Yaşamak arayıştır. Heyecandır, adrenalindir. Fakat bunları iç benlik ile yaşamaktır veya egolarımız değimlidir bize yöneten? Ne kadar gem vura biriz arzularımıza. Sürekli törpülemek duyguları. ve görsel yaşamak eksiltendir hayatı. Her şeyi önceden görerek düşünerek olacağını bilmek ve yönlendirmek olan anı yok saymak değimlidir. Olanı bulmak mıdır yoksa kaybedileni istemek mi? her gün yeniden başlarken eksilen bizden midir, yoksa doğan güneşin batarken bıraktığı aydan mı?
İnsan eskiden her zaman söylerim daha mutlu idi çünkü acıyı sevinci huzuru yaşardı şimdi görüyor yaşamaya fırsat kalmıyor. Bir aşk filmi izlemek ile aşk aynı şeymidir, uçurumdan attık gerçeği hayali ile yaşıyoruz. İnsan yaşarken nasıl mutlu olur çok sade kaçtı sıradanlığı geçelim farkında olmak farkında lığı yaşamak değildir. Bizi heyecanlandıran duygularımız var ise ve kaybolmadıysa arzulanan eksiklik bizde değil midir? Huzurun anlamını bilmek onu yaşıyoruz anlamına gelmiyor. Kendimiz mahkûm etmişiz, derinliklerimize. Oysa ne güzeldir bir yapraktaki su damlası. Bir erkek için bazen değil midir bütün yaşamın anlamı o şuh kadının gözlerinde veya tam tersi bir kadın da baka bulur erkekte arayıştır var olan sürekli. Hüzün mevsimi değildir gelen baharı çığlıkları içimiz titreten. Yeni bir günün yürekte bıraktığı nefesin yansımasıdır. Her acı güzeldir kendini bulur bir gün. Bulur sevincin kollarında. Yeniden keşfetmiyorsak dünyayı. Aramıyorsak var olanı boşluk ve bir güvercinin çırpınışının sesi kalıyor bize. Hep aynı donuk bakış görüyorum onlarca farklı gözde. Perdeci kapatıyor sahneyi şimdi kim seyirci kim oyunda sanandır kendini eskiden bir dilim ekmekti paylaşılan ve o andı sevginin rengi şimdi büyütüyor hırçın haykırışlar acının tonlarını. Beklenen bir gün vardır sanki acılar sona erecektir güzeldir saftır doğaldır o gelmiyorsa gecenin karanlığında bıraktık yine bütün bedenimizi.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı


