Neler yeni

Acıma Duygusunu Hissedmemem

Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Bu durum ne zamandır devam ediyor bilmiyorum ama ben gördüğüm duyduğum canlılara acıyamıyorum.

Mesela; televizyon/bilgisayar ekranlarında sıkça gördüğümüz savaş, bombalar, yıkılmış evler, yaralanmış insanlar beni hiç etkilemiyor. Son zamanlarda daha çok gündeme gelen kadına ve hayvana şiddet haberleri duygularımı hiç değiştirmiyor. İnternetin derinliklerinde yer alan ve "gore" diye tabir edilen parçalanmış cesetler, işkence, intihar, cinayet videolarını da rahatsızlık duymadan ve acıma duygusunu hissetmeden izleyebiliyorum. Günlük hayatta yardıma muhtaç insanlara yardım etmiyorum, çevremdekiler yardıma giderken ben ya bakışlarımı çeviriyorum ya da yürüyüp gidiyorum.

En son ciddi şekilde acıma duygusunu hissettiğim video, yaklaşık üç yıl önce, 11 Eylül saldırıları sırasına yanmakta olan gökdelenenin camında çaresizlikle bekleyip ateşlere dayanamayacak duruma gelince aşağıya atlayan adamın videosuydu.

Etrafımdakiler yukarıdaki örenklere benzer örnekler gördüklerinde " cık cık cık, yazık be, allah sizin belanızı versin vb." gibi örnekler verirken ben sadece duygusuz bir şekilde izliyorum.

Bu durum sadece bana has mıdır? Çoğunluğa göre psikolojik bozukluk mudur? Benden başka böyle olan var mıdır?
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,940
Puanları
48
Psikiyatristler bazı testler ile sana bu konuda net cevap verebilir.
Aleksitimik yani duygu körlüğü diye bir hastalık var. Büyüme çağında ailesinden yeterli ilgiyi görmeyen çocuklarda beynin duygu işleyen bölümü az gelişiyor ve sonradan duygu körlüğüne dönüşebiliyor veyahut yaşanan bir travma da sebep olabiliyor.

Kendi adıma saydıklarından etkilendiğim gibi günlerce zihnimden atamıyorum yani kayıtsız kalmak hiç normal değil. Doktora gitmen ve test yaptırman gerekiyor.
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Psikiyatristler bazı testler ile sana bu konuda net cevap verebilir.
Aleksitimik yani duygu körlüğü diye bir hastalık var. Büyüme çağında ailesinden yeterli ilgiyi görmeyen çocuklarda beynin duygu işleyen bölümü az gelişiyor ve sonradan duygu körlüğüne dönüşebiliyor veyahut yaşanan bir travma da sebep olabiliyor.

Kendi adıma saydıklarından etkilendiğim gibi günlerce zihnimden atamıyorum yani kayıtsız kalmak hiç normal değil. Doktora gitmen ve test yaptırman gerekiyor.
Ailemden ilgi görmeyen veya sorunlu/genelden farklı bir ailede büyüyen bir çocuk değildim, beni çok etkileyen bir olay olduğunu da hatırlamıyorum.
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,940
Puanları
48
Ailemden ilgi görmeyen veya sorunlu/genelden farklı bir ailede büyüyen bir çocuk değildim, beni çok etkileyen bir olay olduğunu da hatırlamıyorum.
Yazdığım sebepler örnekti, önemli olan sonuç yani genetik de olabilir ve bir anda ortaya çıkmıştır. Beynin iki bölgesi arasında bağlantı zayıfladığı zaman duygu körlüğü başlar. Çoğu insanın üzüldüğü ya da sevindiği şeylere tepki vermemeye başlarsın ve ne olduğuna dediğim gibi ancak bir doktor karar verebilir.
 

kahin

Yeni üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,196
Puanları
0
Yaş
52
psikolojik bozukluk olduğunu düşünmüyorum, sadece zamanın ve yaşamın acımasızlığı seni bu hale
getirmiş,
büyük olasıkla sen müslüman olduğun zamanlarda aşırı vicdanlı ve merhametli idin bunun sebebide
sorunların kaynagığının kötü insanlar olduğunu sana düşündüren ve seni eğiten dinsel inancın
ve imanın olmuştur
zamanla olgunlaştın ve artık daha gerçekçi sorgulamaya başladığında agnostik olmuştun, şimdide acıma hissinin bile anlamsız bulmaya başladın, haklıydında çünkü zaman ve yaşam banada kısır döngü gibi gelmeye başlamıştı sonunda bende artık hiç birşey hissetmemeye başladım özelliklede agnostik
olmamda büyük etkisi olan bir aşk yüzünden artık daha gerçekçi olmayı başardım,
aşkı yenemedim belki ama içimdeki merhameti ve vicdanı öldürdüm diyebilirim,

amaçlarımızı hayallerimiz ertelemeye kimsenin hakkı yoktur tanrının bile biz
gerçekçi olduğumuz sürece her zaman haklı oluruzda bunun tersini ispatlamakta mantıksız
olucaktır.
amaçlarımızı ve hayallerimizi ertelememeye karar verdik sonunda anladıkkı gerçek tanrı
bizleriz. ve bizler hakettiğimiz yaşamda değiliz.
yaşamımızı amaçlarımızı ve hayallerimizi biz belirlemedikçe yaşamında anlamı ve
kutsallığı zamanla yok olup gidicektir.
 
Son düzenleme:

kahin

Yeni üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,196
Puanları
0
Yaş
52
Bu durum ne zamandır devam ediyor bilmiyorum ama ben gördüğüm duyduğum canlılara acıyamıyorum.

Mesela; televizyon/bilgisayar ekranlarında sıkça gördüğümüz savaş, bombalar, yıkılmış evler, yaralanmış insanlar beni hiç etkilemiyor. Son zamanlarda daha çok gündeme gelen kadına ve hayvana şiddet haberleri duygularımı hiç değiştirmiyor. İnternetin derinliklerinde yer alan ve "gore" diye tabir edilen parçalanmış cesetler, işkence, intihar, cinayet videolarını da rahatsızlık duymadan ve acıma duygusunu hissetmeden izleyebiliyorum. Günlük hayatta yardıma muhtaç insanlara yardım etmiyorum, çevremdekiler yardıma giderken ben ya bakışlarımı çeviriyorum ya da yürüyüp gidiyorum.

En son ciddi şekilde acıma duygusunu hissettiğim video, yaklaşık üç yıl önce, 11 Eylül saldırıları sırasına yanmakta olan gökdelenenin camında çaresizlikle bekleyip ateşlere dayanamayacak duruma gelince aşağıya atlayan adamın videosuydu.

Etrafımdakiler yukarıdaki örenklere benzer örnekler gördüklerinde " cık cık cık, yazık be, allah sizin belanızı versin vb." gibi örnekler verirken ben sadece duygusuz bir şekilde izliyorum.

Bu durum sadece bana has mıdır? Çoğunluğa göre psikolojik bozukluk mudur? Benden başka böyle olan var mıdır?
psikolojık bozukluk değil, bunu aklından silmelisin aksine çok zeki olduğun için gerçekler
sana acımasız gelmeye başladığı andan itibaren sende hayal kırıklıgına uğradın
ve artık iyiliğin merhametin acımanın ne derece zavallıca olduğunu anlamıştın. işte senın
hikayen bu bir agnostiğin hikayesi bu, senin gerçek değerini en iyi anlıyacak deger
yine senin aklın olucaktır agnostisizm bunu sana vericek kadar güçlü ve değerlidir,
% 100 anlamlı ve mantıklı düşünmeye başladın artık sen tam bir agnostik oldun diyebilrim.

bu kaçınılmaz sondu senin için camda ağlıyan birinin yalvarması ile sızlayan vicdanın sana birşey kazandırmıyacaktı aksine daha fazla üzülücektin, hayatta hiç birşey üzülmeye değmez
sen öldüğünde en fazla 3 gün sahte göz yaşı dökerler 4. gün zamanın ve tarihin pisliğinde sonsuza dek yok olup gidersin. bir sonraki nesil seni hatırlamaz bile.

eğer 1000 yıl sonra hatırlanmak istiyorsan ya siyasetçi olucaksın halkı sömüren yada
savaşı başlatan ve kazanan taraf olucaksın yani insan öldürerek kahraman olucaksın
bak gördünmü? sana çok zor bir soru bir daha sorucam sence !!
idama mahkum bir tecavüz mahkumunu öldüren cellat kahramanmıdır??? yoksa katilmidir??
ne diyorsun? hayatında görebilicegin en zor sorulardan biri değilmi? bu soruya veecegın yanıt , senin gizemlerini deşifre edicektir.
bu soruya mantıklı! cevap verebiliceğini düşünüyormusun? yoksa bu sorudan kaçmayımı? tercih ederdin.
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
psikolojik bozukluk olduğunu düşünmüyorum, sadece zamanın ve yaşamın acımasızlığı seni bu hale
getirmiş,
büyük olasıkla sen müslüman olduğun zamanlarda aşırı vicdanlı ve merhametli idin bunun sebebide
sorunların kaynagığının kötü insanlar olduğunu sana düşündüren ve seni eğiten dinsel inancın
ve imanın olmuştur
zamanla olgunlaştın ve artık daha gerçekçi sorgulamaya başladığında agnostik olmuştun, şimdide acıma hissinin bile anlamsız bulmaya başladın, haklıydında çünkü zaman ve yaşam banada kısır döngü gibi gelmeye başlamıştı sonunda bende artık hiç birşey hissetmemeye başladım özelliklede agnostik
olmamda büyük etkisi olan bir aşk yüzünden artık daha gerçekçi olmayı başardım,
aşkı yenemedim belki ama içimdeki merhameti ve vicdanı öldürdüm diyebilirim,

amaçlarımızı hayallerimiz ertelemeye kimsenin hakkı yoktur tanrının bile biz
gerçekçi olduğumuz sürece her zaman haklı oluruzda bunun tersini ispatlamakta mantıksız
olucaktır.
amaçlarımızı ve hayallerimizi ertelememeye karar verdik sonunda anladıkkı gerçek tanrı
bizleriz. ve bizler hakettiğimiz yaşamda değiliz.
yaşamımızı amaçlarımızı ve hayallerimizi biz belirlemedikçe yaşamında anlamı ve
kutsallığı zamanla yok olup gidicektir.
Hiç bir zaman aşırı vicdanlı veya merhametli birisi olmadım. Çcukluk dönemim haricinde dinsel inancım genel olarak hayatı anlamlandırmada çok belirleyici olmadı.

Hayatımda öyle beni çok derinden etkileyecek kişiler ve olaylar olmadı, düşüncelerim kendi çabamla şekil aldı.
 

LastOutlaw

Üye
Katılım
11 Eyl 2018
Mesajlar
118
Puanları
16
Nope. Bir psikolojik bozukluk değil. Çoğumuz öyle aslında. Gerçek şudur ki, aynı acıyı yaşamadan karşındakini tam manasıyla anlayamazsın.

Ha, ama tabii çok ekstrem çevre duyarlılığı örnekleriyle de karşılaştım. Sevdiğim kız mesela, sokak hayvanlarıyla sonuna kadar ilgilenen, onları veterinere götüren, onlara bir şey olduğu zaman hüngür hüngür ağlayan bir insan. Ancak şu bir gerçek ki hepimiz çevremizdeki olaylar bizi ilgilendirmiyorsa bir noktaya kadar umursayabiliriz.

Senin gibi bir çok tanıdığım var, tuhaf bir durum değil yani.
 

kahin

Yeni üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,196
Puanları
0
Yaş
52
Hiç bir zaman aşırı vicdanlı veya merhametli birisi olmadım. Çcukluk dönemim haricinde dinsel inancım genel olarak hayatı anlamlandırmada çok belirleyici olmadı.

Hayatımda öyle beni çok derinden etkileyecek kişiler ve olaylar olmadı, düşüncelerim kendi çabamla şekil aldı.
bahsettiğim şeyi kendi ağzınla anlattın, :) islam zaten o kadar basitki sadece cocukluk
dönemimizde onu kullanabiliriz, diğer dinlerde öyle, biz eğitilmeye çocukken başlarız
yeterince zeki isek ergenlik çağındada, dinleri terk eder ve özümüze
döneriz,senin çocukluk döneminde merhametini ve vicdanını belirleyen islam olmuş,
bunu görmemek için aptal olmak gerekir, aklı dengeni kullanman uzun sürmemiş
agnostik olmuşsun. merhametin anlamı senin anladığın kadardır.
 

Ay

Üye
Katılım
8 Nis 2018
Mesajlar
382
Puanları
18
Bu durumunuzu üstünlük belirtisi olarak görmüyorsunuz umarim. insanı insan yapan duyguları hissetmemeniz çok acı. Ayrıca durumunuz çok vahim.
 

insane

Üye
Katılım
6 Kas 2018
Mesajlar
60
Puanları
8
Eskiden ağlayan bir insan gördüğümde benim de ağlayasım gelirdi. Ne güzelmiş o derece empati yapıyormuşum. Şimdi o kadar değil, ama mesela kızını evlendirirken ağlayan bir baba görürsem duygulanırım
Şehit cenazelerini haberlerde görürsem tabuta sarılma anlarında çoğunlukla ağlarım
 

Lefty

Tanınmış üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,940
Puanları
48
Acıma ve merhamet, rahatsız olunacak ya da zamanla kaybedilecek duydular değildir. Vicdan ise en önemli karar mekanizmasıdır ve devreye girmemesi insana büyük hatalar yaptırır.

Duygusuz olmayı bir savunma mekanizması kabul etmek ve böylece hayattaki olumsuzluklara karşı kendinizi korumaya aldığınızı sanmak, çok büyük bir yanılgıdır.

Hissetmeden yaşamaya çalışmak insana çok şey kaybettirir çünkü acı ya da tatlı her deneyim insanı geliştirmektedir.


**

Bir insanı unutabilirsin, bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin; ama o insanın sana ne hissettirdiğini asla unutamazsın!
Sigmund Freud

Hayatta en önemli şey belli bir şekilde hissetmektir. Hayatınız iyi veya kötü nasıl giderse gitsin hiç fark etmez, hayat kaliteniz hissettiklerinizle alakalıdır.
Mark Rowlands

Görmek istemediklerine gözlerini kapatabilirsin; ama hissetmek istemediklerine kalbini kapatamazsın!
John Fowles
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Bu durumunuzu üstünlük belirtisi olarak görmüyorsunuz umarim. insanı insan yapan duyguları hissetmemeniz çok acı. Ayrıca durumunuz çok vahim.
ÜstünKişi'nin tanımını yapmıştım. ÜstünKişi duygulardan ve insanlıktan bağımsız bir varlıktır. Şu an var olan duygularım sadece içimdeki Üstün Kişi'nin etkinliğini engeller.

Acıma duu,ygumun olmamasının, çoğunluğun "normal"lerine uygun olup olmadığını sormamın nedeni şu anda veya gelecekte bana sorun çıkabirelecek bir şeyin olup olmamasıydı.

Yazdığım şeylerden içinde bulunduğum durumdan hoşnutsuz olduğum anlaşılmasın, objektif düşünmemi engelleyen şeylerin olmaması gayet işime yarıyor.
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Acıma ve merhamet, rahatsız olunacak ya da zamanla kaybedilecek duydular değildir. Vicdan ise en önemli karar mekanizmasıdır ve devreye girmemesi insana büyük hatalar yaptırır.

Duygusuz olmayı bir savunma mekanizması kabul etmek ve böylece hayattaki olumsuzluklara karşı kendinizi korumaya aldığınızı sanmak, çok büyük bir yanılgıdır.

Hissetmeden yaşamaya çalışmak insana çok şey kaybettirir çünkü acı ya da tatlı her deneyim insanı geliştirmektedir.


**

Bir insanı unutabilirsin, bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin; ama o insanın sana ne hissettirdiğini asla unutamazsın!
Sigmund Freud

Hayatta en önemli şey belli bir şekilde hissetmektir. Hayatınız iyi veya kötü nasıl giderse gitsin hiç fark etmez, hayat kaliteniz hissettiklerinizle alakalıdır.
Mark Rowlands

Görmek istemediklerine gözlerini kapatabilirsin; ama hissetmek istemediklerine kalbini kapatamazsın!
John Fowles
İnsanları tanıma sürecinde onları çok iyi gözlemlerim ve onlara ihtiyacım olduğu sürece onları tüm ayrıntılarıyla hatırlarım.

Vicdan, merhamet, duygular vb. bireyin kontrolünde kontrolünde olmayan, çoğunluğun yıllar içinde sentezlediği "doğru-yanlış"larla doğrudan ilişkili kavramlardır.
Örenğin; [MENTION=6718]insane[/MENTION] 'nin yaşamış olduğu, televizyondaki şehit cenazelerine ağlamak. Ölen asker kendi isteiğiyle savaşmıştır ve öldüren de kendi isteğiyle öldürmüştür, ortada ilginç bulunacak bir durum yoktur. Ama Türk/İslam Kültürü etkisiyle kişi Şehit'in çok değerli bir şey olduğunu düşünür, teröre lanetler yağdırır ve ağlar. Burada yapılması gereken ölen askere ağlamak ağlamak değil, o askerin ölme nedenini duyguların esiri olmadan ortadan kaldırmaktır.

Hissetmek yerine düşünmeyi yeğlerim, hayvanımsı bir insan olmak yerine insanımsı bir robot olmak daha çok hoşuma gidiyor. Robottan kastettiğim var olan şeye farklı anlam yüklemeden olduğu ve olabileceği şekilde düşünmek. İnsanımsıdzn kastettiğim ise duygularımı kaybetmemiş olmam; ben de her insan gibi mutlu olurum, nadiren üzülürüm, ara sıra öfkelenirim vb. Hayvanımsıdan bahsettiğim, düşünceler yerine içgüdüleriyle yaşamak.
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,676
Puanları
38
En son ciddi şekilde acıma duygusunu hissettiğim video, yaklaşık üç yıl önce, 11 Eylül saldırıları sırasına yanmakta olan gökdelenenin camında çaresizlikle bekleyip ateşlere dayanamayacak duruma gelince aşağıya atlayan adamın videosuydu.

Bu durum sadece bana has mıdır? Çoğunluğa göre psikolojik bozukluk mudur? Benden başka böyle olan var mıdır?
Belirli durumlar altında öfke hissedebiliyor musun ya da herhangi türden duyarlılık tepki ve tepki verme isteği, durumun bir biçimde değişmesini ve olmamasını isteme ve durumu onaylamamanın herhangi biçimi gibi bir şey

-
Ben ender öfkeleniyorum ya da -ender- irrite
Bazı durumlara karşı bir biçimde bir duyarlılık ve öfke hissediyorum...
-

Acıma uygun bir tanım ve his olmayabilir zaten
Acıma ezgin bir tavır mı?
Duyarlılığın başka yolları ve biçimleri var sanıyorum
 

Aze

Yeni üye
Katılım
29 Tem 2018
Mesajlar
233
Puanları
0
Başınızdan buyuk bir aci geçmemiş gerçek kayıplar yaşamamış birisiniz empati yeteneginden de yoksunsunuz. Ve maalesef bu durum günümüz insanlarında çok ama çok fazla var o görüntülere alismislik hayata karşı bıkkınlık yaratıyor. Simarik insanlar da diyebiliriz biraz buna.Bir hayvanın,çocuğun veya bir insanin farketmez eziyet edildiği bir durum görsek insanin ici acır vicdani kaldırmaz. Sizin gibi düşünen insanları samimi bulmuyorum üzgünüm.
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Belirli durumlar altında öfke hissedebiliyor musun ya da herhangi türden duyarlılık tepki ve tepki verme isteği, durumun bir biçimde değişmesini ve olmamasını isteme ve durumu onaylamamanın herhangi biçimi gibi bir şey

-
Ben ender öfkeleniyorum ya da -ender- irrite
Bazı durumlara karşı bir biçimde bir duyarlılık ve öfke hissediyorum...
-

Acıma uygun bir tanım ve his olmayabilir zaten
Acıma ezgin bir tavır mı?
Duyarlılığın başka yolları ve biçimleri var sanıyorum
Evet öfke hissedebiliyorum hatta bireysel olarak -öfke anındaki adrenalin salınımı için- duygusuz bir anımda istediğim zaman öfkelenmek için çalışmalar yapıyorum.

Bazı durumlarda, beni ilgilendirmeyen konularda dahi küçük bir duyarlılık hissediyorum, ancak hemen ardından ammaaan banane diyip umursamadan geçiyorum.

Hayatta onaylamadığım bir çok şey var ama bunları değiştimek için amacım, amaca ulaşmak için gücüm, güce ulaşmak için isteğim yok.
 
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
562
Puanları
18
Başınızdan buyuk bir aci geçmemiş gerçek kayıplar yaşamamış birisiniz empati yeteneginden de yoksunsunuz. Ve maalesef bu durum günümüz insanlarında çok ama çok fazla var o görüntülere alismislik hayata karşı bıkkınlık yaratıyor. Simarik insanlar da diyebiliriz biraz buna.Bir hayvanın,çocuğun veya bir insanin farketmez eziyet edildiği bir durum görsek insanin ici acır vicdani kaldırmaz. Sizin gibi düşünen insanları samimi bulmuyorum üzgünüm.
Başıma gelen büyük acının, düşünme tarzımı genel olarak değiştirmeyeceğini düşünüyorum.

Empati yetisine gahet sahibim. Kendimi rahatlıkla farklı olaylar içinde hayal edebiliyor ve bu olayların sonuçlarının ne olabileceğini düşünüyorum. Ama başıma hiç farklı insanların yaşadığı türden olaylar gelmiyor, çünkü önlemlerimi çok önceden alıp, rutinimi en risksiz olacak şekilde ayarlıyorum.

Bin yıllardır varlığını öldürerek, ölerek, yağmalayarak, tecavüz ederek, işkence ederek sağlayan ve devamını da bu yollarla devam ettiren insan türünün, kendisini kandırarak "Ama bunlar kötü ve üzücü şeyler" demesi bana daha samimiyetsiz geliyor. Bu elimizdeki tavuk budunu kemirirken hayvan haklarını savunmak gibi, tecavüzün ve pedofilinin yanlış bir şey olduğunu anlatırken cennetteki turunç göğüslü hurileri(NEBE Suresi 33. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 78/NEBE-33) düşünmek gibi bir şey.
 

kahin

Yeni üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,196
Puanları
0
Yaş
52
kişiden kişiye değişkenlik gösteren bu olağan üstü durumlar, insan karaketinin ne denli?
farklı olduğunuda ispatlar aslında, yüzbinlerce yıldır, yaşanan ilkel benliklerin ewrimsel gelişim
sürecine baktığımzda

sürekli aynı şeylerle karşılaşırız, zeka gelişim süreci ve pratik! yapma zamanı ve icatlar.

bir amacımız olduğunu kim? ispatladı, dersem algı ötesi olurum , değişik bir uslupla
bu konuya bu şekilde yaklaşırsam algımızın içinde olucagından anlaşılır biçimde
yorumlanıcak demektir.

sevmek aşık olmak, hissetmek, ağlamak gülme kızmak kin nefret acı tatlı, hayal kırıklıgı

bunlara isim gerekliydi ve bizler bunlara isim koymak zorunda kaldık, çünkü gerekli olmuştu akıl evrimleşince yaşamda ewrımleşir.

biz tecavüzün sapıklığın öldürmenin veya barbarca yaşamanın kötü olduğunu düşünürken , yüzbinlerce yıl , bu tür vakaları işleyen insanlar kahraman dürüst vatansever ve onurlu olarak lanse edilmişlerdir.
işte gerçek bu tarihin 2 yüzü vardır, acımasız zamanlar ve acıma hissinin varoluşundan sonraki modern zamanlar değişen çok fazla şey olmuş insanlar kendi uydurdukları..


ahlaki değerleri kanun ve zorunluluk haline getirerek zorla insanlara bu kuralları empoze etmişler ve sonunda insanlarda bu kuralları gerçek zannederek uygulama
aşamasına geçmişlerdir, örnegın hakım savcı avukat gibi....
 
Son düzenleme:

kahin

Yeni üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,196
Puanları
0
Yaş
52
evet asıl sorun algıda doğru nedir? doğru varmıdır ?yokmudur? hala bunu bile ispatlıyamıyoruz,, üstün kişinin anlatmak istediğini en iyi ben anladım her zamanki gibi , diyorki yıllardır varlığını sürdüren
tecavüzle beslenen birilerine hala inananlar , cennetteki tomurcuklanmış memeli hurilere hala
iananlar var, inanmak mesele değil ispatlayın bizde inanalım diyor ama malesef sadece ben anlıyorum,

binlerce yıldır yaşanan örflerde adetlerde ve toplulukta oluşan algıda ciddi anlamda ciddi
problemler oldugun anlatmaya çalışıyor. aslında oldukça değerli konular bunlar..

günümüzde islamın sahabeleri ülkeleri yönetirken yaptıkları yolsuzluklar hileler ve yalanlar ile
ianndıkları rütüelleride yıkmışlardır anlamsız hale getirmişlerdir..

yaptıkları sözcükler ve uygulama aşamaları konusunda hiç samimi değiller bunu nedense her bireyin gördüğünü fakat bazılarının bu kötülükten beslendiğini unutmayalım..

bu tarz insanlara acıma duygusunu bende yitirdim, onlara karşı hiç bir şey hissetmiyorum
artık, onlar sankı yaşamımda hiç varolmamışçasına varolmuşlar sanki..
 
Son düzenleme: