Sayfa 8/8 İlkİlk ... 678
77 sonuçtan 71 ile 77 arası

Konu: Şiir Bir Deryaysa Kaybolmaya Geldim

  1. #71
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    değerli arkadaşımız şehrin yabancısına
    nice sağlıklı, mutlu yıllar

  2. #72
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    - düğüm -

    adamlar sarkık yüzleriyle derin bir geceden indiler
    tenha evlerden büyüyüp gelen bir ağrıydı duruşları
    adamlar sabahlara dek, her yıldıza bir sigara içtiler
    iç geçiren bir pencere,
    yaprakların ayini,
    dem çeken kaldırımlar

    güneşin konuşmaya başladığı saatlerde, kekeme
    her kapısı yalnızlık kusan bu kente, hece hece düştüler
    ...
    gecenin kağıdında gözyaşının mürekkebi
    herkes kendi uçurumuna bir taş atıyor
    şimdi binlerce ayrılık çatılarda - kuşlar-
    yola değil, suya değil, göğe değil
    ah! benim kirpik kirpik eşiklere gömülen annem...

    adamlar kopup ana rahminden gurbeti kurdular

    Şükrü ERBAŞ

  3. #73
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    İREM,

    Bana şöyle bir bak diyorsun
    Alıcı gözüyle, tepeden tırnağa
    Yeni dalınmış bir uyku gibi bak
    Çobanların söndürmeyi unuttuğu dağ ateşi
    Kaleden kaleye uçurulan ak güvercin
    Rüzgara emanet edilen fısıltı gibi
    Yazdan kalma bir gün gibi bak bana

    Bana şöyle bir bak diyorsun
    Posta kutusuna gece yarısı bırakılan bir mektup gibi
    Kızağından kayıp bitmeden denize inen bir tekne
    Gökyüzünün denizyıldızlarıyla dolduğunu gören
    Bir dalgıç gibi bak
    Akşam kırılmaya başlarken içimde
    Dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana

    Bana şöyle bir bak diyorsun
    Bir ışın demetine sarılır gibi bak
    Unuttuğum ve istemesem de
    Yüzlerini bir türlü anımsayamadığım
    Çocukluk arkadaşlarım gibi

    Kahve fincanına damlayan gözyaşı
    Kara düşen kan damlası gibi
    Diyorsun ki- evet, mavi gözlerinden bile ürpertici bu-
    Kınından çıkarılan bir hançer gibi bak bana

    Bana şöyle bir bak diyorsun
    Yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi
    Sevgilin olmasam da sevgilinmişim gibi bak
    Kumsalda bırakılan ayak izi
    Kanadın üzerine değen bulut gibi
    Kayalıklara sürüklenen bir gemiye
    Yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana
    Çünkü unutmamanın eşiğidir
    Ve anımsamanın kapısıdır bakmak

    Sevgili İrem
    Bunun için bile kibrit çakılabilir
    Okyanusun kıyısında
    Karanlıkta
    Bir kedi gözü gibi
    Pençeleriyle dolaşırken aşk.

    Akgün AKOVA

  4. #74
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Standart

    Alıntı tolga Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    değerli arkadaşımız şehrin yabancısına
    nice sağlıklı, mutlu yıllar
    tşk ederim tolga. gerçi uzun zaman oldu ama) düşünüp yazman yeterli)
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

  5. #75
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    rica ederim, siz deryada kaybolmak niyetindesiniz tabi...

    ancak...hem düşünceli arkadaşların, kutlama mesajları varken..yazılanı görmezden gelmek olmaz dı hem de 1 ay ı, o kadar da büyütmemeli sağlıcakla arkadaş yazmak! için
    selam ve saygı ile...


    şiir deryasında şiir paylaşmaya devam
    Konu Süreyya tarafından (02 Kasım 2011 Saat 10:21 ) değiştirilmiştir.

