Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Üyelere Özel > Serbest Kürsü

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree4Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11.05.2018, 21:07   #11
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@true blue

Bu başlığı açtığınız ve eklediğiniz videolar için teşekkür ederim, elimden geldiğince ara ara katkı sunmaya çalışacağım fakat bu sıralar biraz yoğunum.
Her insanın idrak seviyesi aynı olmadığı için arada duyulan çatal seslere kulak asmamak gerekiyor. Bruno'nun çok sevdiğim bir sözü vardır;


"Bilgisizliğin azgınlığına karşı savaştım. İnanın ki dünya nimetleri ya da öz saygı için bu acıya katlanmıyorum, yaşamı ben de çok seviyorum; fakat inançlarım bunun üstündedir."
Giordano Bruno
Rica ederim


_______________________
https://resmim.net/f/LdIIWK.jpg

Türk milleti!Zenginliğin ve endişenin olmadığı Ötüken Ormanları'nda kalırsan ebedi devletini muhafaza edersin...
Sana söyleyeceğim herşeyi ebedi taş üzerine yazdım.Ötüken Ormanı'ndan ayrılmayın! (Bilge Kağan)
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.05.2018, 12:05   #12
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

Bu şema beni çok düşündürüyor, gerçekten ilginç:



_______________________
https://resmim.net/f/LdIIWK.jpg

Türk milleti!Zenginliğin ve endişenin olmadığı Ötüken Ormanları'nda kalırsan ebedi devletini muhafaza edersin...
Sana söyleyeceğim herşeyi ebedi taş üzerine yazdım.Ötüken Ormanı'ndan ayrılmayın! (Bilge Kağan)
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.05.2018, 20:05   #13
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.102
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu şema beni çok düşündürüyor, gerçekten ilginç:
Maya Takvimi 21.12.2012'de bittiği zaman yine her zamanki gibi yanlış yorumlanmıştı.
Mayalar zamanların sonu derken, Dünya'nın astrolojik olarak 2000 yıllık Kova Burcu periyoduna girdiğini anlatmaya çalışmışlardı. Kova Burcu, bilgiyi temsil eder yani o tabloda gördüğünüz kıyamet çağı başladı ve tufan ile bu devre kapanacak.
Tabloda görülen 6. nesil Dünya'ya gelecek fakat yine 5. nesilden tekamülde ileri olup kalanlar da olacak.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.05.2018, 17:25   #14
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Maya Takvimi 21.12.2012'de bittiği zaman yine her zamanki gibi yanlış yorumlanmıştı.
Mayalar zamanların sonu derken, Dünya'nın astrolojik olarak 2000 yıllık Kova Burcu periyoduna girdiğini anlatmaya çalışmışlardı. Kova Burcu, bilgiyi temsil eder yani o tabloda gördüğünüz kıyamet çağı başladı ve tufan ile bu devre kapanacak.
Tabloda görülen 6. nesil Dünya'ya gelecek fakat yine 5. nesilden tekamülde ileri olup kalanlar da olacak.
@Lefty hocam, Tekamülde ileri olanlar, 6. nesil olarak Dünya'ya geldiklerinde farklı ana ve babadan doğuyorlar değil mi?

Ezoterik şemalara göre "Yaşananılan altın çağlar" da; gökdelen, televizyon ve internet gibi teknolojik unsurların olduğu her yönden gelişmiş toplumlar mı yaşıyor, yoksa kısaca kılıç ve yay ile anabileceğimiz daha basit toplumlar mı yaşıyor?

Yanlış hatırlamıyorsam ruhsal tekamül yolculuğuna cennette iken kendi istekleri ile devam etmek isteyenler devam edecek değil mi?

Kıyametten sonraki "sembolik dini eğtim sistemi"nin bitişinden kast edilen nedir? Bir dini eğitim dönemi olduğuna göre kıyametten sonra da insanlık devam edecek diyebilir miyiz?


_______________________
https://resmim.net/f/LdIIWK.jpg

Türk milleti!Zenginliğin ve endişenin olmadığı Ötüken Ormanları'nda kalırsan ebedi devletini muhafaza edersin...
Sana söyleyeceğim herşeyi ebedi taş üzerine yazdım.Ötüken Ormanı'ndan ayrılmayın! (Bilge Kağan)
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.05.2018, 17:50   #15
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.102
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@Lefty hocam, Tekamülde ileri olanlar, 6. nesil olarak Dünya'ya geldiklerinde farklı ana ve babadan doğuyorlar değil mi?

Ezoterik şemalara göre "Yaşananılan altın çağlar" da; gökdelen, televizyon ve internet gibi teknolojik unsurların olduğu her yönden gelişmiş toplumlar mı yaşıyor, yoksa kısaca kılıç ve yay ile anabileceğimiz daha basit toplumlar mı yaşıyor?

Yanlış hatırlamıyorsam ruhsal tekamül yolculuğuna cennette iken kendi istekleri ile devam etmek isteyenler devam edecek değil mi?

Kıyametten sonraki "sembolik dini eğtim sistemi"nin bitişinden kast edilen nedir? Bir dini eğitim dönemi olduğuna göre kıyametten sonra da insanlık devam edecek diyebilir miyiz?
Tabloya göre kayıtlarda geçen ifadeleri aktarmaya çalışayım:
Tufan sonrası yıkım olacağı için yeni bir başlangıç yapılacak fakat beden yapısı olarak Altın Çağ'a uyumlu daha gelişmiş insanlar Dünya'ya geleceği için teknoloji yaratma konusunda sıkıntı yaşamayacaklar. İdrak ve bilinç seviyeleri bizden çok ileri olacak. Cennette bulunup gelmek isteyenler de dediğiniz gibi gelecekler ve bizim aramızdan da sadece o döneme ayak uydurabilecek kapasitede olanlar yani ileri tekamül düzeyindekiler geçiş yapabilecek. Yeni nesil bedenleri tıpkı bizim neslimizin Adem-Havvası gibi yönetici varlıklar tarafından özel üretilecek.

Fatiha Suresi'nde geçen "Din Günü" ile dinler devri son bulacak çünkü yeni nesil insanlık daha ileri bir bilinç düzeyine sahip olacağı için, iyi ve kötü arasındaki farkı çok iyi bilecekler ve 7. nesil ile Altın Çağ en üst düzeye ulaşacak ve 26.000 yıllık "Büyük Yıl" yani "Ana Devre" son bulacak.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.05.2018, 18:38   #16
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tabloya göre kayıtlarda geçen ifadeleri aktarmaya çalışayım:
Tufan sonrası yıkım olacağı için yeni bir başlangıç yapılacak fakat beden yapısı olarak Altın Çağ'a uyumlu daha gelişmiş insanlar Dünya'ya geleceği için teknoloji yaratma konusunda sıkıntı yaşamayacaklar. İdrak ve bilinç seviyeleri bizden çok ileri olacak. Cennette bulunup gelmek isteyenler de dediğiniz gibi gelecekler ve bizim aramızdan da sadece o döneme ayak uydurabilecek kapasitede olanlar yani ileri tekamül düzeyindekiler geçiş yapabilecek. Yeni nesil bedenleri tıpkı bizim neslimizin Adem-Havvası gibi yönetici varlıklar tarafından özel üretilecek.

Fatiha Suresi'nde geçen "Din Günü" ile dinler devri son bulacak çünkü yeni nesil insanlık daha ileri bir bilinç düzeyine sahip olacağı için, iyi ve kötü arasındaki farkı çok iyi bilecekler ve 7. nesil ile Altın Çağ en üst düzeye ulaşacak ve 26.000 yıllık "Büyük Yıl" yani "Ana Devre" son bulacak.
Yönetici varlıklar, Evliyalardan daha mı kıdemli ya da büyük oluyor; yönetici varlıklar daha önceden insan mıydı?


_______________________
https://resmim.net/f/LdIIWK.jpg

Türk milleti!Zenginliğin ve endişenin olmadığı Ötüken Ormanları'nda kalırsan ebedi devletini muhafaza edersin...
Sana söyleyeceğim herşeyi ebedi taş üzerine yazdım.Ötüken Ormanı'ndan ayrılmayın! (Bilge Kağan)
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.05.2018, 22:30   #17
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.102
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yönetici varlıklar, Evliyalardan daha mı kıdemli ya da büyük oluyor; yönetici varlıklar daha önceden insan mıydı?
Yönetici varlıkların da bir hiyerarşisi var fakat bizim düşündüğümüz manada değil yani alt-üst diye bir durum yok, hepsi birlik içinde çalışıyorlar. (Rabbin Orduları)

Evliyalar, Dünya yaşamında görevli varlıklardır.
Dünya'nın Rabbi yani Dünya'dan sorumlu yönetici varlığın kontrolünde olan diğer yönetici varlıklar, yeni kurulacak yaşamı tanzim ederler. Dünya'nın Rabbi ile "Bir" aynı anlama gelmez.

Tabloda gördüğünüz tanrısallaşmış ruhlar, Dünya yaşamında tekamül edip yönetici varlık olmaya hak kazanmış ruhsal varlıklardır. Bu hakkı kazandıktan sonra başka boyutlarda bütünün hayrı için çalışmaya devam ederler ve bir daha kötülük nedir bilmezler. Yönetici varlıkların hepsi insan bedeni kullanmaz ve bazıları hiç Dünya'ya gelmezler, üst boyutlarda kalırlar.

Yeni kurulacak yaşamda yani 26.000 yıllık yeni devirde de başka alt boyutlarda tekamül eden ruhsal varlıklar, Dünya okuluna gelir çünkü en gelişmiş tekamül okulu Dünya'dır.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.06.2018, 21:04   #18
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.102
Standart Nuh’un Gemisi

Yıllar önce hazırlanan rapora rağmen ne yazık ki bazı bilim çevrelerinin taraflı bakış açısı ve teknolojik yetersizlikler sebebi ile çalışmalar yürütülememiş. Günümüzde bu taraflılık ne yazık ki devam ettiği için birçok benzeri araştırma yarıda kalıyor ya da araştıran akademisyenler alaya alınıyor. Tüm yıldırma çabalarına rağmen dilerim en kısa sürede sonuçlanır.

Nuh’un Gemisi efsanesinde çarpıcı bir rapor ortaya çıktı.

Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi sınırları içinde Telçeker Köyü yakınlarında olduğu belirtilen Nuh’un Gemisi’yle ilgili yapılan çalışmalarda ismi öne çıkan bilim insanı Doç. Dr. Salih Bayraktutan, Yüzbaşı İlhan Durupınar’ın keşfettiği iz üzerinde 30 yıldır ‘efsane’nin izini sürüyor. Nuh’un Gemisi üzerine kapsamlı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Salih Bayraktutan, 1980’lerde yaptığı araştırmanın raporuna şu satırları yazmıştı: “Evet bu bir gemi oluşumu izidir. Gövdeyi gördük ve ‘Bir an önce bölgede arkeolojik çalışmalar başlatılmalı’ sonucuna vardık.”

Telçeker Köyü’nde 1985 yılında ilk araştırmayı gerçekleştiren Doç. Dr. Salih Bayraktutan’dı. 1972 yılında ODTÜ Jeoloji Bölümü’nden mezun olan Bayraktutan 1983 yılında ODTܒde doktorasını yapıyordu. OHAL yıllarına denk gelen bu dönemde Ankara 3. Ordu Komutanlığı’nın üniversite rektörlüğüyle yaptığı görüşme sonucunda teknik personel olarak Nuh’un Gemisi kalıntısına bakmak üzere görevlendirildi.

Bayraktutan, bu gizemli kalıntının hayatına nasıl girdiğini şu sözlerle anlattı: “Beni olay yerine götürdüler. 12-13 Amerikalı vardı. Aralarında din adamı ve doktor da vardı. Birtakım bantlar, şeritler kullanarak izinsiz çalışma yapmışlar. Numune almışlar. Burası İran sınırına birkaç kilometre uzaklıkta olduğu için yaptıkları çalışmalara izin verilmedi. Sınır dışı edildiler.”

‘ÇALIŞMALARIN SONUNU GETİREMEDİK’

Bu olayın üzerine California Üniversitesi Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’ndan John Baumgardner ve Salih Bayraktutan kurdukları ekiple kapsamlı bir çalışma başlattı. Bayraktutan, 80’li yıllardaki yoğun araştırma sürecini, “Üç gün çalıştım. Yapılan araştırmanın 1/20 oranında plan çizelgesini çıkardım. Bir jeofizik projesi yaptık. Raporumuzu yazdık. ‘Evet bu bir gemi oluşumu izidir. Gövdeyi gördük ve bir an önce bölgede arkeolojik çalışmalar başlatılmalı’ sonucuna vardık. Başka çalışmalar da yaptık ama sonunu getiremedik. 1987’de 4 tane sondaj yaptırdım, o zaman bizim istediğimiz teknoloji yoktu” sözleriyle anlatıyor.

‘İKİ KATLI BİR YAPI OLDUĞUNU BİLİYORUZ’

Bilim dünyasını ikiye ayıran keşif hakkında Bayraktutan şöyle konuştu: “Yeraltı radar görüntülerini aldığımızda konu aydınlanacak. Şu anda bu, yüzde yüz Nuh’un Gemisi’dir diyemeyiz ama yıllar önce açıkladığımız raporda söylediklerimizin arkasındayız. Bunun insan eliyle yapılmış, gemi şeklinde, içinde iki katı olan bir yapı olduğunu biliyoruz.” Bayraktutan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum üniversitelerinin ortak yürüteceği bir projeyle tekrar yeraltı radar taramaları yapılacağını ifade etti.

