Sayfa 1/3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Acının türleri

  1. #1

    Üyelik tarihi
    25 Kasım 2008
    Yer
    İstanBuL
    Yaş
    34
    Mesajlar
    8

    Standart Acının türleri

    Ben hiç acının mutlluluğa dönüştüğünü duymadım yada yaşamadım...Ama mutlulukların çoğu ilerde acıya dönüşüyo...Hayat toz pembedir ama gerçekler acıdır...Peki dünya yalansa ki bu doğru..Çünkü ölümlü bi yer o zaman yalan dünyada gerçek olan nedir...Bize bardağın dolu kısmını görmemiz sölenir her zaman ama aslında bardak hep boştur ve içi ancak parayla dolar özellikle günümüzde bu böyle...Bu durumda acılar bedava yaşanır ama artık mutluluklar parayla satılmaktadır...Acının türleri vardır...Okulda, evde, ilişkilerde,ayrılıklarda yaşanır ama mutluluk tekdir ve onada ulaşmak ancak parayla mümkündür...

  2. #2

    Üyelik tarihi
    22 Aralık 2008
    Mesajlar
    22

    Standart Ynt: Acının türleri

    ''oldurmeyen aci guclendirir'' gercekten cok onemli bi soz. Cogu zaman insanların acılarıyla beraber ortak yasaması ve hatta acılarını sevmesi gerek.. bazen acılar sırf bu yuzden sevilmelidir..
    ''oldurmeyen acı guclendirir''

  3. #3

    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2008
    Mesajlar
    25

    Standart Ynt: Acının türleri

    Mutluluğun parayla geleceğine yönelik inancın bu halk içinde nasıl yayıldığını bilmiyorum. Ama eğitimli insanlar bile bunu bilmiyorsa çok yazık. Hiç değilse, eğitimleri sırasında çektikleri acıların bilgi gibi bir mutluluk kaynağına dönüştüğünü görmeyecek kadar körelmiş mi akılları?
    Mutluluğu parayla satın alınabilecek hazla özdeşleştirmek, gerek bireysel gerekse toplumsal açıdan oldukça olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Öyle acılar ki, düşünmek bile istemiyorum.
    Bunun yerine önerim; mutluluğun erdemli yaşayışta, erdemli yaşamın da ancak bilgiyle olabileceği gerçeği.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    27 Aralık 2008
    Mesajlar
    7

    Standart Ynt: Acının türleri

    İnsanın bu mutlu olma takıntısı...Mutluluk bir gül gibi solmaya mahkum.Oysa size bildiğiniz herşeyi öğreten,olgunlaşmanızın nedeni olan acıya bu kadar yadsıyarak bakıyorsunuz.
    Söylenildiği gibi : Öldürmeyen acı güçlendirir.

  5. #5
    Laetna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Temmuz 2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Acının türleri

    Acının benim için güzel olduğu zamanlarda vardır ki bu benim kişisel görüşüm ve acıya ne yönden baktığına bağlı olan bir görüş.Meselâ tıraş olduktan sonra kolanyanın yakması bana büyük mutluluk verir ki sebebini bende bilmiyorum veya soğugun verdiği acı, bana aklıma gelmeyen çözümleri ,unuttugun hatıraları ,söylemekten kurmaktan kortuğum ,cümleleri kurdurur.Yada başka yönden baktığımızda aşk acısı bana büyük bir zevk verir, yada başıma gelen kötü bir olayın acısı bana öykülerimi yazmak için bir sebep verir, buda beni mutlu yapar.
    yani kısacası insan mutlu olabilmek için veya acı çekebilmek için paraya ve akla ihtiyaç duymaz.Bir delide mutlu olabilir.
    mutluluk veya acının türleri insandan insana değişir kısacası bu.
    İnsan yenilince tükenmez,pes edince tükenir.

  6. #6

    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2008
    Mesajlar
    25

    Standart Ynt: Haz ve acı

    Mutluluğu, haz gibi geçici bir durumla özdeşleştirme bir kavram karmaşasından başka bir bir sonuç doğurmaz. Mutluluk değişmez bir durumdur. Mutluluğa ulaşan kimse için haz ya da acı kalmamıştır. Bir anlamda mutluluk hazzın ve acının ötesindedir. Bu bakımdan mutlu insan ölümü de gülerek karşılar, kanseri de, aşkı da. Ona acı verecek hiç bir durum yoktur artık.
    Ancak böylesi bir insanlık durumuna ulaşmak, hazzı ve acıyı mutluluğun ölçütü olarak gören bir zihinsel tavır için olanaksızdır.
    Acı haz veriyor olsa bile bu haz da geçicidir. Oysa mutluluk yolunda çekilen acı, sırf mutluluğa ulaştırması bakımından değerlidir. Bu yüzden erdemsizlik yolu rahattır, hoştur ve çoğu zaman haz verir; vardığı yer mutsuzluktur. Oysa erdemin yolu dikenlidir ve çoğu zaman acı verir. Oysa vardığı yer mutluluktur.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    27 Aralık 2008
    Mesajlar
    7

    Standart Ynt: Acının türleri

    Aslında durum kişisel bir görüş.Birimiz acıyı mutluluğa çıkan kapı olarak görmüş bir diğerimiz acıyı ilk ilke saymış mutluluğu yadsımışız.Birimiz acıyı kötülemiş mutluluğa ve devamlılığına bel bağlamışız.Neticede hepsi kavramsal çıkarımlar ve büyük resim daha da olgunlaşıp durumları değerlendirip istediğimiz gibi yorumlayabilme gücünü istememiz.Us'umuzun dış etkenler tarafından tıkanmasını önlemek istiyoruz.Ha acı diyelim yol açan buna ha mutluluk.İstediğimiz daha üst bir bilinç noktası.

  8. #8
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Ynt: Acının türleri

    Mutluluk ve acı birbirini anlamlandırır... Bu nedenle ikisini de aynı hoşgörüyle karşılamak gerekiyor belki de... Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır...Acıyı ise; çoğu kez bir başına yaşarız... Önemli olan yalnızlığımıza eklenmiş acılarımızı yaratıcılığın yöntemleriyle anlamlandırabilmektir... Anıtlaştırabildiğimiz acılara estetik unsurları eklemek ve belki de bu şekilde kabullenmek bana daha kolay geliyor...İçimizde büyüyen anıtları değil, dışarıya çıkarabildiklerimizi yıkmak daha kolaydır diye düşünüyorum...
    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  9. #9
    Laetna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Temmuz 2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Haz ve acı

    Alıntı dionysos Nickli Üyeden Alıntı
    Mutluluğu, haz gibi geçici bir durumla özdeşleştirme bir kavram karmaşasından başka bir bir sonuç doğurmaz. Mutluluk değişmez bir durumdur. Mutluluğa ulaşan kimse için haz ya da acı kalmamıştır. Bir anlamda mutluluk hazzın ve acının ötesindedir. Bu bakımdan mutlu insan ölümü de gülerek karşılar, kanseri de, aşkı da. Ona acı verecek hiç bir durum yoktur artık.
    Ancak böylesi bir insanlık durumuna ulaşmak, hazzı ve acıyı mutluluğun ölçütü olarak gören bir zihinsel tavır için olanaksızdır.
    Acı haz veriyor olsa bile bu haz da geçicidir. Oysa mutluluk yolunda çekilen acı, sırf mutluluğa ulaştırması bakımından değerlidir. Bu yüzden erdemsizlik yolu rahattır, hoştur ve çoğu zaman haz verir; vardığı yer mutsuzluktur. Oysa erdemin yolu dikenlidir ve çoğu zaman acı verir. Oysa vardığı yer mutluluktur.

    Mutluluğu hayat boyu devam eden bir olgu gibi anlatmışsın sence öyle mi?
    Öyle ise bana hayatı boyunca mutlu olan bir isim söyle,bende gerçekten mutlu olayım.
    Bu arada hazlar veya zekler bizi en kısa yoldan mutlu eden şeylerdir.
    İnsan yenilince tükenmez,pes edince tükenir.

  10. #10

    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2008
    Mesajlar
    25

    Standart Ynt: Acının türleri

    Başlangıcından sonuna değin yaşamı süresince mutlu olan birisini bilmiyorum sevgili Laetne. Bana göre mutluluk, bir amaçtır. Bütün eylemlerimizin kendisine yöneldiği en üstün amaç. Bu amaca ulaşmak için çaba sarfeden bilgeleri biliyorum ama. Sokrates, Platon, Aristoteles, Spinoza, Kant, Hegel, Bergson, Kierkegaard, G. Marcel, Nietzsche, Sartre, Camus, Heidegger bunlardan birkaçı sadece.
    Haz duyduğum durumların peşisıra gelen acıları da biliyorum. Bunun yanısıra acıyla, sıkıntıyla ve dirençle yaptığım eylemlerin ardından gelen hazları da biliyorum.
    Heideggerin öğretisinde de görüleceği gibi sıkıntı varoluşa katılmaktır bir anlamda; varolmak, ama gerçekten varolmak, varolduğunun bilincinde olarak varolmak işte budur mutlu kılan insanı. Varlığını acıdan, bir anlamda da varoluştan kaçarak, sürekli daha fazla hazzın peşinde koşmak ise mutlu kılmıyor, tam tersine varolduğunu unutturuyor insana. Varoluş unutulduğu için de sanki mutlu olmuş duygusunu uyandırıyor o an için. Oysa geçici olan bu durum ortadan kalkıp gerçekle yüzleştiğinde insan haz alarak yaşadığı o anlık durumların pişmanlığını duyuyor çoğu zaman. Çünkü gerçekten varoluşa hiçbir katılımı yoktu bu sırada. Nitekim yaşamda aşk, hastalık ve ölüm gibi gerçekten varoluşumuza dokunan ve hazza aykırı olan durumlardan kurtulmak olanaksız. Önemli olan kişinin, hiç kimsenin kaçamadığı bu durumlarla karşılaşıldığında sağlam bir varoluş bilincini taşımasıdır tüm benliğiyle.

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 2

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0