3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Vladimir Mayakovski

  1. #1
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Vladimir Mayakovski

    Saat ikiye geliyor.
    belki yattın artık.
    akıyor samanyolu
    gümüşten bir Oka (*) gibi.
    Artık bütün zaman benim,
    ve telgrafların şimşekleri
    uyandırmayacak seni
    bundan böyle,
    üzmeyecekler.
    İş işten geçmiş ola
    derler ya hani,
    günlük yaşamın akıntısına çarparak
    parçalandı aşk teknesi de.
    Koptuk birbirimizden
    seninle.
    Artık anımsamak boşuna
    acıları,
    felaketleri,
    karşılıklı
    haksızlıkları.
    Bak,
    nasıl bir dinginlik sarmış evreni.
    Gece
    nice bir
    yıldızla
    yükümlemiş
    gökyüzünü.
    Ayağa kalkılan
    saattir bu, konuşulan saat
    yüzyıllarla,
    tarihle,
    evrenle...(**)


    Vladimir Mayakovski

    Çevirenait Maden

    Şiirler Vladiri Mayakovski, Varlık yayınları 2 Bası, 1986 S:147-148

    (*) Volga’nın kolu
    (**) Elsa Triolet, Maiakovski-Vers et proses adlı yapıttan
    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  2. #2
    Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2009
    Yer
    Nazilli
    Mesajlar
    271

    Standart

    ŞAİR İŞÇİDİR

    Bağırırlar şaire:
    'Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni.
    Şiir de ne?
    Boş iş.
    Çalışmak, harcınız değil demek ki...'
    Doğrusu
    bizler için de
    en yüce değerdir çalışmak.
    Ve kendimi
    bir fabrika saymaktayım ben de.
    Ve eğer
    bacam yoksa
    İşim daha zor demektir bu.
    Bilirim
    hoşlanmazsınız boş lâftan
    kütük yontarsınız kan ter içinde,
    Fakat
    bizim işimiz farklı mı sanırsınız bundan:
    Kütükten kafaları yontarız biz de.
    Ve hiç kuşkusuz
    saygıdeğer bir iştir balık avlamak
    çekip çıkarmak ağı.
    Ve doyum olmaz tadına
    balıkla doluysa hele.
    Fakat
    daha da saygıdeğerdir şairin işi
    balık değil, canlı insan yakalamadayız çünkü.
    Ve doğrusu
    işlerin en zorlusu
    yanıp kavrularak demir ocağının ağzında
    su vermektir kızgın demire.
    Fakat kim
    aylak olduğumuzu söyleyerek
    sitem edebilir bize;
    Beyinleri perdahlıyorsak eğer
    dilimizin eğesiyle...
    Kim daha üstün, şair mi?
    yoksa insanlara
    Pratik yarar sağlayan teknisyen mi?
    İkisi de.
    Yürek de bir motordur çünkü
    ve ruh, onun çalıştırıcısı.
    Eşitiz bizler
    şairler ve teknisyenler.
    Vücut ve ruh emekçileriyiz
    aynı kavganın içinde
    Ve ancak ortak emeğimizle
    bezeriz evreni
    marşlarımızı gümbürdeterek
    Haydi!
    laf fırtınalarından
    ayıralım kendimizi
    bir dalgakıranla.
    İş başına!
    Canlı ve yepyeni bir çalışmadır bu.
    Ve ağzı kalabalık söylevci takımı
    değirmene yollansın dosdoğru!
    Unculuğa!
    Değirmen taşı döndürmeye laf suyuyla!

    Vladimir MAYAKOVSKI

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.546

    Standart

    SON MEKTUP


    (Şairin cesedinin yanında bulunmuştur)



    Hepinize! ..

    İşte ölüyorum. Kimseyi suçlamayın bundan ötürü. Hele

    dedikodudan, unutmayın ki, merhum nefret ederdi.

    Anacığım, kardeşlerim, yoldaşlarım! Bağışlayın beni. İş

    değil bu, biliyorum (kimseye de öğütlemem) , ama benim

    için başka bir çıkar yol kalmamıştı.

    Lili, beni sev.

    Hükümet Yoldaş! Ailem: Lili Brik, anam, kız kardeşlerim

    ve Veronika Vitoldovna Polonkaya’dan ibarettir; yaşamlarını

    sağlarsan, ne mutlu bana...

    Bitmemiş şiirleri Brik’lere verin, ne lâzımsa onlar yapar.

    “Bir varmış bir yokmuş“

    derler hani:

    Aşkın küçük sandalı

    hayat ırmağının akıntısına kafa

    tutabilir mi!

    Dayanamayıp parçalandı işte sonunda...

    Acıları

    mutsuzlukları

    karşılıklı haksızlıkları

    h a t ı r l a m a y a b i l e d e ğ m e z:

    Ödeşmiş durumdayız kahpe felekle.

    Ve sizler mutlu olun


    yeter.
    Vladimir Vladimiroviç Mayakovski



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0