Sayfa 4/5 İlkİlk ... 2345 SonSon
41 sonuçtan 31 ile 40 arası
Like Tree10Teşekkür

Konu: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer mi? neden?

  1. #31
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    653

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Alıntı enkaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben inançsız olsa idim hemen yok ederdim kendimi
    Bendede bu düşünce/duygu mevcut…İnancım olmasa ölüm çok güçlü bir şey olurdu benim için..hatta belkide en güçlü..herşeye gücü yeten eşsiz ,benzersiz bir şey ..sorun ne olursa olsun anında derman veren bir iksir...mutlak bir çıkış, kurtuluş.. ölümün olduğu yerde korkacak hiç birşey yok bence..mesele olmadığı yerde..

  2. #32
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sorumluluğu tamamen "insan türü" adına ele alıyorum.Burada "ben" "ailem"" vatanım""dinim" "ekmek kapım" vb günlük yaşamın gereği içinde spontane gelişen durumlara karşı oluşturduğumuz tutumları değil.Sigara içmek, doğacak çocuklarda zeka geriliğine neden oluyorsa, insan-türüne böyle bir çocuk eklemleme hakkımız yoktur.İletimde evrensel ahlak yasasına inancımı dile getirmiştim.İnsan, hiçbir gerekçeyle haketmediğine el uzatmaz.Eğer açlıktan çaldı ise, bu hırsızlık değildir zaten.İnsan türünün ayıbıdır.Hırsızlığı iyi birşey olarak gören, insanlığından uzak düşmüştür.Evrensel ahlak yasası kişinin vicdanında doğuştan getirdiği bir yetidir.Kendi kendisinin farkına vardığında, bu yeti de devreye girer ve görece değildir .
    Hayvan turunun sorumlulugunu dusunmek zaten biraz sasirtici olurdu! Evrensel ahlak nedir? Nerden cikmistir nasil dogmustur? Bunu tasnif ederken kriterleriniz nedir? Vicdan dediginiz seyin terazisi ne ile kurulmustur? Insan bir seyi hakedip etmedigine nasil karar verir? Ac kalmis birinin hirsizlik yapmasi normal birsey iken bunu tok birinin yapmasi neden cok kotu olarak degerlendirilir? Neden acidigimiz bizi inciten durumlarda insan turu bu kadar yumusak olabiliyor? Bunun sebebi sadece vicdan mi?
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  3. #33
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Evrensel ahlak, dine, ırka, cinsiyete,coğrafyaya ve lokal değerlere, üretim ilişkilerine ,sosyal statüye göre temellendirilmiş ve "görece" dediğiniz tüm niyet ve eylemler ayıklandıktan sonra geride kalan "insani öz"dür.Özü insan olan , bu yetiyi apriori taşır, ama yaşam içinde farkedip hayata geçirir.Vicdan, salt insana özgü "empati" geliştirmeyi sağlayan yetidir ve çok sadedir aslında.."kendin için istemediklerini, başkalarına yapma (tüm varlıkları kastediyorum) , böyle bir durumda fail sen olmasan da sessiz/duyarsız kalma" ve "kendin için istediklerini diğerlerine dayatma"..İnsan bir şeyi hak edip etmediğine her zaman doğru/nesnel karar veremez.Çünkü hak ediş/hak kaybı konusunda gözlenebilir olanın dışındaki sonsuz değişkenleri ve oluşumları bilemez.Burada en basit ölçüt, her konuda insanın elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışması ve ilahi adalete güvenmesidir.Zorunluluk dışında çalan birinin eylemi kötüdür çünkü kendisini başka bir hırsızın kurbanı yapmıştır bilmeden..Bizi inciten durumlara gelince: kendi iç mahkememiz tarafından yargılanmakta ve suçluluk duymaktayız.Bir katliam izlerken hissttiklerimiz,acıma duygusundan çok türümüzün suçortaklığını içimizde duymak ve kendimiz için üzülmek,pişmanlık duymaktan başka nedir ki?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  4. #34
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evrensel ahlak, dine, ırka, cinsiyete,coğrafyaya ve lokal değerlere, üretim ilişkilerine ,sosyal statüye göre temellendirilmiş ve "görece" dediğiniz tüm niyet ve eylemler ayıklandıktan sonra geride kalan "insani öz"dür.Özü insan olan , bu yetiyi apriori taşır, ama yaşam içinde farkedip hayata geçirir.Vicdan, salt insana özgü "empati" geliştirmeyi sağlayan yetidir ve çok sadedir aslında.."kendin için istemediklerini, başkalarına yapma (tüm varlıkları kastediyorum) , böyle bir durumda fail sen olmasan da sessiz/duyarsız kalma" ve "kendin için istediklerini diğerlerine dayatma"..İnsan bir şeyi hak edip etmediğine her zaman doğru/nesnel karar veremez.Çünkü hak ediş/hak kaybı konusunda gözlenebilir olanın dışındaki sonsuz değişkenleri ve oluşumları bilemez.Burada en basit ölçüt, her konuda insanın elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışması ve ilahi adalete güvenmesidir.Zorunluluk dışında çalan birinin eylemi kötüdür çünkü kendisini başka bir hırsızın kurbanı yapmıştır bilmeden..Bizi inciten durumlara gelince: kendi iç mahkememiz tarafından yargılanmakta ve suçluluk duymaktayız.Bir katliam izlerken hissttiklerimiz,acıma duygusundan çok türümüzün suçortaklığını içimizde duymak ve kendimiz için üzülmek,pişmanlık duymaktan başka nedir ki?
    Ben bu noktada insanin ozu ic muhakemesi hususunda dayanaklarin farklilik gosterebilecegine inanmaktayim. Insani insan yapan degerlerin yalnizca insanin vicdani ile bagdastirilmayacagi dusuncesindeyim. Kaldi ki vicdan kavramini ben buyuk olcude inanca imana bagliyorum. Cinde bir video izledim araba carpan cocuk sokagin kenarinda can cekisiyordu ve gelip gecenler yardim etmediler. Bunu ben izlerken uzuntu duydum ama arabayla yanindan gecen demek ki duymadi ki durup hastaneye goturmedi yada ne bileyim benim vicdanim kadar onun vicdani hareketlenmedi. Bu sebeple insanin yasadigi toplum ahlak ve kulturel degerlerinde vicdani dogrudan etkilemektedir diye dusunuyorum.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  5. #35
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Alıntı Phi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben bu noktada insanin ozu ic muhakemesi hususunda dayanaklarin farklilik gosterebilecegine inanmaktayim. Insani insan yapan degerlerin yalnizca insanin vicdani ile bagdastirilmayacagi dusuncesindeyim. Kaldi ki vicdan kavramini ben buyuk olcude inanca imana bagliyorum. .
    Vicdan, salt din/iman/inançla açıklanabilen bir kavram değil.Tersine bazı durumlarda, dinsel dogmalar ve tabular vicdanı hiçe sayabilirler.Ya da teslimiyetçi bir yaklaşımla işi tanrıya havale edebilirler.Sözkonusu ettiğim vicdan, başka bir deyişle insanın "içsel mahkemesi"-ki muhakeme etme kökünden türer ve sorgulayıp tartma vb demektir-tamamen sorumluluk duygusu, algı,usavurum ve empati yetisi ile devreye girer.Arabanın çarptığı kişinin "kendisi veya yakınları da olabileceğini "düşünen insan, ya da en azından insan -veya canlı-yaşamına saygı duyan bir insan duyarsız kalamaz.Önceki yazımda evrensel ahlakın din/ülke/kültür vs ögelerden arındırılmış olması gerektiğini, aksi halde bunun göreceleşmeye mahkum olduğunu belirtmiştim.Yaşamakta olduğu toplumun D/Y değerlerini sorgulamadan, papağan gibi taklit ederek yaşayan kişi, zaten insani özünden uzak düşmüştür.
    Süreyya likes this.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  6. #36
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Vicdan, salt din/iman/inançla açıklanabilen bir kavram değil.Tersine bazı durumlarda, dinsel dogmalar ve tabular vicdanı hiçe sayabilirler.Ya da teslimiyetçi bir yaklaşımla işi tanrıya havale edebilirler.Sözkonusu ettiğim vicdan, başka bir deyişle insanın "içsel mahkemesi"-ki muhakeme etme kökünden türer ve sorgulayıp tartma vb demektir-tamamen sorumluluk duygusu, algı,usavurum ve empati yetisi ile devreye girer.Arabanın çarptığı kişinin "kendisi veya yakınları da olabileceğini "düşünen insan, ya da en azından insan -veya canlı-yaşamına saygı duyan bir insan duyarsız kalamaz.Önceki yazımda evrensel ahlakın din/ülke/kültür vs ögelerden arındırılmış olması gerektiğini, aksi halde bunun göreceleşmeye mahkum olduğunu belirtmiştim.Yaşamakta olduğu toplumun D/Y değerlerini sorgulamadan, papağan gibi taklit ederek yaşayan kişi, zaten insani özünden uzak düşmüştür.
    Tesekkur ederim bilgilendirme ve paylasim icin.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  7. #37
    Sokrats - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Nisan 2012
    Mesajlar
    48

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer mi? neden

    Bakış açısı önemlidir. İki tip insanda ve onların alt dalında konuyu incelemek gerekirse:

    İnançlı olan birisini ele alalım ilk önce,

    Hangi dine mensup olduğu mühim değil, eğer birisi inançlı ise 'o dine göre' iyi ve yaptığı kötülükler olursa, o kötülüklerden tövbe ederek ya da gereken ne ise onu yaparak arınabilir. Bu kişi 'Tanrıya inanmak konusunda farklı dinleri işin içine katmadan' iyi kimsedir.
    Diyelimki, çok kötü birisi; dininin gerektirdiği şeyleri yapmaz iken "günah" denilen yasakları yapmaktan zevk alıyor. Bu kişi her ne kadar "Ben Tanrıya inanıyorum." desede, sadece demekle kalır. Sözde bir inanıştır, kalbe inen bir iman yok ise ona inançlı denemez.

    İnancı olmayan, tanrının varlığını kabul görmeyen kişileri düşünmek gerekirse,
    Kendine uygun bir din bulamamış ya da tanrıya inanmayı mantıksız bulmuş kişiler mevcut. Bunlar inançsızlık ve bir boşluk içerisinde. Fakat böyle olupta, pekçok dince kabul edilen ve günah adını verilen birtakım davranışlarda bulunmuyorsa, bu kişi "Ben Tanrıya inanıyorum" deyipte, inanmak kelimesini hakkı ile yerine getirmeyenlerden kat kat daha iyi değil midir? En azından yalan söylemiyor, düşüncesini açıkca dile getiriyor. Bu iki durumu karşılaştırdığımızda (inanıyorum deyip, iman etmeyen ve inanmıyorum deyip, güzel ahlaklı olan kişileri) tanrıya inanmamakla kötülük eşdeğer değil.

    Peki ya, hem inanıyorum deyip hem iman edenlerle; inanmıyorum deyip, iyi kimseler olanları karşılaştırmak gerekirse hangisi iyi, kötü ya da böyle bir karşılaştırma yapmak mümkün mü? Bu soruların hiçbirisine yanıt vermeden, haddimiz değil demeyi tercih ediyorum.
    İnsanlar özgürdür, akılları ve bedensel güçleri varken bunu istedikleri gibi kullanabilirler. Tabi başkalarına zarar vererek kullanma özgürlüğü doğru değil, ama konu bu değil ve uzatmaya gerek yok.

    İnanmayan kişilerin sapkınlığı olmadığı sürece onları iyi veya kötü kavramına oturtmamamız gerek.
    Süreyya and Pyramos like this.
    Bakış açısı önemlidir.

  8. #38
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer

    Merhaba Sokrats,

    'özgürlük' deriiiin bir kuyu içinden çıkabilirsek öz/gürüz de tabi : )

    konu başlığı/soruya cevap değil de söyledikleriniz üzere yakın bir-kaç düşünce de ben ekleyim
    - -

    Kur'an, meal en! demekte- ki;
    '' Ali ye Veli ye Memede ne söylediğinizden
    daha çok ne düşündüğünüz önemli

    ve şah damarınızdan yakın olan ben!
    düşünceyi sorumlu tutup/sınamaktayım!?! ''

    *
    sonra ana/atalarımız da;
    '' Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde'' derken

    Mahatma Gandhi de demiş;

    'Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür...

    Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür... Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür... Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür... Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür... Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...'

    sonra yine kader!! konuşur...sürgit karışır bu döngü..böyle


    -----------------------
    hoş geldiniz bu arada
    Pyramos, Sokrats and Sokrats like this.

  9. #39
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    653

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer mi? neden

    Birde şöyle düşünelim mi;

    Tanrı için; iyilik,kötülük, günah,sevap, iman, ibadet, din esasta ne ifade ediyor ki ? sonuçta bunların hepsi zamanı gelince kaldırılmayacak mı ?

    Tüm ifadeler/anlamlar kimin için?

    Bizim için olmalı..
    Sokrats likes this.

  10. #40
    Sokrats - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Nisan 2012
    Mesajlar
    48

    Standart Cevap: Tanrıya inanmamak/inanamamak kötülükle eş değer mi? neden

    Hoşbulduk Süreyya.
    Başkalarına düşüncelerimiz her ne olursa olsun kesin olmamalı. Allah'ın bu düşünceleri sınadığını bilmek gerek. Bu ayet güzel bir örnek olmuş, sağol.
    Ve kişinin kısır döngüsü...

    Evet Donkişot, bizim için. Fakat bu ifadeler/anlamlar bize en doğru geleni olmalı. Herkes istediği yolu seçebilir, buna kimsenin karışma hakkı yoktur. Öyleki, Kuran'da da bu belirtilir. Fakat seçeceğimiz yol temiz ve doğru bir yol olmalı ki, yaşamanın bir değeri ve önemi olsun.
    Doğru olduğumuz sürece başkalarının hayatına saygı duyarız. Bu nedenle bize saygı duyulur, her iki taraf içinde en iyisi olur.
    Temiz olduğumuz sürece geriye dönüp baktığımızda yüzümüzde bir tebessüm oluşur. İsteklerimiz ve yaşantımız olurunda-güzel geçmiş olur ve kendimize yönelik bir kaybımız olmaz.
    Bu durumda hayatımızın güzelleşeceğini düşündüğümüz her şeyi yapmak gerekir. Fakat bu düşünce "heves"ten öte, nedeni ve sonucunde bizim için en iyisi olan bir düşünce olmalı. Böylece kişinin hayatta ki değeri ve kişide hayatın değeri artar. "Bizim için en iyisi" olur.
    Peki hayatımızın güzel ve rayında gitmesi için inanç ve bazı noktalarda belirsizliğe neden açan olaylara bir cevap gerekmez mi?
    "Tesadüf" diye bir şeye inanmıyorsanız eğer, her insan sığınacak biri arar. Bu hem mantığın durduğu yerde hem de zor anlarda yardımımıza koşacağını inandığımız biri olmalıdır. İnsanoğlu bu, tek başına yaşayamayacağı gibi, "en yakınım" dedikleri olmadan da yaşayamaz.
    Bu kavramın içerisinde; aile, dost ve bunlardan da öte her zaman ve her koşulda onunla olan Tanrı vardır.
    Pyramos likes this.
    Bakış açısı önemlidir.

Sayfa 4/5 İlkİlk ... 2345 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0