  6. #76
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Yürek Çağrısı

    Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere
    Tatlı su göllerine akamıyorum
    Yüzüm yüreğim deprem dalgası
    Bu gül kıyımlarına bakamıyorum
    Her sevi bir türküdür bağrımda
    Her öfke bir ağıt
    Ağıtlar kuşatmış dört yanımı
    Kendi türkülerimi haykıramıyorum

    Şarkılarla bezeniyor ufuklar
    Yüreğim patlıyor dağbaşlarında
    Yüreğim
    Sancımı duyar mısın yaralarında
    Kuş seslerinde yas nağmeleri
    Şarkılar sabır ve çile makamında

    Mendilimde öfke çıkınımda bilinç
    Uykusuz kalır mısın kitaplarıma
    Dudaklarımda hüzün
    Avuçlarımda sevinç
    Kulak verir misin çığlıklarıma
    Dağları aşarak gelmişim sana
    Demir kapıları kırarak
    Işık olur musun karanlıklarıma

    İsterim ki senden
    Yaylalarda otlak olasın
    Ovalarda ırmak olasın
    Yayılasın göğsümün kırlarına
    Sarasın beni sarasın

    Dalların sevdası düşmüş toprağa
    Olgun meyvelere hasret gençliğimiz
    Zamanın billur çağlayanı
    Gürül gürül akarken avuçlarımızda
    Bir damla yağmur adına
    Yakarmış dağbaşlarında yüreğimiz
    Gökyüzünde sanılmış bütün yaşam
    Gökyüzüne çivilenmiş ellerimiz

    Ateşler yine parlıyor dağlarda
    Dolular yine kırıyor çiçekleri
    Gecenin karnına inerken şafağın tekmeleri
    Bulutları delen ışıklar
    Ezik ve kinli
    Aydınlık iri
    Sanki kocaları işkencede kadın gözleri

    Nasıl kapanır bu kanayan yara
    Nasıl anlatılır ki sana bu hal
    Terimde tuz gözyaşımda bal
    Bağdaş kurar mısın soframa
    Gözlerimde umut yüreğimde aşk
    Ölümleri boşlayıp düşer misin sevdama

    İsterim ki senden
    İnancıma aşık olasın
    Zindanıma ışık olasın
    Yürüyesin gönlümün yollarına
    Sorasın beni sorasın

    İnce kabukları zorlanıyor zamanın
    Gelecek damlıyor yorgun havuzlara
    Damlalarla yılların gelin yüzü
    Suların üstünde koskoca bir çağ
    Umutlar sığmaz oluyor alanlara

    Baharda gazel dökme bahçelerime
    Ben yaşamayı bilmez miyim
    Çocuklarım okul yollarında
    Okullarım sabah kollarında
    Sanki güzellikleri görmez miyim
    Papatya beyazlığında ölüm sarısı
    Karanfil kıvrımlarında kan
    Bu çiçekler uğruna ölmez miyim
    De gülüm ben seni sevmez miyim

    Bahar değil acı yükleniyor dallarıma
    Yapraklarımda ayrılık
    Meyvelerimde gurbet
    Vuslat olup gelir misin kollarıma
    Ellerimde kış saçlarımda kar
    Cemre olup düşer misin toprağıma

    İsterim ki senden
    Yılgınlıkta inanç olasın
    Zulme karşı direnç olasın
    Gömülesin aşkımın sularına
    Göresin beni göresin

    Göresin ki destan edesin
    Söyleyesin dillerden dillere
    Bir türkünün dizelerinde
    Bir kavalın nağmelerinde
    Alıp başını gidesin
    Bağrı yanık yeller üstünde
    Güneşin rengiyle düşesin ufuklarıma
    Kırasın karanlıklarımı kırasın

    Adnan YÜCEL

  7. #77

    Üyelik tarihi
    09 Kasım 2011
    Mesajlar
    3

    Standart

    Bir çingene şarkısında unutalım her şeyi
    Yalnayak yürüyelim sokaklarda
    Kirli ayaklarımız temizlesin geçmişi
    Yalnız şimdiyi duyalım ne geçmişin ağırlığı olsun omuzlarımızda
    Ne de gelecek kaygıları sarssın benliğimizi
    Her ritminde hayatı bırakalım ayaklarımızda
    Herkese her şeye inat dans edelim şimdi
    Çingeneler gibi acıklı bir neşe olsun bakışlarımızda
    Kimseye vermiyelim hiçbirşeyin hesabını
    Kimseden de hesap sormayalım, hesaplı hayatlar silinsin darbukanın her vuruşunda
    Bir çingene şarkısında unutalım her şeyi
    Sadece insan olabilmeyi deneyelim dokuz sekizlikte kıvrılan ruhlarımızla

Sayfa 8/8 İlkİlk ... 678

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0