Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Sosyoloji

User Tag List

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27.04.15, 13:06   #1
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 3.278
Standart Tasavvuf ve Sır, Tasavvuftaki Sır Nedir?

Tasavvuf tarikatlarının büyük çoğunluğu, özellikle şiî-bâtınîler, varlıkbirliği (vahdet-i vücut) anlayışında birleşirler. Bu anlayış, tüm varolanların tanrının çeşitli belirimleri olduğu, daha açık bir deyişle her varlığın bizzat tanrı olduğu inancını dile getirir. İslam gizemciliğinde vahde- i şühut ve vahdet-i kusut’tan sonra erişililen üçüncü ve son aşamadır. Bu en yetkin aşamada bütün varlıklar, görünüşteki ayrılıklarından sıyrılarak tek varlık içinde birleşir ve kaynaşırlar. Önce bütün varlıkları ayrı ayrı gören (vahdet-i şühut) gizemci, sonra kendi iradesini tanrılık irade ile birleştirmiş (vahdet-i kusut)ve daha sonra kendi varlığını tek varlığa katarak vahdet-i vücut aşamasına ulaşmıştır. Bu yetkin aşama, kendinden önceki bütün aşamaları kapsar. Bu aşamada gizemci, artık kendisinin tek varlığın insan biçimindeki belirtisi olduğunu bilmektedir. Örneğin Muhiddin Arabî, Feridüddin Attar, Mevlana Celaleddin gibi son büyük gizemciler bu aşamaya ulaşmışlardır.

İslam gizemciliğinin bu aşaması, Batı’nın kamutanrıcılığına (panteizm) benzer.Dinsel alanda inanca dönüşen bu spekülatif varsayıma göre her şey, tek şeydir. Ayrılıklar görünüştedir, öz birdir. İslamsal vahdet-i vucut anlayışı bu özü tanrıya bağlar. Bir çeşit Hegelci tasarımla tanrının doğalaştığını ve sayısızca çeşitlendiğini, çeşitli varlııklar halinde meydana çıktığını ileri sürer. İslamsal varsayımda olduğu gibi bu bir yaratma değil, bir belirme, (tezahür etme, zahir olma, görünme)dir. Tanrı ot olarak görünür, böcek olarak görünür. Her şey tanrıdır.Demek ki yaratan ve yaratılan (Halik ve mahlûk) yoktur, sadece tanrısal bir varlaşma vardır.

Tasavvuf düşünürlerinden Hallac-ı Mansur, bu düşüncenin açık seçiğini şu sözle ortaya attı: Ben Tanrıyım (Enelhak)…Hemen yakalayıp döve döve öldürdüler. Mansurûn sonu , kendinden sonra gelen tasavvuf düşünürlerine ders oldu. Mansur’un açık seçik sözü söylendi ama, öylesine anlaşılmaz biçimlerde söylendi ki, söyleyenler, öldürülmek şöyle dursun, sözlerini kimsecikler anlamadığından ötürü, tümen tümen hayranlık kazandılar. Birtakım harflere, işaretlere, sayılara anlamlar verildi. Açık seçik düşünce sır oldu. Tarikata girenlere güvenilmiyor, sırrı öğrenebilmeleri uzun denemelere bağlanıyordu. Mansur’un iki kelimeyle söyleyiverdiği o yalın sözü öğrenebilmek için uzun yıllar geçirilmesi gerekiyordu. Bu korku, tarikatlarda birtakım dereceler, menasik adı verilen formaliteler doğurdu. Önce çırak, sonra kalfa, sonra usta olunuyor, ustalıktan sonra da yavaş yavaş yükselenlere gerçek adı verilen sır azar azar sunuluyordu. Sırrı öğrenebilme derecesine gelen, kellesini vermeden sırrı açıklayamayacak kadar tarikata bağlanmış oluyordu. Elde edebilmek için geçirilen uzun ve yorucu çaba sırrı kutsallaştırıyordu. On dakikada öğrenebileceklerini on yılda öğrenenler bilgilerini önemsemek zorundaydılar. Dışarıda kalanlar da, hiçbir şey anlamadan şaşkın şaşkın bakıp durdukları harfleri, sayıları, işaretleri büsbütün kutsallaştırdılar. Üç, beş, yedi, kırk derken, işler büsbütün karıştı. Güzelim insan düşüncesi putlaşmaya başladı.
Pythagoras’tan gelen sayı mistikliği, İslam düşüncesinde Esterâbatlı Fazullah’ın eliyle Hurufilik oldu. Her harf bir sayıyı karşılıyor, her sayı bir sözü anlatıyordu. Açıkça söylenemeyen söz, sayılarla harflerin ardına gizlenmişti. XIV. Yüzyılda yaşamış olan Fazullah; sayılar, harfler, işaretler komedyası arkasında açık seçik olarak şunu söylemektedir: Biz, evrenin tanrısı olarak ancak insanı bulduk (Mâ Hüdây-ı âlem âdem yâftim).


XX. yüzyılın ikinci yarısında bile kolaylıkla söylenemeyen bu sözü XIV. Yüzyılda söyleyebilmek için harflerin, sayıların ardına gizlenmek gerekirdi elbet.
Mevlânâ Celâleddin (1207-1273), bir şiirinde şöyle demektedir: Bizim yolumuz şu güzelim dünyada yaşamak yoludur… Bir başka şiirinde de şöyle diyor: Körün ayağına bir engel takıldı, yaygıyı yayan iyi yaymamış dedi. Yaygıyı yayan da, a kör dedi, kimseye suç yükleme , sen tutacağın yolu görmüyorsun.


Mevlânâ’nın öğrencileri arasında Süryanos adında bir de Rum delikanlısı var. Çetrefil lakırdı etmesini beceremeyen, açık sözlü bir genç olacak ki , uluorta konuşmalarından ötürü yakalayıp kadı’nın önüne götürüyorlar. Kadı soruyor: Sen Mevlânâ’ya tanrı diyormuşsun, doğru mu?... Süryanos hep o açık sözlülükle: Yalan, diyor ben Mevlânâ’ya tanrı demedim, tanrıyı yaratandır dedim. Tanrı benim, ama bunu yıllardır bilmiyordum, bana tanrı olduğumu Mevlânâ öğretti…Süryanos’u iyice çıldırmış sanarak bırakıyorlar. O da gelip olup bitenleri Mevlânâ’ya anlatıyor. Mevlânâ: Kadı’ya deseydin ki, diyor, yazıklar olsun sana , eğer sen de tanrı olamadıysan.


Mevlânâ’ya göre bilgi, insanı öbür varlıklardan üstün kılar. Evrenin bütün varlıkları içinde bilgiye erişmiş olan tek varlık insandır. Her ne kadar evrendeki bütün varlıklar aynı varlığın belirtisiyseler de, insan bilgiyle hepsinin üstündedir. (Hançerlioğlu, 2008:151,152)


_______________________
"sanalmanik yazımlarının, yapılandırmacı/eleştirel ve empatik/eleştirel okuma süzgeçlerinden geç-mesini rica etmektedir"
-
Bilgi toplamak ve öğrenmek için çabalayan bir grup; bilindik ve antik yöntemlerle bilgi toplarken , bir yandan da viya tahtalarıyla deneme oturumları sürdürdüler ve umulmadık bir biçimde, aşağıdaki masalı derlerler.
-
İşte buna viya/tamyol ileri diyoruz
-
Türkçe Tanıtım
http://tr.cassiopaea.org/

Giriş
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7
sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.04.15, 22:55   #2
Düşünür
 sakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.572
Standart

'' Bir damla suyla tatmin olmak için uğraşacağına,kendini onun nehrine bırakmalısın.'' Bir ' Sır ' bilerek sakladığımızda neydi,Yazılmış olandandamı ilerdeydi ?


sakal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.05.17, 23:09   #3
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 3.278
Standart

sanalmanik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tasavvuf tarikatlarının büyük çoğunluğu, .. varlıkbirliği anlayışında birleşirler. Bu anlayış, tüm varolanların tanrının çeşitli belirimleri olduğu, daha açık bir deyişle her varlığın bizzat tanrı olduğu inancını dile getirir. İslam gizemciliğinde .. erişililen üçüncü ve son aşamadır. Bu en yetkin aşamada bütün varlıklar, görünüşteki ayrılıklarından sıyrılarak tek varlık içinde birleşir ve kaynaşırlar....

