Sayfa 1/3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: 1915'te ne oldu?

  1. #1

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart 1915'te ne oldu?

    1915’te ne oldu?

    HAKİKAT iki ucun ortasında bir yerdedir: 1915 olayları soykırım olmadığı gibi, Ermeniler bir facia yaşamamış da değildir.



    Ama maalesef karmaşık hakikatin görülmesi için ayrıntılı araştırmalar gereken bütün durumlarda, uçlardaki basit sloganlar etkili olabiliyor. Ermenilerin yaşadığı faciaya “soykırım” demek de, faciaları görmemek de böyle basit, kestirme önyargılardır, dolayısıyla yanlıştır.
    İlk görülmesi gereken, Ermenilerin Osmanlı orta sınıfında ve devlet bürokrasisindeki ağırlıklı yerleriyle Osmanlı sistemine entegre olduklarıdır. Buna rağmen Ermeni milliyetçileri önlerindeki Sırp, Yunan ve Bulgar örneklerine özendiler. Onlar gibi silahlı isyanlarla Batı’nın müdahalesini sağlayarak devlet kurmak istediler. Birinci Dünya Savaşı’nı bunun için fırsat saydılar.
    Halbuki, Balkan uluslarından farklı olarak Ermeniler hem entegre olmuşlardı, hem talep ettikleri topraklarda nüfusları yüzde 20’yi geçmiyordu. Onun için sonuç, herkes için Balkanlar’da yaşananlardan daha feci oldu.

    Bölgeyi işgal etti!

    İttihatçılar, 1908’de Türk milliyetçiliği fikriyle değil, “unsurların birliği” fikriyle iktidarı ele aldılar. Ermeni komiteleriyle iç içe idiler. Ermeniler Meclis’e girdiler, bakan oldular, bürokrasideki yerleri daha da artı. Fakat milliyetçilik fikri karşılıklı olarak gelişiyordu.
    Bu sırada Dünya Savaşı çıktı. Talat Paşa’nın başta Pastırmacıyan olmak üzere Ermeni milletvekilleriyle yaptığı görüşme, onların Osmanlı’ya karşı Rus ordusuyla işbirliği yapma fikrini değiştirmedi. Silahlı Ermeni gönüllü alayları Rus ordusuna katıldılar, cephe gerisinde de çatıştılar.
    Bu konjonktürde Osmanlı ordusu Sarıkamış’ta erimiş, Rus ordusuna Erzurum ve Siirt-Van yolu açılmıştır! Süveyş’te kanal harekâtı devam etmektedir! Çanakkale’de kan gövdeyi götürmekte, hükümet başkenti İstanbul’dan Bursa veya Konya’ya taşımayı düşünmektedir! İngilizler Basra’dan Bağdat’a yürümekte, İtilaf donanması İskenderun’a asker çıkarmaya hazırlanmaktadır. Stratejileri Çanakkale geçilemezse Doğu Anadolu’yu alarak Rusya ile Akdeniz bağlantısını kurmaktır.
    Böyle bir hayat memat ortamında, 1915 Mart’ında Van’da Ermeni isyanı çıktı, korkunç bir Müslüman katliamının ardından 20 Nisan’da Aram Manukyan başkanlığında Van ve çevresinde Ermeni idaresi kuruldu, Rus ordusu bölgeyi işgal etti!

    Ortak acı


    Bu durumda hükümet tehcir uygulamasına ve tutuklamalara 23 Mayıs’ta başladı, 26 Mayıs’ta Tehcir Kanunu yayınlandı. Peki iç bölgelerdeki, hatta İzmit’teki Ermeniler bile niye tehcir edildi? Cephanelikler bulunduğu için...
    Düşünün ki, devlet ölüm kalım savaşındadır, üç yıl önce Rumeli ve Kafkas coğrafyasıyla 500 bin Müslüman’ı kaybetmiştir.
    Hem kabaran duygular, hem yurtlarından sürülüp gelmiş Balkan ve Kafkas göçmenlerinin öfkesi, hem savaş halindeki devletin kontrol zaafları, hem yer yer organize saldırılar yüzünden tehcir sırasında Ermeniler, çoluk çocuk dahil, büyük facialar yaşadılar.
    Bu acıyı hissetmemiz ve saygı duymamız gerekir. Sevgili Hırant’ın cenazesinde “Sarı Gelin”i dinlerken gözlerimden dökülen yaşların bir sebebi de Birinci Cihan Harbi’nde bu coğrafyada hepimizin yaşadığı acıları biliyor olmamdı.
    Müslüman nüfus da üç milyon can kaybetmiş, Cumhuriyet ‘ıssız’ Anadolu topraklarında bitkin bir Müslüman nüfus üzerine kurulmuştu.

    Niye soykırım değil?


    Dönemi yaşamış Ermeni yazarlarından Kapriel Serope Papazian, 1934 yılında Boston’da yayınladığı Patriotism Perverted (Yanlış Yurtseverlik) adlı kitabında, aynen, “eğer taşnak liderleri savaş sırasında daha ihtiyatlı davranmış olsalardı” bu faciaların yaşanmayacağını yazmıştır.
    Tehcirin sebebi bir soykırım arzusu değildi. Sebep, çok kısa özetlediğim süreçte Osmanlı ölüm kalım savaşındayken Ermeni komitelerinin yine çok kısa özetlediğim askeri faaliyetleriydi. Tehcir sırasında devlet görevlerindeki Ermeniler yerlerinde devam ediyordu üstelik. Nazi Almanyası’nda yüksek devlet görevlisi Yahudiler düşünebilir misiniz?
    Uluorta “katliam” lafı eden BDP’li Sırrı Sakık’a da bir not: İstersen 1915’te bölgede neler olduğu konusunda Diyarbekirli Ali Emiri Efendi’nin Vilayât-ı Şarkıye kitabıyla, Kürt bilgesi Canip Yıldırım’ın Hevsel Bahçesinde... adlı kitabını oku da ondan sonra konuş.

    Hürriyet, Taha Akyol, 22 Aralık 2011

  2. #2

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Aşağıya bu konu ile ilgili kendi makalemden alıntı yapıyorum:

    Konu Ermeni Mes'elesi. Osmanlı bir devlet ismi. Osmanlı Ermeni'yi katletti demek Ermeniler devlet eli ile katledildi demektir. Osmanlı'nın yaptıkları açıktır. İttihatçıların hükûmet olduğu dönemde devlet eli ile Ermeniler (nedenleri bize göre çok haklı, muhaliflere göre haksız olsa da) sürgün edilmiştir. Ermeniler devlet eli ile korunarak sürgün edilmiştir, hatta sürgün esnasında dış saldırılardan korurken şehit olan Osmanlı askerleri bile vardır. Sürgün esnasında yollarını kesip planlı bir daldırışı devlet kendi eli ile yapmamıştır ki yapsa bile bu soykırım tanımlamasına girmezdi, orası ayrı, fakat yapmamıştır, yapanlar halktır ve bu halk Kürt halkıdır, doğuda annesi babasının intikamı ile gözü dönmüş olan Kürtler sürgün esnasında Ermenilere saldırmıştır ve orada bir acı yaşanmıştır ya da intikam yaşanmıştır, fakat safları belirlersek Osmanlı askerlerinden de ölenler olmuştur Kürtlerle kapışma esnasında. Olay bunlardan ibarettir. Hükûmet İttihaçlılardan oluşmasına rağmen, olay gayet masumdur. Ben her ne kadar İttihaçlılara soykırımı bin kez yakıştırsam da, onlar, böyle bir şeyi yapmamışlardır fakat darbe yapıp imparatorluk politikasında gayet cahilane bir şekilde Türkçülük propogandası güttükleri için zaten devlet içinde kaynamalar çoktan başlamıştır o dönemlerde. Yıllardır geniş sınırları korunan Osmanlı'da darbe yaptıktan sonra küçücük bir toprak parçası haline bizi kim getirdi ve bugün hesabını vermeye zorlandığımız (hesap verilecek şey de çarpıtılarak) işleri kimler yaptı? Elbetteki İttihatçılar! Ülkeyi batırdıktan sonra da o Fransız Devrimi özentilerinin ülke dışına nasıl kaçtıklarını çok iyi biliyoruz.

    Eğer günümüze gelirsek ki o da ayrı bir konudur. PKK bir Ermeni örgütüdür. Abdullah Öcalan anadan da Ermeni'dir babadan da Ermeni'dir fakat babası bir Türk aile yanında, anası da bir Kürt aile yanında yetişmiştir. Apo MİT için çalışırken Ermenilerin Türkiye'ye gelmesi ve ona kendileri için çalışması önerisi sonrasında Apo PKK'yı kurmuştur. Komünist örgüt olan PKK'nın üyelerinin 3'te 2'si Ermeni'dir ve ölen çoğu PKK gerillasının cinsel organlarına kendi gerillaları ateş eder ve parçalar, bunun sebebi sünnetsiz olmalarındandır yani Ermeni fakat bazılarınınkine ateş etmezler ki onlar da Kürt'tür.

    PKK bir Ermeni harekâtıdır. Ermenistan'dan destek almaktadır ve amaçları güneydoğudaki Kürtlerden öç almaktır ki dikkatle izlenirse olaylar PKK hep Kürt insanlarımızı öldürür. Terör örgütü olduğu için elbette tüm insanlarımızı öldürmektedirler fakat asıl hedef Kürtlerdir. Onları korkutmak, sindirmek, öldürmek ve kaçırmaktır amaçları. Eğer güneydoğu hakkında deneyimi olanlar varsa bilirler zannediyorum, Amerikalı Ermeniler, Arap Ermeniler, Avrupalı Ermeniler ki çoğu doğuanadoluludur aslen, güneydoğudaki toprakları arsa arsa satın almaktadırlar ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istemektedirler. Amaç Yunanistan ve Kıbrıs'ta olduğu gibi burada da Kürt nüfusu azaltmak ve arsaları satın almak, ileriside de Ermenileri yerleştirmek.

    Bir de ayrıca Musevîyyet hakikatlerini örten ve aslını bozan Siyonist politikalar vardır. Siyonistler ise Ermeniler'in karşısındadır ki Apo'yu bize teslim eden İsrail'dir ve İsrail ile aramız bozulduğu zaman hatırlayın İsrail bize sitem ederek bu konu hatırlattılar, yüzümüze vurdular. Siyonistler bizim AB'ye girmemizi istemiyorlar çünkü AB'ye girersek güneydoğu anadolu topraklarını asla alamazlar, onların da inançlarına göre kendilerine hak gördükleri topraklar burayı da içine alıyor. Yahudiler de PKK'yı destekliyor fakat aslîyyetini inkâr ederek destekliyorlar yani amacından saptırıp bir Kürt harekâtına döndürüyorlar, o yönde bir destek veriyorlar. Oraya yakın olarak görevlendirilmiş Barzanî vardır mes'ela. Barzanî aslen Yahudidir ve Rusya'da yetiştirilmiştir ki internetten Rus üniforması ile fotoğraflarına ulaşılabilinir. Yani işler anlayacağınız görüldüğü gibi değil.

    Osmanlı kendi devletinde eli kolu bağlı idi o dönemlerde çünkü çoğunluğu Selanikli Mason olan Fransız Devrimi özentisi İttihaçlılar darbe yapmışlardı. Fakat buna rağmen devlet soykırım yapmamıştır. Ermeniler Ruslarla birlik olup sırtımızdan vurduğu, katliamlar yaptıkları için, sürgün esnasında anası babası Ermeniler tarafından katledilmiş olan gözü dönmüş Kürtler onları yolda giderlerken öldürmüşlerdir. Eğer Ermeni çeteleri tarafından köyleri basılmış, anası babası öldürülmüş bir Kürt olsaydım ben o dönemlerde, asla söz veremezdim o katliama katılıp katılmayacağım konusunda!

  3. #3

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Şimdi bu konuyu aklı selim bir şekilde konuşabilmek için facia, katliam, kırım, soykırım gibi kelimelerin tam lugat mânâlarını bilmek gerekiyor çünkü tüm tartışmalar bu kelimelere olan bilgisizlikten kaynaklanıyor. Ve tüm kavgalar aynı zamanda Taha Akyol'un yukarıdaki yazısının o ilk cümlesindeki inceliği anlamamaktan kaynaklanıyor. Buna şahit oldum ben. O yüzden önce kelimeleri yazalım. Yazdıktan sonra da yukarıda benim yazdıklarım ile Taha Akyol'un yazdıklarını birlikte analiz edelim.


    facia Ar. f¥ci¤a

    a. (fa:cia) 1. Çok üzüntü veren, acıklı olay, afet: “Sebep olduğunuz faciadan henüz haberiniz yok.” -H. R. Gürpınar. 2. tiy. Trajedi.
    Güncel Türkçe Sözlük

    katliam Ar. ®atl + ¤¥mm

    a. (ka'tlia:mı) top. b. Kırım: “İlk katliamdan kaçan Müslümanların malı, mülkü, evi Makedonya muhacirlerine verilmiş.” -Y. K. Beyatlı.
    Güncel Türkçe Sözlük

    kırım

    a. 1. top. b. Savunmasız insanların veya tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam: “İçtenlik, insanları kırımlara, cinayetlere, haksızlıklara sürüklemiş...” -S. Birsel. 2. Hayvanların hastalık, soğuk gibi sebeplerle ölmesi.
    Güncel Türkçe Sözlük

    soykırım

    a. (so'ykırım) top. b. Bir insan topluluğunu ulusal, dinsel vb. sebeplerle yok etme, jenosit, genosit, pogrom.
    Güncel Türkçe Sözlük

  4. #4

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Şimdi, bu kelimelerin bir oturtulması lazım önce.

    1915'te ne oldu?

    Hangi perspektiften bakacağız buna?

    Tüm yaşanmış olaylar açısından mı yoksa devlet ne yaptı, o açıdan mı?

    Elbetteki burada bugünkü siyaset açısından mühim olan tüm yaşanılan facialar değil, mühim olan devletin ne yaptığı ve ne yapmadığıdır.

    Devlet eli ile bir tehcir gerçekleştirilmiştir. Bu bir facia mıdır? Evet. Katliam mıdır? Hayır. Kimin açısından faciadır? Ermeniler açısından.

    Devlet eli ile yani Osmanlı askerleri koruması altında silahsız, savunmasız Ermenilere bu tehcir gerçekleştirilirken anası babası Ermeni çeteleri tarafından katledilmiş olan Kürt aşiretlerinin Ermenilere saldırması ve öldürmesi olayı facia mıdır? Evet. Katliam yani kırım mıdır? Evet. Soykırım mıdır? Hayır.

    Kelimeler konusunda takıldığınız yer var ise yukarıya koyduğum lugattan istifade edebilirsiniz. Tarih konusunda takıldığınız yer var ise yukarıya koyduğum kendi yazılarım ile Taha Akyol'un yazılarından da faydalanabilirsiniz.

    Yani kısaca şahsi olarak bakarsak saldıran aşiretlerin gözü dönmüştür, kendilerince haklı ya da haksız olabilirler ki bu çok duygusal bir karardır fakat hukuken suçtur ama onların suçudur, devletin değil.

    Suçtur çünkü savaş bitmiştir ve orada Ermeniler silahsız, savunmasız bir şekilde tehcir edilmektedirler ve silahlı aşiretler bu vaziyette kendilerine saldırmaktadır. Savunmasız bir topluluğa silahla saldırıp öldürmenin lugat mânâsı katliamdır, kırımdır yani o gürûhu kırmaktır fakat o gürûhun soyunu kırmak değildir sadece kırmaktır, orada amaç o gürûhun sahip olduğu ırkı ya da dini yok etmek değil, orada amaç sadece o topluluğu öldürmek, öç almak fakat aşiretler yani toplum tarafından var olan bir amaç bu, devletin amacı değil yani devlet bu noktada suçlansa bile bu bir soykırım değil sadece kırımdır fakat ortada bir soykırım olmadığı ve kırım olduğu gibi bu kırımı da devlet yapmamıştır, devlet sadece tehcir yapmıştır ve bu tehcir esnasında Ermenileri korumakla görevli olan Osmanlı askerleri de çatışmada ölmüştür.

    Bu olay her açıdan bir facia, aşiretler açısından katliam-kırım devlet açısından değil, Sarkozy açısından soykırım fakat devlet ve aşiretler açısından değil.

  5. #5
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.781

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Ermeni olaylarinin iki yonu vardir. Birincisi tarihi olarak TC'nden once olmasi, ikincisi olaylarin algisi.

    Buradaki ilk soru, neden TC Osmanli'yi tek basina sahiplenmek durumundadir?

    Ikincisi ermeni olaylarinin oldugu yillar, ittihat ve terakki donemi ve tum Osmanli bunyesindeki topraklarin cografi olarak kendi milli ulke ve devletlerini kurma mucadelesidir.

    Orada olan olaylar da iki turludur. Birincisi ermeni "cetelerinin" isyani ve yasgmasi, ikincisi Osmanli Ittihat ve terakki cemiyetinin buna karsi aldigi tutum.

    Ben konuya ne osmanli ne de ceteler acisindan bakmayacak, sadece osmanli ermeni halki acisindan bakacagim.

    Osmanli devletinin ceteciler ile yaptigi mucadele her nekadar devlet adina dogal karsilansa da, ayni osmanlinin ermeni halki uzerinde uyguladigi her turlu baski, zorlama, surgun oldurme v.s. de o kadar insanlikdisidir.

    Ayni sekilde ermeni cetelerinin Osmanli devleti ile olan savasimi her nekadar dogal olsa da, ayni cetenin ermeni olmayanlar uzerindeki yaptigi her turlu baski, zorlama ve oldurme insanlikdisidir.

    Konuya "soykirim" olarak bakmaya gelince; Osmanli devletinde o tarihlerde henuz bir millet ve milliyet bilinci olusmamistir, tek olan bilinc dini bilinctir. Zaten osmanlinin uyguladigi her turlu insanlikdisi uygulamada bu dini bilince dayanmaktadir.

    Ortada hem ermeni cetelerinin hem de osmanli idaresinin isledigi insanliksucu vardir ve bunun politik olarak illa bir ad ile adlandirilmasi, sadece politiktir. Tum bu politikanin altinda da ekonomik ve diplomatik cikar yatmaktadir.

    Konu tarihsel olarak ve quafelsefesi ile degerlendirilecek bir konudur. Dolayisiyle hangi icerikte olursa olsun, konunun politik degerlendirilmesi; sadece politik cikar amacli bir degerlendirme olacaktir.

    Son olarak konuyu son Fransa da alinan karara baglamak gerekirse, bir topluma politik birt karari dayatmak ne evrensel hukuka ne de insan haklarina uygun bir durum degildir. Hic kimse bir ulke adina tarihi bir olayda politik bir karari ifade ozgurlugunu kisitlama adina ve cezalandirma adina alamaz. Bu karar ve kisilerin bu kartara zorlanmasi ve hukuki yaptirim ile tehdit edilmesi de ayri bir insanlik sucudur.

    Konunun diger yonu olan "benim k.icim kara, seninki benden kara" temelli karsilikli suclamalarin da bir misilleme olmaktan baska bir icerigi yoktur.

    Herkes kendi tarihi ile kendi yuzlesmelidir. Cezayir tarihi de Fransanin tarihinde bir insanlik sucudur.

    Zaten onemli olanda islenen insanlik suclaridir, bunun adinin ne olacagi ve olmasi gerektigi ise, tamamen politik cikarlar temelindedir.

    O yuzden bu konudaki dini, milli ve politik bakis acilari hic bir sekilde tarihte olanin resmini vermez. Bu ancak qua felsefeli bir tarihsel ve enternasyonel kurumun ortak yapacagi calisma sonucu bize olan tarihin resmini verebilir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  6. #6
    seyduna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2010
    Mesajlar
    95

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Azcık nickine sahip çık da bir şeyler oku sonra yaz. Okumadan boş beleş yorumlar yapmışsın. Hele kendine referans aldığın insana bak . Ayıptır yahu bu kadar mı kıytırık bir karaktere sahipsin? Taha Akyol hakkında ne biliyorsun ki bu adamı referans alıyorsun? Kaytırık kuyturuk bir yazıyı çok mühim bir profesörün elinden çıkmış gibi bakın ne demiş hele Taha Akyol! Ya hakket bu felsefe.net üyelerinde amma pasif bir duruşu var.Kimse kaynak eleştirisi yapmıyor ortalık da böyle boş beleş yazılara kalmış. Tabi ki yeridir birilerinin çıkıp “bu özdeyişi ben yazdım “demesi.
    Taha Akyol sana verdiği akılı 12Eylül döneminde aktif olmuş dostlarına yeterince verdi. Yeterince kurdu çakalı sokağa saldı. Ve öyle sağlam statik(!) bir karakteri vardır ki kim iktidar olmuşsa yandaşı olmuştur.Yeri geldi milli mücadele dedi MHP’li oldu, sonra Özalcı,sonra Yılmazcı sonra Tansucu,sonra Ecevitçi sonra AKP’li. Millet dalga geçiyor bura da idol olmuş kaynak gösteriliyor.Bu kadar statik birini referans almak yakışır sana “okumayıp yazan” kişi.
    Bak ne yazmış Oray Eğin
    “Her dönem iktidarlara yarandı, her dönem iktidarlara akıl verdi. Mesut Yılmaz'a, Tansu Çiller'e akıl öğretmeye kalktı. Bugün hiçbiri yok... Bu sahte filozofun verecek ne çok aklı varmış meğer. Şimdi de CHP'ye akıl öğretmeye kalkıyor... Bir: Keşke zamanında içinde bulunduğun MHP'ye biraz akıl verseydin de 12 Eylül olmasaydı. İki: Hala ısrarla akıl satmak istiyorsan, biraz oğlunla ilgilen ki baba sevgisini Adnan Hoca ve Fethullah Hoca'da aramasın.”
    Vay be sağda solda Taraf gazetesinin habire muhafazakar yazılarını kesip yapıştırıyorsun Ermeni konusunda da Taraf gazetesi yazarı Ayşe Hür’ün yazısını da yapıştırsana? Biliyorum bu forumdakilerin pek kaynak eleştirmek gibi huyları yok ya arada bir şey öğrenmeye çalışanlar için açıklıyorum(Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü, uluslararası ilişkiler ve siyaset bölümü'nü 1992 yılında bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü'ne Avrupa Birliği'nin Tarihle Barışma Noktaları ve Ermeni Meselesi üzerine lisansüstü tezini 2005’te verdi) Vikipedia
    Haa senin kaynak benim kaynak münakaşasına hiç girme benle herkes bir Ayşe Hür’ü araştırsın bir de Taha Akyol’u .En azından Ermeniler üzerine çalışmaları var. Eğer kişisel yorumlara merak ediyorsanız ekşi sözlüğe falan bakın.
    Yazısından bazı bölümlerini aktaracağım linkini vereceğim azcık okumak gibi hobileri ya da yetenekleri olan mı diyeyim ne işte o kişiler tıklasın.
    “Bazen Muş aklıma geliyor... Vatanımızdaki evimizi, yakınlarımızı, yüksek kavak ağaçlarıyla çevrili büyük avlumuzu, avlunun kavaklarının üstüne her ilkbaharda gelip yuva kuran leylekleri hatırladığımda delireceğimi düşünüyorum... Avludaki su kuyusunu, samanlığı, tandır evini, avlunun devamını oluşturan serin ormanı ve yaylaları... Ormandaki fındık ağacını, cevizleri, pekmezli yabani petek balını, süzme yoğurdu. Yeniyıl sofralarının süsü olan iğdeyi, kuruyemiş ve kuru üzümü, anamın adil eliyle yoğrulmuş ve pişirilmiş sütlü hamursuz ekmeği hatırlıyorum. Paskalya’da ya da benim doğum günümde annemin hamursuz ekmeğin içine sakladığı şans düğmesini... Teker teker, isimleriyle gömülmemiş ölülerimizi, mezarsız kalmış yakınlarımızı, kaybolan ağabeylerimi, onların eşlerini ve çocuklarını acıdan ağlayarak hatırlıyorum. Hayvanlaşan askerlerden kaçan ve kendilerini Murat Irmağı’nın soğuk sularına atan masum kız kardeşlerimden, genç gelinlerden hangi birini hatırlayayım, hangisi için yas tutayım...”


    Geçmiş, belleklerde saklı
    Bu hüzünlü ifadeler, 1893’te Muş’un Bulanık İlçesi’ne bağlı Hamzaşeyh Köyü’nde doğmuş, ancak 1915’teki Ermeni Tehciri sırasında, evinden, yurdundan sürülmüş Tonayan Abraham Tonakan’a ait. Bilindiği gibi geçmiş, sadece resmî yazışmalarda, raporlarda, bilimsel metinlerde saklı değil. Asıl, olayları yaşayanların belleklerinde kayıtlı. Yeter ki onlara kulak verin. Ailesi 1915’te Sivas’tan tehcir edilmiş etnolog Vergine Svazlian, Abraham Tonakan gibi 120 kadar kişiyle sözlü tarih çalışması yapmış. Muhtemelen çoğu artık yaşamıyor. Ölmeden önce tarihe not düşmüşler. Kimi uzun, kimi kısa konuşmuş. Kimi sakin, kimi öfkeli konuşmuş. Kimi hatırladığını söylemiş, kimi besbelli başka kaynaklarla belleğini tazelemiş. Ama hepsi birbiriyle tutarlı ve tarihsel gerçeklikle çelişmeyen anlatılar. Nesnellikten uzak parçaları bile, Ermeni toplumunun kolektif belleğini oluşturan unsurları anlamamız açısından çok önemli. İstanbul’daki Ermeni toplumunun önde gelen 250 kadar üyesinin evlerinden toplanıp, Ayaş ve Çankırı’ya sürüldüğü gün olan 24 Nisan 1915’in 95. yıldönümünde, bu tanıklıklardan bazı ifadeleri (en yansız, en az kanlı olanları) sizlerle paylaşmak istedim. “
    Yazının devamı : Ayşe Hür / Sözlü tarihte 1915 gerçeği | Facebook
    Bakın bakalım görelim tarihi hakkında pek “asil “yorum yapanları .
    Yazdığın yazıda en masum kelime eminim böyle bir kelime bazıları Ermeniler için kullanınca masum buluyordur ama o da “tehcir” . Peki tamam sadece tehcir kelimesini alalım. Birkaç soru sorayım:
    1)Siz bazı çetelere kızıp, bazı isyanlara kızıp doğudaki Ermeniler’i tehcir ediyorsunuz da çöle sürülen insanlardan ne bekliyorsunuz? Hastalığa,açlığa karşı dirençli olmasını ölmemesini mi?
    Ha evet haklısınız, Peki tarihi bir itirafta bulunayım. Hitler zamanında bazı deneyler yapıyordu. İnsan maymun/hayvan karışımı melez bir cins. Amacı saatlerce çalışıp yorulmayacak açlığa susuzluğa dayanacak yeri geldi mi dışkı yiyecek, çöp yiyecek yemek sorunu olmayacak bir cins yaratmayı istiyordu deniyordu da. Başarılı oldu tabi ki işte o nesil Ermeniler(!)
    2)İzmitteki Ermeniler neden sürüldü? Sadece doğudakiler olay çıkardı denilmişti?
    3)Ermenilerin mallarına ne oldu? Kime kaldı?Ermenilerin zamanında zanaatkar,tüccar,esnaf olduğu ve çalışkan insanlar olduğu bilinir. Ona göre de mal varlıkları vardır her halde ne oldu onlara?
    Bir zamanlar Saadetin Partisinin başında Numan kurtulmuş vardı. Zerre kadar aynı ideolojiye sahip değilim ama insan mantıklı konuşmak isteyince demek ki konuşabiliyormuş. Demek ki gerçekleri söyleyebiliyormuş.Sağ görüşlü birisinden şimdiye kadar böyle bir yorum duymadığım için şaşırtmıştı beni.Tam olarak hatırlayamasam da demek istediğini anlayacaksınızdır. “Dersim(?)katliamıyla yüzleşilmediği için Maraş Katliamı, Maraş’la yüzleşilmediği için Çorum Katliamı, Çorumla yüzleşilmediği için Sivas katliamı olmuştur. “gibilerinden nokta bir yorum yapmıştı.
    1914-15 yıllarında ne kadar yüzleştiniz tarihinizle? Ve beklide sorun tarihle yüzleşemememizdir. Tarih padişahların,iktidarların kendi istekleriyle yazdırdığı yazılardan ibaret değildir!
    Mesela siz hiç duydunuz mu okudunuz mu Dersim Katliamı’nı kitaplarda? Şimdi çıkmadı mı Erdoğan “Özür dileriz.” dedi .Bu katliam şimdi mi yapıldı ki özrü şimdi geliyor? Hanginiz okudunuz hanginiz dinlediniz bundan yıllar önce Dersimli insanların feryadını. Hep inkar edilmedi mi?
    Ya sizden saklı itiraf edemediği Dersim Katliamı gibi zamanında bir çok katliamlar yapılmışsa? Dersimi de kabul etmiyorlardı şimdi kabul ediyorlar . Ya Ermeniler’de bunun içine dahil olmuşsa? Hani bu kadar mı harika bir toplumsunuz?
    Siz bir toprağı almak istediğiniz zaman “oo hoş geldin biz de seni bekliyorduk” demelerini mi bekliyordunuz? Toprak kanla alınır.
    Tarihinde katliamların yapılmadığına inananlar,olmamıştır diyenler ve harika bir tarihe sahip olanlar araştırsınlar bakalım Yavuz Sultan Selim’in Aleviler Katliamını. İyi okusunlar bakalım.
    Demem o ki bir zamanlar inkar edilen katliamlar şu an kabul ediliyorsa biraz daha düşünmelidir insan.
    Haa sonraki senin kişisel yorumuna gelince beş para etmez . Bir de makale demiyor musun cin olmadan adam çarpmaya çalışmışsın. Makalenin ne anlama geldiğini bilmiyorsun bu kadar okumuşluğun işte senin? Hani nerde bilimselliğin senin?Hani bilimsel verilerin senin? Kaynağın vs nerde? O kadar artistik yapmışsın tanımlar vermişsin kendin daha makale tanımını öğrenmeden yazı yazmışsın.
    Ermeniler o kadar korunduğu için öldüler değil mi sürgünde(?). Ha şimdi de Kürtler Ermenilere saldırdı demişsin Pişkinliğin bu kadarına da pes!Yahu senin okuduğun cin ali kitaplarında bunları mı yazıyorlar.Versene şu yararlandığın kaynakları(?)

    Eğer günümüze gelirsek ki o da ayrı bir konudur. PKK bir Ermeni örgütüdür. Abdullah Öcalan anadan da Ermeni'dir babadan da Ermeni'dir fakat babası bir Türk aile yanında, anası da bir Kürt aile yanında yetişmiştir. Apo MİT için çalışırken Ermenilerin Türkiye'ye gelmesi ve ona kendileri için çalışması önerisi sonrasında Apo PKK'yı kurmuştur. Komünist örgüt olan PKK'nın üyelerinin 3'te 2'si Ermeni'dir ve ölen çoğu PKK gerillasının cinsel organlarına kendi gerillaları ateş eder ve parçalar, bunun sebebi sünnetsiz olmalarındandır yani Ermeni fakat bazılarınınkine ateş etmezler ki onlar da Kürt'tür.
    Bu iddianın da kaynağını istiyorum.Anasını babasını Ermeni yaptın ya haha : ) Gören de anası babası sensin sanacak bu kadar iddialısın yani : )
    PKK’nın sosyalizm/komünizm hakkındaki yazılarını iyice araştır ne kadar komünist olduğunu doğru öğren olur mu? Komünist olan sosyalist olan sadece Kürtler üzerine mi propagandasını yapar?
    Yuhh yaa adamların cinsel organlarına kadar teşhisi koydun. PKK’nın ürologu sendin herhalde haha Ermeniler bir tek PKK’ya gidiyor Kürtler zamanında Ermeni katliamı yaptığı için öldürüyor : ) yahu kim sana bu aklı verdi : )
    Yok Siyonistler AB’ye girmemize izin vermiyormuş da: ) yaf azcık gururlu olun özgüveniniz olsun da sallamayın şu AB’yi kendinize yetin.Bu kadar mı minnet ediyorsunuz millete? Asil ataların torunlarının da asil ve gururlu olması gerekmez mi(!)Hem sen niye bu kadar AB’yi istiyorsun Sayın Ürolog ,unuttun sanırım onlar sünnetsiz : )
    Ya Barzani Rus üniforması giyince Yahudi ya da Rus ajanı mı oluyormuş? 2 gün önce bir Fransızla tanışmıştım. Japon bayrağı olan kaban giyiyordu. Demek ki o da Japon ajanıymış. Belki o da siyonisttir. Tabi benim senin gibi böyle kıyafetten insan teşhisi yeteneğim olmadığı için affına sığınarak ne mal olduğunu anlayamamışım.
    Komünizmi sosyalizmi bilmeden yorum yazmışsın. Çürük yumurtadan daha pis kokuyor yazın. Buradan komünizmi bilmeyen sosyalizmi bilmeyen cahillere sesleniyorum. Kendini dindar milliyetçi,muhafazakar,ulusalc ı,vs vs diye kendini tanımlayanlar komünizme de çamur atmaya bayılanlar gitsinler İslamiyette komünizmi sosyalizmi araştırsınlar. Size en sıradan kaynak vereyim artık buna da çamur atmayın Büyük Larousse oradaki Hz.Muhammet ve komünizmi okuyun bakalım. Bu forumda ideolojiler bölümü var orada da bazı yazılar var ne olduğunu bilmeyenlere.
    Sen bırak bu yazma işleri git de kumdan kaleler yap. Şimdiye kadar bu kadar saçma bir yazı okumamıştım. Okumadan yazan ürologa da çok görmemek gerekir ya …
    Son olarak ola ki: “ Fransada Ermeni soykırımı yapılmamıştır demenin düşünce özgürlüğüne aykırı olduğunu düşünenler “ varsa sıradaki haber onlara geliyor:
    “ Fransa’daki ‘Ermeni soykırımını inkârı’ suç sayan yasaya tepkiler sürerken, Türkiye’de ise “Soykırım yapıldı” diyen bir avukat yargılandı.”
    Devamı:
    Yargı 'soykırım'da zamanaşımına sığındı / Türkiye / Radikal İnternet
    düşmesin bizimle yola:
    evinde ağlayanların
    göz yaşlarını
    boynunda ağır bir
    zincir
    gibi taşıyanlar!
    bıraksın peşimizi
    kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
    (N.Hikmet)

  7. #7

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Öncelikle...

    Tehcir esnasında Ermenilere koruyamayan subaylar asılmıştır, tehcir esnasında Ermenileri korumaya çalışırken ölen askerler vardır; devlet öldürmemesine rağmen, aşiretlerin Ermenileri öldürmesi bile soykırım sayılamaz.

    Bildiğim kadarıyla Rus İhtilali olunca Rus askerleri ile onlarla birlikte gelen Osmanlı olmayan Ermeni askerleri geri çekildi fakat bu topraklarda yaşayan Ermeniler ve Ermeni çetecileri ortada kala kaldı; işte devlet de bunları tehcir etti.

    İzmit istisnai bir durumdur çünkü orada da sanırım ismi Vahan olan bir Ermeni çetesi vardı, onlar da sürülmüştür.

    PKK'lılardan sünnetsizlerin olması durumu sayısız görgü tanıklarının açıklamalarıdır ki bugün artık bir devlet bakanı bile bu gerçeği tarihçilerden, araştırmacılardan öğrenip konuşabiliyor, gerçekleri söyleyebiliyor; Apo konusu ve bu Ermeni PKK'lıları konusu hep MİT bilgisidir, eğer araştırırsanız karşınıza çıkar.

    Ermenilerin mallarına gelirsek, bu mal konusu yapılan tehcirin soykırım olmadığı gerçeğini değiştirmez, mallara ne olduysa oldu; haksızlık mı olmuş? O zaman haksızlık olmuştur deriz, o konuyu bilemem fakat buradan sözde soykırım iddiasına bir antitez çıkarılamaz.

    Ayşe Hür'ün gazetesinde İslam hakkında yazdığı yazılarını okudum, ne kadar önyargılı ve bilgisizce İslam'ı değerlendirip, İslam'a saldırdığını cümle âlem biliyor, o yüzden samimi olmadığına inanmaya başladığımdan beri de açıkçası onun yazılarını kâle almıyorum, okumuyorum.

    Devletin özür dilemesi konusuna gelirsek eğer daha erken özür dilenemezdi çünkü resmî ideolojinin adamları baştaydı fakat şimdi hükûmet bambaşkadır ve özür dileyen bu hükûmettir, o eski hükûmetler değil, o yüzden devlet aynı devlet değil, özür dileyen de aynı değil, farkı görmek lazım.

    Şimdi...

    BU FASA FİSOLARIN HEPSİ BİR YANA!!! SADEDE GELELİM!!!

    SAYIN SEYDUNA! Burada konu ya da sorun "Ermeni Mes'elesi" değil, bir üslup ve edep sorunudur; siyasetçi/politikacı ahlâkı/üslubu ile konuşmaya meraklı değilim, yani tercih etmiyorum; bu çirkin üslup ile olmaz.

    Bana/şahsıma, Taha Akyol'a, yazılarıma, üslubuma yani kısaca hakaret edip, çirkin bir üslup ile saldırmadığınız şey kalmamış açıkçası, halbuki yukarıdaki gibi bir nefs patlaması sayesinde yazılmış up uzun bir yazı yerine iki üç satırlık sırf bilgi alışverişine yönelik ve daha verimli olan bir yazı yazabilirdiniz.

    Elbette nasıl yazıp yazmayacağınız beni ilgilendirmez fakat beni ilgilendiren hangi üslubu seçerseniz ona göre sizi kâle alıp almamam ve sizi ona göre muhatap alıp almamamdır ki bu çirkin üslup ile yazdığınız için kesinlikle bu mesajım sizi ilk ve son muhatap alışımdır.

  8. #8
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.781

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Iste c/p bilhassa ideolojik/politik acidan bunun icin sorundur. Hem onu c/p yapan site yazarini zor durumda birakir, hem de c/p yapilan yazar site yazari olmadigindan karsilik veremez.

    Ustelik, baskasinin yazisinda ne vermek istediginin algisi, her beyne gorede farklidir. Yani yaziyi c/p yapan yazar ile, yaziya yanit yazan yazar.

    Iste butun bunlari onleme adina, sadece kisa bir neden aciklamasi ile ve belki bir cumle alinti ile sadece c/p yapilan yazinin linkinin verilmesi, tum bu sorunlari onler.

    Cunku verilen linki, isteyen okur, isteyen okumaz. Ama link ile ilgili de yorum yapmaz.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Iste c/p bilhassa ideolojik/politik acidan bunun icin sorundur. Hem onu c/p yapan site yazarini zor durumda birakir, hem de c/p yapilan yazar site yazari olmadigindan karsilik veremez.

    Ustelik, baskasinin yazisinda ne vermek istediginin algisi, her beyne gorede farklidir. Yani yaziyi c/p yapan yazar ile, yaziya yanit yazan yazar.

    Iste butun bunlari onleme adina, sadece kisa bir neden aciklamasi ile ve belki bir cumle alinti ile sadece c/p yapilan yazinin linkinin verilmesi, tum bu sorunlari onler.

    Cunku verilen linki, isteyen okur, isteyen okumaz. Ama link ile ilgili de yorum yapmaz.
    c/p hakkında size diğer başlıkta cevap vermiştim.

    Yukarıdaki yazışmalarda ise c/p yazısına yönelik yoğun bir yazışma yok, genellikle yazışmalar benim yazılarım baz alınarak yazılmıştır.

  10. #10
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.781

    Standart Cevap: 1915'te ne oldu?

    Alıntı okur-yazar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    c/p hakkında size diğer başlıkta cevap vermiştim.

    Yukarıdaki yazışmalarda ise c/p yazısına yönelik yoğun bir yazışma yok, genellikle yazışmalar benim yazılarım baz alınarak yazılmıştır.
    Gozlem pek te oyle soylemiyor, seyduna lakapli yazar arkadasin, yazisinin basi;

    Azcık nickine sahip çık da bir şeyler oku sonra yaz. Okumadan boş beleş yorumlar yapmışsın. Hele kendine referans aldığın insana bak . Ayıptır yahu bu kadar mı kıytırık bir karaktere sahipsin? Taha Akyol hakkında ne biliyorsun ki bu adamı referans alıyorsun? Kaytırık kuyturuk bir yazıyı çok mühim bir profesörün elinden çıkmış gibi bakın ne demiş hele Taha Akyol! -Alinti-

    Evet genel olarak c/p hakkinda senin ile, diger baslikta yazismis ve anlasmistik. Ben de bu aciklamayi ilerisi icin yaptim ve yasanan bir ornegi gosterdim.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

Sayfa 1/3 123 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0