2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Mutluluk umudu...

  1. #1
    mavi su - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2011
    Yer
    bodrum
    Mesajlar
    18

    Standart Mutluluk umudu...

    İbrahim, Yaşar Bey işten ayrılmış haberin var mı?

    -Sahi mi? Neden Acaba? O ayrıldıysa biz de sallantıdayız demektir...

    -Yok, ailevi sorunlar nedeniyle ayrılmış. Yerine genç bir kadın
    başlayacakmış.

    İçini bir yorgunluk dalgası sardı. Olan hep buydu. Biri gidiyor, diğeri geliyordu. Dedelerimizin bir iş yerinde ölene kadar çalıştıkları dönemler çoktan sona ermişti. O sadakatle kendini adadığın kapı gibi sağlam işyerleri yoktu artık. Emekli olurken hediye edilen saatler, 60 ıncı yıl plaketleri, bunların hiçbiri kalmamıştı. İki yıl içinde üçüncü kez yeni biri geliyordu işte, iş yerinde ne kadarlık bir zaman parçasına tutunabilecekse artık.

    İşe yeni alınan genç kadın, Hülya Hanım. Adı buydu. Kısa bir tanıştırma anı. Elini tam yerinde bir kararlılıkla kavramıştı, ne bir saniye uzun, ne bir saniye kısa bir tutuştu bu. Simsiyah saçlarını, tepesinde toplamıştı, solgun bir teni vardı. Gülümserken dudağının sol tarafı aşağıya doğru hafifçe çekiliyordu, belli edilmemiş bir gerginliğin işareti miydi, yoksa kas yapısı mı buna neden oluyordu, anlayamamıştı henüz.
    Kadın diğerleriyle tanışmak için arkasını döndüğünde, kolsuz bluzunundan, kolunun omuzuyla birleştiği kıvrım yerine takılmıştı gözü. Biraz etli düz bir çizgi. O düz çizgiyi zoomlayıp, bir fotoğraf karesi alsa göğüs çizgisi mi, bacağın kıvrım çizgisi mi, ayırd edilemezdi kolayca. Ensesinde, kıvrık kısa tüylerin arasında kahverengi bir leke vardı. Küçücük inci küpelerinin, kulak memesinin arkasından görülen kocaman çivili, hantal kilidini görünce şaşırdı.

    Onunla zamanla dost olacaklarını biliyordu. Kızlar kendilerini her zaman yakın hissetmişti ona. Bu konuda zorlanmamıştı hiç. Akşamları fazla mesaiye kalacaklar, öğle yemeklerini beraber yiyecekler, bir kaç arkadaş iş çıkışında sinemaya gidecekler, sonra bir gün, bir hafta sonu yalnız ikisi bir sergi açılışına gitmeye karar vereceklerdi.

    Sonunda bütün o zaruri konuşmaları aşacaklar, gereksiz nezaket kurallarını yavaş yavaş bir kenara bırakacaklardı. Bir kız arkadaşına anlatabildiği her şeyi ona da anlatabildiğinde, değerli bir birliktelikleri olmaya başlayacaktı.

    Sonra ilk hayal kırıklıklarını yaşayacaklardı. Öyle kızacaklardı ki birbirlerine, kendilerini ifade etmeye, kullandıkları dil yetmeyecekti. Kendi dillerinin sınırlarını aşamadıkları için içlerinde kabarıp duran bir sürü duyguyu dışa vuramıyacaklardı. Yine de hiç te söylemek istemedikleri bambaşka sözcükler dökülecekti ağzılarından. Sağda solda dolaşıp birbirleriyle ilgili ne varsa nefretlerini açıp yayacaklardı üzerlerine. Yürekler acısı pişmanlıklar yaşayacaklardı söyledikleri için. Taşlaşmış iki kişi gibi oturacaklardı sofraya, günlerce masanın bir ucundan öbür ucuna gerilmiş bir yay gibi karşılıklı duracaklardı. Sonra biri diğerine sıradan bir soru soracak, öteki de usulca cevap verecekti. Yaylar gevşeyecek, barışacaklardı. Sevgilerinin nefrete, nefretlerinin yeniden aşka dönüşmesine şaşırıp kalacaklardı. Daha kimbilir kaç kez birbirlerini yeniden sevmeyi öğreneceklerdi. Onun dokunulmazlık alanına girmeyecek, onu sahiplenmeyecekti. O da, her dışarı çıkışında nereye gidiyorsun diye sormayacaktı. İşte o zaman ondan hiçbir zaman ayrılmak istemeyeceğini kavrayacaktı.

    - Hışt! İbrahim, nasıl buldun Hülya Hanımı?

    - Bilmem ki dedim.

    Oysa biliyordum. İçimizdeki mutlu olma yeteneğine bağlıydı biricik umudumuz.

  2. #2
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Çok yalın ama düşündürücü bir öykü..Hemen İbrahim Bey üzerine farklı betimlemeler üretiverdim.Ellerinize sağlık..
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

Members who have read this thread : 7

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0