3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Paranormal Aktivite

  1. #1
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.538

    Standart Paranormal Aktivite

    7 Soruda "Paranormal Aktivite'"

    Yeni bağımsız korku filmi, izleyicileri çığlık çığlığa bırakıyor. Hollywood'un ağzı sulanıyor. Bu film, bir adamın dijital fotoğraf makinesinden büyük ekrana nasıl geçti dersiniz?
    Ramin Setoodeh






    Garip bir güç tarafından takip edilen Kaliforniyalı bir çifti anlatan düşük bütçeli bir korku filmi: "Paranormal Aktivite". Ve "Blair Cadısı"ndan beri Hollywood'un en büyük başarı hikâyesi. Filmi, yönetmenlik deneyimi olmayan bir video oyunu programcısı Oren Peli 15 bin dolar bütçeyle San Diego'daki evinde yedi günde çekti. Paranormal Aktivite film festivallerinde ödülleri almaya başladığında DreamWorks'ten bir yönetici, filmi Steven Spielberg'e gösterdi. Filmi satın alan Spielberg de daha sonra da Paramount'a teslim etti. 16 Ekim'de Amerika'da 760 salonda gösterime giren film salı günü itibariyle 36.9 milyon dolar hasılat yaptı. Bunda Twitter ve internetin atak pazarlama kampanyalarının etkisi büyük.
    Bütün bunlar cesaret verici, çünkü Hollywood'un kapılarını hepimize açıyor. Nasıl reality şovlar sayesinde şimdilerde herkes meşhur olabiliyorsa dijital teknoloji sayesinde de artık herkes film yapabilirmiş gibi görünüyor. Peli'nin hikâyesi alışılmışın dışında olabilir fakat filmin konusu gayet bildik. Film, geceleri kötü ruh tarafından ziyaret edildiğine inanan Katie (Katie Featherston) adlı bir kadınla ilgili. Erkek arkadaşı Micah (Micah Sloat) uyurlarken evi kayıt etmesi için bir kamera satın alıyor. Ve böylece tüm film titrek bir amatör video görüntüsüyle akıyor. Peli, Newsweek'ten Ramin Setoodeh'ye 'Paranormal Aktivite'yi nasıl çektiğine dair sırlarını anlattı.

    - Setoodeh: Film çekme fikri aklına nereden geldi?
    Peli: İlk fikrin evinde duyduğu tuhaf seslerden sonra geldiğini söylüyor. "Aslında doğaüstü bir durum yoktu" diyor. "Fakat bu sayede kafama 'Biz uyurken neler oluyor' sorusu takıldı. Film izlemeyi her zaman sevmişimdir. Blair Cadısı gibi filmler, bir kameram, azıcık da bütçem olursa bir şeyler yapabileceğini göstermişti."

    - 15 bin dolarlık bütçeyi neye harcadı?
    "Çoğu ekipmana gitti" diyor. Kamera, teypler, piller ve bilgisayarda kurgu programı... "Bütçenin yarısından fazlası bunlara gitti."

    - Filmi neden evinde çekti?
    "Neden olmasın? Çok daha kolay görünüyor" diyor. Hatta bu durum ona evde bazı yenilemeler yapma fırsatı da verdi. "Kamerayı aldığımda etrafta deneme kayıtları yapmaya başladım ve bunlar pek de sinematik durmadı" diyor. "Evde bazı değişiklikler yaptım, yerlere parke döşettim, evi boyadım ve daha iyi bir görüntü elde etmek için biraz mobilya ekledim."

    - Filmi nasıl kurguladı?
    Peli, kurgu yapmayı internette kendi kendine öğrendiğini söylüyor. "Filmi çekmeden bir sene boyunca kendi kendime CGI ve audio mix çalıştım" diyor. "Yeteneklerimi ve kapasitemi bilmem gerekiyordu. Neyi yapabilirim ve neyi yapamam, filmi buna göre planlamalıydım. Sonra bir kurgu programı aldım ve denemelere başladım."

    - Filmin sonu neden değişti?
    Orijinal versiyonda Katie kötü ruhlar tarafından ele geçirildikten sonra polis eve dalıp onu vuruyordu. "O sahne daha yavaştı" diyor. "Dokunaklı bir tarafı yoktu. İyiydi, ama mükemmel değildi." Filmin seyircilere çığlık attıran ve koltuklarına yapıştıran şimdiki sonunu Spielberg önerdi.

    - Blair Cadısı'na benzemesinden endişe duyuyor mu?
    Kimse yıllardır Blair Cadısı'nın yönetmenleri Daniel Myrick ve Eduardo Sanchez'den haber almıyor ve bunun sebebi ormanda kaybolmaları değil. "Filmi beğenmeyecek insanlar daima çıkar. Reklam furyaları olsa da olmasa da" diyor Peli. "Birçok insan hâlâ blogunda ve Twitter profilinde yazıyor: Reklam furyalarına inanın."

    - İşini bırakmayı düşünüyor mu?
    Kısaca, evet. Peli artık bir yönetmen; ayrıca bir Paramount temsilcisi, bir sonraki projesi üzerinde çalıştığını söyledi. Ama önemli bir Hollywood dersi aldı: Bazen saklaman gereken bir şey olmasa bile her şeyi sır olarak saklarsan daha çok ilgi çekersin. "Gelecek projem hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim" diyor. Ne zaman çıkacak? "Bilmiyorum." Spielberg de olacak mı? "Yorum yok."
    sayı: 54

    Newsweeek
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  2. #2
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Çok söz edilen filmlerden doğrusu çok merak ediyorum izleyeniniz varmı?
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.538

    Standart

    Aksiyom, ben izledim. Türkçe alt yazılı ama. Daha düblajı yapılmamış.Arkadaşımla film almaya gittiğimizde oradaki beyler, korku gerilim isteyince bunu söylediler. Bayağı tırsmışlar belli:eek: "Artık yalnız uyumuyorum.Ben yanımda da yusuf yusuf var" diye de biri espiri yapmıştı Seni bilemem ama bana böyle filimler sökmüyor:p Pek cesurum:p
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0