Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Serbest Kürsü

User Tag List

Like Tree3Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.05.18, 19:50   #1
Felsefe Aşığı
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart Topluma Kazndırılamayacak Düzeyde Engelli ve Bunak Canlılar

Zihnimin derinliklerinden çıkardığım taptaze düşüncelerle yine buradayım.

Bu yazıma başlamamı sağlayan şey kendime sorduğum "İnsanlığın kendini geliştirme isteği duygularının önüne geçebil mi?" sorusuydu. Tabi bu soruyu sormamı sağlayan şey son dönemlerde medya aracılığıyla gözümüze gözümüze sokulan "Engellilerin farkına varın, sokak hayvanlarının da canı var" benzeri doğrudan insanların merhamet duygusunu hedef alan haberler, paylaşımlar vs. Peki bu tür paylaşımların nedeni ne? Gündem değiştirmek mi? Tamam bir iki kere oldu diyelim ama fazlası neden? Sosyal medyada beğeni toplama çabası mı? Bunun da birkaç kere olup sonra bitmesi gerkiyordu. İnsanlar neden hiçbir işe yaramayan, farkında olmadan düşünebilen insanların kaynaklarını hunharca tüketen, tamamıyla zarar olan sokak hayvanları, işe yaramayan engelliler, düşünme yetisini kaybetmiş bunaklarla ilgilenmek zorunda? İnsanlar gerçekten bu canlılara hiçbir amaç olmadan, kendilerine dolaylı yoldan zarar verdiklerini bile bile nedennyardım ediyorlar? Yoksa insanları kendilerinden çok kendi belirlemedikleri bazı değerler mi yönetiyor?

Soruyorum size: Birisi çıksa, insanlığa hiçbir faydası olmayan, her yıl binlercesi doğan engelli bir kediyi herkesin önünde öldürse bu adamın üstün yargı kurumları karşısında hükmü ne olur? İnsanlığın gelişmesini engelleyen bir varlığı ortadan kaldırdığı için ödüllendirilir mi yoksa sevimli bir kediciği öldürdüğü için cezalandırılır mı?


ÜstünKişi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 22:36   #2
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.753
Standart

ÜstünKişi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Zihnimin derinliklerinden çıkardığım taptaze düşüncelerle yine buradayım.

Bu yazıma başlamamı sağlayan şey kendime sorduğum "İnsanlığın kendini geliştirme isteği duygularının önüne geçebil mi?" sorusuydu. Tabi bu soruyu sormamı sağlayan şey son dönemlerde medya aracılığıyla gözümüze gözümüze sokulan "Engellilerin farkına varın, sokak hayvanlarının da canı var" benzeri doğrudan insanların merhamet duygusunu hedef alan haberler, paylaşımlar vs. Peki bu tür paylaşımların nedeni ne? Gündem değiştirmek mi? Tamam bir iki kere oldu diyelim ama fazlası neden? Sosyal medyada beğeni toplama çabası mı? Bunun da birkaç kere olup sonra bitmesi gerkiyordu. İnsanlar neden hiçbir işe yaramayan, farkında olmadan düşünebilen insanların kaynaklarını hunharca tüketen, tamamıyla zarar olan sokak hayvanları, işe yaramayan engelliler, düşünme yetisini kaybetmiş bunaklarla ilgilenmek zorunda? İnsanlar gerçekten bu canlılara hiçbir amaç olmadan, kendilerine dolaylı yoldan zarar verdiklerini bile bile nedennyardım ediyorlar? Yoksa insanları kendilerinden çok kendi belirlemedikleri bazı değerler mi yönetiyor?

Soruyorum size: Birisi çıksa, insanlığa hiçbir faydası olmayan, her yıl binlercesi doğan engelli bir kediyi herkesin önünde öldürse bu adamın üstün yargı kurumları karşısında hükmü ne olur? İnsanlığın gelişmesini engelleyen bir varlığı ortadan kaldırdığı için ödüllendirilir mi yoksa sevimli bir kediciği öldürdüğü için cezalandırılır mı?
İnsanlarda vicdan diye bir mekanizma devreye girdiği için haksızca yok etme güdüsü de ortadan kalkıyor. Hepimiz yaşlanıyoruz ve bunak da olsa annemiz-babamız-teyzemiz v.s bizim için çok kıymetli ve tedavülden kalkmışlar gibi fırlatıp atamayız.
Hepimiz engelli olma durumu ile karşı karşıyayız ve empati kurduğumuz için o insanların yaşam koşullarını daha iyi hale getirmekle yükümlüyüz. Engelli doğma riski olan çocukların dünyaya getirilmesini doğru bulmuyorum, doktorlar aileyi uyardığı halde ısrarla doğmasını istemeleri, o çocuğa çok büyük haksızlıktır.

Sokak hayvanları ya da hayvan sevgisi ise benim de çok hassas olduğum konulardan birisidir. Sokakta yaşamak onların seçimi değil ne yazık ki, insan olarak onların doğal yaşam alanlarını sahiplendik ve sokakta aç-sefil yaşamaya mahkum ettik. Onların da bir canı var ve kısacık ömürlerinde güvenli bir şekilde yaşatmaya mecburuz.

İnsan olmak çok büyük sorumluluktur, herkes insan doğduğunu zanneder ama insan gibi yaşayamaz...İşte bu sebeple yaşlılar, engelliler ve sahipsiz hayvanlar için çaba sarf edenler vardır ve bunlar gerçek insandır.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (02.05.18 Saat 19:08 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 22:42   #3
Felsefe Aşığı
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanlarda vicdan diye bir mekanizma devreye girdiği için haksızca yok etme güdüsü de ortadan kalkıyor. Hepimiz yaşlanıyoruz ve bunak da olsa annemiz-babamız-teyzemiz v.s bizim için çok kıymetli ve tedavülden kalkmışlar gibi fırlatıp atamayız.
Hepimiz engelli olma durumu ile karşı karşıyayız ve empati kurduğumuz için o insanların yaşam koşullarını daha iyi hale getirmekle yükümlüyüz. Engelli doğma riski olan çocukların dünyaya getirilmesini doğru bulmuyorum, doktorlar aileyi uyardığı halde ısrarla doğmasını istemeleri, o çocuğa çok büyük haksızlıktır.

Sokak hayvanları ya da hayvan sevgisi ise benim de çok hassas olduğum konulardan birisidir. Sokakta yaşamak onların seçimi değil ne yazık ki, insan olarak onların doğal yaşam alanlarını sahiplendik ve sokakta aç-sefil yaşamaya mahkum ettik. Onların da bir canı var ve kısacık ömürlerinde güvenli bir şekilde onları yaşatmaya mecburuz.

İnsan olmak çok büyük sorumluluktur, herkes insan doğduğunu zanneder ama insan gibi yaşayamaz...İşte bu sebeple yaşlılar, engelliler ve sahipsiz hayvanlar için çaba sarf edenler vardır ve bunlar gerçek insandır.
Evet kesinlikle sana katılıyorum. İnsanların insanlığın zararına olduğunu bildikleri bir şeyi yapması kesinlikle büyük bir insanlık göstergesi. Bu arada sayın Lefty arkanızda bol tüylü, büyükcene iki tane beyaz kanat çıkıp başınızın üstünde sarı parlayan bir çember çıktı mı?


ÜstünKişi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 22:48   #4
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.753
Standart

ÜstünKişi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet kesinlikle sana katılıyorum. İnsanların insanlığın zararına olduğunu bildikleri bir şeyi yapması kesinlikle büyük bir insanlık göstergesi. Bu arada sayın Lefty arkanızda bol tüylü, büyükcene iki tane beyaz kanat çıkıp başınızın üstünde sarı parlayan bir çember çıktı mı?
İnsanların zararına değil tam dersi doğal yaşamı destekliyoruz. Avrupa ülkelerinde sokak hayvanı ya da engelli hayvan göremezsin çünkü iğne ile uyuturlar fakat bu haksızlıktır. Engelli bir hayvana bakmaya gönüllüler varsa ya da belediyeler engelli hayvan evleri kuruyorsa ki çoğu ilde var, kime ne zararı olabilir ki? Gönüllüler kendi cebinden para harcıyor ya da zaman ayırıyor.

Melek olmakla ilgisi yok, insan huzur bulduğu için bu tür sosyal projelere katılır yoksa ne menfaati olacak?


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 22:55   #5
Felsefe Aşığı
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanların zararına değil tam dersi doğal yaşamı destekliyoruz. Avrupa ülkelerinde sokak hayvanı ya da engelli hayvan göremezsin çünkü iğne ile uyuturlar fakat bu haksızlıktır. Engelli bir hayvana bakmaya gönüllüler varsa ya da belediyeler engelli hayvan evleri kuruyorsa ki çoğu ilde var, kime ne zararı olabilir ki? Gönüllüler kendi cebinden para harcıyor ya da zaman ayırıyor.

Melek olmakla ilgisi yok, insan huzur bulduğu için bu tür sosyal projelere katılır yoksa ne menfaati olacak?
Tabii canım çöpleri etrafa saçan, ortalık yere pialeyen, benim vergilerimle barınaklarda yaşayan, insan olma faaliyetlerinin başında olan düşünme yetisini kullanamayıp benim vergimle maaş alan, doğuştan insan görünümlü değişik canlılar olup benim vergimle hizmet alan canlıların kime ne zararı olabilir ki? Yaşasın tatlı küçük sokak hayvanları, tombiş nineler dedeler, kalpleri sudan berrak zihinsel engelliler yqşasın benim aptal vicdanım.


ÜstünKişi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 23:08   #6
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.753
Standart

ÜstünKişi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tabii canım çöpleri etrafa saçan, ortalık yere pialeyen, benim vergilerimle barınaklarda yaşayan, insan olma faaliyetlerinin başında olan düşünme yetisini kullanamayıp benim vergimle maaş alan, doğuştan insan görünümlü değişik canlılar olup benim vergimle hizmet alan canlıların kime ne zararı olabilir ki? Yaşasın tatlı küçük sokak hayvanları, tombiş nineler dedeler, kalpleri sudan berrak zihinsel engelliler yqşasın benim aptal vicdanım.
Toplum içinde insan gibi yaşamının bazı bedelleri vardır çok rahatsız oluyorsan, dağlarda ayılarla-kaplanlarla yaşamalısın.
Senin annen-baban yaşlanınca sokağa mı atacaksın? Tabii ki hayır, hepsi hikaye bu yazdıklarının...


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 23:29   #7
Felsefe Aşığı
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Toplum içinde insan gibi yaşamının bazı bedelleri vardır çok rahatsız oluyorsan, dağlarda ayılarla-kaplanlarla yaşamalısın.
Senin annen-baban yaşlanınca sokağa mı atacaksın? Tabii ki hayır, hepsi hikaye bu yazdıklarının...
Sorunum bu bedelleri oluşturan değerlerle zaten. Mesela bir satranç oyununda oyunu kaybettin diye tahtadaki taşları suçlayamazsın ki asıl suç o taşların yöneticisindedir taşlar görevlerini fazlasıyla yerine getirmişlerdir. İşte bu bedelleri oluşturan şeyler de ahlak değerleridir ahlak değerlerinin söylediği şeyler kaybedilen satranç oyunundaki hamleler gibi doğru olmak zorunda değildir. Hamleler doğru yapılırsa tahtadaki taşlar(insanlar) korunabilir amaçlarına ulaşabilirler. Doğru hamleler duygularla değil sadece somut verilerin ışığında mantıklı ve kanıtlanabilir bilgilerle yapılabilir.


ÜstünKişi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 23:45   #8
ls2
Düşünür
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.229
Standart

ÜstünKişi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanlar neden hiçbir işe yaramayan, farkında olmadan düşünebilen insanların kaynaklarını hunharca tüketen, tamamıyla zarar olan sokak hayvanları, işe yaramayan engelliler, düşünme yetisini kaybetmiş bunaklarla ilgilenmek zorunda? İnsanlar gerçekten bu canlılara hiçbir amaç olmadan, kendilerine dolaylı yoldan zarar verdiklerini bile bile nedennyardım ediyorlar?
Öncelikle bu düşünceleriniz tarihte bir ilk değil. yaşlıların ,özürlülerin topluma zarar verdiğini bu yüzden intihar etmeleri veya öldürülmeleri gerektiğini söyleyenler var tarihte.

ikincisi;
eğer yaşamı değerli kılmazsanız kendi yaşamınızı nasıl değerli kılacaksınız? kaliteli yaşam/üstün yaşam veya bana göre yaşam tanımı yaparken ortak payda ''yaşam'' gördüğünüz gibi. peki size göre yaşam veya sizin yaşamınız neden öbürlerine göre değerli? faydalı -faydasız ayrımı ile bu çelişkiyi aşamazsınız. bizi nasıl ikna edeceksiniz?


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (02.05.18 Saat 00:08 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.05.18, 23:52   #9
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.753
Standart

ÜstünKişi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sorunum bu bedelleri oluşturan değerlerle zaten. Mesela bir satranç oyununda oyunu kaybettin diye tahtadaki taşları suçlayamazsın ki asıl suç o taşların yöneticisindedir taşlar görevlerini fazlasıyla yerine getirmişlerdir. İşte bu bedelleri oluşturan şeyler de ahlak değerleridir ahlak değerlerinin söylediği şeyler kaybedilen satranç oyunundaki hamleler gibi doğru olmak zorunda değildir. Hamleler doğru yapılırsa tahtadaki taşlar(insanlar) korunabilir amaçlarına ulaşabilirler. Doğru hamleler duygularla değil sadece somut verilerin ışığında mantıklı ve kanıtlanabilir bilgilerle yapılabilir.
Robotlaşmış gibi duyguları yok saydığımız an, insan olmanın da bir anlamı kalmıyor. Ahlaki değil vicdani bir yaklaşım ile hareket ediyoruz ki, huzurumuz kaçmasın.
Veterinerlerin çoğu için bir hayvanı uyutmak çok zor bir karardır; çünkü yaşama şansı olan bir canı almak, uykularının kaçmasına sebep olur. Burada ahlaki hareket etmiyorlar, vicdanları onları huzursuz ediyor ve yaşatmak için her yolu deniyorlar.

Sokak hayvanlarının kaderi de biz insanların elinde ve onlara yaşam hakkı vermemek bencilliktir. Benim vergilerimle barınaklar kuruluyor diyorsun fakat medeni bir toplum olmanın ilk şartı hayvana sahip çıkmaktır. Doğal yaşam alanlarını çal, bina yap sonra da sen bu dünyaya fazlasın diyerek, yok et...Böyle bir mantık olabilir mi?

Sokak hayvanları için yapılması gereken kedi ve köpek köyleri şeklinde şehrin dışında, korunaklı doğal yaşam alanları kurmaktır. Belediye o zaman çok sayıda personel çalıştırmak zorunda da kalmaz ve sadece yiyecek dağıtılır.

Acımasız ve duygusuz bir bakış açısı ile yaşamak çok akıllıca değil.

Hayvanlar doğum yaptığı zaman şayet yavru engelli ise zaten doğaya uyum kuramaz diye onu boğarak öldürüyor. İnsan olarak biz bunu yapamıyoruz ne yazık ki, vicdan azabı ile yaşamaktansa elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz.
true blue likes this.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.05.18, 00:11   #10
Felsefe Aşığı
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Robotlaşmış gibi duyguları yok saydığımız an, insan olmanın da bir anlamı kalmıyor. Ahlaki değil vicdani bir yaklaşım ile hareket ediyoruz ki, huzurumuz kaçmasın.
Veterinerlerin çoğu için bir hayvanı uyutmak çok zor bir karardır; çünkü yaşama şansı olan bir canı almak, uykularının kaçmasına sebep olur. Burada ahlaki hareket etmiyorlar, vicdanları onları huzursuz ediyor ve yaşatmak için her yolu deniyorlar.

Sokak hayvanlarının kaderi de biz insanların elinde ve onlara yaşam hakkı vermemek bencilliktir. Benim vergilerimle barınaklar kuruluyor diyorsun fakat medeni bir toplum olmanın ilk şartı hayvana sahip çıkmaktır. Doğal yaşam alanlarını çal, bina yap sonra da sen bu dünyaya fazlasın diyerek, yok et...Böyle bir mantık olabilir mi?

Sokak hayvanları için yapılması gereken kedi ve köpek köyleri şeklinde şehrin dışında, korunaklı doğal yaşam alanları kurmaktır. Belediye o zaman çok sayıda personel çalıştırmak zorunda da kalmaz ve sadece yiyecek dağıtılır.

Acımasız ve duygusuz bir bakış açısı ile yaşamak çok akıllıca değil.

Hayvanlar doğum yaptığı zaman şayet yavru engelli ise zaten doğaya uyum kuramaz diye onu boğarak öldürüyor. İnsan olarak biz bunu yapamıyoruz ne yazık ki, vicdan azabı ile yaşamaktansa elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz.
İşte karşımızda yine göreceliliğin bize sunmuş olduğu kısır döngü duruyor. Bahsettiğüm durumlar ve bu durumlar üzerine kurduğumuz tartışmamız da seviye atlayarak tamamıyla akılla hareket eden duygusuz düşünce sistemiyle işin içine duyguları ve değerler sistemini katan düşünce sisteminin çatışmasına dönüyor. Ama yine de aklımdan insanlar neden kendilerine zararı olan bir şeye karşı sevgi besleyebiliyorlar sorusunu çıkaramıyorum.


ÜstünKişi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:03.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz