Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Psikoloji

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree2Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14.11.2018, 16:42   #31
 kahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2018
Nereden:
Mesajlar: 1.170
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Anomalili doğan çocuklar için bir sürü sebep sayılabilir; annenin yaşından tut da hamilelik sırasında yediği-içtiği, geçirdiği hastalık, enfeksiyon, maruz kaldığı radyasyon miktarı, çevresel faktörler v.s Akraba evlilikleri de sebep oluyor biliyorsun yani bu tip durumlara şu an bildiğimiz ya da bilmediğimiz milyonlarca sebep sıralanabilir.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile yaşayan insanlık, piyango kendisine vuruncaya kadar yaptıklarının sorumluluğunu asla almaz ve senin gibi suçlu arar durur. Geçmişten günümüze yaşanan olumsuzlukların kaynağı insanların bazılarının vurdumduymazlığı ile alakalıdır. Ozon tabakası delindiyse ve güneş ışınları artık kanser yapıyorsa ya da hormonlu gıdalar üretilip satılıyorsa, suçu insanlıkta arayacaksın.

Her insan kendi yaşamına göre koşullarını önce kabullenmeli daha sonra da varsa iyileştirme imkanı ona göre çözüm aramalıdır. Olmayacak işler peşinde bir ömür tüketilmez.

Aşk tek taraflı yaşanmaz. Karşı taraf sana cevabını verdikten sonra uzatıyor olman senin problemindir ve saplantıdır. Bu durumun suçlusu sadece sensin. Herkes birine aşık olabilir fakat karşı taraf istemiyorsa konu kapanmalıdır. Seninki gerçek aşk değil artık saplantılı bir tutku yani karşı tarafı bunaltan bir durum, bu sebeple o insanı gerçekten sevdiğini iddia ediyorsan onun seçimine saygı duymalı ve rahat bırakmalısın. Ömrünü bu şekilde tüketmek yerine sağlıklı düşünebilmek için uzman yardımı alman gerektiğinin bile farkına varamıyorsun çünkü beynin sana oyun oynuyor ve onun tutsağı olmuş durumdasın. Bu zihin yapısı ile birçok konuda hatalı düşünceler üretmen çok normal, önce beynini özgürleştir sonra cevapları bulman çok daha kolay olacaktır.
genetik bozukluk doğuştandır diyoruz sayın lefty nın verdıği cevaba bakın hele ,senin alalhına söyle yiyip içmesinler o zaman yiyip içmeden doğursunlarda görelim senın alalhının dogutturma gücünü ayrıca kendi kendini ele vermekte gerçekten ustasın ..
sayın lefty hastalık diyorsun bu hastalıgı babammı? verdı sanıyorsun ateşli hastalıklar diyorsun sen aslında allahını korumaya çalışırken allahına hakaret ediyorsun
farkında değilsın hahaha

şu radyasyon evrenın big bengınden beri varolan kimyasal maddedir, bak yine allalh suçlu oldu sayın lefty.. sen bu mantıkla allahı koruyamıyorsun,

asıl zor olanı sona saklamıştım, şimdi ne diyeceksin? bakalım ben bile merak ettim.

senin allahın normalde sağlıklı insanları 46 kromozom olucak biçimde yaratmış değilmi?
buraya kadar hem fikirmiyiz? problem yok değilmi?
peki? senin allahın arası sıra dengeyi kaybediyor 46 kromozom yerine 47 kromozmlu
down sendromlu insanlar yaratıyor budamı? gol değil haaa budamı gol değil.

down sendromu hastalık değildir, aksine yaratılışın en güçlü kusurudur, hatta ispatlanmış bir
kusurdur.


Örneğin sirke sineğinde 8, kurbağada 26, farede 42, köpekte 78 kromozom vardır. İnsanın kromozom sayısı ise 46'dır. 22'si çift otozom kromozomdur. İnsan hücresinde 1 çift de eşeysel kromozom bulunur ve toplam sayı 46 eder. Eşey kromozomları kadınlarda XX, erkeklerde XY dir.

bırak yaaa insanlarla ugraşmayı insanlar ozonu deldiler diye senin allahın güneşi radyasyonlu yaratmış ben ona bakarım , neden? güneşi radyasyonuz yaratmamış yaratıcak gücümü? yok
bir sürü soru çıkar böyle..

en büyük radyasyon kaynagı
1: güneş
2: toprak
toprak demek radyasyon demek radyasyon olmazsa ürünlerde gelişmesi çok uzun sürer..

bizi aptal yerine koyma lefty ,, kendini aptal yerine koy çünkü gerçekten öylesin,,

bizde biliyoruz aşk çift taraflı olursa aşk olur diye , benimle ne alakası? var
sen hiç aşık olmamışsınkı, aşktan bahsetmen çok trajıkomık oluyor.
aşkı ben yaratmadım bu yüzden aşık olduğumda bu aşkı ben kontrol edemem.
karşılıksız aşkıda ben yaratmadım, herşeyi benim üzerime yükleme sayın lefty..

iyice saçmaladın aşık olduğum kadını rahat bırak diyorsun, sen aşık olduğun adamı

rahat bırakırmıydın? kusurra bakma artık, biraz gerçekçi olalım sen diyorsunkı
kadını rahat bırak neden? rahat bırakayım aşıgım diyorum seviyorum diyorum
hatta tapıyorum diyorum. gözüm başka kadın görmüyor diyorum, içim yanıyor

sen bunları anlıyamazsın ..

aşk saplantı değildir, saplantı farklı birşeydir. aşkta sadece saf ve temiz duygular olur.
saplantı zamanla unutulu gider. ama aşk ölümsüzdür 32 yıldır oldugu gibi ölünceyedekte
bitmiyecek kadar güçlü bir aşkım var sakın kıskanma.



Konu kahin tarafından (14.11.2018 Saat 17:14 ) değiştirilmiştir.
kahin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.11.2018, 10:49   #32
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.520
Standart

Geçen günlerde 'Deniz Çakır'ın aldığı kilolar hayranlarını üzdü.' diye bir haber yapıldı ve yine sosyal medyadan kendisine ağır hakaret-eleştiriler gelmeye başladı.

Deniz Çakır bir oyuncu olduğuna göre kilo alıp vermesinin bir önemi olmaması gerekiyor, kaldı ki zor zamanlar geçirdiği ve basına yansıdığı kadarı ile alkol problemi olduğu iddia ediliyor. Bu insanın sırf medyatik birisi olduğu için, kilo almaya ya da mutsuz olmaya hakkı yok mudur?

Kilo aldığı için insanları yerden yere vuran bu zihniyetin, kendi kompleksli bakış açılarını başka insanlara da dayatmaya çabalarını üzüntü ile karşılıyorum.

Charlize Theron "Cani" filmi için kilo almak zorunda kalmamış mıydı? Peki aldığı kilolar Charlize Theron'u görüntü olarak değiştirmek dışında, kendisini var eden değerleri etkiledi mi? Tabii ki hayır ve rol için alınmış kilolar olduğu için de, kısa sürede geri verdi.

Tiyatro oyuncularından Binnur Kaya, Uğur Yücel ya da Esra Dermancıoğlu gibi isimler görüntüleri ile değil oyunculukları ile varlar. Uğur Yücel sonradan kilo verdi fakat sağlık ile ilgili bir problem yaşadığı için yaptı bunu yani toplum baskısı için değil.

Kısacası insan bir bütündür ve sadece görüntüden ibaret değildir. Kendi takıntılı bakış açıları sebebi ile başkalarının hayatını cehenneme çeviren insanların, düşünce yapılarında bir sorun olduğunu idrak etmeleri gerekiyor ki daha fazla can, gereksiz yere yanmasın.


Kaynak: https://www.haberturk.com/deniz-caki...211547-magazin





_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.12.2018, 13:47   #33
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.520
Standart

Botoks partisi diye bir organizasyonu ilk kez duyuyorum. Dünya çıldırmaya doğru ilerliyor. Bazı insanların kendi zihinlerinde olmayan kusurlar yaratıp ve beraberinde sahte bir görsellik algısı peşinde, şu geldikleri hale gerçekten inanamıyorum.

***
Partide ayak üstü dolgu yaptırdı bu hale geldi!

Arkadaşlarıyla katıldığı partide, Rachael dudaklarını doldurmaya karar verdi ama bunu yapan kadının, tıbbi eğitimi olmayan eski bir mahkum olduğunu fark edemedi ve dudaklarının son halini görünce gözlerine inanamadı.

Partiye başlamadan önce böyle bir düşüncesi olmayan genç kadın ”Arkadaşım bu güzellik uzmanını çok övdü ve ben de alkolün etkisiyle partide dolgu yaptırmaya karar verdim” dedi. ”Botox’umu yaparken dudağımı fark etti ve istersem dudağıma da dolgu yapabileceğini söyledi.”

”Adil olsun diye mutfağa gidip biraz düşünebileceğimi söyledi ama benim zayıf noktamı çoktan bulmuştu. Dudaklarım benim görünüşüm hakkında beni gerçekten rahatsız eden tek şeydi” dedi.

Kaynak: Partide ayak üstü dolgu yaptırdı bu hale geldi - Cumhuriyet Yaşam Haberleri



_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (05.12.2018 Saat 13:49 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt Dün, 15:28   #34
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.520
Standart

Haberdeki kişiyi yargılamıyorum fakat asıl aklıma takılan soru şu;
  • Bu insan mı daha problemli yoksa bu ameliyatı sırf para için gerçekleştiren bazı sözde doktorlar mı?
  • Para için bir insanı bu hale getirebiliyorlar madem, bu durumda meslekten men edilmeleri gerekmez mi ya da zamanında edilen Hipokrat Yemini'ne bu tavır ne kadar uygundur?
Merdiven altı estetik yapanlara gün doğar diye, böyle ameliyatları gönülsüzce yaptıklarını iddia eden bazı doktorlar var. Kendi bedeni üzerinde hak sahibi olması açısında da eleştirmek pek doğru olmayabilir ve bir noktaya kadar haklılar da, ancak bu insan sağlıklı düşünemiyor olabilir, doktorun kabul etmemesi gerekmez miydi? Marilyn Monroe'ya benzema çabalarını da geçtim, ortada hem çirkin bir görüntü hem de gereksiz yere defalarca operasyon geçiren ve çok daha fazlasını hedefleyen bir insan var.

Kısacası yaptıran kişiden çok yapan kişileri hatalı buluyorum. Bu konuda ortak bir karar almaları ve bu işi para için yapanları tespit edip, meslekten ihracını istemeleri gerektiğini düşünüyorum. Kim ne derse desin, bu insanın kendi seçimiymiş gibi görünse bile, ortada para için yapılan bir kötülük olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu tip insanları psikiyatristlere yönlendirip, kimseye benzeyemeyecekleri gerçeğinin de anlatılması gerekiyor.

Marilyn Monroe'ya benzemek isteyen adam görenleri hayrete düşürdü

İdolü Marilyn Monroe gibi görünmek için 18 ayda dudak dolgusu ve botoksa 5.000 sterlinden (yaklaşık 26.658.19) fazla harcama yaptı. Cyril Roux, görenleri hayrete düşürdü... Fransa'nın Toulon kentinde yaşayan 32 yaşındaki Cyril Roux, "Estetiğe bağımlı olduğumu söyleyebilirim" diyor. Garson olan Roux, ilk operasyonunu 26 yaşında yaptırdı. Birkaç yıl sonra da 16 dudak dolgusu ve botokslar da dahil olmak üzere 20 farklı prosedür uygulattı. Burnunu yaptırmak, yanak ve implantları için daha fazla paraya ihtiyacı olduğunu söylüyor.





_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (Dün Saat 15:32 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
arama, hastaligi, kusur, kusur aramak, kusursuzluk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:14.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz