İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir
Dünya kişilik bunalımındayken daha dünya olduğunu bile tam kavrayamamışken, insanın bunu kavramasını yada kabul etmesini düşünmek bana yanlış geldi...
Neden derseniz; On iki yaşına kadar büyüyor sonra genc oluyor daha genc olduğunu anlamadan hayat onu yoruyor çalışarak okumak gibi mesela, sonra ınsan tam ekmegını buluyor hayda bu seferde duygusal tatmınsızlık vs...
Bu Meryem’in Tanrıyla son yatışıdır.
Bu güneşin bakir bir tarlaya son bakışıdır.
Şimdi babanın son damlası, Meryem’in,
Yanaklarından mı süzülsün?
TIRI VIRI
Kastettiğim şu, inanç veya inaçsızlık(aslında inançsızlık yoktur, ateizm de inançtır), benzer biçimde inanmama diyelim;bireyin mahremidir.Kişi, yaratıcıyla ilişkisinde yalın, samimi ve sırdaştır.Bunların forumlara taşınıp tartışmaya açılması bana "benim inandığıma inanmalısın" dayatması ya da "ben inandığımdan kuşkuluyum, başkaları bakalım ne diyor" kabilinden yandaş arama çabaları gibi geliyor bana.Daha nesnel olarak din olgusunu, dinlerin gelişimini , peygamberlerin yaşamlarını sosyolojik olarak elbette tartışmalıyız.Ama inançların fikirler gibi ele alınıp ( hem de yaratıcı ile ilişkilendirilen metafizik konuların)tartışılması bizi bir yere götürmez diye düşünmekteyim.