğunu göstermen gerekir ahlak aslında özünde herkese göre birdir fakat farklı olmak zor bir uğraş olduğundan her insan bu farklılığı göze alcak kadar yürekli olamadığından insan mecburen ortama uyar
 

akşam

Yeni üye
Katılım
24 May 2014
Mesajlar
45
Puanları
0
ahlak bilinçaltında toplumun kurallarına insanın uyması ile uyum sağlaması ile ilgilidir.isteyerek veya istemeyerek olur.ahlak kurallarına zorla uyduruluruz.oysa ki kendi özgür irademize kalsa gerçek ahlakı o zaman buluruz.
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,841
Puanları
48
Ahlakın evrensel temeli; sorumluluktur,bağdır,bağlanmaktır,bağ kurmaktır. kendi benliğine sosyal benliği eklemektir.

Rasyonel temeli ise Tanrıdır.
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
ahlakı tanımlamayı düşündüm-zorlandım, denedim ama oluşmadı
oluşmadı çünk özgürlük var- özgürlük diye bir kavram ve devinim
oluşmadı çünkü zor
(aslında zor olan kusursuz bi ahlak ve edim arayışı ve mükemmeli aramak ve bi şeye mükemmel demek belki)

ahlak;
- ilk bakışta kişisel-içsel belki de, ve düşünsel de;kişiselliği yanında ise yine de evrensel bi yapı gibi ve değer gibi

- toplumsal (değer yargılarına ve ölçütlerine) uyum ve toplumsal değerlere uyum gösterme gibi de duruyor ve gözüküyor bi yandan da; bi yandan ise hiç değil bu

- daha iyi bir bakışta ise kendi değerler sistemine uyum gösterme ya da kendi değersel kurgularını geliştirme gibi duruyor
- bi özyasalar-uyumlar sistemi-değerler kantarı ve terazisi gibi -disiplin ya da özdisiplin; özgür-özgün ama kurallı ve yine de kararlı/kurallı

-(kendi yasalarını uyumlarını kurmak ve bi tür içsel değerler yasası;
ben bu kavram yerine, "özyasa" ve "istenç yasası-edimi" kavramlarını öneriyorum)

- kendine yanlış yapmamak gibi

- gerçek bir bakışta ise evrensel değerler/(inanılan değer) ve hukuk arayışı gibi ve öz yasalar ve uyum yasaları ve insanlık birliği ve aşkını değerleri arama yanında vicdan kalp gibi duruyor ve bu ifadelere yaklaşıyor

- eğer erdem sözcüğüne yaklaşılırsa erdemler sistemi ve silsilesi olarak tanımlanırsa
bir tür ruhsal gelişim/öğrenme ve özgelişim bile tanımlanabilir

- eğer şu kitap ve şiir cümlesinde yola çıkarsak;
"Çünkü bilmeden yaptığın hatadır/ Yineleyip kaçtığınsa günah / Hatada özür dilersin / Günahta af..."
buradaki ikilem ahlakı tanımlıyor mu? ya da yaklaşıyor mu ve bize ne sunar?

ya da einstein'in bi iki söz geldi aklıma ve şu linke baktım
Albert Einstein sözleri, Albert Einstein in en güzel kısa özlü sözleri.

Delilik: aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuçlar beklemektir.
Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır.
sanırım ilk aklıma gelenler bunlardı ama tüm linki taradım ve bi çok çağrışım yaptı bana

... Hata yapın: "Hayatında hiç hata yapmamış biri hiç yeni bir şey denememiş demektir. ...

Günde yüz kez kendime iç ve dış yaşamımın, yaşayan ya da ölü başka insanların emeğine dayandığını hatırlatıyorum; çok derinlere dalmadan günlük yaşamdan biliyoruz ki, bir insan başkaları için vardır.

Yeryüzündeki şartların düzelmesi, sadece bilimsel buluşlardan çok ahlaklı bir yaşama düzeninin gerçekleşmesine bağlıdır.
sonuçta ahlak iki temele ya da bi kaç temele yerleşiyor ve yaklaşıyor;
birncisi, kusursuz uyum ve arayışı ya da kusursuz yasa ve yasalar /

(toplum vicdanını ya da bireysel vicdanı yargılatmayan-ikiletmeyen ve ikiliğe düşürmeyen/benimsenen olgu ya da içsel yargılanmamış/yargılanmayan olgu yapımı ya da eylem ve hareket yapımı ve yaşam biçimi
+ve yüksek (daha yüksek) yapma hissine dayanan ve yürüyen edim)

ikincisi ise, toplum bilinci uyumu ve toplumu birleyen-uyumlaştıran bi arada yaşayan ve yaşatan daha derin ve yüksek değerler/yasalar
bireysel olarak ahlak ise kişinin uzandığı ya da tutunduğu değerler sistemi ve yüceltmesi

ama yine de özgürlük ve bilme bilinci içinde kaybolur bunlar ve saf/salt özgürlük belirir ve özgürlük/devinim yasa olur
eğer iyi aramak ahlaksa görmemek ne?
(örneğin doğada bir ahlak aramayamayız ve bi kötü; iyi de)

sanarım ahlakı tanımlamak için özgürlüğü/doğallığı vb. ni de tanımalamak ve belirlemek gerekiyor -sınırlarını belirlemek-
ve ahlakın ise sınırları belirlenemez o zaman

sanırım iyi ve kötü ve doğru ve yanlış, yüksek ve seçkin eylem tanımlanmalı ama evrensel tanımlanmalı ve evrensel ölçütlerle
eğer hiç bir şeyi yargılamıyorsak ve bir diğerine göre yüksek, yüce, ölçütlü ve iyi seçmiyor ve tutmuyorsak ahlak belirmez
 

akşam

Yeni üye
Katılım
24 May 2014
Mesajlar
45
Puanları
0
erdal atabek'in o yazısını okudum.takdir ederim.ne diyeyim.ben daha iyi anlatamazdım. yukarıdaki link yani.
 

meyelan

Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
792
Puanları
18
direkt çağrışımı seçiyorum
Ahlak →kirletmemek→kirlenmemektir.
 

alpine

Yeni üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
571
Puanları
0
Yaş
39
Uzak dogu diyarlarindan birinde, ailede erkek kardeslerden birisi evlendiginde, diger kardeslerde yeni esiyle cinsel iliskiye girerler.

Bizim ahlaki kurallarimiz acisindan kabul edilemez.

Yani "evrensel" bir ahlaktan soz edemeyiz. Dinlere baktigimiz zaman bazi kurallarin benzestigini goruruz, oldurme, yalan soyleme, hirsizlik yapma gibi. Bunlari kuresel ahlak normlari olarak sayabiliriz(ki bazi toplumlarda hirsizlik yapmak bile ahlaki cerceve icerisinde kabul edilebilir-bu politik bir hiciv degildir, gercekten boyle toplumlar var-).

Bunlar disinda, ahlak sartlara gore degiskenlik gosteriyor, hemde aklimiza bile gelmeyecek kadar.

Mesela; eger bolundukce islevselligi kaybolacak dar ekim alanlarina sahip bir cografyada yasiyorsaniz, kardesinizin esi ile cinsel iliskiye girmek, ahlaki olarak son derece normal karsilanabilir. Cunku sonucta dogacak cocugun babasinin kim oldugu belli olmayacak, butun cocuklar genis bir ailenin parcasi olacak, tarla bolunmeyecek, herkesi doyuracak....