Sayfa 9/9 İlkİlk ... 789
83 sonuçtan 81 ile 83 arası

Konu: Yalnızlığın Hafifliği

  1. #81
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    “Yalnız doğduk ve ölüme de öyle gideceğiz.Tüm yapışık ilişkileri (arkadaşlık, evlilik, aile vb) yaşam süresince edinmekteyiz.Sosyalleşme (yapışma) türümüzün hayatta kalması için bir zorunluluk..Aslında yalnızlıkla ilgili tüm yakınmalarımz yalan.Yalnızlığımızı özlüyoruz deliler gibi..”glsezinrs yazdı

    ../.
    Yukarıdaki anlatımda biyolojik yalnızlığı esas aldığınızı görüyorum. “yapışık ilişkiler” olarak tanımladığınız sosyal eklemlenmelerin ise bunu ortadan kaldırdığını belirttikten sonra yalnızlığa duyulan özlemi dille getirişinizde ise biyolojik yalnızlıktan öte düşünsel yalnızlık ve yüklenimlerden kurtulma eğilimi taşıdığını söyleyebilirim.

    Sosyal dokuların hiç biri yalnızlığı ortadan kaldırmaz tam tersine sosyal dokular nedeniyledir yalnızlık anlam kazanır ve bunun bilincinde olma kişileşme ile orantılı hafiflik sağlar. Yakınılan yalnızlık gerçekte bir tür iletişim noksanlığı olup yalnızlığın kendisi değildir. Demek istediğim “sosyalleşem(yapışma)” olarak tanımladığınız ilişki kalıpları olmasaydı yalnızlık olmazdı. Başka bir alatımla sosyal ilişki kalıpları yalnızlığı kaldırmaz, tam tersine yaratırlar/doğururlar.
    Yalnızlığımızı bizlere bağışlayan tüm insanlara teşekkürler o zaman?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  2. #82
    Kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Ağustos 2011
    Yaş
    21
    Mesajlar
    61

    Standart

    Ey yalnızlık!

    Ey yurdum yalnızlık!



    O kadar uzun süre yabanıl yaşadım ki yaban ellerde,

    göz yaşları içinde sana dönmemek mümkün değil!



    Hadi tehdit et beni parmağınla,

    annelerin tehdit edişi gibi...

    hadi gülümse bana, annelerin gülümseyişi gibi...



    Hadi de ki ; '' Kimdi o, bir zamanlar fırtına gibi esip uzaklaşan benden?

    Kimdi ayrılırken şöyle seslenen : 'Uzun süre oturdum yalnızlıkta, unuttum susmayı !'

    Bunu iyice öğrendin mi şimdi ?



    ''Ey Zerdüşt, herşeyi biliyorum;

    çoğunluğun içinde bir başına, benim yanımda olduğundan daha terk edilmiş olduğunu da !



    Terk edilmişlik başkadır, yalnızlık başka: Bunu öğrendin şimdi sen!

    Ve insanların arasında her zaman yabanıl ve yabancı olacağını da:



    Yabanıl ve yabancı olcaksın, seni sevseler bile;

    çünkü her şeyden önce esirgenmek isterler!



    Ama burada, yurdunda ve evindesin;

    burada her şeyi söyleyebilir ve bütün sebepleri döküp sayabilirsin,

    hiç bir şey gizli, inatçı duygulardan utanmaz burada.



    Burada her şey sevgiyle yaklaşır konuşmana ve şımartır seni;

    çünkü senin sırtında at koşturmak isterler.



    Her türlü benzetmenin sırtında koşturursun burada, her türlü hakikate.

    Dosdoğru ve dobra dobra konuşabilirsin burada her şeyle;

    ve sahiden, nasıl da övgü gibi gelir kulaklarına birinin her yönüyle doğru konuşması!



    Oysa terk edilmiş olmak başka bir şeydir.



    Hatırlıyor musun ey Zerdüşt ?

    'Hayvanlarım yol göstersin bana'

    insanların arasında, daha tehlikede olduğumu gördüm, hayvanların arasında olduğumdan,' dediğinde.

    -İşte buydu terkedilmişlik!



    ..en sessiz saatin bekleyişini ve suskunluğunu bir ıstıraba dönüştürdüğünde ve alçak gönüllü cesaretini kırdığında: İşte buydu terk edilmişlik!''



    Ey yalnızlık !

    Ey yurdum yalnızlık!

    Nasılda mutlu ve narin konuşuyor sesin benimle !



    Birbirimizi sorgulamayız, birbirimize yakınmayız,

    birbirimize açığız ve birlikte geçeriz açık kapılardan.



    Burada varlığın tüm sözleri ve sözcük kutuları açılıyor bana;

    varlığın tümü sözcüğe dönüşmek ister burada,

    tüm oluş burada benden konuşmayı öğrenmek ister.



    Ama aşağıda -orada her türlü konuşma boşuna !

    Orada unutmak ve önünden geçip gitmektir en iyi bilgelik: Bunu öğrendim şimdi!



    İnsandaki her şeyi kavramak isteyen, her şeye dokunmak zorundadır.

    Ama bunun için fazlasıyla temiz ellerim.



    Esirgemek ve acımaktı her zaman en büyük tehlike bana; ve her türlü insani varlık da esirgenmek ve acınmak ister.



    Böyle Buyurdu Zerdüşt / Yurda Dönüş
    Sana da veda ederken şunu öğreteyim, deli:
    - Artık sevmediğin yerin önünden -geçip gitmeli!-
    Zerdüşt delinin ve şehrin önünden geçti....ve gitti...

  3. #83
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    sayın glsezinrs,

    iyi, kötü doğru ya da yanlışı ile birlikte tüm insanlar, öncekiler ve gelecek olanlar tümünün kişinin oluşmasındaki etkilerini birlikte değerlendirdiğimizde evet haklısınız ve fakat bir adım daha atarak söyleyeyim, insanlaşmamızı sağladıkları için hepsine teşekkür etmeliyiz.

    ../.
    sayın Kartal,
    Zerdüşt'den güzel/anlamlı bir alıntı yapmışsınız, teşekkürümdür. Sizin için Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabın Mutluluk Adalarında adlı başlığına düştüğüm küçük bir notumu aktarıyorum;

    Yeni deniz kabukları
    kabukları yeni deniz
    denizin kabukları yeni
    her doğan gün gibi...

    saygı ile
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

Sayfa 9/9 İlkİlk ... 789

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0