Sayfa 1/7 123 ... SonSon
69 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: "Kavram" kavramı üzerine...

  1. #1
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart "Kavram" kavramı üzerine...

    Felsefe de dahil olmak üzere pek çok alanda kavram kargaşasından yakınırız.Öncelikle kavram kavramında uzlaşmamız gerekli diye düşünüyorum.Kavramın tanımı, sınırları, öznelliği(zihnimizdeki izdüşümünü kastediyorum, dilsel karşılığını değil) konusunda düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

  2. #2
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Felsefe de dahil olmak üzere pek çok alanda kavram kargaşasından yakınırız.Öncelikle kavram kavramında uzlaşmamız gerekli diye düşünüyorum.Kavramın tanımı, sınırları, öznelliği(zihnimizdeki izdüşümünü kastediyorum, dilsel karşılığını değil) konusunda düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.
    merhaba bence önce kavramı-gerçek nesneyi- ideal nesneyi tanımlamak lazım ki ben bu konuda henüz bilgi verecek konumda degilim ...siz bunları bir acıklamalı degil misiniz?

  3. #3
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Aslında çok karmaşık bir konu.Bende çok bilgili değilim ama araştırmaya çalıştım. G.Deleguze-F.Guattarı 'nin felsefe nedir adlı kitabı tamamıyla bu konuyu ele alan ortak bir çalışma.Okumaya başladım..."ilk olarak,her kavram başka kavramlara göndermede bulunur.üstelik yalnızca tarihi içinde değil,ama haline-gelişi ya da mevcut bağlantıları içinde de.Her kavramın sıraları geldiğinde kavram olarak ele alınabilecek bileştiricileri vardır.....Demek ki kavramlar sonsuza dek uzanırlar ve yaratılmış oldukları için asla hiç'ten yaratılmamışlardır."





    Alıntı iuflsfozkn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba bence önce kavramı-gerçek nesneyi- ideal nesneyi tanımlamak lazım ki ben bu konuda henüz bilgi verecek konumda degilim ...siz bunları bir acıklamalı degil misiniz?

  4. #4
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    bugün öğrendim ki
    heinz heimsoeth in felsfnin temel displnleri adlı kitabında bilgi teorisi başlığı altında güzel şeyler çıktı karşıma
    bilginin nasıl elde edildiği konusunu yüzyıllardır tartıştığımızdan bahsediyor ve deneyciler ,duyumcular(duyucular),rasyone ller(akılcılar) gibi üç ana grup bir de bunların hepsine gıcıklık yapan sofist takımı ya da kuşkucular var bunları biliyoruz
    şimdi leibnz icin cok guzel bir fikir olustu kafamda.biz de anlama yetisi doğuştan varmış yani her insanın aklı olması meselesi.bizim bilgi dediğimiz her şeyin başı duyularımızdır ve duyularla bilgi edinme başlar fakat bilgi yani tanımlar,kavramlar, tasavvurlar,teoremler soyutlama dediğimiz düşünme ile ortaya çıkarmış..yani duyu bilgiyi dogurtan değil bilgiye kaynak değil sadece algı için var yani bir nebze kapı ,pencere gibi...bu noktada duyumcular diyor ki bizim kafa boş kardeş anlama yetimiz de sonradan duyularımızla gelir bize yerleşir ,akılcılar diyor ki algılar sahtekar ona güvenme sen otur düşün zaten senin kafanda bütün olayların hadiselerin bir kavram örgüsü var sen onları düşünerek bul..kant cı lar yani orta yolcular başta söylediklerimi diyor yani algı da işe yarar pencere den ısıgın girmesi gibi akla malzeme yi algıyla alırsın akıl kendi yetenekleriyle onu tanımlara ,teoremlere döker diyor....kabaca anlattım..bilginin kaynağı meselesini...

  5. #5
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    soyutlamayı öğrenen insan türü, mağara duvarlarına çizgiler çizmeden önce/resimler yapmadan önce kendi-dünyasının keşfine çıkmıştır. çığlıklar nidalar eklenmiş ve olgular arasındaki ilişkilendirme, değerlendirme ve çıkan sonuçlar ile onlar hakkında söz-cükleri aşan tasnifler ile zihinsel sürecine yeniyi katmıştır; kavram-lar...kavram, insan türünün geliştirdiği zihinsel soyutlamalardır. bu soyutlamalar insanın zihninde canlanmadan önce belki de binlerce yıl birer obje olarak var-ola gelmiştir. yer-yuvarlağında somuttan soyuta tüm kavramlar insanlaşma sürecinin entelektüel birikimini yansıtırlar ve onlar algılama kolaylığı sağlarlar. ayrıca, insanın düşünme şeklini etkileyerek düşünceye ket vururlar. insa, sevgi, aşk birer kavram olduklarına göre, bu kavramlar hakkında ne düşündüğümüz, çağrışımlarının neler olduğu bunları düşünen birey kadar öncesi ile ilgilidirler. iç-içe geçen ise tarihsel doku/üretim/paylaşım biçimlerine göre düşüncelerin kavramlaşması ve kavramlaştırmasıdır. kavram-lar düşüncelerin iz-düşümüdürler.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  6. #6
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    peki bir soru??
    akıl dışı konular var mıdır?varsa özgürlük,aşk ,adalet kavramlarını akıl dışı olarak görür müyüz? görürsek bu kavramların tanımlarını nasıl sabitleştireceğiz...

  7. #7
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    sizce bu kavramlar akıl dışı mıdır? mesela bir karınca özgürlük, aşk ve adalet kavramları ile ilgilenir mi? bu kavramlar insan türüne ilişkin olduğuna göre bunların akıl-dışı olması nasıl mümkün olur dersiniz?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  8. #8
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sizce bu kavramlar akıl dışı mıdır? mesela bir karınca özgürlük, aşk ve adalet kavramları ile ilgilenir mi? bu kavramlar insan türüne ilişkin olduğuna göre bunların akıl-dışı olması nasıl mümkün olur dersiniz?
    bunu akıl dışı derken üstü diye düşünmeliyiz akıl üstü çünkü göreceli ve sonsuz şeyler bunlar..heinz heimsoeth de bunları akıl ile tanımlamanın mümkün olmadığını söylüyor sanıyorum ben öyle anlamış da olabilirm yani akıl dışı demek üst düzey bir kavram olduklarını anlatmak için kullanıldı
    cennet akıl dışıdır ,tanrı akıl dışıdır en azından tam kavramak mümkün değil örnek tanrı bizi neden yaratmak istedi tanrıya bakan yönüyle bir nedene gerek yok mu var mı ? varsa nedir bilemiyoruz..insana bakan yönü ise tanrının bizden istediklerini yapmak ve sonuclarında vereceklerini vermesini beklemek
    tesekkurler

  9. #9
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    "üst/insan", "akıl/üstü", "üstün/insan" hepsinde bir "güç" arayışı yok mu? Nietzsche bunların tümünde "güç-istenci"ni aramakta değil midir?
    üst-ün olmak neye göre tanımlanacaktır_ kavram olarak üstün denilince ne anlaşılmak gerekir? mükemmel var mıdır? hepsine hayır demek durumundayım.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  10. #10
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    sizin fikriniz ...asıl doğru bilinebilir mi?? siz doğruyu nasıl kabul edersiniz kriter nedir ?? bir kimsenin fikri bir ölçüt olabilir mi?
    heinz heimsoeth olamaz der...cunku mantık ilkelerinden özdeşlik ilkesi bir idealdir yani bir arkhe dir başka deyişle bir kabuldür ve bu A ,Adır demektir.A yalnızca A dır başka değil..ölçütümüz A dır..biz A A mıdır diyemeyiz..bu durumda doğru dediğimiz şeyi nasıl bulacağız ??biz bir insanız ve kusurlarla örülüyüz mükemmel olan değiliz varlığımız bir var edene muhtaçlığıımızın alameti ...tüm bunlar hiçbir insanın fikrini tam doğru olarak kabul edemeyeceğimizi ve A yerine koyamayacağımızı söylemez mi??insan herşeyin ölçütü değildir....insanın fikirleri mutlak doğru değildir..bu durumda ne yapacagız ? kimin yolundan gideceğiz???

Sayfa 1/7 123 ... SonSon

Members who have read this thread : 2

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0