Bu aşamada gizemci, artık kendisinin -tek- varlığın insan biçimindeki belirtisi olduğunu bilmektedir.

İslam gizemciliğinin bu aşaması, Batı’nın kamutanrıcılığına (panteizm) benzer.Dinsel alanda inanca dönüşen bu spekülatif varsayıma göre her şey, tek şeydir. Ayrılıklar görünüştedir, öz birdir. Bir çeşit Hegelci tasarımla tanrının doğalaştığını ve sayısızca çeşitlendiğini, çeşitli varlıklar halinde meydana çıktığını ileri sürer. İslamsal varsayımda olduğu gibi bu bir yaratma değil, bir belirme, (tezahür etme, zahir olma, görünme)dir. Tanrı ot olarak görünür, böcek olarak görünür. Her şey tanrıdır.

Demek ki yaratan ve yaratılan (Halik ve mahlûk) yoktur, sadece tanrısal bir varlaşma vardır.

Tasavvuf düşünürlerinden Hallac-ı Mansur, bu düşüncenin açık seçiğini şu sözle ortaya attı: Ben Tanrıyım (Enelhak)…Hemen yakalayıp döve döve öldürdüler. Mansurûn sonu , kendinden sonra gelen tasavvuf düşünürlerine ders oldu. Mansur’un açık seçik sözü söylendi ama, öylesine anlaşılmaz biçimlerde söylendi ki, söyleyenler, öldürülmek şöyle dursun, sözlerini kimsecikler anlamadığından ötürü, tümen tümen hayranlık kazandılar.

(Hançerlioğlu, 2008:151,152)
Özetle sanırız, tasavvuf'un öğrettiği, öğreteceği sır bir tanrı olmayacağıydı. imiş...

Tasavvufun koca sırrı; ileri sırrı; tanrısızlık-tanrıtanımazlık ve doğavarlıklılık/tümvarlıklılık/doğatanrılılık ve daha ileri gidersek "ateizm" bile diyebiliriz, imiş

biraz okuma ve değerlendirme, felsefe ve gerçek araştırmasından sonra böyle görülüyor ve bunları az çok bilen anlayan kimsenin bu durumu yadsıyacağını sanmıyoruz

Başka herhangi bir şeyin sır olarak bile belirtilebilmesi ise anlamsız kalırdı sanırım bunun yanında

Her neyse denilebilecek bi çok şey var ancak;
Sanırım, doğal kavrama, felsefe okuma, doğal araştırma ve kendinden keşif, belki de eski bilimleri ve yazmaları takip, benzeri yordamlar ya da belki eski örgütlenmeler ve gnostik, gizemci ve ezoterik ve okültik ekol ve okulların ve toplulukların bilgisini aktarımı-alımı bilmiyoruz tasavvufta bu anlayış vardı. bu belirlenebiliyor.

Bu çağda ve devir de sanırız ki,
Bir filozof sanırım (toplumsal fayda göstererek ve gözeterek) din adamı/rahip bile olabilirdi ,gibi davranabilirdi, öyle anlıyoruz

bunun dışında Bektaşilik , ya da Alevi ışıkçılığı gibi özgün yapılar ve anlamlar da var.

---
tarih bir anlık koca bir kütle gibi;
---


_______________________
"sanalmanik yazımlarının, yapılandırmacı/eleştirel ve empatik/eleştirel okuma süzgeçlerinden geç-mesini rica etmektedir"
-
Bilgi toplamak ve öğrenmek için çabalayan bir grup; bilindik ve antik yöntemlerle bilgi toplarken , bir yandan da viya tahtalarıyla deneme oturumları sürdürdüler ve umulmadık bir biçimde, aşağıdaki masalı derlerler.
-
İşte buna viya/tamyol ileri diyoruz
-
Türkçe Tanıtım
http://tr.cassiopaea.org/

Giriş
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7
sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:16.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz