3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Turgut Uyar

  1. #1
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Turgut Uyar

    GÖĞE BAKMA DURAĞI

    İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    Bu evleri atla bu evleri de bunları da
    Göğe bakalım

    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    İnecek var deriz otobüs durur ineriz
    Bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya
    Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım

    Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    Bana dönesin diye bir bir kapattım
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz
    Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
    Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    Durma kendini hatırlat
    Durma göğe bakalım.

    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  2. #2
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    ACIYOR...

    Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    Dikey ve yatay mutsuzluktan
    Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
    sevgim acıyor

    Biz giz dolu bir şey yaşadık
    onlar da orada yaşadılar
    Bir dağın çarpıklığını
    bir sevinç sanarak

    En başta mutsuzluk elbet
    Kasaba meyhanesi gibi
    Kahkahası gün ışığına vurup da
    ötede beride yansımayan
    Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
    Öbürünün bir kadından aldığı verem
    Bütün işhanlarının tarihçesi
    Bütün söz vermelerin tarihçesi
    sevgim acıyor

    Yazık sevgime diyor birisi
    Güzel gözlü bir çocuğun bile
    O kadar korunmuş bir yazı yoktu
    Ne denmelidir bilemiyorum
    sevgim acıyor
    Gemiler gene gelip gidiyor
    Dağlar kararıp aydınlanacaklar
    Ve o kadar

    Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
    Sonbahar geldi hüzün
    Kış geldi kara hüzün
    Ey en akıllı kişisi gündüzün
    sevgim acıyor
    Kimi sevsem
    Kim beni sevse

    Eylül toparlandı gitti işte
    Ekim falan da gider bu gidişle
    Tarihe gömülen koca koca atlar
    Tarihe gömülür o kadar...


    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  3. #3
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    KIYIDAKİ ELMAYA BİR SES

    ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra
    bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra

    hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık
    bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra

    bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden
    büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra

    bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama
    elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra

    bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir
    elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra

    ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut
    yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına

    ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla
    tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra

    elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği
    bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura

    neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize
    öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara

    ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın
    bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra

    bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır
    yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra

    yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar
    ama yenilmezler artık buluştukları sıra

    TURGUT UYAR



    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0