Sayfa 1/10 123 ... SonSon
93 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Net ve nick ilişkisi

  1. #1
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart Net ve nick ilişkisi

    bilgi-sayar ve net ortamı henüz yaygın değilken insanlar nick kullanmıyorlardı. bazı kişileri arkadaş çevresinden lakabı ile tanıyanlar olsa da bu lakabı kişi değil çevresi veriyordu ona...oysa nick öyle değil; kişisel tercihlere dayanmaktadır ve bunun bilgi-sayar üzerinden iletişim ile yakından ve doğrudan bir ilişkisi var. net ortamındaki iletişimin soğukluğu, tek-yönlülüğü ve keyfiliği kişilerin korunma duygularına ve ötesinde tüketme duygularına hitap etmektedir. kişilerin kendi isimleri ile barışık olmamalarının bir nedeni kuşak farkı olabilir, ancak bunun temel belirleyen olmadığı kanısındayım. kendini ifade etmenin bir biçimi olsa gerek. eğer böyle ise, o zaman kişinin gerçek adını da nick olarak kullandığı ad ile değiştirmesi gerekmez miydi? değiştirmiyorsa/değiştirmek istemiyorsa neden net ortamında bu şekilde algılanmak gereksinimi ortaya çıkmaktadır?

    çarşı-pazardaki kişi ile net ortamındaki kişi farklı mıdır?

    neden?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  2. #2
    mavimor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Ayvalık
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.422

    Standart

    Netle ilk tanıştığım günden beri nick vardı ve bence ilk andan beri kişiler isimden ziyade nick kullanmaktaydılar. Şöyle ki 96 yılında IRC Chat çok meşhur iken nick şimdikinden daha yaygın bir kullanıma sahipti. Şimdi sosyal ağlar sayesinde bir çok kişi kendi ismi ile bulunabilmekte.

    Kişilerin kullandıkları nicklerden kendilerini ifade etme biçimleri algılanabilir zaman zaman diye düşünmekteyim..

    Çarşı pazardaki kişi ile net ortamındaki kişiler zaman zaman farklılaşabiliyor. Fakat Facebook gibi sosyal networklerde isim kullananlar arasında tabi bu oran düşüktür. Bazen nickler olmak istedikleri karaktere bürünebiliyor fakat isimler olabildikleri karakteri sergiliyorlar. Sergilemek zorunda kalıyorlar..
    Söz uçar, yazı kalır...

  3. #3
    Beril - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Eylül 2011
    Yer
    İst
    Mesajlar
    152

    Standart Slm

    çarşı-pazardaki kişi ile net ortamındaki kişi farklı mıdır?

    neden?[/QUOTE]

    Sözünü ettiğiniz durum ;sanal ve reel yaşam karşıtlığı ya da açmazı mıdır hocam ?Yine dehaca sorular keşfetmişsiniz.Tebrikler diyorum.Takınılan tutum ortamdan ortama ister istemez farklılık seyretse de yine bu tutum kişinin temelleriyle alakalı bir durumdur zannımca.Bence sanal yaşam diye bir yaşam yok.Üretmeye çalışılsa da hayat buna engel sanki ne dersiniz
    İnsanoğlunun ürettiği yine kendi yararına olsa da zararlı sonuç vermesi de mümkün.Tüm zamanını nette geçiren insanlar var .Hem de insanlara zarar vermek adına...Bu sadece bir kişilik sorunu diyorum.Kendisine zarar verme, çevresine zarar verme ,Sanal dünyayısını reelleştirdiğine inanan insan bence; korkunç bir çıkmazdadır ;çünkü sanal yaşam ,sanal kişilik diye bir şey yok.Elbet kişi bir yerde tıkanacak ve patlayış yaşayacaktır;kişinin çok sağlıklı düşünmesini beklemek te abes olacaktır
    Tek seçenek var kendini net ortamına hapsetmiş kişilikler için;uzak durup dünyasına dönmek ,kendini bulmak .Başarabilirse kaldığı yerden devam edebilmek.Sizin bir sözünüz vardı umarım hatırlarım!Yanlış bir başlangıçla doğruya varılmaz mıydı yoksa yanlışı yanlışla sürdürerek doğruya varılmaz mıydı?İşte öyle bir şey Sevgili Erol Evgin'in şarkısında olduğu gibi
    Saygılar Sağlıcakla Kalın

  4. #4
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilgi-sayar ve net ortamı henüz yaygın değilken insanlar nick kullanmıyorlardı. bazı kişileri arkadaş çevresinden lakabı ile tanıyanlar olsa da bu lakabı kişi değil çevresi veriyordu ona...oysa nick öyle değil; kişisel tercihlere dayanmaktadır ve bunun bilgi-sayar üzerinden iletişim ile yakından ve doğrudan bir ilişkisi var. net ortamındaki iletişimin soğukluğu, tek-yönlülüğü ve keyfiliği kişilerin korunma duygularına ve ötesinde tüketme duygularına hitap etmektedir. kişilerin kendi isimleri ile barışık olmamalarının bir nedeni kuşak farkı olabilir, ancak bunun temel belirleyen olmadığı kanısındayım. kendini ifade etmenin bir biçimi olsa gerek. eğer böyle ise, o zaman kişinin gerçek adını da nick olarak kullandığı ad ile değiştirmesi gerekmez miydi? değiştirmiyorsa/değiştirmek istemiyorsa neden net ortamında bu şekilde algılanmak gereksinimi ortaya çıkmaktadır?

    çarşı-pazardaki kişi ile net ortamındaki kişi farklı mıdır?

    neden?
    Bence buradaki ana sorun bir forumda yazarken cesitli nedenlerden o forumda yazamaz hale gelen kisi, genelde lakap degistirmekte, bunu da yazamadigi yerde, yeniden yazabilmek icin kullanmaktadir. Ayrica baska bir forumda da yerine gore ayni lakabi kullanmamakta ve baska lakap kullanmaktadir.

    Bence bunun kisi acisindan gecerli bir mantigi yoktur. Cunku birincisi ayni sitede yaziyorsa, yazi dile ve uslubundan ve dile getirdigi dusunceden dolayi, yoneticilerle fark edilebilmesi kacinilmazdir. Ikinci sorun daha once yazismis oldugu ve kend dusuncelerini dile getirdigi yazi ve uslubu ile belirli bir algida tanitmis oldugu kisiler, yeni lakabi algilayamayarak belki de daha once yasadigi cekismeleri tekrar yasiyacaktir.

    Bunun yaninda ayni lakabi sanal alemde korumanin ise bir suru avantaji vardir. Yazarin lakabindan tanilinirligi yeni bir sitedeki eski bir yazar acisindan onem kazanacaktir. Oyuzden ben ne lakap degisikligini ne de yazarlara kendi lakaplari ile hitap ederken, yazarin verdigi lakap yerine, yanit yazan yazarin kendince bu lakabi degistirerek hitabini bir turlu algilayamiyorum.

    Bu konunun bir yonu. Gelelim diger yonune ve sordugun soruya. Kitle gibi herkese acik bir ortamda kisinin kendi ozel yasam ve iliskilerinden dolayi, kendi gercek adini dile getirmemesi gayet makuldur. Bilhassa dini ve milli temelli etik ve duygusal konulardaki dile gelenler her turlu tepkiyi cekebilmektedir. Ayni sekilde gercek yasamda bir fiziksel iliski soz konusudur. O yuzden sanaldaki lakap ile gercek yasamdaki kisinin adi ayni olursa, bir onceki nedenlerden dolayi kisinin fiziksel yaninin ortaya cikmasi soz konusudur.

    Sanal kisilik ile gercek kisilik tabi farklidir.

    En azindan gercek yasamda karsinda bir kitleden ziyade yasamin getirdigi iliskiler vardir ve bu iliskilerdeki kisiler de yerine gore senin kitle onunde dile getirdigin konulara ilgi duymayabilir.

    Ayrica sanal alem bir yerde kisinin kendi guvencesinde beynindekileri dile getirebildigi bir ortamdir. Kisi gercek yasamda bu ortami bulamaz.

    Kisinin sanal alemde bir goruntusu olmadigi icin, her turlu algi yazisindadir, ama; gercek hayatta bu boyle degildir ve kisi fiziksel olarak ortadadir ve sadece dusunceleri degil; davranislari da gozlem verir.

    Sanal alem kisiye site kurallaridisinda bir kisitlama getirmez, ama gercek yasam her yonuyle kisinin ortada oldugu ve kendine her konuda ceki duzen vermesi gerektigi bir ortamdir.

    Sanal alemde kisi kendi ile ilgili bir konuyu dile getirebilir, gerek ozel olarak gerek genelde; ama gercek yasamda kisinin bu cesareti olmayabilir ve icine atabilir.

    Oyuzden kisi site kurallari disinda sanal alemde rahattir, cunku ortada fiziksel bir goruntu yoktur. Gercek yasamda ise bu rahatlik ortada degildir.

    Tabi bu kisinin sanal ve gercek bilinc ve farkindaligindadir. Simdiki nesil, cogu konuda gercek yasami sanalda ariyor ve gercek yasamin gerceklerini sanal alem ile karistiriyor ve duygusuzlasiyor. Yani gercek ile sanali fark etmek yerine, gercegi sanalin duyarsizligina ve umursamazligina tasiyor.

    Oyuzden kisinin gercek hayattaki fiziksellik goruntu farki, sanala hic bir sekilde yazidan baska bir gozlem ve algi olarak yansimaz.

    Ayrica sanal dunyadaki her turlu yazisma, kisinin parmaklari ucundadir ve kendi kararidir. Gercek yasamda isebir iliskiden sadece kendi kararin ile ayrilamazsin, yanit vermemek gibi bir durum bazi sartlarda mumkun olmayabilir ve de o kisi ile sosyal bir iliski kurmus isen, ertesi gun tekrar yuz yuze gelecegini bilirsin.

    Sanalda ise istedigine yaniti istedigin zaman verirsin. Yani insiyatif tek tarafli ve yazara aittir. Cunku gercek yasamdaki fiziksel temas iliskisi yoktur, ortada.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  5. #5
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    önemli noktalara değinmişsiniz arkadaşlar. teşekkür ediyorum.

    /

    söz benim değil Adorno'nun sözüdür. der ki; "yanlış hayat doğru yaşanmaz".

    /

    evrensel-insan yazdıklarınızdan güven duygusundaki noksanlık çağrışımı yaptı bende, yanılıyor muyum?

    /

    mavi-mor, söylediğin paylaşım siteleri ile alakadar olmadığım için o alanlardaki değişme ve gelişmelerden habersizim. hep de öyle kalmayı düşünüyorum. ancak gerçek kimliğe doğru yönelim başlamış ise bu olumlu bir gelişme sayılmalıdır. ne ki, net ortamının kullanılma biçim, amaç ve sonuçları konusunda hala endişeler/kişilik kaymaları/yabancılaşma/tüketimin bittiğini söylemek çok zor olsa gerek.

    /
    net ortamının yarattığı yeni kitleler sorumluluktan kaçma eğiliminde olan bir kitleyi oluşturmaktadır. egoya hitap ettiği için al-benisi çok ve göz-kamaştırmaktadır. ancak bu durum onun kendisini algılaması için yeni bir düğüm noktası hazırlamaktadır. çözünürlük zamanla gerçekleşecek bir olgudur.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  6. #6
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evrensel-insan yazdıklarınızdan güven duygusundaki noksanlık çağrışımı yaptı bende, yanılıyor muyum?
    /
    net ortamının yarattığı yeni kitleler sorumluluktan kaçma eğiliminde olan bir kitleyi oluşturmaktadır. egoya hitap ettiği için al-benisi çok ve göz-kamaştırmaktadır. ancak bu durum onun kendisini algılaması için yeni bir düğüm noktası hazırlamaktadır. çözünürlük zamanla gerçekleşecek bir olgudur.
    Benim yazimda vermek istedigim her iki ortamda da "oldugun gibi yansimaktir." Ama her iki "oldugun gibi yansimakta" birbirinden farklidir.
    Birinde one cikan fiziksellik, digerinde ise dusunselliktir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  7. #7
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    salt fiziksel ve düşünsellik olmadığını görüyorum. birinde sorumlu olmak ve kaçamamak varken diğerinde sınırsız bir sorumsuzluk ve keyfilik görmekteyim.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  8. #8
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    salt fiziksel ve düşünsellik olmadığını görüyorum. birinde sorumlu olmak ve kaçamamak varken diğerinde sınırsız bir sorumsuzluk ve keyfilik görmekteyim.
    Evet, yalniz ben de "salt" demedim, "one cikan" dedim.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  9. #9
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Net ortamını seviyorum.En azından çoğu kez düşünüp sorguladığım konuları yazarak önce kendimle sonra ortam paylaşıcılarıyla diyalog oluşturuyorum.Paylaşımın sağlıklı ve bilgilendirici olduğunu düşündüğüm için de seviyorum.En önemlisi, yalnız olmadığımı algılıyorum.Üstümüze binen gündelik hayat kargaşasında bile kafa yormktan üşenmeyen üstelik bundan haz duyan türdeşlerin olduğunu bilmek rahatlatıcı.Bir de kendimi analiz ederken yararlanıyorum yazdıklarımdan.Aynı/benzer/farklı konulara yazdığım iletileri karşılaştırıp, kişisel /düşünsel bir bütünlük içinde olup olmadıklarına bakıyorum.Değişimlerin altını çizip, nasıl kendimi oraya taşıdığımı irdeliyorum.Özü, aynaya bakmak ama salt kendini görmemek gibi bir şey..
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  10. #10
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Net ortamı/ düşünce paylaşım platformlarında,
    'kişi' diğerleriyle - herhangi bir konuda- yazışıp görüşünü paylaşırken, kendiyle de tanışıyor diye düşünüyorum

    hayatın, dur-durak bilmeyen temposu ile dinamizminin sunduklarına karşın..
    yaşamın; geçmişten derleneni 'hazır kalıp' olarak her birimize aşıladığı bir yönü var
    ve dünya... hazır kalıp rahatlığı ile rahatsızlığının bunaltısını kusan tutumu ile İnsanlığa baş belası

    işte.. bu tip platformlar, benim için- halen- soluklanma/durup bir düşünme kendime gelme/tanıma-tanışma yeri oluyor...bazen alıp başımı gittiğim bazen gelip konakladığım

    nick ilişkisi/çoğunluk adlara takılmadan ''velâkin -yazılan yazandan olup/yazılanda odur..bir şekilde- diyerek'' okuyorum
    Konu Süreyya tarafından (29 Kasım 2011 Saat 11:41 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 1/10 123 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0