Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

Konu: Ümit Yaşar Oğuzcan

  1. #11

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    BEN SENİ SEVDİM Mİ?

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
    Tuttum, ta içime oturttum seni
    Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
    İçtim yudum yudum güzelliğini

    Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
    Bendeydi özlemlerin en korkuncu
    Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
    Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

    Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
    Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
    Biri vardı ağlayan gecelerce
    Biri vardı sana tutkun; o bendim

    Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
    En solmayan güller açtı içimde
    Ömrümü değerli kılan bir şeydin
    Sen benim bozbulanık gençliğimde

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
    Bir çizgiye vardım seninle beraber
    Ve bir gün orada yitirdim seni
    Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni


    Ümit Yaşar Oğuzcan



  2. #12

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alışkanlık


    Gitgide alışıyorum sana....
    Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
    Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
    Yanımda olduğun zamanlar;
    sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
    alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
    Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
    Alışkanlıklar daima korkutur beni...
    Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
    Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
    Fakat şimdi sana alışıyorum...
    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
    Yalnız içimde garip bir korku var.
    Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
    Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
    daha değerlisini verememekten korkuyorum...
    Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
    yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

    Oysaki her zaman ve günün her saatinde
    yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
    pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
    Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
    emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
    Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
    Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
    'Bana alış' demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
    Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
    o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
    sevginle yepyeni bir 'ben' yaratacaksın benden!

    İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
    mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
    Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
    Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
    Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
    Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
    kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

    Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
    senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
    Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
    Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
    seni görecekler içimde...
    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
    Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
    İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
    Her yerde iki olduğumuz için
    bir bütün haline geliyoruz durmadan...

    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
    Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
    Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
    Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
    Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
    Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

    Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
    Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
    Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
    Uzun süren bir baygınlık sonrasının
    o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
    Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
    seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

    Açılmış bütün kuyuların derinliği
    içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
    Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
    Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
    Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
    Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
    Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
    Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
    Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
    Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
    Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
    Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
    bizden güçlüsü olmayacak!
    En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
    Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
    Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...


    Ümit Yaşar Oğuzcan



  3. #13
    nilüfer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Kasım 2008
    Yaş
    21
    Mesajlar
    295

    Standart

    AYRILIRKEN

    Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
    Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
    Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
    Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
    Bu saatte gözyaşları, yeminler,
    Boş bir tesellidir inandığımız.
    Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
    O hiç bitmeyecek sandığımız...
    Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
    Sadece bakışlarımızda hüzün.
    İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz...
    O ikiz kardeşi ölümün.
    Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
    Bu son buluşmamızdır seninle
    Yeni bir hayata başlayacaksın artık
    Onunla, o yeni sevgilinle.
    Anlıyorum artık o öpecek ellerini
    Kulağına aşkı o fısıldayacak
    İçinde bir pişmanlıktan başka
    Benden eser kalmayacak.
    Sigaranı söndür , kalkabiliriz
    On adım sonra yollarımız ayrılmalı
    Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
    İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.





    BANA BİR ŞARKI SÖYLE
    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin, aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle..





    ...neden diyorum, nasıl diyorlar
    gönül diyorum, akıl diyorlar
    bir meyhanedeyim körkütük sarhoş;
    şarap diyorum, ayıl diyorlar...

    ümit yaşar oğuzcan
    Bir karikatür ustasının kalemine binmişsin ,ama minnacıksın.O çizdikçe sende çizgiyi seyrediyorsun dönme dolap misali.Kalemin ucundan tarama ucuna geçincede mürekkep olup akıyorsun kurşun kalem çiziğine.Karikatür olup çıkıyorsun…

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Members who have read this thread : 6

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0