9 sonuçtan 1 ile 9 arası

Konu: Gelenek

  1. #1
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Post Gelenek

    Soru: Kişi gelenekten kurtulabilir mi? Kişi herhangi bir şeyden kurtulabilir mi hiç? Yoksa, o şeyin yanından geçip onunla ilgilenmemek sorunu mu bu? 'Geçmiş' ve 'geçmişin koşullandırılması hakkında uzun konuşmalar yapıyorsunuz ama, hayatımın bütün bu arka planından gerçekten kurtulabilir miyim? Yoksa, çeşitli dış talepler ve meydan okuyuşlara göre bu arka planda sadece değişiklikler yapabilir; ondan kurtulmaktan çok, kendimi ona mı uydurabilirim sadece? Bu, en önemli şeylerden bir tanesi olarak görünüyor bana ve onu anlamak istiyorum; çünkü, bir yükü geçmişin ağırlığını taşıdığımı hissediyorum hep. Bu yükü yere indirmek, ondan uzaklaşmak ve bir daha hiç bir zaman ona dönmemek isterdim. Olası mı bu?

    Krishnamurti: Gelenek, 'geçmiş'i 'şimdi'ye taşımak demek değil midir? Geçmiş, kişiye ait kalıtların bir özel kümesi değildir sadece; özel bir kültür ve gelenek içinde yaşamış olan özel bir grup insanın bütün 'ortak düşünce'sinin ağırlığıdır da. Kişi, ırk ve ailenin birikmiş bilgi ve deneyimini taşır. Geleceği biçimlendiren, bütün bu 'geçmiş'tir; bilineni 'şimdi'ye taşır. Bütün tarih öğrenimi bir gelenek biçimi değil midir? Kişinin bütün bunlardan kurtulup kurtulamayacağını soruyorsunuz. Her şeyden önce kişi niçin özgür olmak ister? Kişi niçin bu yükü yere indirmek ister? Niçin?

    Soru: Sanırım, oldukça basit bu. 'Geçmiş'in kendisi olmak istemiyorum, kendim olmak istiyorum; yeni bir insan olabilmek için bütün bu gelenekten kurtulmak istiyorum. Sanırım, çoğumuzun içinde bu yeniden doğuş isteği var.

    Krishnamurti: Sadece isteyerek, 'yeni' olamazsınız olasılıkla; ya da 'yeni' olmaya uğraşarak... Yalnız 'geçmiş'i anlamanız değil, kim olduğunuzu da görmeniz gerekir. Siz 'geçmiş' değil misiniz? Olmuş olanın, 'şimdi' tarafından değişikliğe uğratılmış devamı değil misiniz?

    Soru: Eylemlerim ve düşüncelerim öyle ama; varoluşum değil.

    Krishnamurti: İkisini, eylemi ve düşünceyi varoluştan ayırabilir misiniz? Düşünce, eylem, varoluş, yaşayış ve ilişki, hepsi bir değil mi? 'Ben' ve 'benolmayan'a bu bölünme, bu geleneğin bir parçası.

    Soru: Düşünmüyor olduğum, 'geçmiş'in işlemiyor olduğu zaman, silindiğimi, varoluşumun durduğunu mu söylemek istiyorsunuz?

    Krishnamurti: Gereğinden çok sorular sormayalım, neyle başladıysak onu ele alalım. Kişi, geçmişten kurtulabilir mi; yalnız yakın geçmişten değil, hatırlanmayan ortak geçmişten, ırkın, insanın, hayvanın geçmişinden? Hep bunlarsınız siz, bundan ayrı değilsiniz. Bütün bunları bir yana bırakıp yeniden doğup doğamayacağınızı soruyorsunuz; siz bunlarsınız. Ve yeni bir varlık olarak yeniden doğmak istediğiniz zaman, aklınızda canlandırdığınız yeni varlık, eskinin bir yansıtması, 'yeni' kelimesiyle kaplanmışı... Ama altta, 'geçmiş' 'zaman'sınız. Demek ki soru şudur: "Geçmiş bir yana konabilir mi? Yoksa değişerek, birikerek, dışta bırakılarak, ama değişik düzenler içinde hep geçmişin kendisi olarak, geleneğin değişmiş bir biçimi mi sürer gider hep?" 'Geçmiş' nedendir; 'şimdi'yse sonuçtur; 'dün'ün sonucu olan 'bugün'se, 'yarın'ın nedeni oluyor. Bu zincir, düşüncenin yoludur, çünkü 'düşünce', 'geçmiş zaman'dır. 'dün'ün 'bugün'ün içine olan hareketini, kişinin durdurup durduramayacağını soruyorsunuz. İncelemek için geçmişe bakabilir mi kişi, yoksa hiç olası değil midir bu? 'Geçmiş'e bakabilmek için gözlemcinin 'geçmiş'in dışında olması gerekir, ama dışında değil o... Böylece, diğer bir sorun ortaya çıkıyor burada. Eğer gözlemcinin kendisi 'geçmiş'se, o zaman 'geçmiş', gözlem için nasıl soyutlanabilir?

    Soru: Bir şeye nesnel olarak bakabilirim...

    Krishnamurti: Ama gözlemci olan siz, kendi kendisine bakmaya çalışan 'geçmiş zaman'sınız. Yıllar boyunca, ilişkilerin her bir biçimi içinde, bir araya getirdiğiniz bir imge olarak kendinizi nesnelleştirebilirsiniz sadece, bu yüzden de nesnelleştirdiğiniz SİZ; 'anı' , 'imgelem' ve 'geçmiş'tir. Bakıyor olandan sanki değişik bir varlıkmışsınız gibi, kendi kendinize bakmaya çalışıyorsunuz, ama eski yargıları, değerlendirmeleri vb. ile SİZ, 'geçmiş'siniz. 'Geçmiş'in eylemi, 'geçmiş'in anısına bakıyor. Bu yüzden hiçbir zaman geçmişten kurtuluş olmuyor. 'Geçmiş' tarafından 'geçmiş'in sürekli incelenmesi, 'geçmiş'i yineliyor; geçmişin eyleminin ta kendisi budur; geleneğin özünün ta kendisi de budur.

    Soru: O zaman hangi eylem olasıdır? Eğer ben, 'geçmiş zaman'sam, öyle olduğumu görebiliyorum o zaman, geçmişi başımdan atmak için ne yaparsa yapayım, geçmişe ekleniyor bu. Demek ki çaresiz kalıyorum. Ne yapabilirim? Dua edemem, çünkü bir tanrı yaratmak, yine geçmişin eylemi. Bir başka şeye bakamam, çünkü başka şey de benüm umutsuzluğumla yaratılmış. Ondan kaçamam, çünkü geçmişimle hala oradayım en sonunda. 'Geçmiş' olmayan herhangi bir imgeyle kendimi özdeşleştiremem, çünkü o imge de benim kendi yansıtmamdır. Bütün bunları görerek, gerçekten çaresizlik ve umutsuzluk içinde kalıyorum.

    Krishnamurti: Niçin onu 'çaresizlik' ve 'umutsuzluk' olarak adlandırıyorsunuz? Belirli bir sonuç elde edemediğiniz için, 'geçmiş zaman' olarak gördüğünüz şeyi bir heyecansal sıkıntıya çevirmiyor musunuz? Böyle yaparak yine 'geçmiş'e rol veriyorsunuz. Ondan kurtulmak istemeksizin, onu değiştirmek ya da onda değişiklik yapmak istemeksizin ya da ondan kaçmak istemeksizin, bütün gelenekleriyle 'geçmiş zaman'ın bu hareketine bakabiliyor musunuz şimdi? Herhangi bir tepki göstermeksizin basitçe gözleyebiliyor musunuz?

    Soru: Ama konuşma boyunca söylemekte olduğum gibi; Eğer ben 'geçmiş'sem, 'geçmiş'i nasıl gözleyebilirim? Hiç bakamam ki ona!

    Krishnamurti: Herhangi bir düşünce hareketi ki geçmiş zamandır bu olmaksızın; 'geçmiş zaman' olan kendinize bakabilir misiniz? Eğer düşünmeksizin, sevmeksizin ya da sevmemeksizin, yargılamaksızın bakabilirseniz, o zaman, geçmişin dokunmadığı gözlerle bakılan bir bakış var demektir. Düşüncenin gürültüsü olmaksızın, sessizlik içinde bakmaktır o. Bu sessizliğin içinde, ne gözlemci vardır, ne de kişinin 'geçmiş' diye baktığı bir şey vardır.

    Soru: Değerlendirme ya da yargı olmaksızın bakınca, geçmişin gözden yitmiş olduğunu mu söylüyorsunuz? Ama duruyor, binlerce düşünce ve eylem, daha bir an önce her yere yayılmış olan önemsiz şeyler ortada hala. Onlara bakıyorum ve hala varlar. 'Geçmiş'in gözden yittiğini nasıl söyleyebilirsiniz? Bir an için eylemini durdurmuş olabilir...

    Krishnamurti: Zihin, suskun olduğu zaman, sessizlik yeni bir boyuttur; çevreye yayılmış önemsiz şeyler ortaya çıktığı zaman, hemen çözülürler; çünkü 'geçmiş' tarafından meydana getirilen enerji olmayan, şimdi bambaşka nitelikteki bir enerjiye sahiptir zihin. Önemli olan şudur: Geçmişi yüklenmeyi ortadan kaldıran o enerjiye sahip olmak... 'Geçmiş'in yüklenilmesi, değişik bir enerji çeşididir. Sessizlik, diğerini siler atar; daha çok olan, daha az olanı emer ve dokunulmamış olarak kalır. Deniz gibidir; kirli ırmak denize dökülür ama deniz, arı kalır. Önemli olan budur. 'Geçmiş'i silip götürecek olan sadece bu enerjidir. Ya sessizlik vardır, ya da geçmişin gürültüsü... Bu sessizliğin içinde gürültü sona erer, ve yeni olan, bu sessizliktir. SİZ, yenileştirilmiş olmazsınız. Bu sessizlik, sonsuzdur; 'geçmiş'se sınırlıdır. Sessizliğin dopdoluluğunda, geçmişin koşullanmaları, parçalanıp yıkılırlar.
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  2. #2
    Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2009
    Yer
    Nazilli
    Mesajlar
    271

    Standart

    '' 'Geçmiş' tarafından 'geçmiş'in sürekli incelenmesi, 'geçmiş'i yineliyor; geçmişin eyleminin ta kendisi budur; geleneğin özünün ta kendisi de budur.''

    Daha şimdiden sevmeye başladım .

    Emeğin için teşekkür ederim Telrunya.

  3. #3
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Rica ederim Mühendis, sevmenize sevindim.

    Ya sessizlik vardır, ya da geçmişin gürültüsü... Bu sessizliğin içinde gürültü sona erer, ve yeni olan, bu sessizliktir. SİZ, yenileştirilmiş olmazsınız. Bu sessizlik, sonsuzdur; 'geçmiş'se sınırlıdır. Sessizliğin dopdoluluğunda, geçmişin koşullanmaları, parçalanıp yıkılırlar.
    Farklı boyutlar... Gerçekten düşünmeye değer.
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  4. #4
    Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2009
    Yer
    Nazilli
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı telrunya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Krishnamurti: Sadece isteyerek, 'yeni' olamazsınız olasılıkla; ya da 'yeni' olmaya uğraşarak... Yalnız 'geçmiş'i anlamanız değil, kim olduğunuzu da görmeniz gerekir. Siz 'geçmiş' değil misiniz? Olmuş olanın, 'şimdi' tarafından değişikliğe uğratılmış devamı değil misiniz?

    Sevgili Nejdet'in açmış olduğu olan/olması gereken ikilemi başlıklı konuyla ilgili bir yazı olduğunu düşünüyorum.
    Konu Mühendis tarafından (26 Mart 2010 Saat 16:36 ) değiştirilmiştir.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    307

    Standart

    Krishnamurti: Sadece isteyerek, 'yeni' olamazsınız olasılıkla; ya da 'yeni' olmaya uğraşarak... Yalnız 'geçmiş'i anlamanız değil, kim olduğunuzu da görmeniz gerekir. Siz 'geçmiş' değil misiniz? Olmuş olanın, 'şimdi' tarafından değişikliğe uğratılmış devamı değil misiniz?

    Bence bu görüşte bir sıkıntı var, Sadece isteyerek yeni olunmaz doğrudur ama bu istek başladıktan sonrada eski kalınmaz, eski kalınmıyorsa düz mantıkla yeni denebilir, elbetteki bunu demek için somuta inmek lazım bir başka deyişle somut olaylara... isteğin somuttakine ne oranda etkileşime tabi tutuğuna, sonuçta her şey yelpazeli biçimde karşıtını içinde barındırır, ağırlığın istekle ne yönde şekillendiği önemlidir... değişime uğrayan her şeyin yeniliği tartışılmaz ama ilericiliği tartışılır...
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  6. #6
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Sadece isteyerek yeni olunmaz doğrudur ama bu istek başladıktan sonrada eski kalınmaz,
    Bu yeni ismen yenidir bence. Özünde tamamen kopmuşluk yoksa eğer, geçmişin değişikliğe uğratılmışıdır.

    Bir soru sormak istiyorum sizlere. Sizce 'yeni biri' diyebilmek için kullanabileceğimiz ölçüt ne olabilir?
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    307

    Standart

    Alıntı telrunya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu yeni ismen yenidir bence. Özünde tamamen kopmuşluk yoksa eğer, geçmişin değişikliğe uğratılmışıdır.

    Bir soru sormak istiyorum sizlere. Sizce 'yeni biri' diyebilmek için kullanabileceğimiz ölçüt ne olabilir?

    Kısmende olsa çözümlemeye başladığım kişi eskidir...
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  8. #8
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    geçmiş neden sınırlıdır?
    Irk var mıdır ki?!
    gelenek zaman/geçmiş ile ilişkilendirilirken onun an-a etkimesi/baskı yapması/dayatması sonsuz enerji ile ortadan kaldırlılabilir mi?
    sonsuz enerji nedir?
    sonsuz enerji foronlardan mı oluşuyor?
    Tarihsel bellek/bilinç/bilgi birikimi ile geçmiş açıklanamaz mı?
    olan/olmakta olan/olacak olan sarmal değillerse, zaman dışına itilmek olanaklı mıdır?
    gelecek var mıdır?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #9
    Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2009
    Yer
    Nazilli
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı turko29 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kısmende olsa çözümlemeye başladığım kişi eskidir...
    Tersinden çıkarımla; çözümleyenler yeni ?

Members who have read this thread : 0

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0