Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Serbest Kürsü

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14.02.15, 01:58   #1
Düşünür
 donkişot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 1.563
Standart Hepimiz böyle giyinsek dünya olduğundan daha iyi olabilir miydi?

Bu klibi izleyince ilk aklımdan bu geçti:) (başlıkta yazdıklarım) (renkli giyinmeyi kasdediyorum) onun için açtım bu başlığıda. müzik ve renkler insanın ruh halini doğrudan etkiler diyorlar. klibi izleyin kararınızı verin:)



[video=youtube;nd4wsdUMorY]https://



_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
donkişot isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.02.15, 19:30   #2
Yeni Üye
 heval yaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Nereden:
Mesajlar: 17
Standart

gerçektende keyifli ve rengarenk bir klip kanımca hem kulağa hem göze hitap eden bir klip. paylaşımın için teşekkürler.



heval yaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 00:48   #3
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 2.047
Standart

belki de filmi izlemelisiniz-izlemeliyiz;

Alıntı:
"-Dünyaya gelirseniz yapacağınız ilk şey kıyafet bulmak olsun…"

"Sizin dünyanızda iki tane yaratıcı var. biricisi sizi yaratan yaratıcı,ikincisi sizin uydurduğunuz yaratıcı."

filmden replikler
biraz araştırdım şimdi amir khan'ı görünce, şu çıktı karşıma;
İzlemek isteyenler okumayabilir, ki özellikle de replikleri

Alıntı:
PK (Hintçe sarhoş demek), uzay gemisi ile kendileri gibi canlıların yaşadığı yeni bir gezegeni aramakta olan uzaylı bir astronottur. İnsanlardan oluşan bu yeni gezegeni keşfetmek için PK dünyaya gelir. PK'nin gezegeninde insanlar kıyafet giymemekte ve birbirlerine dokunarak iletişim kurmaktadırlar. Dünya'ya indiği gün uzay aracıyla arasındaki tek bağ olan kolye (kumanda) çalınınca onu aramaya başlayan PK, ilk kez duyduğu Tanrı kavramı ile karşılaşır. Kimdi bu tanrı ve onun kumandasını bulmasına nasıl yardım edebilirdi.

Dünyadan ve onun düzeninden bir haber olan PK, önce küçük bir Tanrı heykeli alır ve dilekte bulunur. Küçük bir heykelden daha fazlasına ihtiyacı olduğunu anladığında daha büyük bir heykele oradan bir kiliseye ve oradan da bir camiye gider. Herkesin kendisine göre bir Tanrısı olduğunu gören PK, bütün dinlerin Tanrısının peşinden koşmaya başlar.

Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar.: PK (Sarhoş)
uzun zamandır sinema-film izlemiyordum sanırım, ama ilginçtir filmi inceleyince gördüklerim üzerine merak edip bi altyazısını edinip baktım biraz ve izlemiş gibi oldu; düşünsenize zaten yazanın zihninde bi hikaye idi
her neyse replikler ilgimi çekmişti; işte (bazı) replikler;

Alıntı:
Hırsızı bulmayacak mısınız?
Sadece Tanrı bilir abi, biz nereden bilelim? Polisler de insandır, Tanrı değil. Sana sadece Tanrı yardım edebilir, kardeşim.

Bu Tanrı da kim? Bana yardım edebilir mi?Herkes onun adını söylüyor.
Gördüklerimden sonra, şaşkınlığa uğradım. Buradaki insanlar kendilerini yaratanın kim olduğunu bulmuşlar... Onları yaratan, onlarla beraber yaşıyordu. Her sokakta bir evi vardı. Yüzbinlerce insan ona gidiyordu. O da biraz para alarak herkesin derdini çözüyordu.

Bana bir Tanrı versene Abi.

Bu Tanrı çalışıyordu.
Abi, bu Tanrı'nın pili mi bitti?
Bir kez kullandım, sonra bozuldu.

Bu Tanrı'yı sen mi yaptın? (-heykel-cik)
Evet, kendi ellerimle.
Sen mi Tanrı'yı yarattın, Tanrı mı seni yarattı?
Tanrı hepimizi yarattı kardeşim.
Biz sadece heykellerini yarattık.
Neden heykellerini yarattınız ki?
Ona dua edebilmek için.

Bunun içinde bir iletişim aleti felan mı var? (-heykel-cik)
Tanrı'nın duymak için bir alete ihtiyacı yok. O direkt duyuyor.
Eğer direkt duyuyorsa, heykellere ne gerek var?

Her Tanrı, kendi şirketini/(din,kurum,korporasyon) kurmuştu.Hepsinin kendine inananları vardı. ve her inananın da değişik özellikleri vardı. Bu dünyada herkes bir dine sahipti, yani hepsi farklı bir şirkete aitti... Sadece kendi Tanrılarının işini yapıyorlardı, başkasınınkini değil.

-Tanrının iletişim hatlarında karışıklık olmuş.

-neden Tanrı bize garip işler yaptırarak dualarımızı kabul ediyor?

Tapasvi ji, sizin Tanrı'ya ulaşmak için kullandığınız teknoloji bozuk.

Sizi yanlış yönlendiren, sizinle eğlenen sahte bir Tanrı var.



_______________________
Ve elbette ki, sevgilim, elbet dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette hürriyet./(özgürlük)

N, Hikmet
sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 01:19   #4
Düşünür
 donkişot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 1.563
Standart

Kierkegaard derki; Tanrı doğrudan bilinebilir olsaydı yüceliği kalmazdı ve gülünç duruma düşerdi. bilinememesi üzerinden düşünürken bir de bu açıdan düşünmeye çalışalım. bu tespit üzerinden düşleyelim..



donkişot isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 01:25   #5
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 2.047
Standart

filmi özetledik ama repliklerden bitirmek isteyenler bakabilir

Alıntı:
Tapasvi ji, o Tanrı sahte... istekler Tanrı'ya mı ulaşıyor, yoksa bir sahtekara mı? Tüm bu değişiklikler, yanlış numaradaki sahte Tanrı tarafından ayarlandı.
Bütün olay korkuyla ilgili. Yanlış numaradaki sahte Tanrı bizimle sadece eğlenmiyor.

yanlış numaradaki kişi sahte Tanrı değil. PK, ilk kez yanlış numaradan bahsettiğin zamanı hatırlıyor musun?

Tapasvi ne zaman Tanrıyı arasa, yanlış numaraya gidiyor. İşte o zaman senin yanlış anladığını anlamıştım.
Tanrı kayıp. Tanrı öldü...

Evlat, sen ne istiyorsun? Tanrı'nın olmadığı bir dünya mı? Senin insanların duyguları hakkında en ufak bir bilgin var mı?
Bazılarının yemeye yemekleri yok...Kalacak yerleri yok...Dertlerini anlatacağı bir arkadaşı bile yok...
Hergün birçok insan kendini öldürüyor, biliyor musun? Bileklerini kesiyorlar, kendilerini tavana asıyorlar, neden?
Çünkü onların umutları yok.
Eğer Tanrı onlara, başlarını koyacak bir yer veriyorsa, ellerini kesmelerini önlüyorsa, onlara yaşamaları için umut oluyorsa sen kim oluyorsun da onların umutlarını ellerinden alıyorsun?

Ve eğer, insanları tanrıdan ayırmak istiyorsan, söyle bana, karşılığında onlara ne vereceksin?
Her zaman yanlış numara yanlış numara diyorsun ya, Şimdi burada söyle bakalım doğru numara neymiş...

Size katılıyorum. Tanrıya inanmak, umut veriyor... Acıya direnmek için güç veriyor. Ama bir sorum var.Hangi Tanrıya inanayım? Siz diyorsunuz ki bir Tanrı var. Ben hayır diyorum...iki Tanrı var. Biri hepimizi yaratan, diğeri de sizin yarattığınız...

Hepimizi yaratan hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ama sizin yarattığınız Tanrı, tıpkı sizin gibi...
Benim doğru numaram çok basit. Hepimizi yaratan Tanrı'ya inanmak... Ve sizin yarattığınız sahte Tanrı'ları yok etmek...

Bizim Tanrımız hakkında böyle konuşacaksın ve biz sessiz kalacağız öyle mi? Evlat, biz Tanrımızı koruruz.

Sen mi Tanrı'yı koruyacaksın?
Sen?
ehh, biraz düşündüm ben de bazı soruları



sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 01:38   #6
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 2.047
Standart

donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kierkegaard derki; Tanrı doğrudan bilinebilir olsaydı yüceliği kalmazdı ve gülünç duruma düşerdi. bilinememesi üzerinden düşünürken bir de bu açıdan düşünmeye çalışalım. bu tespit üzerinden düşleyelim..
amir khan kendi gerçekliğinden yorumlamış bunu da - basit ve sade- çocuksu-çocuk fikirli

Alıntı:
Hepimizi yaratan hakkında hiçbir şey bilmiyorum.


dolaylı bilme ise; sonuç; şöyle yorumlamış;

Alıntı:
Ama sizin yarattığınız Tanrı, tıpkı sizin gibi...



sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 01:57   #7
Yeni Üye
 heval yaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Nereden:
Mesajlar: 17
Standart

donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kierkegaard derki; Tanrı doğrudan bilinebilir olsaydı yüceliği kalmazdı ve gülünç duruma düşerdi. bilinememesi üzerinden düşünürken bir de bu açıdan düşünmeye çalışalım. bu tespit üzerinden düşleyelim..

bu cümleden şöyle bir şey anlaşılabiliyor mu, yanrı doğrudan bilinemez zira itibarına gölge düşerdi, o halde doğrudan bilinemiyorsa dolaylı bilinebilir. bunu bilen insanda dolaylı yollarla onu bilmek için inançlar yahut inançlar sistemi yarattı, sonuç olarak bu dolaylı yollardanda olsa tanrı bilinebiliyor mu, orası belli değil sanırsam. yanılıyormuyum acaba..



heval yaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 02:07   #8
Düşünür
 donkişot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 1.563
Standart

[MENTION=4628]sanalmanik[/MENTION] / [MENTION=4939]heval yaga[/MENTION]

Şöyle düşünün; bir Tanrı var ve size diyor ki; merhaba seni ben yarattım benim adım Tanrı.

bu durumu düşleyin.

işte bu durumda gülünç duruma düşerdi diyor kierkegaard. Tanrı aşkındır, bir varoluş biçimi yoktur,varoluş bizler için geçerlidir. Tanrı ne bu dünyada nede başka dünyalarda asla bilinemez.



donkişot isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 02:27   #9
Yeni Üye
 heval yaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Nereden:
Mesajlar: 17
Standart

donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@sanalmanik / @heval yaga

Şöyle düşünün; bir Tanrı var ve size diyor ki; merhaba seni ben yarattım benim adım Tanrı.

bu durumu düşleyin.

işte bu durumda gülünç duruma düşerdi diyor kierkegaard. Tanrı aşkındır, bir varoluş biçimi yoktur,varoluş bizler için geçerlidir. Tanrı ne bu dünyada nede başka dünyalarda asla bilinemez.

dediğin durumu düşlüyorum. tanrı bana böyle bir muhabbetle diyalog kursa,
öncelikle onun bilinebilir olduğunu düşünürdüm. hatta var olduğunu düşünürdüm.
ama tanrıya böylesi bir diyaloğu ben yaptırtıyorsam o zaman da derdim, sevgili tanrım kusura bakma ama seni ben yarattım. böyle düşledim seni. ve sen benim sana söylettireceğim diyalogları kuracaksın. o yüzden de sen benim düşlediğim bir şey olduğun için ne bu dünyada ne de başka yerde bilinemeyeceksin.
saçmamı oldu acaba...



heval yaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.15, 02:49   #10
Düşünür
 donkişot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 1.563
Standart

heval yaga Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
dediğin durumu düşlüyorum. tanrı bana böyle bir muhabbetle diyalog kursa,
öncelikle onun bilinebilir olduğunu düşünürdüm. hatta var olduğunu düşünürdüm.
ama tanrıya böylesi bir diyaloğu ben yaptırtıyorsam o zaman da derdim, sevgili tanrım kusura bakma ama seni ben yarattım. böyle düşledim seni
diyelim Tanrı bize bir surette gözüktü. O Tanrı mıdır? hayır sadece bir suretidir. insanın Tanrısını kendi gibi düşünmesinde bir gariplik yok çünkü başka bir şekilde düşünme şansı yok. düşünemeyeceği birşeyi düşünme olabilir mi?

Tanrıyı bil-mek manasında münkün olmasada his/sezgi biçiminde bilmek mümkün olabilir. söyledikleriniz saçma falan değil. kierkegarda göre Tanrı zaten sadece paradoksal olarak tanınabilir. (bil-me manasında değil). sıçrama der kierkegaard yani bir uçurum düşünün oradan karşıya geçmek istiyorsunuz. Tanrı orada karşıda. akıl ve mantığı uçurumun bu kenarında bırakmadan karşıya sıçramak mümkün değildir der özetle... ağır dili vardır kierkegaardın adamı pis yorar. bilerek yaptığını söylüyor bide:) benim anladığım böyle umarım anlatabildim:) genede severim kendisini..



donkişot isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:47.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz