aslında pek çocuğumuzun konuyu ilk duyduğunda vereceği kesin bir cevap vardır ama kendi adıma konuşayım olayı daha derin düşünmeye çalışınca biraz kararsız kaldım.. görüşlerini bekliyorum
aslında pek çocuğumuzun konuyu ilk duyduğunda vereceği kesin bir cevap vardır ama kendi adıma konuşayım olayı daha derin düşünmeye çalışınca biraz kararsız kaldım.. görüşlerini bekliyorum
Bu bizim ve karşımızdakinin ruh ve kişiliğine bağlı diyebilirim. Kimi insanlar ağladığında birileri yanına gelir. O da onları göndermek için geri bir küçük tebessüm vermek zorunda kalır. Aynı şekilde gülen biri içinde. Aslında ağlıyordur içinde. Fakat sırf bizlere kötü görünmemek için karşıtı bir görüşü göstermez.
Söyleyebildiklerim yalnızca karnımın açlığı ve tokluğu arasında ufacık bir çizgi. Söyleyemediklerimse Evren ile kendi aramdaki bir döngü.
Kişinin ağlama ya da gülme nedenine bağlı olarak değişir. Eğer yaşanan gerçek bir acıysa güldürmek zordur. Yaşanan doyurucu bir sevinç ise de ağlatmak zordur.
gülen bir insanı ağlatmak. gülebildiğine göre çok ağlamış olmalı. artık kolay kolay ağlamaz![]()
Ağlarken gülmek? Daha kolay sanki.
Gülerken ağlamaksa en zor geleni.
Gerçi ağlamak hep tercih edilmeyendir. Tercih edilmese de yürek acıdığında dinlemez damlalar.
Ben hep gülmeyi tercih edenlerdenim.
Büyük bir acıyla ağlarken bile, bir çocuğun masum bir komikliğine gülümseyebilir insan.
Ağlayan, iş arayan 3 çocuklu bir kişi ise,
iş bulana dek onu güldürmek hayli zor olsa gerek..
..sevinçten ağlıyorsa, zaten aynı anda gülüyordur..
Gülen, iş bilen hortumcunun biriyse,
onu da danasını da ağlatmak için babayasa ister..
..sevinçten gülüyorsa, zaten az sonra ağlayacaktır..
Bir de güldüğünde -ağlıyor görüntüsü-
ağladığında da -gülüyor izlenimi- veren
kişiler vardır.
Çok sevdiğim böyle bir arkadaşımla şöyle anlaşmıştık,
ben ona asla fıkra anlatmayacak espri yapmayacaktım..
Ona serbestti..
Ağlamak ve gülmek, 'kaderin dengesi' çerçevesindedir.
Fazla karışmamak kurcalamamak ellememek kirletmemek lazımdır.
Denge bozulursa, işin sonu özellikle geri kalmış ülkeler
ve kadim siyasileri ve ağababaları açısından hiç de iyi olmaz.
yazdığım bildiğimden değil düşündüğümden
(üzümü ye.. bağcı sanal.. üzüm üzüm.. bak haalâ..)
insan küçük şeylere gülebilir ama ağlaması icinse önemli bir sebep gerekir + ağlayan birini tebessüm ettirebilmek ayrı birşey güldürmekse ayrı. elbetteki her iki durumda olasıdır ve örnekleri olabilir ama işin teorik kısmını geçip pratiğe döktüğümüz zaman gülen bir insanı ağlatabilmenin daha kolay ve daha cok olası duruma sahip olduğunu görebiliriz
Aslında bazen basit düşünmek gerekiyor.Ağlayan birini güldürmek yorucu ve sıkıcı olabilirken gülen birini döverek ağlatabiliriz. Şiddet yanlısı değilim ama kolay olan şiddettir. Döverek, söverek, gururunu kırarak bir bebek gibi ağlatabiliriz. Her insan gıdıklanarak gülemez zaten ağlıyorsa bu daha da imkansızlaşır.