80’li yılların sonunda yapılan araştırmaların bilim adamları ve dönemin bazı yetkilileri tarafından desteklenmediği için yol alınamadığını düşünen Bayraktutan, “Bilim dünyası, içinde inanç meselesi olduğu için kesinlikle desteklemedi. Ben yanaştım ama çok tenkit edildim. Bakanlık müsteşarları ünlü ören yerlerini sayarak, ‘Buraya bekçi tayin edemiyoruz, Allah’ın dağına nasıl edelim’ dedi. Ama dönemin valisi ve başbakanlık dışişleri yetkilileri çok ilgilendi” sözleriyle yeni yapılacak araştırmalarda bilim dünyasının desteğini beklediklerini ifade etti.

‘ARKEOLOJİK ÇALIŞMAYA UYGUN DEĞİL’

Bayraktutan şöyle devam etti: “Burada arkeolojik çalışma yapmak uygun değil. Kazı izni verilmesi yanlış olur. İyi yapılmayan arkeolojik kazı burayı tamamen tahrip eder. Yıllar içinde yapılan kaçak kazılar ve numune arayışı nedeniyle kalıntı tahribata uğruyor; kenarlarından dökülüyor. İlk zamanlar ölçüleri 155-160 metreydi. Genişliği 50 metre civarındaydı, derinliği ise tahminen 13 metreydi. Ama şimdi daha küçük.”

‘NUH’UN ŞEHRİ: AĞRI

Geçen yıl göreve gelen Ağrı Valisi Süleyman Elban, Nuh’un Gemisi olduğu iddia edilen kalıntılar hakkında, “Bilim dünyasında aksine bir tez yayınlanmadığı sürece biz bilimsel olarak buna inanmaktayız” görüşünde. Vali Elban, işin turizm kısmına yoğunlaştıklarının altını çizerek, şunları söylüyor: “Turizm ve kalkınma açısından da çok önemli bir gelişme. Bunu değerlendirmeliyiz. Şehir merkezinde Nuh’un Gemisi Müzesi yapmaya başladık. Uluslararası düzeyde, Nuh Peygamber’le ilgili kitapların, objelerin, fotoğrafların tamamının yer alacağı bir müze olacak. Bir hediyelik eşya dükkânı yapılabilir. 2019 sonbaharında büyük kısmı bitmiş olur. Havalimanına inildiği anda büyük bir Nuh’un gemisi maketi ziyaretçileri karşılayacak. Geçmişte Walt Disney’den gelen teklif gibi bugün teklif gelse memnuniyetle değerlendiririz. Ağrı’nın Nuh’un şehri olduğunu göstermek istiyoruz. Burayı geliştirmek için elimizden geleni yapacağız.”

MÖ 3300-3500 yılları arasında büyük tufan sonrası Nuh Peygamber’in gemisinin oturduğu iddia edilen Ağrı Doğubayazıt’a bağlı Telçeker Köyü’ndeki bölge

‘KALKINMAMIZ İÇİN İYİ OLUR’

Ağrı nüfusunun yarısı şark görevini yapan memurlardan oluşuyor. Merkezde bir sinema, birkaç kebapçı ve tek tük kafeler var. Sosyal hayat oldukça sınırlı. İran’a komşu olan Doğubayazıt’ta ise hayat daha hareketli.

‘NUH ’UN GEMİSİ ÇIKARSA GÜZEL OLUR’

Yan yana dükkânların olduğu, her tezgâhta sınır ötesinden gelen çeşit çeşit çayların, taze hurmaların bulunduğu Büyük Pasaj, yerli halkla etkileşime geçmek için en uygun yer. Burada yediden yetmişe konuştuğumuz herkes Telçeker’deki izi gidip görmemiş olsa da ‘efsane’den haberdar. Genel kanı ise “Varsa çok iyi olur, daha çok turist gelir” şeklinde. Büyük Pasaj’da parfümeri dükkânı işleten Veysel Çakan, “Çocukluğumuzdan beri burada öyle bir şey olduğunu söylüyorlar ama kimse kanıtlayamadı. Ben gördüm, benziyor gerçekten ama Nuh’un Gemisi mi değil mi bilemiyoruz tabii. Öyle çıkarsa güzel olur, işlerimize de faydası olur” dedi. Kozmetik ürünleri satan Kenan İsmiloğulları ise “Nuh’un Gemisi’yle ilgili buraya birçok araştırmacı, gazeteci geliyor yıllardır. Sonra gidiyorlar. Biz de bilmiyoruz ne olduğunu. Doğubayazıt’ın kalkınması için iyi olabilir” sözleriyle Çakan’a katılıyor.

‘CUDİ, YÜKSEK YER VE BEREKETLİ TOPRAKTIR’

Nuh’un Gemisi kitabının yazarlarından Ağrı Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Erkan Kösedağ, “Biz Nuh’un Gemisi’nin Telçeker’de olduğunu söylüyoruz. Cudi’nin çevresi araştırıldı ve öyle bir kalıntı olmadığı anlaşıldı. Cudi, aynı zamanda ‘yüksekçe bir yer ve bereketli topraklar’ anlamına geliyor. Bütün kutsal kitaplarda yer alan Nuh’un Gemisi’nin burada olması tabii ki bize hem gurur verir hem de turizm açısından oldukça önemli” dedi.

DİNİ KAYNAKLAR NE DİYOR?

MÖ 3300-3500 yılları arasında yaşandığı tahmin edilen Nuh Tufanı Tevrat, İncil ve Kuran-ı Kerim’de farklı anekdotlarla anlatılıyor. 190 yıldır devam eden bilimsel ve bağımsız araştırmalarda kaynak olarak kullanılan dini kitaplar, tufanı şu şekilde anlatıyor:

KURAN-I KERİM (HUD SURESİ)

“Nuh’a şöyle vahyolundu: Toplumundan, daha önce inanmış olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecektir. Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma. Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap. Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır. Yükle içine her birinden ikişer çift ve aleyhinde hüküm verilen hariç olmak üzere aileni, bir de iman etmiş olanları. Ama Nuh’la birlikte çok az bir kısmı iman etmişti. Ve denildi: Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut. Ve su çekildi. İş bitirilmişti. Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!”

TEVRAT (YARATILIŞ)

“Kendine gofer ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap. Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak. Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap. Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek. Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın, gelinlerinle birlikte gemiye bin. Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al. Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler. Yanına hem kendin hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ileride yemek üzere depola. Nuh 600 yaşındayken, o yılın ikinci ayının on yedinci günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin kapakları açıldı. Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı. Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat Dağı’na oturdu.”

İNCİL (YARATILIŞ)

“Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı. Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu. Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı. Kuzgunu dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu. Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi. Güvercin konacak bir yer bulamadı, çünkü her yer suyla kaplıydı. Gemiye, Nuh’un yanına döndü. Nuh uzanıp güvercini tuttu ve gemiye, yanına aldı. 17 gün daha bekledi, sonra güvercini yine dışarı saldı. Güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin yaprağıyla akşamleyin geri döndü. O zaman Nuh suların yeryüzünden çekilmiş olduğunu anladı. Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi. Bu kez güvercin geri dönmedi. Nuh 601 yaşındayken, birinci ayın birinde yeryüzündeki sular kurudu.

Son dakika! Nuh’un Gemisi efsanesinde çarpıcı rapor! Dini kaynaklar ne diyor?



_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.06.2018, 23:22   #19
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.102
Standart

Meksika'nın Yucatan bölgesinde yaşamış olan Toltekler, "Tula" adı verilen başkentlerinde yaptıkları tapınaklarda, inandıkları "Güneş Dini" gereği insan kurban ederlerdi. Hitler'in bağlı bulunduğu Tule örgütü, ismini Aztek ve Toltekler için kutsal olan bu şehirden almıştır ve yaptığı soykırım satanik bir ritüeldir.
İnsan kurban etmenin yeni yolu; katliam ve savaşlardır. IŞİD de Tule'ye bağlı satanik bir örgüttür.

Dünya'nın kaderini belirleyen bazı şer güçler var ve ne kadar çok kan dökülürse o kadar güçleniyorlar. Bu işi yaparken de insanları kandırıp, asıl amaçlarını gizliyorlar.

Mayalar çok şey biliyor aslında ve doğru düzgün araştırma yapılmasına yine bu tip örgütler engel oluyor.

Nuh'un Gemisi şayet bulunabilirse çok farklı şeyler de açıklığa kavuşacaktır. Mu ve Atlantis kıtalarının yeri de daha kolay tespit edilebilir; çünkü tahminimce o gemiden bazı yazıtlar çıkacak ve araştırmalara ışık tutacaktır.



Meksika Palenque Mezar Kapağı





_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2018, 15:09   #20
 albertinkaranfili - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2018
Nereden:
Mesajlar: 39
Standart

Sn.Lefty Amerika kıtasında,orta aysada ve mısırda bulunan piramidlerin sırrı nedir acaba...


_______________________
Bir çiçek ol sevginin bahçesinde
albertinkaranfili isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
atlantis, film, hakkinda, iki, kitalari


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:34.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz