Sanmıyorum..Rahatlık, rahatsızlık verenden kurtulup nötre döndüğümüz süreçteki durumu ifade ediyor gibi..Bir çeşit dinginliği, dengelenmeyi , sükuneti ve hatta kısmi bir rehaveti çağrıştırıyor bana..Mutluluk , coşkulu ve içinizde tutamayıp dışarı bıraktınığınız bir duygu hali..Beden buna eşlik ediyor ve gözlemlenebilir hale geliyor..
Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.
Evet, rahatlik iki turlu. Ya beynin bilincalti rahatsizligini kendi cabasiyla rahatlatmasi (qualm) ki buna ruya/kabus v.s. de dahildir, ya da kisinin bilincli ve farkinda olarak algiladigi rahatsizligi sorgulamasi ve kendi dusunce ve davranis uretimi ile kendini rahatlatmasi. Iste serbest dusunurlugun beyni zindelestirmesi, dirilestirmesi ve sakinlestirmesi de bu oluyor.
Mutluluk ise kavramsal bir bagimliligin beyni duygusal olarak harekete gecirmesi Yani beynin otomatiklesmis, yerlesmis bir kavramsal olaya karsi etkisinin gorsel olarak dile gelisi.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Kavramsal bir bağımlılık olması, sorgulanmamış bir "hopidi hopidi.. yaşasın!" Vaziyeti olarak tanımlansa da tarafınızdan, iyi ki var..Beyin, belli durumlara göre hormon salgılıyor ve bazı muzırlıklar (çikolata gibi) bunu tetikliyor..Yılbaşı geliyor..Tam da "bayram benim neyime" lik durumdayım ama..Işıklar, mumlar, tatlı koşuşturmalar beni mutlu ediyor..Bütün sene otomatik portakal gibi koşturdum..Bir gecelik de olsa, bütün kuruyemişleri tıkınıp, televizyonun tozunu alıp zaplayacağım.Kendime ve arkadaşlarıma minik hediyeler aldım..Bazılarını kendim yaptım.Onları paketlemek için bir gün uğraştım..Hepsi orijinal olacak..Bir de üşenmezsem zeytinyağlı yaprak sarması var planda...![]()
Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.
Aman ne guzel. Iste ben buna "mutlulugu cagirmak" derim. Neden zeytinyagli?, meze niyetine mi? Ayrica ellerine ve dusuncene saglik. Hem arkadaslarin mutlu olacak, onlarimutlu gormek te seni mutlu kilacak.
Aslinda bu tip mutluluklari kisi, sadece ozel gunlerde yasamamali. Icinden geldigince ve gerekli gordugunce, her zaman yapabilmeli. Iste asil o mutluluklar surpriz ile gelen mutluluklardir.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
mutluluk ancak özgürlükle olanaklıdır gibime geliyor...ama özgürlük de asla bireyin tek başına elde edebileceği bir duygu durumu/ bir yaşantı olamazmış gibi...ve sanki özgürlükle birlikte bedence ve ruhca tam bir iyilik ve doymuşluk mutluluğun yolunu açabilirmiş gibi...ama bu süreç, kesinlikle tümüyle ve tam anlamıyla ''toplumsal bir süreç'' olmak zorundadır, diye düşünüyorum...bana öyle geliyor ki özgür olmak tüm ayakbağlarından kurtularak, diğer özgür insanların katkısı ve etkisiyle ,olanaklı en tam kendini üretmek demektir...bu da bizim özgürlüğümüzü ,diğer insanların özgürlüğüne bağlar,bizim olanaklı en tam kendi oluşumuzu,diğer insanların kendi olabilmesine bağlar ve bizim mutluluğumuzu başkalarının mutluluğuna bağlar...belki de yabancılaşmanın her türünün aşılması -bunun olanağı var mıdır,emin değilim ama umutluyum- insan için özgür olmanın,ahlaklı olmanın,kendi olmanın ve dolayısıyla mutlu olmanın yolunu açacaktır...
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
mutluluk tanımlanmaz,yaşanır ve uzun süre varlığını hissettirmez. gelir doruk noktasına ulaşır ve gider...
birazdahaderinmavi,
mutluluk ve özgürlüğün yakın ilişkisine dair belirlemeleriniz göz-ardı edilemeyecek türden bir yklaşım ve kesinlikle her ikisini de tanımlamaya çalıştığınız gibi ortaklaşma üzerinden sosyal içeriği ve çerçevesi ile gerçekleştirebiliriz.
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.