Materyalizm konusunda pek bilgi sahibi değilim diyorsunuz ancak duygusuzdurlar yahut şunun ötesini göremezler yok efendim manayı vs...diyorsunuz...Yani sizin kendi ifadenizi baz alarak söylüyorum ""atıyorsunuz"", yani başka bir seçenek kalmıyor kusura bakmayın...Bu kadar kesin yargılara bilgisizlik ile ulaşmış olduğunuzdan ,ifadeleriniz doğmatik de olmuş oluyor..Bilmiyorsunuz da bunları nereden biliyorsunuz ?
"Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz." Goethe
Materyalizmde insanın insan olarak önemi vardır...Ne demek kişilerin bilinçlenmesini beklemeden mücadeleye çekmek?Siz bilinçlenmekten toplumun tamamını kastediyorsanız olmayacak bir şeyi ifade ediyorsunuzdur...Size kaç kişi lazım , yani toplumun kaçta kaçı bilinçlenmiş olacak ki siz toplumu bilinçli sayacaksınız.Bu yorum muğlaklığın ötesinde muğlak...Madde dışında anlamı yoktur diyebilmeniz için ne Marks'ı ne de Engels'i hiç okumamış olmanız gerekir..Bu kişilerin eserlerini okumadan materyalizmi yorumlamaya çalışırsanız yanlış yerlere ulaşırsınız...Engels gerçek aşkın ancak sınıfsız bir toplumda mümkün olacağından bahseder...Marx ""Sevmek yetmez , gerçek sevgi yaratıcı olan sevgidir, sevgi sevgi yaratmalıdır"" der...Toplumda mücadele değil kişiler arasında dayanışmaya vurgu yaparlar...Siz de tutmuş insan maddeden öte nedir diyorsunuz...
"Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz." Goethe
Ilk cumlenizin ne anlama geldigini aciklar misiniz? Materyalizmde insanin insan olarak onemi olsa, kisiler ideoloji ve inanc ugruna kitlesel olarak savasa cekilmezler. Iste bu demek. Cunku bir kisi neden savastiginin bilinc ve farkinda degilse; onu savunmasi ve korumasi mumkun degildir. Ben bilinclenmeden toplumun tamamini degil; kitlesel mucadeleye toplumun cekilmeden once egitilmesini ve bu savasa katilacak olanin bu savasin ne amacla ve ne goturecegi/getirtecegini algilamis olmasindan bahsediyorum.
Evet madde disinda anlami yoktur. Cunku insanoglu bir kitlesel yigin ve kelle sayisi olarak degerlendirilir. Eger ve zaten bilinc ve farkindalik olsa idi, ne SSCB parcalanir ne de dini yok etme adina ve Sosyalizmi yerlestirme adina bu kadar katliam ve zorlama yapilmazdi.
Ayrica kimin ne okuyup ne okumadigi hakkinda hangi pesin hukum ve onyargi ile karar veriyorsunuz?
Eger bir kisi insanligi ve insani sevse, onu kendi ideolojik inancsal dogrulari ugruna harcamaz/harcatmaz ve oldurmez.
Benim bilinc ve farkindalik vurgum da zaten, kisiler arasi dayanisma, hak ve ozgurluklerin taninmasi temsili ve saygi ile karsilanilmasi.
Bunlar da basta kendilik ve bireysel bilinc ve farkindalik gerektirir.
Ideolojik inancsal dogru guc ve iktidar savaslarinda, savasa kitle olarak katilim adina; ne kendilik bilinci ne de bireysel bilinc yoktur.
Insanoglu her zaman kendisini sadece maddesel olarak degerlendirmis, almis/satmis savasa surmus, kitle ve kelle sayisi olarak degerlendirmistir.
Beyin ve onun numenal yetisi nerde?
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
İlk cümlenin anlamı şudur, insan madden de manen de ne ise odur...İnsana ait şeylerin bütünü insanı oluşturur..Kişiler ideoloji , inanç uğruna savaşa çekilmiyorlar .. Marksizm'de kişiler boyunduruktan kurtulmak , kendini sömürenlere başkaldırmak, daha insanca yaşamak için mücadeleye çekiliyorlar.. Haksızlığa karşı mücadele etmek bir erdemdir.Canlılar hayatta kalmak için mücadele ederler,mücadele yahut savaş ne için yapıldığına göre değerlendirilir..Marksistler , kişileri bilinçlendirmek için mücadele ederler, zira onlar atanmış bilinç , yahut üyelik dedikleri bir kavramdan bahsederler..Kişiler yanlış bilince sahip olduklarından kendi sınıfsal çıkarlarının aksine hareket edebilirler, misal bir işçinin sendikalaşmaya karşı olması gibi...Haliyle bu atanmış bilincin ortadan kaldırılması gerekir ki kitleler mücadeleye dahil olabilsin..Ve materyalistler bunu sözde değil özde yaparlar,davaları için mücadele ederler...Kendi inançlarına karşı geldikleri için binlerce kişiyi kazığa oturtan , olmadık işkenceler yapanlar, yakanlar materyalistler değil idealist hristiyanlar idi örneğin..Her devrim zor kullanır, şu yahut bu inanç farketmez, her köklü değişiklik sert olur ve otoriteyi ele geçirdiğinde kendini korumak için kurumlar oluşturur,zor kullanı aksi görülmüş değildir..İdealist de olsa materyalist de olsa bu böyledir çünkü bu devrimin dediğimiz şeyin ne olduğu ile alakalıdır...
İnsanoğlu kendisini sadece madde(ki ben bunu nesne olarak algılıyorum) olarak değerlendirmiş falan değildir..Alınıp satılmak , savaşa sürülmek kişinin yalnızca bir nesne olarak görüldüğü anlamına gelmez..Beynin numenal yetisi müzikte, edebiyatta , heykelde, resimde,bilimde,teknoloji dedir..Bunlar sırf kendisini nesneleştirmiş bir şeyin ürünü olamazlar zira özneldirler çoğu..Sizin söyledikleriniz kadar bunlar da insana ait şeylerdir...
"Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz." Goethe
Ben bunlarin insana ait olmadigini soylemiyorum, sadece insanoglunu insanlastiracak olan onun numenal yetisinin getirdigi kendilik bilinci ve kendi varliginin bilincidir. Kendini sadece materyalist olarak bir goruntu olarak algilayan insanoglu zaten kendini baska fenomenlerdende farkli kilamaz. Cunku numenal yetisinin bilinc ve farkinda degildir.
Yoksa "benim koklu degisikligim de digerleri gibidir" dediginde senin de baskalarindan farkinkalmaz. Stalin ile Hitler'in kendi ideolojik dogrulari icin yaptiklari katliamlar arasinda ne fark vardir, sence?
Ya da sosyalizm/fasizm ugrunasavasmak farki nedir?
Bu farki kim neye gore ortaya koyar?
Sonucta birisi kendi aklinin dogrusu ile fasizme, digeri sosyalizme inanmis degil midir?
Bunlar kitleleri kendi tarafindan savasda cikarken; nerededir numenal yeti, bilinc farkindalik v.s.?
Gosterir misin?
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Bakin isterseniz once surdan basliyalim.
Bir kisinin isci sinifindan olmasi baskadir, o kisinin isci sinifinin bilinc ve farkindaligina sahip olmasi baskadir.
Buyrun, arasindaki farki ortaya koyun.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Önceki yazımda atanmış bilinçden bahsederek bunun cevabını verdim zaten...Kişiler kendi maddi koşullarının gerektirdiği bir bilince sahip iseler bu doğru bilinçtir..Eğer kişi bu maddi sınıfın temelini teşkil eden bir bilince sahip değil ise bu tezattır ve bu doğru bilinç değildir...Kişi işçi sınıfından olabilir ancak bu sınıfın gerektirdiği bir bilince yani olması gereken bir bilince sahip değil ise bilinci atanmıştır , ait olduğu sınıfı yansıtmaz..Misal bir işçi ücretlerin düşmesini şu yahut bu şekilde savunur ise o yanlış bir bilince sahip demektir...
"Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz." Goethe
Materyalizmde kişi kendini sadece bir görüntü olarak ortaya koymuyor eğer bahsettiniz şey yanısma ise soyut olan kavramlar materyalin yansımasıdır diyebiliriz, ancak bu soyut olan şeylerin olmadığı anlamına gelmiyor maddeden bağımsız olmadığı anlamına geliyor...Kişi kendini diğer fenomenlerden, neredeyse insan olduğundan beri farklı kılacak şeyler ortaya koymuştur...Felsefe materyalist olarak doğduğunda da böyledir bu , saf materyalist olduğunda da, materyalist olmadığında idealist olduğunda da böyledir bu...İnsan hayvanlıktan farklılaştığından itibaren olan birşey, materyalizm yahut idealizm üstü birşey olsa gerek..Zira sizin söylediğiniz ""insan materyalizmde kendini diğer fenomenlerden ayıramaz"" çıkarımının, insanlık tarihinde bir karşılığı olmadığını düşünüyorum, insan insan olduğundan beri bu farklılık vardır..Sanat dediğiniz tüm ideolojilerde yahut inanç sistemlerinde vardır, hatta binlerce yıl önce çizilmiş mağara resimlerinde vesairelerde vardır..İnsan hiçbir zaman diğer fenomenler gibi olmamıştır...
Devrim dediğiniz şeyin nasıl olduğu bellidir, yöntem aynı olabilir ancak ideolojiler aynı değildir..Benim şundan yahut bundan tamamen farklı olmam demek, benim insan olmamam yahut bilinen hiçbir şeye benzememem demek olur ki bu da mümkün değildir..Zor kullanmadan devrim olmaz , devrim böyle bişeydir zaten...Bu şekilde her kavramı aynılaştırabilirsiniz bir yönünden tutup..Faşizmin ne olduğu bellidir, sosyalizmin ne olduğu bellidir..Zorlarsak eğer Stalin de, Hitler de Adem ve Havvadan geldiklerinden bu iki ideoloji de aynı şeydire kadar gider bu iş...Sosyalizm teoride kitleleri , kitlelerin kendi çıkarları için mücadeleye çağırır,onların dışında birilerinin çıkarları için değil...Kişinin en nihayetinde bilinçli olmasını sağlayan şey, toplumun bilinçli olmasıdır sosyalizmde ..bireysel bilinçsizlik gibi birşeyden söz etmez...farkındalık, numenal yeti,bilinçlilik ancak toplumdan bireye doğru sağlanabilir...
"Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz." Goethe