erdem,aşk,inanç,sevgi,nefret,h edef,bağlılık,sadakat,dürüstlü k,onur..nedir insanı asıl yaşatan şey?ne uğruna yaşıyoruz?hangi duyguyla besleniyor ruhumuz?kalbimiz neyle büyüyor?ne olmadan susuz kalıyor,solgunlaşıyoruz?
erdem,aşk,inanç,sevgi,nefret,h edef,bağlılık,sadakat,dürüstlü k,onur..nedir insanı asıl yaşatan şey?ne uğruna yaşıyoruz?hangi duyguyla besleniyor ruhumuz?kalbimiz neyle büyüyor?ne olmadan susuz kalıyor,solgunlaşıyoruz?
felsefe yapmak ölümü anlamaya çalışmaktır..CİCERO
onur olmadan insan yaşayamaz
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
onur nedir peki?
felsefe yapmak ölümü anlamaya çalışmaktır..CİCERO
Arkadaşlar insan ne ile yaşar diye bir soruyu ben kabul etmek istemiyorum,insan doğar ve bir şekilde ölür.
ilkel komünal toplumda erdem,aşk,inanç,sevgi,nefret,h edef,bağlılık,sadakat,dürüstlü k,onur olduğunu hiç sanmıyorum ben. Yaşamak bir kurgu ürünü eseri değil,olsa olsa irade dışı bir istem yada güdüdür.Çoğu zaman yaşadığımızın farkına dahi varmayız akar geçer her şey zamanla birlikte.Bizler bu sirkilasyonda hayatımızı bir şeylerle kutsayıp şekillendiririz;ve bu şeyler çoğu zaman bizim için hiç bir şey ifade etmemekle birlikte çoğu zaman çok şey ifade eder.
Bu yüzden diyebilirim ki insan içerisinde doğup şekil aldığı toplum ile yaşar.Varolduğu toplumun alışkanlıkları ve gelenekleri ile yaşar.Zaman zaman gurbete çıktığı zaman ilk toplumundan taşanlar ve yeni toplumdan seçtikleri ile yaşar.
"yaratıcı aklın sentezi" ile birlikte insan türü diğer türlerden farklı olarak güdülerini denetim altına almayı başardığı için onlardan farklılaşmıştır; tarihsel belleiğn gelmiş olduğu aşama itibariyle, günümüz insanı ile ilkel komünal topluluk insanının kıyaslanması zaten yapılamaz. Bı kıyaslama Austrolopitecus Africanus'lara yapılabilecek büyük bir haksızlık olacaktır. açlık/beslenme bir güdü olarak değerlendirildiğinde açlığını/beslenmesini değerleri/onuru için sıfırlayan bireyin nasıl güdüsel davrandığı söylenebilir ki?
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
Sadece "NEFRET"i eliyorum. Diğerlerinin hepsi yaşamımda ve ruhumda büyük anlamlar ifade eder, hepsi ruhumu besler. Hepsi çok önemli. Biri eksik olsa, parmaklarımdan birinin yokluğu gibi hissederim.sümeyra Nickli Üyeden Alıntı
Yukarıda da yazdığın gibi :"Yaratıcı aklın sentezi ile birlikte insan türü diğer türlerden farklı olarak güdülerini denetim altına almayı başardığı için onlardan farklılaşmıştır."
İnsan diger türlerden farklı olarak güdülerini kontrol altına almayı başardı. Peki insan bu güdüleri kontrol altına almasaydı yasamayacak mıydı veya o zamana kadar yasamadı mı? Sorun insanın yaşarken yaşamını anlamlı kılmaya çalışmasıdır. Kimi nefretle yaşar kimi aşkla yaşar kimi iyiliklerle vs. İnsan yemek yiyerek yaşar basit mantıkla gerisi yaşamasından kaynaklanan olgulardır . Yani insan aşık oldugu icin yaşamaz, yaşadığı için aşık olur .
Önemli olan hissederek yaşamak olduğuna göre ;"YAŞAMAKTAN" , "YAŞAMAYA" fark var bence. Canlı kaldığı sürece her insan bir şekilde yaşar, ama bazıları yaşadığını bile fark etmez ne yazık ki.
"Hissederek yaşıyorum" Benim için yaşamı anlamlı kılan temel öge bu..
İnsan yasadığını hissediyorsa güzel; ama var olus sebebini bilmeyen bir canlının var oluşundan kaynaklanan hislerinin ne kadar önemi var?