Tv yayını mutsuzluğun kaynağı değil, mutsuz insanlar kitlesinin bir sığınağı; yaşanmamışlıkları görsel olarak yaşatan, duygu ve düşünceye hitap eden bir akışkanlıktır. Tüm programların bir amacı vardır ve öğretisel programlar da buna dahildir. Kitle iletişim araçlarının en etkilisi olan tv programları ile kitlelerin/insanların nasıl düşünmeleri, nasıl yaşamaları, neyi umut etmeleri, nelerden kaçınmaları, korkular/tabular, gülme biçimleri, espri anlayışı, mizah şekli, giyimden-kuşama, oturmadan-kalkmaya kadar yaşam tarzlarının inceden inceye işlenmesi ile çemberi tamamlar ve mutsuzluğun kaynağı olmadığı halde iletişimsizliği yaratarak mutsuzluğun tekil kalmasını sağlayarak sürmesini temin eder. Tv programları içerisinde zaman ayrılabilecek yapıtlar yok değildir ve fakat çok azlar. Tartışmaya kapalı toplumlarda düşünme tembelliğinin temel sığınağı tv olsa gerek.
Vatandaşları/halkı küçümsemek elitist bir yaklaşımdır. Aydın ise, halkı ile bütünleşebilen entelektüel bir birikimin paylaşanıdır.
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
Kalıplaşmışlık her an düşüncelerimizin belini büküyor.Kalıp cümleciklerden kurtaramıyoruz kendimizi.İçimizde başka şeyler var ;sızım sızım sızlıyor hem de.Ama bunu dile getirmemiz çok zor kelimeler-hep aynı, düşünceden uzak kelimeler-düşüncelerimize vurulan zincirler .Cümlelerimiz hep aynı, ezbere konuşuyoruz çoğu zaman, ezberletilmiş düşüncelere sığınıyoruz düşünmekten korkarak.Neden öyle tepki verdiğimizi bilmeden tepki vermiş oluyoruz.Yargılıyoruz yargılıyoruz yargılıyoruz, bi kere de anlamaya çalışmıyoruz.Çünkü kendimizi bile anlamaya çalışmıyoruz, çünkü hep soru sormaktan kaçıyoruz.Fikirlerimizi, iç seslerimizi susturuyoruz, -izmlerle etiketliyoruz.Düşünülmüş düşüncelere takılıp kalıyoruz, üretmiyoruz.Biz bu muyuz?
işte bu yüzden mutsuzuz.
kalp penceresinden günışığı sızdıkça
şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan
murat menteş
Gerçekleri söylemekten korktuğumuz için mutsuzuz.Bılıyoruz ama ne söylüyor ne de uyguluyoruz, başkalarının gösterdiği yolda yürüyoruz
Neden pozitif bakışla yaklaşıp; "nasıl mutlu olunur" u işlemiyoruz ki arkadaşlar?
Bence; konu başlıklarını daha özenle seçsek, pozitif çağrışım yapan ifadeleri tercih etsek
yaşam felsefemizin kalitesine o denli katkıda bulunuruz.
evet, ayşanur ve aslı melis,
düşüncelerimize vurulan prangalar/tabular örümcek ağı gibidir; onları yok etmek gerekir her şeyden önce...
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
Düşüncelere vurulan PRANGALAR/TABULAR faslını biraz açar mısınız rica etsem?
Örümcek ağlarından çok korkarım da. İletişimsizliğin sebebi yada mutsuzluğun kaynağı mı onlar?
Şimdiden teşekkür ederim.
tabular adlı foruma bakabilirsiniz ki, siz o forumu izlediniz ve katıldınız, orada sorduğunuz soruların yanıtları fazlasıyla mevcuttur.
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.