Sayfa 1/2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Tıklım Tıklım Yalnızım

  1. #1
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart Tıklım Tıklım Yalnızım

    Tıklım tıklım yalnızlaşıyorum,içsel olarak çoğalırken toplumsal yalnızlaşıyorum.Kendimde şeyleri varederken kendimi bilgiyle düşünceyle donatırken gittikçe etrafımdakiler bana itici geliyor; ahmakça aşklar,seviyesiz düşünülmeden yapılan konuşmalar,at gözlülükler,olgunlaşmamış çürük insanlar dayanılmaz şeyler haline geliyor.Anlaştığım hoş vakit geçirdiğim insanların sayısı azalıyor.Belki mükemmeliyetçi bir yapım olduğunu düşüneceksiniz ne yalan söylim bende düşünmedim değil ama herkeste bir haber ,bir düşünce mantığıyla bunları yıkmaya çalışıyorum.En ahmak kişiden bile birşeyler alabileceğim düşüncesine alıştırıyorum kendimi.'Hoş onunda bir varoluş sebebi var' diyorum içten içe...sonra tıklım tıklım yalnızlaşıyorum!
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  2. #2
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    bu yüzyılda çoğul sevinçler, hüzünler varmı ki tekil sezernişlerin bir önemi olsun, başta emeğine, sonra ürününe ve kendine yabancılaşan insan tanımıyorsa kapı komşusunu tanıyabilir mi betonarme binaların arasında kaybolmuş kendini ve kendi ile birlikte hayata dair anlam ve izler arayan diğer insanları. Kim söylüyor kulağımıza bilmiyorum ama eski bir şarkının mırıldanmasından başka bir şey değil insanın çoğullaşması ve isanın kanına bandırlıp bölüşülen ekmeğin çoğalması. İnsan büyükdükçe olgunlaşmışıyor, çaresizleştikçe olgunlaşıyor. Çünkü çare ve çaresizlik doğası göreği tanımlanmış kurgusu ve kritiği yapılmış bir ön koşuldur. Ve bu koşulun atölye ve sahne kısmı bizim mükemmelliyetçilik dediğimiz kısmı ile onure edilsede o aşamada yaşadıklarımız ve o yaşananlardan edindiklerimiz soğutur bizi dış dünyadan.. İçimizde büyümemiz ve beklenmedik yollar almamız pek önemli değildir kendimizi beğenip tamamlayabilmek adına.. Nitchez'in dediği gibi ''çöl çoğalır; vay haline içinde çöller saklayanın...

  3. #3

    Üyelik tarihi
    24 Haziran 2008
    Mesajlar
    20

    Standart

    Yalnızlık değil bu ruh hali, bence kayıplar ülkesinde kayıpları farklı kimlikleriz,farklılık; artık bunca yüzyıl sonra acıtır oldu insanları...Beklentiler,arayış lar,amaçlar değişir oldu maddiyatla maneviyat arasında.Maneviyat herkesin eskiciye sattığı bir eşya oldu,biz de eskiciye pencerelerden bakan çocuklarız,herşeye inat masum...Her evde varolan bu pencereler artık kapalı gün ışığına.Ya da seni bizi yalnızlaştıran insanlar kapalı ışığa.Bırak güneş içeri girsin...
    Bana bugün doğru gelen hiçbir şey yoktur ki; yarın yanlış da gelmesin.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; MONTAIGNE

  4. #4
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı kuzeys Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu yüzyılda çoğul sevinçler, hüzünler varmı ki tekil sezernişlerin bir önemi olsun, başta emeğine, sonra ürününe ve kendine yabancılaşan insan tanımıyorsa kapı komşusunu tanıyabilir mi betonarme binaların arasında kaybolmuş kendini ve kendi ile birlikte hayata dair anlam ve izler arayan diğer insanları. Kim söylüyor kulağımıza bilmiyorum ama eski bir şarkının mırıldanmasından başka bir şey değil insanın çoğullaşması ve isanın kanına bandırlıp bölüşülen ekmeğin çoğalması. İnsan büyükdükçe olgunlaşmışıyor, çaresizleştikçe olgunlaşıyor. Çünkü çare ve çaresizlik doğası göreği tanımlanmış kurgusu ve kritiği yapılmış bir ön koşuldur. Ve bu koşulun atölye ve sahne kısmı bizim mükemmelliyetçilik dediğimiz kısmı ile onure edilsede o aşamada yaşadıklarımız ve o yaşananlardan edindiklerimiz soğutur bizi dış dünyadan.. İçimizde büyümemiz ve beklenmedik yollar almamız pek önemli değildir kendimizi beğenip tamamlayabilmek adına.. Nitchez'in dediği gibi ''çöl çoğalır; vay haline içinde çöller saklayanın...
    Çöl büyüyor;vay haline içinde çöller olanın!
    Taş sürtüyor taşa,çöl yutuyor ve boğuyor.
    Ölü canavarın kıvılcımlar saçan kahverengi gözleri sabit,çiğniyor-hayatı çiğnemek onun..
    Unutma,zevkin yiyip bitirdiği ey insan!
    Taş sensin çöl ve ölüm de sen...
    Düşünceme cümlelerinle anlam olduğun için ve kendimde düşünmemi sağladığın için sonsuz saygılarla teşekkürlerimi iletirim.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  5. #5
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı nehir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yalnızlık değil bu ruh hali, bence kayıplar ülkesinde kayıpları farklı kimlikleriz,farklılık; artık bunca yüzyıl sonra acıtır oldu insanları...Beklentiler,arayış lar,amaçlar değişir oldu maddiyatla maneviyat arasında.Maneviyat herkesin eskiciye sattığı bir eşya oldu,biz de eskiciye pencerelerden bakan çocuklarız,herşeye inat masum...Her evde varolan bu pencereler artık kapalı gün ışığına.Ya da seni bizi yalnızlaştıran insanlar kapalı ışığa.Bırak güneş içeri girsin...
    Güneş girdi içeri kadın korktu bu parlaklıktan hemde şaşırdı.Kendini yalnızlaştırdıklarını gördü ve ıslık çalarak ışığın üstünde yürüdü kadın! Teşekkürümdür.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  6. #6

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Kim yalnız değil ki sevgili aksiyom zaman zaman? Tıklım tıklımlıklarla kah,kah kendi başınalıkla dopdolu yalnızlıklar...
    Başarı kendini yalnızlamamakta oysa...Elden ne kadar gelir,ne kadarı mümkün olursa..
    Nasıl olursa yalnızlık, o tür olsun, yalnızsanız da Şarkılar sağolsun

  7. #7
    efefel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Şubat 2010
    Yer
    İst.
    Yaş
    27
    Mesajlar
    154

    Standart çoğalan türler

    ben,biz insanların kendi aramızda türlere ama sayısız türlere bölündüğümüzü düşünüyorum.
    iç dünyamız türümüzün ismi.
    kaplan ile zebra arasında ne denli büyük fark varsa,bu insanlar arasındada o kadar fark var.
    belki de kaplan zebrayı o da diğerini komik,şapşal,anlamsız dahi görebilir.çünki hakikaten de çook fark var.
    tabi insanlar arasındaki bu türleşmede bazı türler oldukça çok ken bazıları çok az yada istisna olabiliyor.
    bu az olanlar yada istisnalar,yaşadıkları çevrede türünün tek örneği ise yaşananlar zor olur tabi.
    yapılması gereken ne peki?
    ?????
    Dolunay ışığında,onlarca çam ağacının altında,çiseleyen yağmur ve yapraklar derin sessizliği bozarken,yudumlanan çay KUTSALDIR

  8. #8
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Standart

    Yalnızlık üzerine o kadar yazıldı çizildi. Fikirler söylendi. Tartışıldı. Herkes kendine göre yaşamından kesitler ortaya koydu. Tabi bu konu üzerinde gerçekten burada yazılanlar yalnızlık üzerine oldukça anlamlı güzel ifade edilmiş. Gelinen noktada hangimiz aldığımız fikirler düşünceler karşısında eyleme geçtik yaşamda bir şeyleri değiştirmeye çalıştık. Veya hangi noktada sorun üzerinden çözüm üretip uygulamayı denedik. Veya gelinen noktada çözüm ürettik mi kendimiz için veya yalnızlıkla çırpınan hepimiz için. Yalnız olduğunu düşünen içsel çekişmeler yaşayan, yabancılaşan bizler bir düşünün bir araya gelsek bu acımızı dindiririmi? Hep şikayet ederiz ya çevremizle olan iletişimsizliğimiz faklılığımız veya kendimizi öyle hissetmemiz.bilseydim böyle olacağını birleşelim örgütlenelim derdim. ama biliyorum ki bizler kendi iç benliğimizle bile anlaşamıyoruz sorunlar yaratıyor içinde kayboluyoruz. Zaman geçtikçe labirentleşen bu kısır döngü bütün dünyamızı kaplamaya başlıyor. Ve aynaya en son baktığımızda bir adım bile atmadığımızı görüyoruz. Yoksa bizi besleyen bu duygularımızı bu karşıt düşünceler olmasın sakın. Bir düşünün çevremizi değiştirsek sosyal olarak kültür olarak hava olarak iş olarak her şeyi ile biter mi sanıyorsunuz bu acılar. Bir daha düşünülelim belki yanlış bir tespit yapıyor ve asla ulaşamayacağımız doğrunun peşinden gidiyoruz.alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz bedel ödemekten korkuyoruz emek vermekten belki yeri geldiğinde sevmekten bile.. Saygılar herkese.
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

  9. #9
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı şehrin yabancısı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yalnızlık üzerine o kadar yazıldı çizildi. Fikirler söylendi. Tartışıldı. Herkes kendine göre yaşamından kesitler ortaya koydu. Tabi bu konu üzerinde gerçekten burada yazılanlar yalnızlık üzerine oldukça anlamlı güzel ifade edilmiş. Gelinen noktada hangimiz aldığımız fikirler düşünceler karşısında eyleme geçtik yaşamda bir şeyleri değiştirmeye çalıştık. Veya hangi noktada sorun üzerinden çözüm üretip uygulamayı denedik. Veya gelinen noktada çözüm ürettik mi kendimiz için veya yalnızlıkla çırpınan hepimiz için. Yalnız olduğunu düşünen içsel çekişmeler yaşayan, yabancılaşan bizler bir düşünün bir araya gelsek bu acımızı dindiririmi? Hep şikayet ederiz ya çevremizle olan iletişimsizliğimiz faklılığımız veya kendimizi öyle hissetmemiz.bilseydim böyle olacağını birleşelim örgütlenelim derdim. ama biliyorum ki bizler kendi iç benliğimizle bile anlaşamıyoruz sorunlar yaratıyor içinde kayboluyoruz. Zaman geçtikçe labirentleşen bu kısır döngü bütün dünyamızı kaplamaya başlıyor. Ve aynaya en son baktığımızda bir adım bile atmadığımızı görüyoruz. Yoksa bizi besleyen bu duygularımızı bu karşıt düşünceler olmasın sakın. Bir düşünün çevremizi değiştirsek sosyal olarak kültür olarak hava olarak iş olarak her şeyi ile biter mi sanıyorsunuz bu acılar. Bir daha düşünülelim belki yanlış bir tespit yapıyor ve asla ulaşamayacağımız doğrunun peşinden gidiyoruz.alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz bedel ödemekten korkuyoruz emek vermekten belki yeri geldiğinde sevmekten bile.. Saygılar herkese.
    Kendimde düşünüp çok kez eyleme geçiyorum sevgili şehrin yabancısı,bazen eskiden hiç istemeyeceğim ortamlara dahi giriyorum ve o insanların kendi çapımda felsefesini yapıyorum.Bu tür sosyal yaşamdaki mihenk taşım önceden planlanmış düşünülmüş olması.Örneğin bir konuşma yapıcağım zaman önceden planlıyorum olasılıkları döküyorum neyle karşılaşıcağım nasıl yanıt vereceğim gibi kritikler,ön hazırlıklar yapıyorum.Hoşlanmadığım ve önceden tasarladığım birşeyle karşılaştığım zaman hafif bir gülümsüyorum içimdende 'biliyordum bunu söyleyeceğini' diyorum ve aklımdaki planladığım olayı rahatlıkla aşıyorum.Korkmuyorum önemsiyorum,emek veriyorum.Sevmeye bile...
    Saygılarla.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  10. #10
    efefel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Şubat 2010
    Yer
    İst.
    Yaş
    27
    Mesajlar
    154

    Standart

    ne yapılması gerek?
    bknz aşağıda çoğalan türler.
    tür değiştirmeye çalışmamak gerek bence.bu arada tür benzetmesi yaptım yanlış anlaşılmaktan korkarak.
    kaplan ve zebrayı örnek vermiştim burada ise geğik ve ceylan ı örnek vericem
    bir geğik sürüsü içinde bir ceylan varsa yada iki
    o ceylan muhtemelen yanlızlık çeker.diğerleri gibi olmaya çalışıp kendi türünün yokolmaya yüztutması bana pek doğru gelmiyor.
    bu türleri örnek verdim çünkü insanlarda bu denli türleşmiş durumda,insanlar birbirlerine benzeseler de türler arasındaki fark felsefeleriyle,akıl yürütme,duygular,tepkiler... gibi özellikler. bir önceki yorumumda eklediğim üzre.
    yanlızlık yaşanmalı.
    sonuna kadar yanlızlık yaşanmalı.
    bence sizde yaşayın sayın aksiyom
    yanlızlık,stres... çözümü bu duygular getiricek zaten.
    önemli sebeplerden dolayı yaşanan bu yanlızlık bize yetişmese bile bizden sonraki nesillerde çok işe yarayacak eminim.türünüzden taviz vermeyin derim...
    saygılar...
    Dolunay ışığında,onlarca çam ağacının altında,çiseleyen yağmur ve yapraklar derin sessizliği bozarken,yudumlanan çay KUTSALDIR

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 1

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0